Sanat Haberleri Ajansı (SaHA)

www.sanatajansi.com Test Yayını

20 Jun 2007 için Arşiv

ctrl_alt_del işitsel sanat festivali’nden açık çağrı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

2007 yılında ctrl_alt_del işitsel sanat festivali NOMAD tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi – MİAM ile işbirliği çerçevesinde gerçekleştirilecek. ctrl_alt_del 2007 Açılış Konseri, Performanslar Dizisi (canlı), Atölye Çalışmaları, Paneller, Açık Çağrı, Alan Çalışmaları/Atölyeler, Sergi, Radyo Programları, Basılı ve CD Yayınlarını kapsamaktadır. Festivalin kavramsal teması ‘doğada yön bulma sporu’na da referansla “uzaktan yön bulma”dır. Türkiye’deki işitsel sanata adanmış tek festival olan ctrl_alt_del, 2003 ve 2005 yıllarında yoğun bir ulusal ve uluslararası ilgi görmüştür. Eylül 2007’de gerçekleşecek üçüncüsü için, ilginç, provakatif, deneysel ve gelişkin işler aranmaktadır. Gelen yapıtlardan 5 adedi Jüri tarafından seçilerek, ctrl_alt_del 2007 sırasında sunulacaktır.
JÜRİ

Georg Dietzler
Paul Devens
Murat Ertel
Eran Sachs
Hassan Khan
Scanner
Istanbul Teknik Üniversitesi – MİAM (Pieter Snapper and Can Karadoğan)
NOMAD (Emre Erkal, Erhan Muratoğlu, Başak Şenova)

TEMA

“Uzaktan orienteering” en basit tanımıyla karmaşık bir coğrafyada, kendi içeriğimizi kendi inisiyatifimiz üzerinden üretebilmeyi anlatır. Örneğin kentin yeniden radikal programlanmasını hedefleyen çalışmalar için de “uzaktan orienteering” ctrl_alt_del başvurularının yönlendiği temel süreç olabilir.

Entellektüel bir tartışma ve anlayış zemini oluşabilmesi için sunulan yapıtların aşağıdaki konularla uyumlu olması aranmaktadır:

1. yön bulmak için ses ya da yönelim olarak ses
2. uzaktan sesler ya da mekansal bağlamda ses
3. kültürel tahribat ve ses

İSTENENLER

1. 4 dakikayı geçmeyecek BİR adet parça, Audio CD formatındaki iki CD (orijinal + yedek kopya) ile teslim edilecektir.
2. Katılımcının ve işlerinin adı bu CD üzerine kalıcı bir kalem ile yazılmış olmalıdır.
3. Bir A4 üzerinde katılımcının adı, işlerinin adı, adresi, e-posta ve telefon numaraları zarfa eklenmelidir.
4. Tamamen katılımcının isteğine bağlı olarak, 1 sayfayı geçmemek koşulu ile bir açıklama, anlatım ya da izlenim metni sunulabilir. Bu metinler değerlendirme sırasında kullanılmayacak, ancak daha sonraki aşamalarda kullanılabilecektir.

Zarfların 29 Haziran 2005 tarihine kadar
Başak Şenova, PK 16 Suadiye 34741 İstanbul, Türkiye
adresine ulaştırılmış olması gerekmektedir.İLAN

Seçilen parçalar ve isimler Ağustos ayında
http://www.nomad-tv.net/ internet adresinde ilan edilecektir. Tüm CDler NOMAD arsivinde kalacaktir.

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, René Block ve Hale Tenger’den Açıklama

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Yapı ve Kredi Bankası 1944’te kuruluşundan bu yana bankacılık hizmetlerini kültür alanındaki öncü nitelikli çalışmalarla birlikte sürdürmektedir. Uluslararası seviyede yayıncılık faaliyetlerini, yerel ve dünyadan sergilerle sanata katkılarını – Türkiye’nin mirasını tanıtmanın ve korumanın yanı sıra edebiyat, sosyal bilimler ve sanat alanlarında çağını yakalayan, dünya kültürünü kapsayan bir anlayışla– sürekli genişletmiştir. Yayın alanında başyapıtları Türkçeye kazandırırken, ülkemizde ilk kez sergi kataloglarını yayımladığı, “salı toplantıları” gibi kültürel etkinlikleriyle desteklediği, Türkiye’den ve dünyadan önemli sanatçıların sergilerini (ve tematik, arkeolojik ya da arşiv sergileri) Kâzım Taşkent Sanat Galerisi, Sermet Çifter Galerisi ve Vedat Nedim Tör Müzesi’nde açmıştır.

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, benimsediği interdisipliner yaklaşımla (1954’de Herbert Read gibi dünyanın en önde gelen sanat eleştirmenlerini, Aliye Berger gibi nice sanatçıyla “İstihsal” yarışmasında bir araya getirmesi gibi); en nitelikli çevirilerle ilk kez okurlara ulaştırdığı James Joyce’un Ulysses’i, Cervantes’in Don Kişot’u gibi dünya klasikleri; Yaşar Kemal, Sait Faik gibi usta yazarları, Katullus gibi şairleri; nitelikli süreli yayınlarıile; Hoca Ali Rıza’dan Türk soyut ressamlarına, Bellini’den Andy Warhol’a, Otto Dix’e, “Bir Beyoğlu Fotoromanı” gibi gencinden yaşlısına sanatçıları tarih ve sanat anlayışıyla şehirle buluşturduğu sergileri ile ülkemizin kültür tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur.

YKKSY, 2006 Eylül’ünde dünyanın en ünlü küratörlerinden René Block ile çalışmaya başlamış ve “Türkiye’de Güncel Sanat” başlığı altında monografi ve sergi dizisiyle faaliyetlerinde yeni bir kanal açmıştır. Türkiye’in ilk özel müzesi  Sadberk Hanım Müzesi ve daha pek çok kültürel oluşumu gerçekleştiren Vehbi Koç Vakfı desteğiyle YKKSY bu dizide küratör ve editör olarak René Block’un yönetiminde; bilgisi ve birikimi ile uluslararası tanınırlığa sahip Melih Fereli’nin danışmanlığında, yurtdışında çoktandır kabul görmüş güncel sanatçılarımızın özgün yapıtlarına Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nin takviminde öncelikli yer vermeye ve bu sanatçılar hakkında ilk kez kapsamlı monografiler yayımlamaya başlamıştır.

Joseph Beuys gibi öncü sanatçılarla çalışarak, Fluxus gibi sanat faaliyetlerinin yolunu açarak  dünyada çağdaş sanatın yönünü değiştiren ve  1995’te küratörü olduğu 4. Uluslararası İstanbul Bienali’nden itibaren Türk sanatçılarına yurtdışında kapılar açan ünlü küratör René Block, Hale Tenger gibi Türkiye’nin önde gelen güncel sanatçılarıyla Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ta başladığı çalışmalarla yepyeni bir sanat tarihinin sayfalarını da ülkemizde yazmaya başlamıştır.

Hale Tenger monografisi ve sergisi ile başlayan “Türkiye’de Güncel Sanat” sergi ve monografi dizisi genişleyerek devam edecektir.

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, eserini/çalışmalarını yayımladığı/sergilediği tüm yazarlarını, küratörlerini ve sanatçılarını kurumun baş aktörleri olarak görmektedir. “Türkiye’de Güncel Sanat” dizisinde küratör René Block ve serinin ilk sanatçısı Hale Tenger, 5 Nisan-5 Mayıs 2007 tarihleri arasında Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nde yer alan “Lahavle” başlıklı sergi ile ilgili basında yer alan ve küratör ve sanatçıyı suçlayıcı tartışmalara son noktayı koyacak cevapları aşağıda görüldüğü gibi vermektedirler:

Yapı Kredi Yayınları için hazırladığım Türkiye’de Güncel Sanat monografileri dizisini, Kâzım Taşkent Galerisi’nde bu diziye eşlik eden sergilerle birlikte yürütmekteyim.

Söz konusu sergiler,  bu mekâna özel projeler üretmeleri için sanatçılara yapılan çağrılarla gerçekleştirilmekte ve Vehbi Koç Vakfı tarafından desteklenmektedir. İlk monografi ve ilk sergi, orta kuşağın en ciddi ve en  seçkin sanatçılarından biri olan Hale Tenger’e ayrılmıştır. Tenger Lâhavle adlı yerleştirmesinde mekânı, tavana kadar uzanan devasa boyutta bacak ve ayakkabılarla doldururken, buna tezat olarak tekerlekli arabalar yardımıyla hareket eden, bacaksızmış gibi gözüken insanların yer aldığı ve mekânda sürekli dönmekte olan video projeksiyonları kullanmıştır.

Tenger, değer verdiği sanatçı Ilya Kabakov’un da bir yerleştirmesinde devasa boyutta bacak ve ayakkabılar kullandığını bilmiyordu. Sanat tarihi bu tarz birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkan biçimsel benzerliklerle doludur. Dikkatlice bakıldığında iki yapıtın hareket noktalarının birbirinden tümden farklı olduğu görülecektir. Her biri kendince birer başyapıttır.

Hale Tenger’i ve çevresini hedef alan aşağılamalar gülünçtür ve büyük oranda anonim kalınarak, yani korkakça, dile getirilmeleri beni hiç şaşırtmıyor. Monografi dizisi sürecek, sadece o değil, sanat dostlarının yüzünü güldüren sansasyonel bir çalışmayla, Hale Tenger’in Lâhavle’siyle başlayan sergiler de devam edecek.
2 Haziran, Venedik
René Block

17 yıldır sürdürdüğüm sanat kariyerim boyunca ürettiğim yapıtlar aracılığı ile ortaya koyduğum estetik, sosyal ve politik yaklaşımlarımdan anlaşılabileceği üzere, en çarpıcı, hatta zaman zaman sanırım kimilerine göre itici olan başlıca karakteristik özelliğim düşüncelerimi dürüstçe ve sözümü dolandırmadan dile getirmemdir. Bazı basın organlarının sorumsuzca yaptıkları, sanatımı ve kişiliğimi küçük düşürücü yayınlarında iddia edildiği gibi bir eserden “intihal” yapmak, ya karakter olarak buna müsait olmayı gerektirir ya da zekâ olarak yetersizliği. Bugüne kadar ürettiğim yapıtlara ve/veya kişiliğime aşina olanların da bildiği gibi bunun mümkün olmadığı ve olamayacağı çok açıktır. Lâhavle sergisi ile birlikte şahsım ve René Block’a karşı sürdürülmüş karalama kampanyalarının, aslen çağdaş sanata ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteği ile Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından Türk çağdaş sanatında önemli bir dönüm noktası olarak başlatılan bu kıymetli girişime karşı yapıldığını ve kimilerince sahip olunduğu düşünülen statükoların her ne pahasına olursa olsun korunması amacı ile yürütüldüğünü düşünüyorum.
Hale Tenger

Yazı kategorisi: Karma Sergi, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Sınırlar Yörüngeler Yarışması Sonuçları Siemens Sanat’ta

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Güncel sanat merkezi Siemens Sanat’ın, genç sanatı ve sanatçıyı desteklemek amacıyla, Türkiye’de üniversite öğrencileri arasındaki güncel sanata dair eğilimleri bulup çıkartmaya yönelik düzenlediği “Sınırlar – Yörüngeler” yarışması sonuçlandı.

Tüm Türkiye’den 25 gün içerisinde 85 öğrencinin 120′nin üzerinde eserle katıldığı yarışmada, sergilenmeye hak kazanan eserlerin ilk bölümü 13 Haziran – 13 Temmuz tarihleri arasında Siemens Sanat’ta görülebilecek.

Güncel sanat merkezi Siemens Sanat, Mustafa Kula, Sibel Yıldız, Semra Karahan, Özgür Demirci, Sümer Sayın, Kerem Ozan Bayraktar, Alpaslan Karaaslan ve Sinem Ilgıt Baykal’dan oluşan sanatçıların eserlerine, “Sınırlar – Yörüngeler 1″ sergisinde, 13 Haziran – 13 Temmuz arasında ev sahipliği yapacak.

Beral Madra, Ferhat Özgür, Handan Börüteçene, İnci Eviner, Mürteza Fidan, T.Melih Görgün ve Alp Yörük’ten oluşan Sergi Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen, diğer sekiz sanatçının eserleri ise 25 Temmuz – 25 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek “Sınırlar – Yörüngeler 2″ sergisiyle sanatseverlerle buluşacak.

http://www.dexigner.com/sanat/haberler-g11184.html

Yazı kategorisi: Karma Sergi, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

İFSAK 145. Dönem Temel Fotoğraf Seminerleri 26 – 30 Haziran’da Başlıyor…

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

48 yıllık deneyimli İFSAK’ın 145. dönem temel fotoğraf seminerleri 40′ar kişilik iki ayrı grup olmak üzere 26 Haziran Salı ve 30 Haziran Cumartesi günü başlıyor. Salı günleri 19:30 – 21:30; Cumartesi günleri 11:30 – 13:30 saatleri arasında yapılacak ve 8 hafta sürecek olan seminerlerde ;

1. Fotoğraf Makinesi I (Gövdeler ve Örtücü Hızı, Fotoğrafta Hareket Etkisi)
2. Fotoğraf Makinesi II (Objektifler, Net Alan Derinliği)
3. Fotoğrafta Işık ve Kullanımı
4. Filtreler ve Yardımcı Cihazlar
5. I. Pratik Uygulama Eğitimi
6. I. Pratik Uygulama Değerlendirme Toplantısı
7. Çekim Teknikleri
8. Kompozisyon
9. II. Pratik Uygulama Eğitimi
10. II. Pratik Uygulama Değerlendirme Toplantısı
11. Karanlık Oda (Uygulama ve Teorik)
12. Fotoğrafın Evrimi ve Geleceği
dersleri işlenecektir.

Seminer süresince teorik dersler yanında, uygulama için 2 gezi düzenlenecek. Bu gezilerden ilki şehir içinde (Sultanahmet ve çevresi), ikincisi ise şehir dışında (gidilen yer mevsim ve ışık şartlarına göre değişmektedir.) yapılacak.

Uygulama gezilerinde çekilen saydamlar gezi sonrası düzenlenecek toplantılarda izlenip, değerlendirilecek. Bu toplantılara her katılımcının en az 5 en fazla 7 adet saydam getirmesi beklenmekte.

Seminer sonunda İFSAK salonunda katılımcıların fotoğraflarından oluşan bir sergi açılacak. Sergide isteyen her katılımcının 2 adet, 18×24 ebadında basılmış fotoğrafı yer alacak.

Sergi açılışının yapılacağı ve katılım sertifikalarının dağıtılacağı bir de kokteyl yapılacak.

Seminerin tamamlanmasının ardından seminer gurubunun adını taşıyan bir proje çalışması düzenlenmektedir. Proje çalışmasına katılım isteğe bağlıdır. İFSAK proje çalışmasının daha etkin ve düzenli yürütülebilmesi amacıyla bir Proje Danışmanı belirlemektedir. Danışman ve proje gurubu çalışacakları konuyu ve süresini, sunum şeklini kendileri belirler. Bu süre içerisinde İFSAK, olanakları ölçüsünde toplantı salonu, kütüphane ve teknik cihazlarının kullanılması gibi imkanlar sunmaktadır. Saydam gösterisi ya da sergi açarak sunulacak olan proje çalışmaları İFSAK salonlarında fotoğraf severlerle buluşmaktadır.

Eğitmenler: İzzet KERİBAR, Tufan KARTAL, Selim GÜNEŞ, Ayhan AYDIN, Yalçın SAVURAN, Hakan KIZILCIKOĞLU, Ali İhsan GÖKÇEN, Sami AKSOĞAN, Altan BAL, Loris MEDİCİ, Nadir EDE, İlkan ÖZDAĞ, Muhsin DİVAN, M.Ufuk DUYGUN, Ayşe BAĞDEMİR, Barış ŞİMŞEK, Hakan HATAY, Remziye AKÇAY, Ufuk TEKSOY

Destek veren eğitmenler:Sabit KALFAGİL, İbrahim ZAMAN

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

2. İFSAK GençFotoğrafçılar Festivali başvuruları başladı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

14-30 Eylül 2007 tarihleri arasında yapılacak olan festival, 30 yaş ve altındaki tüm genç fotoğrafçıların çalışmalarını sergileme/sunma imkanı sağlıyor.

Başvuru formu ve ayrıntılı bilgi : http://www.ifsak.org.tr/icerik.php/1650 adresinde.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Sanat için, Hepimiz için, Eğlenmek için CowParade İstanbul

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Sanat için, Hepimiz için, Eğlenmek için
Sanat için, Hepimiz için, Eğlenmek için

İstanbul, 01 Ağustos – 31 Ekim 2007 tarihleri arasında, sanatçılar, ünlüler ve halk tarafından dekore edilmiş, rengarenk boyanmış fiberglastan yapılma gerçek ebattaki inek heykellerinin Nişantaşı’ndan Maslak’a kadar caddeler, müze bahçeleri ve alışveriş merkezlerini süsleyeceği, dünyanın en büyük halka açık sanat etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Ve elbette şehir de 12 hafta boyunca unutulmaz ve sihirli bir atmosfer yaşanacak…

CowParade bugüne kadar, Paris, Londra, Şikago, New York, Stockholm, Buenos Aires, Atina, Edinburg ve Lizbon gibi dünyanın birçok büyük şehrinde başarıyla gerçekleştirildi. Bugün gittiği her yerde kendisini takip eden istikrarlı, uluslararası bir hayran kitlesine sahip. CowParade İstanbul, İstanbul ve Türkiye’de bugüne değin düzenlenmiş en popüler sanat etkinliği olmakta iddialı. Dünya şehirlerindeki örnekleri gibi bu serginin İstanbul’a önemli ekonomik ve kültürel etkiler bırakacağına hiç şüphe yok.

Sanatçılar ve sponsorlar, kültür ve farklı iş sektörleri, halka açık alanlarda sergilenmek üzere şahane sanat eserleri yaratmak için ortaklaşa çalışacaklar. CowParade İstanbul, sanatçılara işlerini binlerce yeni sanat izleyicisine gösterebilmeleri için alışılmışın dışında ve ilginç bir tuval sunuyor. Sponsorlara ise başarılı promosyon için yaratıcı imkanlar sunuyor.

http://www.etkinliktakip.org/etiket/cowparade-istanbul/

Yazı kategorisi: Heykel, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Vergi bilinci tiyatroya taşınıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, toplumda vergi bilincinin yerleştirilmesi amacıyla 3 dalda vergi konulu tiyatro oyunu yazma yarışması düzenleyecek. “Yetişkinler”, “Çocuk Oyunu ve “Gençlik Oyunu ” dallarında düzenlenecek olan yarışmaya, 1 Haziran – 30 Kasım tarihleri arasında Gelir İdaresi Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığına başvuru yapılabilecek.

“Yetişkinler” ve “çocuk dallarında tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, “Gençlik ” dalında ise halen üniversite öğrenimi gören tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları katılabilecek. Yarışmada birinci olan tiyatro oyunları 10 bin YTL, ikincileri 7 bin 500 YTL, üçüncüleri ise 5 bin YTL ile ödüllendirilecek. Ayrıca yarışmada başarılı görülen 3 oyuna da 2 bin 500 YTL mansiyon ödülü verilecek.

http://www.terbiye.net/haberdetay.asp?id=4278

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

İstanbul’un ismi neden çizildi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Küresel ısınmanın iklime etkisine ve çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlayan ve dünyanın en büyük 8 büyük kentinde yapılacak olan Live Earth’ın konser programından İstanbul son anda çıkarıldı.

Küresel ısınmanın iklime etkisine ve çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlayan Live Earth konserleri, 7 Temmuz’da, Sidney, Tokyo, Şangay, Hamburg, Rio, Johannesburg, Londra ve New York’un yanı sıra İstanbul’da da gerçekleştirilecekti. Ancak İstanbul, programdan çıkarıldı.

İptal kararının başlıca nedenlerinin, Live Earth’ün Türkiye organizatörü Purple Concerts’ın tüm çabalarına karşın seçim telaşındaki yetkililerin ilgisizliği ve sponsor sayısının da yetersiz kalması olduğu belirtiliyor.

Eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore’un katılımıyla geçen hafta düzenlenen Live Earth İstanbul’un tanıtım toplantısında, organizasyonun Türkiye ayağına katılacak olan ve sanatçıların konser biletlerinin 18 Haziran günü saat 12.00′de Biletix’te satışa sunulacağı duyurulmuştu.

Buna karşın biletler açıklanan tarihte satışa çıkmadı. 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul, tarihi bir günde müziği ve kültürünü 2 milyar kişiye ulaştırma olanağını elinden kaçırmış oldu. Live Earth’ün diğer kentlerdeki ayaklarında Madonna, Red Hot Chili Peppers, Genesis, Yusuf İslam gibi ünlü isimler müzikseverlerle buluşacak.

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=249903

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

Filmleri perdede, adı Beyoğlu’nda

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Filmleri perdede, adı Beyoğlu'nda

Ünlü yönetmen Atıf Yılmaz’ın ismi, Beyoğlu İstiklal Caddesindeki bir sokağa verildi.

 

Törende konuşan İstanbul Valisi Muammer Güler, Atıf Yılmaz’ın isminin, Türk sinemasının kalbinin attığı Beyoğlu’nda yaşatılmasının çok önemli olduğunu söyledi.

Vali Güler, ”Atıf Yılmaz yaşasa, yine burada isminin bir sokağa verilmesini isterdi. 119 film yöneten, 51 filmin senaryosunu yazan Yılmaz, 21 filmin de yapımcılığını üstlenmiş. Atıf Yılmaz, Türk sinemasında kadın sanatçılarımızı ön plana çıkaran büyük bir ustaydı. Yılmaz’ın hatırasını saygıyla anıyoruz” şeklinde konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek de Atıf Yılmaz’ın isminin, sinemanın ve sinemacı olmak isteyenlerin buluştuğu Beyoğlu’nda bir sokağa verilmesinin Yılmaz’ı daha da ölümsüzleştirdiğini söyledi. Şimşek, sinemacılar için bir öğretmen olan Yılmaz’ın adının artık mektuplardaki adreslere de yazılacağını ifade etti. Atıf Yılmaz’ın öğrencilerinden ünlü yönetmen Halit Refiğ de Yılmaz’ın sadece Türk sinemasının değil, dünya sinemasının en büyük yönetmenlerinden biri olduğunu söyledi. Refiğ, sokağa Atıf Yılmaz’ın adının verilmesinin son derece anlamlı olduğunu kaydetti.

Sanatçı Hülya Koçyiğit de gelişmiş ülkelerde sanatçıların isimlerinin verildiği sokaklara sıklıkla rastladıklarını belirterek, ustaların ustası ve sinemacılar yetiştirmiş Atıf Yılmaz’ın isminin de Beyoğlu’ndaki bir sokağa verilmesinden mutluluk duyduğunu ifade etti. Türk ulusunun her zaman Türk sinemasının en büyük ustası Yılmaz’ın eserleriyle olacağını kaydeden Koçyiğit, Yılmaz’ın adının Beyoğlu’ndaki bir sokağa verilmesinin Türk sineması için bir gurur olduğunu sözlerine ekledi.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da Yılmaz ile daha önce tanıştığını ve ölümünden sonra bu sokağa isim vermek için akıllarına gelen ilk ismin Atıf Yılmaz olduğunu söyledi. Bazı sokaklara sanatçıların isimlerinin verilmesi konusunda kendilerine çok sayıda talep geldiğini ifade eden Demircan, Beyoğlu’nda yeni açılacak bir iş merkezinin belediyeye ayrılan özel bir odasının duvarında da Türkiye’deki sanatçıların isimlerinin yazılacağı plakalar oluşturmayı düşündüklerini kaydetti.

Törene katılanlar, daha sonra hep birlikte girişi çiçeklerle süslenen sokağın kurdelesini alkışlarla keserek, açılışı gerçekleştirdi. Törene, Atıf Yılmaz’ın eşi Deniz Türkali, sanatçı dostları ve çok sayıda Yeşilçam emektarı katıldı. Öte yandan, İstanbul Valisi Güler ile Beyoğlu Belediye Başkanı Dermircan, törenin ardından bir süre İstiklal Caddesinde yürüyerek, bir kafede dondurma yedi.

http://www.ensonhaber.com/news_detail.php?id=59132

Yazı kategorisi: Sinema | » yorum bırak;

Fatih Üniversitesi kısa film yarışması düzenliyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Fatih Üniversitesi “Kısa Olsun Bizi Olsun” adıyla bir kısa film yarışması düzenliyor. Ülke genelinden katılımcıları kabul edecek olan yarışmada başarı gösterenlere toplam 4750 dolar para ödülü dağıtılacak.

Bilimsel faaliyetleriyle Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden olan Fatih Üniversitesi, bünyesinde sanatsal faaliyetlere de verdiği yeri pekiştirmek için “kristal klaket” kısa film yarışması düzenliyor. Yarışma, Fatih Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nde (FÜSEM) düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıda Kristal Klaket Film Yarışması’nın amacının son yıllarda ciddi bir hareketlilik içinde olan Türk sinemasına gençleri yönlendirmek, gençlerin sinema ile tanışmalarına olanak sağlamak ve bu alanda yapılan çalışmalara katkıda bulunmak olduğu vurgulandı. Yarışmanın Jüri kurulunu, Altyazı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fırat Yücel, uzun yıllar sinema yazıları yazan Nedim Hazar, sinema eleştirmeni- gazeteci Ali Murat Güven, senarist ve yönetmen Mustafa Aktürk ile Kültür A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bayhan oluşturuyor. Yarışma birincisine 2007 dolar, ikiciye 1000 dolar, üçüncüye ise 500 dolar ödül verilecek. Ayrıca beş filme de 250 dolar değerinde jüri özel ödülü verilecek. Yarışmaya katılmak isteyenler 30 Temmuz 2007′ye kadar başvuruda bulunabilecekler.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=554077

Yazı kategorisi: Sinema | » yorum bırak;

Asırlık yel değirmenleri turizme kazandırılıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Muğla’nın Datçailçesinde bulunan 200 yıllık geçmişe sahip yel değirmenleriKaymakamlığın girişimi ile aslına uygun biçimde restore ediliyor.

Datça’da 1800′lü yılların başında yapılan ve 1970′li yıllara kadar tahılöğütmede kullanılan yel değirmenleri artık, teknolojiye yenik düşmüş veçürümeye terk edilmiş durumda. Turistlerin yakın ilgisini çeken yel değirmenlerinden özel idareye aitolanı, Datça Kaymakamlığınca restore edildi ve aslına uygun halegetirildi. Restore edilen yel değirmenini kiralama yöntemi ile çalıştırmayıdüşündüklerini söyleyen Datça Kaymakamı Mustafa Kaya, “Yeldeğirmenleri, kültürel değerlerin korunması ve yaşatılması adınaDatça’nın önemli sembollerinden birisi. İlçemizde 19 tane bu tarzda yeldeğirmeni var. Bu değirmenler harap vaziyetteydi. Biz bunlardan biriniaslına uygun restore ettik. Çevre düzenlemesi yaparak turizmekazandırmak istedik. Restore edilmeyi bekleyen diğer 18 yel değirmeni desırayla restore edilecek. Bu konuda çalışmalar sürüyor” dedi. Burada yapılan çalışmanın Muğla ve Türkiye turizmine katkı adına yapılanbir çalışma olduğuna işaret eden Kaya, “Yel değirmenleri çalışmasistemi Datça’nın deneyimli ve bilgili ustaları tarafından yenidenyapıldı. Turizm sezonu ile birlikte burayı açmayı hedefliyoruz. Kiralamakonusunda talepler var. Kiralayarak çalıştırmak istiyoruz. Bu sistem unuöğütecek aşamada hazır bekliyor. Yel değirmenini onarırken, her şeyinaslına uygun olması için özen gösterdik. ” diye konuştu.

DATÇA YEL DEĞİRMENLERİ

Üç kattan oluşan yel değirmenlerinin en üst katı, öğütme ve çatıdakisistem rüzgarın esiş yönüne göre vaziyet alabiliyor.

Orta kat depolama bölümü ve en alt kat ise ağırlama, depo ve işin teslimalanı olarak kullanılıyor.

SIRA KİLİSELERDE

Datça Kaymakamı Mustafa Kaya, Datça’da çok sayıda tarihi eserbulunduğunu, bunların da aslına uygun biçimde revizyondan geçirilerekturizme kazandırılacağını söyledi. Kaya, “Bu çalışmalar ile Datça’da geleneksel ve tarihi değerleri ortayaçıkarıyoruz. Datça’daki kiliseler, bölgenin koşularını sergileyensarnıçlar, eski evler var. Bunlar bir sıra halinde ve aslına uygunbiçimde, orijinalliği korunarak turizme kazandırılacak. Böylece hemkültürel değerlerimiz korunacak, hem de yeni kuşaklara taşınacak. Bu daDatça’da heyecan yaratıyor. ” diye konuştu.

http://www.yenisafak.com.tr/yurthaberler/?t=20.06.2007&c=30&i=51461

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Yörük kültürü 9 asırdır Anadolu’da yaşıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

900 yıl önce Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Sarıkeçililer, halen 300 aile ve 2500 kişilik nüfusları ile gelenek ve göreneklerini sürdürmeye çalışıyor. Yılın 6 ayını sahillerde 6 ayını da yaylalarda geçiren Yörükler, sevinci de hüznü de yollarda yaşıyorlar

Yaklaşık 900 yıl önce Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Oğuzların son konar göçer aşiretlerinde nolan Sarıkeçililer, halen 300 aile ve 2500 kişilik nüfusları ile gelenek ve göreneklerini sürdürmeye çalışıyor. Sarıkeçililer Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Pervin Çoban Savran, yaptığı açıklamada, Sarıkeçililer’in Oğuzboyundan geldiğini, yaklaşık 900 yıl önce Orta Asya’dan Anadolu’ya develerle göç ettiğini söyledi. Yörüklerin büyük çoğunluğunun iskan yasasından yararlanarak yerleşik düzene geçtiğini belirten Savran, konar göçer Sarıkeçililer’in isegelenek ve göreneklerini 300 çadır ve 2500 kişilik nüfusları ile bugünde sürdürdüğünü, kendilerinin son konar göçer yörükler olduğunu anlattı. Geçimlerini hayvancılıkla sağlayan Sarıkeçililer’in, yazın İç AnadoluBölgesi’nin Konya yaylalarında, kışın da Akdeniz Bölgesi Mersinsahillerinde kıl çadırlarında yaşadığını belirten Savran, Torosların yaylalarının yazın evleri olduğunu bildirdi. Mayıs ayının gelmesiyle birlikte yollara düşen yörüklerin, deve, at,eşek ve keçileriyle birlikte yaylalara göç ederek yüzlerce yıllıkgeleneklerini sürdürdüğünü vurgulayan Savran, şunları kaydetti:”Yılın 3 ayını yolda, 3 ayını yaylada, 6 ayını da sahillerde geçiren Sarıkeçililer, göç başlamadan aldıkları un, bulgur, tuz, yağ, kefenlik, kazan, tencere, yayık, beşik, yatak ve yorganlarını develere yükleyip yola çıkarlar. Yörükler, 1. 5 ay süren yolculuğun ardından Şeyhömer,Çakırderesi, Gıravga ve Gökgedik köyleri, Hacıbaba Dağı, Armusun Köyü, Abaz Dağı, Mayköy, Çukurçimen Köyü ve Seydişehir yolunu takip ederek, Konya Beyşehir yakınlarındaki yaylalara ulaşır. Her yıl bu yolculuk tekrarlanır. ”

ÜZÜNTÜ DE VE SEVİNÇ DE GÖÇ YOLUNDA YAŞANIYOR

Üzüntünün de sevincin de göç yolculuğunda yaşanabildiğini ifade eden Savran, Sarıkeçililer’in, göç sırasında vefat olması halinde konakyerini beklemeden son görevlerini yerine getirdiğini anlattı. Böyle bir durumda vefatın yaşandığı yerde derhal geçici çadır kurulup konaklandığını dile getiren Savran, “Cenaze namazı kılındıktan sonradefin işlemi gerçekleşir ve göç ondan sonra devam eder. Sarıkeçililerdışarıya kız vermezler. Kendi aralarında evlenirler. Çeyizler yoldadüzülür, düğünler yolda giderken yapılır” dedi.

DEVESİ AZ OLAN REZİL. . .

900 yıldır Yörüğün en büyük yardımcısı ve dayanağının develer olduğunu vurgulayan Savran, develerin yörüğün kamyonu gibi olduğunu söyledi. Konar göçer yörüklerin yer türlü eşyasını devesine yükleyip soğuk sıcak,gece gündüz demeden kilometrelerce yol gidebildiğini anlatan Savran,”Bu hayatta devesi olmayan yörük ölü, az olan da rezil demektir. Devesi çok olan da saltanat sürer. Diğer hayvanların yanında develerin ayrı biryeri vardır” diye konuştu.

ANADOLU’NUN YAŞAYAN EN ESKİ KÜLTÜRÜ. . .

Her geçen yıl zorlaşan koşullara rağmen 900 yıldır gelenek vegöreneklerini sürdürmeye çalıştıklarını ifade eden Savran, Anadolu’nunen eski yaşayan kültürünün Sarıkeçililer olduğunu kaydetti. Sarıkeçililer’in develeri kadar çadırlarının da önemli olduğunu belirten Savran, “Çadırdaki el emeği göz nuru kilimler, otantik kıl minderler, çullar, yastıklar, fes başlıkları, şalvarlar, otantik kıyafetler yörük kültürünü yansıtır. Çadırlarımızın içi güneş altında her zaman serinliğini korur. Çadırlarımızda doğal klima bulunur” dedi. Son yıllarda göç sırasında ve konaklamada ciddi sorunlar yaşadıklarını ifade eden Savran, doğayı kendileri kadar tanıyan ve değerini bilen kimsenin olmadığını söyledi. Savran, konaklama konusunda yaşadıkları sorunların çözülmesinde kendilerine destek olunmasını istedi.

http://www.yenisafak.com.tr/yurthaberler/?t=20.06.2007&c=30&i=51456

Yazı kategorisi: Antropoloji, El Sanatları | » yorum bırak;

Şemsi Paşa Camii’nin minaresi restore ediliyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Mimar Sinan’ın en küçük eseri olan Üsküdar’daki Şemsi Paşa Camii’nin 7 santimetre deniz tarafına yatan minaresi, aslına uygun olarak restore ediliyor. Şemsi Paşa semtinde deniz kıyısında bulunan ve sürekli rüzgar aldığı için kuşların konamaması nedeniyle halk arasında “Kuşkonmaz Camii” minaresinin şerefesi, döşemesinden sökülerek restorasyonuna başlandı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Yılmazlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Yılmaz, camideki tadilat nedeninin minarenin 7 santimetre deniz tarafına doğru kayması olduğunu söyledi. Cami içerisinde yapılması gereken şeylerin de bu tadilatla birlikte yapıldığını belirten Yılmaz, “Caminin içerisi olduğu gibi su alıyor. Ayrıca dış yapı temizliğinin yapılması gerekiyor” dedi.

http://www.yenisafak.com.tr/gundem/?t=20.06.2007&c=1&i=51325

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Viyolonsel Devi Rostropoviç Öldü

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Rus Çellist ve Orkestra Şefi Mstislav Rostropoviç, Bugün 80 Yaşında Hayata Veda Etti. 1927 Yılında Bakü’de Dünyaya Gelen Sanatçı, Uzun Süredir Hastaydı. Tarihe “Özgürlük Savaşçısı Virtüoz” Olarak Geçen Rostropoviç, Çağdaş Eserlere Getirdiği Yorum ve Repertuvarıyla Uluslararası Müzik Sahnesinde Önemli Yer İşgal Etti.

Rus çellist ve orkestra şefi Mstislav Rostropoviç, bugün 80 yaşında hayata veda etti. 1927 yılında Bakü’de dünyaya gelen sanatçı, uzun süredir hastaydı. Tarihe “özgürlük savaşçısı virtüoz” olarak geçen Rostropoviç, çağdaş eserlere getirdiği yorum ve repertuvarıyla uluslararası müzik sahnesinde önemli yer işgal etti.

1951 ve 1953′te Stalin, 1964′te Lenin ödüllerini alan sanatçı, 1966 yılında “SSCB halk sanatçısı” unvanını kazandı.

talin’in eleştirdiği iki besteciyle samimi arkadaşlığı olan Rostropoviç, muhalif yazar Aleksandır Soljenitsin’i 1970 yılının eylülünde evinde ağırladı ve ona verdiği açık destek yüzünden gözden düştü.

1974′te Batı’ya sürgüne gitmeye zorlanan sanatçı, 1978′de Sovyet vatandaşlığından çıkarıldı. Sanatçı, ülkesine ancak 10 yıl sonra dönebildi ve 1990′da tekrar vatandaşlığa kabul edildi.

http://www.haberler.com/viyolonsel-devi-rostropovic-oldu-7-haberi/

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

Altın Portakal Film Festivali’nin bütçesi 6 milyon avro

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Bu yıl 19-28 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bütçesi, 6 milyon avro olarak belirlendi.

Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ile Antalya Kültür Sanat Vakfı iş birliğiyle düzenlenen 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali ve Uluslararası Avrasya Film Marketi, İstanbul’da dün gece yapılan toplantının ardından bugün de Antalya’da düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.

Festival Başkanı Engin Yiğitgil, bu yıl 19-28 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek festivalin jüri başkanlığını, tiyatro sanatçısı Genco Erkal’ın yapacağını, onur ödüllerinin ise oyuncu Halil Ergün ile yönetmen Yavuz Turgul’a verileceğini hatırlattı. Bu yılki festivale, Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinin (TÜRSAB) 25 bin YTL’lik “Senaryo Geliştirme” ödülüyle destek verdiği anlatan Yiğitgil, sponsorlar Dijitürk’ün Genç Yetenek Ödülü’ne, Yurtiçi Kargo’nun da Avni Tolunay Ödülü’ne 30 bin dolar katkı sağlayacağını bildirdi. Yiğitgil, 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali ile 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin afişlerinin bu yıl ünlü Hollywood filmleri için tasarladığı afişlerle film yapımcılarının gözdesi olan Emrah Yücel tarafından hazırlandığını belirtti. Yiğitgil, festivalin yarışma yönetmeliğinde değişiklik yapılmadığını ve yönetmeliğin dünyadaki diğer uluslararası film festivallerine uygun olarak hazırlandığını belirterek, buna göre, DVD kopyası satışa sunulan Türk filmlerinin bu yıl da Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’na katılamayacaklarını söyledi. Yiğitgil, geleneksel festival kortejinin renkli görüntülerle bu yıl da düzenleneceğini kaydetti.

http://www.haberx.com/n/1027909/altin-portakal-film-festivalinin-butcesi.htm

Yazı kategorisi: Festival, Sinema | » yorum bırak;

Altın Portakal yolda!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007


19-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin jüri başkanlığını tiyatro sanatçısı Genco Erkal yapacak. Onur ödülleri ise oyuncu Halil Ergün ile yönetmen Yavuz Turgul’a verilecek
Festivalin jüri başkanlığını, tiyatro sanatçısı Genco Erkal yapacak. Onur ödülleri ise oyuncu Halil Ergün ile yönetmen Yavuz Turgul’a verilecek.

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali ve Uluslararası Avrasya Film Marketi’nin bir arada düzenleneceği “Uluslararası Antalya Film Festivali”nin basın toplantısı, Adile Sultan Sarayı’nda yapıldı.

Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen festivalin basın toplantısında konuşan festival başkanı Engin Yiğitgil, Antalya Altın Portakal Film Festivali olarak 60. Cannes Film Festivali’nde tanıtımlar yaptıklarını hatırlattı.

Yiğitgil, “Antalya Altın Portakal Film Festivali, Uluslararası Avrasya Film Festivali ve Uluslararası Avrasya Film Marketi’nin geçen yıl yakaladığı başarıyı Cannes’da uluslararası sinemacılara sorduk ve çok olumlu yanıtlar aldık. Bu, festivalle Türk sinemasına artı değerler kattığımızın önemli bir göstergesi oldu” diye konuştu.

Yiğitgil, ayrıca bu yıl festivalin jüri başkanlığını tiyatro sanatçısı Genco Erkal’ın yapacağını, onur Ödüllerinin ise oyuncu Halil Ergün ile yönetmen Yavuz Turgul’a verileceğini açıkladı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de, 2 yıl önce Altın Portakal Film Festivali’nde bir değişiklik yapılarak uluslararası platforma çıkıldığını hatırlatarak, “Avrupa’nın en uzun soluklu festivallerinden olan film festivalimizi daha güçlü bir yapıya ve geleceğe taşıdık. Zaman geçtikçe adından daha da sözedilir oldu. Geçen yıl festivalimize katılan Amerikalı oyuncu Helen Mirren önce bizden ödül aldı, 3 ay sonra gidip Oscar ödülünü kazandı” dedi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali Onur Ödülü sahibi oyuncu Hülya Koçyiğit de, festivali ikiz kardeşi gibi gördüğünü belirterek, “Festival 44 yaşında, ben de 44. sanat yılımdayım. Adım festivalle beraber anılıyor, bu çok güzel bir şey. Festivalden aldığım onur ödülü, hayatım boyunca aldığım en anlamlı ödül” diye konuştu.

Büyük bir onur

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin jüri başkanlığını yapacak olan Genco Erkal da  yaptığı açıklamada, çok zor bir görev üstlendiğini, ancak bunun aynı zamanda büyük bir onur olduğunu söyledi.

Erkal, festivalin, Türkiye’nin en eski ve en kökleşmiş organizasyonlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Yapılan son atılımlarla uluslararası arenada hakettiği yeri yakalamakta. Türk sineması son yıllarda yeni hareketlenmeler içinde. Çok sayıda film yapılıyor. Dilerim, sinemamız açısından bereketli bir yıl ve festival olur” dedi.

Holywood filmlerinin afiş tasarımlarını yapan Emrah Yücel tarafından hazırlanan 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali afişlerinin de tanıtıldığı toplantıda, konuşmaların ardından katılımcılara Adile Sultan Sarayı’nın bahçesinde yemek verildi.

Gece, sanatçı Teoman’ın DJ’liğini yaptığı festival partisiyle sona erdi.

http://sanat.milliyet.com.tr/detay.asp?id=5651

Yazı kategorisi: Sinema | » yorum bırak;

Erdoğan, Mevlana rolüyle Açıkhava’da

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007


BKM, Mevlana Yılı’nda Şef Orhan Şallıel’in “Rumi” projesini hayata geçiriyor. Orhan Şallıel’in 3 yılda hazırladığı eserin halka açık galası bugün yapılacak.

Mevlana’nın hayatının sema gösterileri ve şiirlerle sahneleneceği “Rumi”de, Orhan Şallıel’in yönetiminde 70 kişilik İstanbul Senfonik Project Orkestra ve Korosu’na semazenler ve müzisyenler eşlik edecek. Ayrıca Halil Neciboğlu yönetimindeki 4 kişilik hafız grubu, DJ Murat Uncuoğlu, dansçı Ziya Azazi, anlatıcı olarak sesiyle Ali Gül ve Mevlana rolüyle Yılmaz Erdoğan de “Rumi”de rol alacaklar. Gösterinin biletleri Biletix ve BKM Gişe ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu gişelerinde satışta.

http://sanat.milliyet.com.tr/detay.asp?id=5632

Yazı kategorisi: Müzik, Tiyatro | » yorum bırak;

LIVE EARTH’ÜN İSTANBUL AYAĞI İPTAL EDİLDİ

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Küresel ısınmaya dikkat çekmek için 7 Temmuz’da tüm dünya ile aynı anda İstanbul’da da düzenlenecek olan Live Earth konseri, iptal oldu.
Küresel ısınma ile mücadele etmek amacıyla düzenlenen ve dünya çapında 2 milyar izleyiciyi bir araya getirecek ‘Live Earth’ global konserlerin İstanbul ayağı iptal oldu.

Konser Londra, New York, Sidney, Şangay, Tokyo, Johannesburg, Rio de Janeiro ve Hamburg’da gerçekleşecek.

http://www.medyatava.com/haber.asp?id=37666

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

‘Hisseli’ perde yeniden açılıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Yaşı yetenler için ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’, Türkiye’deki müzikallerin en unutulmazlarından biriydi. ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası açıyor perdesini açıyor, harikalar kumpanyası burası herkese neşe saçıyor’ sözleriyle başlayan müzikal 25 yıl sonra yeniden seyirci karşısına çıkıyor.
Haldun Dormen’in yazıp yönettiği, şarkı sözlerini Çiğdem Talu’nun yazdığı ve Melih Kibar’ın bestelediği müzikalin ilk kadrosundan kimi isimler bu kez de sahnede olacak.
Erol Evgin yine başrolde, ona bu kez Nevra Serezli değil Ayça Varlıer eşlik ediyor. Eski ekipten Ayşen Gruda ve Kartal Kaan’a eşlik edecek yeni yüzler ise Ruhsar Öcal, Nuri Gökaşan, Umut Kurt, Nazlı Tosunoğlu ve Ezgi Mola… Konu yine aynı. Bir köyde bir çadır tiyatrosu gösteriye gider… Oyun 26 ve 27 Haziran saat 21.00′de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224602

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Türkiye’nin kültürel çeşitliğinden kareler

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Atilla Durak’ın beş yıl Anadolu’yu gezip çektiği farklı kültür ve yaşamlara dair fotoğraflar ‘Ebru’ adlı bir kitaba ve sergiye konu oldu

Attila Durak, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde ekonomi bölümünde okuduğu yıllarda notlarını yükseltmek amacıyla fotoğraf dersi almaya karar verir. Ama bu karar onun notlarını artırıp iktisatçı olma planlarını suya düşürür. Çünkü fotoğraftan başka bir şey yapamaz, yapmak istemez olmuştur.
Mısır’a yaptığı yolculukla farklı insanların fotoğrafını çekmekten büyük keyif aldığını keşfeden Attila Durak, mezun olunca soluğu Hindistan’da alır. Derken Türkiye turları, sonra New York yıllarında ve farklı ülkelerden ve kültürlerden gelen milyonlarca insanın bıraktığı izlenim girer kadrajına. Artık Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini anlatma arzusu, bir düş lolmaktan çıkıp bir tutkuya dönüşmüştür.
New York’ta fotoğraf eğitimi alan, pek çok gazete, dergi ve kataloglarda fotoğrafları yayımlanan, farklı kentlerde kişisel ve karma sergilere katılan Durak, 2000′lerin başında büyük projesi için çalışmalarına başlar. Beş yıl boyunca minübüsüne atlayıp gezer, farklı dinlerden hatta dillerden ailelere, yaşamlara misafir olur onların fotoğraflarını çeker. Sonra bu on binlerce kare bir kitaba ve sergiye dönüşür, adı Ebru.
Attila Durak’ın projesi, kültürel çeşitliliğin bazı kesimlerce ayakbağı olarak görüldüğü bir dönemde gün yüzüne çıkıyor. Türkiye’nin çokkültürlü yapısını ‘mozaik’ değil özellikle ‘ebru’ sözcüğüyle tanımlıyor bu proje. Çünkü Yezidilerden Çingenelere, Süryanilerden Sünnilere, Kürtlerden Alevilere kimlikler birbiri içine geçerek, birbiriyle ilişkiye girerek yaşıyor ve biçimleniyor.
Attila Durak’ın ‘Ebru’ adlı kitabında yaklaşık 300 fotoğraf var. Kitabın ön sözünü John Berger yazmış.
Aralarında Sezen Aksu, Ara Güler, Elif Şafak, İshak Alaton, Nebahat Akkoç, Murat Belge, Şeyhmuz Diken, Fethiye Çetin, Herkül Milas, Tosun Terzioğlu, Ruşen Çakır gibi isimlerin de bulunduğu 24 yazar, fotoğrafların kendilerinde bıraktığı izlenimi kaleme almışlar. Metis Yayınları tarafından hazırlanan kitapta Kalan Müzik tarafından derlenen ve müzikal zenginliği yansıtan 21 parçalık özel bir CD de yer alıyor. Projenin Moon and Stars Project, Açıktoplum Enstitüsü, Beko, İzocam, Demirdöküm, Fujifilm gibi pek çok sponsoru var.
Dün akşam, projeyi anlatan bir de sergi açıldı. Sultanahmet’te 1001 Direk Sarnıcı’nda izleyicilerle buluşan sergide büyük boyutlarda basılmış 173 fotoğraf yer alıyor. Sergi, önümüzdeki dönem İKSV tarafından dünyanın farklı ülkelerine de taşınacak.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224605

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

garaj’da bu kez sergi var

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

İSTANBUL – Beş aylık programına tiyatro, dans, müzik, edebiyat, fotoğraf, kukla gibi farklı disiplinlerden projeler sığdıran garajistanbul bu kez bir grafik tasarımı sergisine ev sahipliği yapıyor. Türkiye’de grafik tasarımın tüm dallarında gerçekleşmiş ürünleri sergilemek, değerlendirmek ve bu yolla grafik tasarımın gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla uzun yıllardır düzenlenen bir sergi bu.
Düzenleyen Grafikerler Meslek Kuruluşu (GMK).
Grafik Ürünler başlığını taşıyan serginin bu yıl 26′ncısı gerçekleşecek. garajistanbul 140 grafik tasarımcının 673 ürününü ağırlayacak.
Yapıtlar, yarışmalı ve yarışmasız olmak üzere iki ayrı bölümde sergilenecekler. Sergi 24 Haziran’a kadar gezilebilir.

Tel: 0212 244 44 99

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224603

Yazı kategorisi: Grafik | » yorum bırak;

Tiyatro Ti’den ücretsiz atölye

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Tiyatro Ti, Konservatuvar Tiyatro Bölümü’nü kazanan öğrenci oranını yüzde yüze çıkartmak için kısıtlı sayıda hazırlayacağı öğrencileri seçmek amacıyla 25-29 Haziran tarihleri arasında her gün ücretsiz atölye çalışmaları yapacak.

Ses, nefes, hareket, duygu, yorum alanlarında eğitim veren ‘Tiyatro Ti Konservatuar Hazırlık Atölyesi’, bu yıl dördüncü kez kapılarını öğrencilere açacak. (0 212 244 64 95)

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=553636

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Tavener’in Londra’da protesto edilen konserini, İstanbul heyecanla bekliyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

John Tavener’in “Allah’ın Güzel İsimleri” konserinin dünya prömiyeri dün akşam İngiltere Westminster Katedrali’nde gerçekleşti.

Cuma günü The Guardian gazetesinde yayımlanan Stephen Bates imzalı habere göre Katolikler bir haftadır konseri iptal ettirmek için uğraşıyordu. Yapıtın katedralde seslendirilmesine karşı çıkan grup, konserin iptali için İngiliz Katoliklerinin lideri Kardinal O’Connor’a bir mektup yazdı. Mektupta, Allah’ın 99 isminin geçtiği ilahinin katedralde söylenmesinin Kilise’nin İslam inancını desteklediği şeklinde algılanabileceği uyarısında bulunuldu. Katedral yöneticisi ise, “Bu dinî değil, müzikal bir etkinlik. İptal edilmeyecek.” sözleriyle konserin gerçekleşeceğini bildirdi. Muhafazakârların protestosuna karşı konser için yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Tavener’in “Allah’ın Güzel İsimleri” konserinin Türkiye prömiyeri ise, 22 Haziran Cuma günü saat 20.00′de İKSV ve British Council işbirliğiyle İstanbul’da gerçekleşecek. Arapça söylenen “Allah’ın Güzel İsimleri”, Aya İrini’de BBC Senfoni Orkestrası ve Korosu’nun 200′ü aşkın müzisyeni tarafından seslendirilecek. The Guardian’daki haberde İstanbul’daki konser hakkında bilgi verilirken, “Bu konserin ikinci performansının yapılacağı İstanbul’da tabii ki böyle sorunlarla karşılaşılmayacak.” yorumu yapılıyor. Haberde Tavener’in 35 yıllık Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde ‘yaşam boyu başarı ödülü’ alan ikinci yabancı kişi olduğundan da bahsediliyor.

British Council, 23 Haziran Cumartesi günü Feriye Lokantası’nda, Avrupalı ve Türk müzisyenler ile gazetecilerin ve dinî liderlerin katılacağı “Kültürlerarası Diyalog ve Müzik” konulu uluslararası bir münazara da düzenleyecek. ‘Laik bir dünyada, bestecileri tinsel eserler bestelemeye iten nedir?’, ‘Müziğin topluma karşı görevi nedir?’, ‘Müzik topluma nasıl ilham verir?’, ‘Sosyal değişim ve kültürlerarası diyaloğun itici gücü olarak müzik’ alt başlıklarından oluşan münazara, John Tavener ile yapılacak röportaj ile başlayacak. Münazaranın ardından British Council, İKSV ve BBC Senfoni Orkestrası yetkilileri ile Tavener ortak bir açıklama yapacak.

‘Latif ve Rahim isimleri beni çok etkiledi’

İngiliz asıllı klasik müzik bestecisi Sir John Tavener, Allah’ın 99 güzel ismini besteleme sebebini geçtiğimiz yıl Zaman’ın Cumaertesi ekine şöyle açıklamıştı: “Bir emir gibiydi. Sabah kalkar kalkmaz, O’nu düşünmeye başladım. Gün boyu Allah’ın ‘Latif’ ismine bakarak düşünüyordum. O’nun Latif ismini nasıl müziğe dökebilirimin yanıtlarını aradım. Rahim adı da beni çok etkiledi.”

Jülide Karahan 

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=553631

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

İpek Yolu’nun Uğrak Yeri Olan Antalya, Sinemanın da Uğrak Yeri Olacak

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Antalya Altın Portakal Film Festivali bu yıl, 19-28 Ekim tarihleri arasında 44. kez düzenlenecek. Geçmiş yıllara göre süresi uzatılan festivale her yıl yabancı ünlüleri getirmenin daha da kolaylaştığını söyleyen Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) Başkanı Engin Yiğitgil, bünyesine Avrasya Film Festivali’ni ve Avrasya Film Marketi’ni katan Altın Portakal’ın somut başarılara imza …

Antalya Altın Portakal Film Festivali bu yıl, 19-28 Ekim tarihleri arasında 44. kez düzenlenecek. Geçmiş yıllara göre süresi uzatılan festivale her yıl yabancı ünlüleri getirmenin daha da kolaylaştığını söyleyen Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) Başkanı Engin Yiğitgil, bünyesine Avrasya Film Festivali’ni ve Avrasya Film Marketi’ni katan Altın Portakal’ın somut başarılara imza attığını söyledi. Dünya çapında tanınmış ünlü isimleri Antalya’ya getirmek için yapılan görüşmelerin sürdürüldüğünü anlatan Yiğitgil, “İpek Yolu’nun uğrak yeri olan Antalya, sinemanın da uğrak yeri olacak.” dedi.

Altın Portakal Film Festivali, Avrasya Film Festivali ve Avrasya Film Market’in tanıtım toplantısı Antalya’da yapıldı. Hillside Su Otel’de gerçekleştirilen toplantıya Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil ile festivalin ana sponsoru olan Real Hipermarketler Zinciri Genel Müdürü Ulf Groth katıldı. Bu yıl Altın Portakal Onur Ödülleri’nin yönetmen Yavuz Turgul ile oyuncu Hail Ergün’e verileceği duyuruldu. Altın Portakal Film Festivali jurisine ise tiyatro oyuncusu Genco Erkal’ın başkanlığı edeceği bildirildi.

http://www.haberler.com/ipek-yolu-nun-ugrak-yeri-olan-antalya-sinemanin-da-haberi/

Yazı kategorisi: Festival, Sinema | » yorum bırak;

Çocuklar için fotoğraf semineri

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

İstanbul Fototrek Fotoğraf Merkezi’nde 9 – 13 yaş arasındaki çocuklara yönelik fotoğraf seminerleri düzenleniyor. Toplam 3 gün sürecek olan “Çocuklar için fotoğraf semineri” boyunca çocuklar makinelerin nasıl çalıştığını, filmi makineye nasıl takacaklarını, ışığın etkisini, kompozisyonu, farklı fotograf konularını fotograflamayı öğrenecek.
Fotoğraf Merkezi’nin düzenlediği bu seminerde çocuklar teorik derslerle birlikte karanlık odada baskı yapacak, kolaj çalışması, ödevler ile teorik dersler pekiştirilecek. Çocuklar İçin Fotograf Semineri 2 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. İlk gün gün “Fotografçılık nedir? Fotograf makinesi nasıl çalışır? Film makineye nasıl takılır? Fotograf makinesi nasıl tutulur? Işık nedir? Aydınlatma etkileri nelerdir?” konuları işlenecek. Sonraki günlerde kompozisyon, insan, manzara, hayvan, gezi fotografları nasıl çekilir konularını özel olarak hazırlanan dialar eşliğinde işleyecek olan çocuklar ayrıca karanlık odada fotograf baskısı yaparak fotografın oluşumunu daha iyi kavrayacaklar.
Seminer tarihleri 2-4-6 Temmuz 12:00 – 15:00 saatleri arasında, toplam 3 gün.

Bilgi için: (212) 25190 14 / www.fototrek.com

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12071

Yazı kategorisi: Fotoğraf | 1 Yorum »

‘Sokağın vebalılarının’ fotoğrafları

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

İnan Kızılkaya
Ulis Fotofest kapsamında Tophane Tütün Deposu’nda birçok fotoğraf çalışması sergileniyor
Ulis Fotofest kapsamında Tophane Tütün Deposu’nda birçok fotoğraf çalışması sergileniyor. Kent-Kentlileşme Sürekli Tema kapsamındaki birçok sergi arasında, fotoğrafçı Altan Bal’ın “Sokak Toplayıcıları” foto-röportaj sergisi dikkat çekici.
“Sokak Toplayıcıları” doğal olarak, çok kimsenin aklının bir köşesinde olmayan, insanların kentin keşmekeşinde yok saydıkları insanlar. Anadolu’nun ekonomik yapısının çözülmesine bağlı olarak İstanbul’un yolunu tutmuşlar. En “parya” işlerden görünen, bir kısım insanın ‘toplayıcılık’ yapması, insanoğlunun tarihsel serüveninin ne kadar geliştiğine de ayrı bir gözle bakmamızı sağlıyor. Herkes gibi bir iş yapan “sokak toplayıcıları” kentlerde birçok kişinin bilmek, dokunmak, kesişmek ve varlıklarını hissetmek istemediği insanlar. Sanayi uygarlığının bütün ihtişamına rağmen kirliliğini ortaya koyan ve bu kirliliğin doğal sonucu olarak, tüketimin nasıl bir kamusallık yarattığını sorgulayan bir çalışma. Zira foto-röportaj, İstanbul’daki sokak toplayıcılarının bir gününün fotoğraflarla ve sosyal durumlarını yansıtan alt metinlerle anlatıldığı bir nevi sosyolojik panorama. Kentliliğin içinde metanın hızlı dolaşımının sonucu biriken çöp, hem insan-meta ilişkisine hem de insan insan ilişkisine dair de bir bakış açısı sunuyor.
Aslında doğrudan sergiye konu olan ‘fail’lerle görüşmek niyetindeydik. Boyalı burjuva basının bugüne kadar ‘sokak toplayıcıları’ hakkında yaptığı birçok haber, onların insanlara ve basına daha da uzak durmalarına sebep olmuş. Biz de sokak toplayıcılarına her ne kadar ‘farklı’ bir gazete olduğumuzu anlatmayı düşündüysek de; üzerlerine gitmeyi, çalışmanın sahibi Altan Bal’la birlikte uygun bulmadık. Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık Bölümü mezunu olan ve bağımsız çalışan, serginin sahibi Altan Bal ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bu fikir, bu proje nasıl oluştu?
Bekar Odaları projesinden sonra oluştu. Babam da benim gibi bekar odalarında kalmıştı. Bekar odalarının dış yaşantısı, ayrı bir hikayedir. Kağıt ve sokak toplayıcılarıdır. Türkiye’deki her şeyin görsel haliydi, bekar odaları. Yani tarım, hayvancılık politikasının çökertilmesinin sonucu, İstanbul’a göç ediyorlar. İstanbul’un çöplerini karıştırıyorlar, geçinmek için. Hatta kağıt toplayıcılarından biri şöyle diyordu: “İstanbul kazansa, biz kepçe değiliz. Olsa olsa çay kaşığıyız. Hep dibini kazıyoruz.” Birçok şeyin görselliği olduğunu anlayınca bu proje oluştu kafamda. 3 yıl önce okuldan mezun olduktan sonra çekmiştim.

Kağıt toplayıcılarının yaşamları nasıl?
Bütün sokak toplayıcıları nasıldır bilemem. Çünkü genelleme yapmak yanıltıcı olabilir. Beyazıt bölgesindeki kağıt toplayıcıları çektim. Benim çalıştıklarım daha çok İç Anadolu Bölgesi’nden göç edenlerdi. Konya, Aksaray’dan gelenler, ya toprakları yok ya da çok az. Biraz da İstanbul’un çekiciliğine kapılmışlar. Çoğu ilkokul mezunu bile değil ve vasıfsız. Dolayısıyla kendilerinden önce kağıt toplayan akraba ve hemşerilerinin yanına geliyorlar. Hep beraber yan yana gelip birbirlerine eklemleniyorlar. Süleymaniye etrafında bekar odalarında 10-15 kişi kalıyorlar ya da kağıt depolarda… Genelde köylerine 3-4 ayda bir gidip geliyorlar. 20-30 yıldır kağıt toplayıcılığı yapanlar var.

Yasal durumları nedir?
Çöpü karıştırmayı kimseye kolay kolay yaptıramazsınız. Çünkü kağıt önemli bir ürün. Yasal duruma gelince, izin olmasa da önceden herhangi bir sorun yoktu. Belediyeler, bu işin çevresel öneminin ve rantının farkına varınca bu işi ele geçirmek istiyorlar. Çünkü kağıtta geri dönüşüm, ekonomik olarak çok kârlı bir iş. Burda iki durum var. Belediyeler, “Kağıtçıların sağlıksız koşullarda yaşamasını istemiyoruz” diyorlar. Kağıt taplayıcıları ise “Yıllardır bu işi yapıyoruz. Her türlü yasal süreçleri yerine getirelim. Vergi vermemiz gerekiyorsa veririz” diyorlar. Sağlık, korunma eğitimi verilsin istiyorlar. “Ne yapılması gerekiyorsa yapalım, yasal süreci yerine getirelim” diyorlar. Çünkü toplayıcıların doğal bir örgütlülüğü var. Yasal olarak sıkıntı olacak. Toplayıcılar, bu işin kendilerinden alınmasına karşılar. Türkiye’de yavaş yavaş kağıt toplayıcılığı görünür hale gelince bu iş kızışacak. Çünkü birileri çöpleri toplamak zorunda. Bayrampaşa Belediyesi, kağıt toplayıcılarına hijyenik koşullar oluşturup, maske dağıtıp, eğitmiş diye biliyorum. Bu olumlu bir gelişme.

Çöp-kapitalizm ilişkisini nasıl yorumluyorsunuz?
Kapitalizm dediğimiz şey soyuttur. Fotoğrafçı olarak baktığımda, pratik hayatta görsel-somut hale gelir. Kapitalizmin en önemli özelliği kontrolsüz tüketimdir. İhtiyaç fazlası üretim, sonra da ihtiyaç yaratır. En sonunda bir tüketim çılgınlığıdır. Üretim yapıldığında bir sonraki adım yani, geri dönüşümü düşünülmüyor. Sağlıksız biriken çöplere dönüşüyor. Yani kapitalizmin tamamen görünür hale gelmesi oluyor, çöp.

Toplumun en alt katmanlarından olan toplayıcılar, tüketme şansları olmayan ürünlerin artıklarını toplarken kendi yaşamlarını da aynı zamanda kuruyorlar. Nasıl bir duygu-düşünce içindeler?
Öncelikle bir iş yapıyorlar. Daha çok İstanbul’a bakışları, gözlemlediğim kadarıyla, olanaklarından yaralanmadıkları şehrin, çöpünü kullanıyoruz diye algılıyorlar. “Çöpe düşmek” diye bir deyim var artık. Onlar için yaşamda gelebilecekleri en kötü yer bu nokta. Dolayısıyla yabancılaşma daha belirgin oluyor. Tüketmedikleri şeyin çöpünden para kazanmış oluyorlar. Ama asıl rahatsızlıkları insanların onlara bakışları. Bir mahalleye girdiklerinde, kötü koktukları için uzak duruluyor. Bazıları da toplayıcılığın Romanlar tarafından yapıldığını düşünüyorlar. Bazen çöpü karşılaştırdıklarında başlarına çöp bile atılıyor.

Sosyal yaşamları nasıl?
Pazarları ya maç yapıyorlar boş arsalarda, ya kahveye takılıyorlar. Herkes bunlara vebalı gibi davranıyor. Çok üzücü bu. Mahalle bakkalından, minübüs şoföründen esirgemediğimiz selamı onlara fazla görüyoruz. Onların belki kaskı, maskesi, önlüğü ve teknik donanımları olsa insanlar belki de daha iyi davranacaklar. Türkiye’de çöpün yüzde 23’ü geri dönüyor. Bu oranın ekonomik ve çevresel bakımdan yüzde 80’i bulması gerekiyor. Ankara, Mersin, Antalya gibi sanayinin ve mağazaların olduğu her yerde toplayıcılar var. Onlarla uzun bir zaman geçirdim. Polis gelip arama yaptığında herhangi bir suça bulaşmadıklarını, dolandırıcılık, yankesicilik ya da gasp yapmadıklarını gördüm. Ama insanların sokak toplayıcılarına karşı önyargılı olması, onların diğer insanlardan ayrı bir kategori oluşturdukları intibaını uyandırıyor. Dolayısıyla sosyal yaşamları sınırlı ve dar ilişkiler çerçevesinde oluyor.

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12069

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Dengbejler Documenta’da!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Almanya‘nın Kassel kentinde düzenlenen ünlü sanat etkinliği Documenta‘da, Halil Altındere‘nin Dengbejler’i sergileniyor
Sanat çevreleri tarafından dünyanın en önemli sanat etkinliği kabul edilen Documenta’ya Türkiye’den sanatçı Halil Altındere davet edildi. Yurtdışında, Türkiye’de olduğundan daha fazla tanınan Altındere, dünyanın bu en önemli sanat etkinliğine “Dengbejler” isimli video çalışmasıyla katılıyor.
1955 yılından bu yana Almanya’da düzenlenen Documanta’nın bu yılki küratörü Roger Brügel ve yardımcısı Ruth Noack. Almanya’nın Kassel kentinde, 100 gün sürecek olan etkinlik için 3 soru belirlendi. Bunlar, “Modernite bizim antikitemiz mi?” “Çıplak hayat nedir?” ve Lenin‘den esinlenerek ortaya atılan “Ne yapılmalı?”
Altındere’nin aslında uygulamak istediği ilk projesi, cezaevinden çıkaracağı mahkumları helikopterle Kassel kentinin üzerinde gezdirmeyi amaçladığı “15 dakika özgürlük” bürokratik engelleri aşamadığından gerçekleşemedi.
Altındere’nin ürettiği ikinci proje, “Dengbejler”e ilişkin. Klasik bir dağ evi içinde, klamlarını dile getirlerken görüntülenen dengbej meclisi, kameranın evin dışına çıkmasıyla başka bir boyuta taşınır. Kamera uzaklaşırken evin sanıldığı gibi doğanın bir köşesinde değil, Diyarbakır’ın merkezindeki büyük ve görkemli bir binanın tepesinde konuşlanmış olduğu ortaya çıkar.
Documenta 12, bu yıl yeni bir programa ev sahipliği yapıyor. Aralarında Türkiye’den art-ist, Siyahi ve Birikim dergisinin yer aldığı, dünyadan 90 dergi, Documenta 12 boyunca açık kalacak bir sergide yer alacak. 16 Haziran tarihinde açılan Documenta sergileri, 23 Eylül tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12068

Yazı kategorisi: Sinema | » yorum bırak;

Enka kültür sanat etkinlikleri başlıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Dört mevsim, yılda 7 ay kültür etkinlikleri düzenleyen Enka Kültür ve Sanat’ın yaz etkinlikleri Enka Sadi Gülçelik Spor Sitesi’ndeki “Enka Açıkhava Tiyatrosu” nda başlıyor.
29 Haziran Cuma akşamı Zerrin Özer konseriyle açılışı yapılacak etkinler 24 Ağustosa kadar sürecek.
Yaz akşamlarına hoş bir soluk getirmeyi hedefleyen yaz etkinlikleri iki ay süre ile son döneme damgasını vurmuş filmler, konserler ve tiyatro oyunlarını seyircilerle buluşturacak.
Saat. 21.15’de başlayacak etkinliklerin biletleri www.biletix.com ,www.enkasanat.org adreslerinden, Biletix satış noktaları ve Enka Vakfı’ndan temin edilinebilir



19. Enka Kültür ve Sanat Yaz Programı

Konser ve Tiyatro gösterimleri
29 Haziran Cuma Zerrin Özer
2 Temmuz Pazartesi Mirkelam
4 Temmuz Çarşamba
Tiyatro İstanbul/ Kaçamak
7 Temmuz Cumartesi
Juan Carlos Caceres
9 Temmuz Pazartesi Umut Akyürek
13 Temmuz Cuma Selim Sesler
16 Temmuz Pazartesi Tiyatro Kedi/ Casablanca
18 Temmuz Çarşamba Nejat Uygur
20 Temmuz Cuma Fazıl Say

Türk filmleri haftası

30 Temmuz Pazartesi Dondurmam Gaymak
1 Ağustos Çarşamba Mutluluk
3 Ağustos Cuma Hokkabaz
2006 ve 2007’den yabancı filmler
6 Ağustos Pazartesi Köstebek
8 Ağustos Çarşamba Lütfen Beni Öldürme
10 Ağustos Cuma Söz ve Müzik
13 Ağustos 2007 Pazartesi Koku
15 Ağustos 2007 Çarşamba Küçük Gün Işığım
17 Ağustos Cuma Rüya Kızlar
20 Ağustos Pazartesi Paris, Seni Seviyorum
22 Ağustos Çarşamba Ölüm Geçirmez
24 Ağustos Cuma Dehşet Gezegeni

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12067

Yazı kategorisi: Festival, Müzik, Sinema | 2 Yorum »

Ankara kalesinin kapalı burcu açılıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Ankara Kalesi Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen Kale Festivali’nde yarın, kalenin kullanılmayan ve en yüksek burcu olan Akkale protokole özel konserle açılacak.

978 metre yüksekteki Akkale burçlarından panoramik Ankara seyri yapılabilmesi için de çalışmalar sürüyor.

Ankara Kalesi Festivali kapsamında, kalenin kullanılmayan burcu özel izinle açılıyor. Kalenin en yüksek burcu Akkale’deki özel organizasyonla VİP konuklara Ankara tarihinden kesitler sunulması ve kalenin yeniden hak ettiği değere kavuşması amaçlanıyor. Konukları tarihte gezintiye çıkaracak müzik grubu ise “Ankara Kalesi gibi Galatlar’dan gelen” Ortaçağ müzikleriyle ünlü Ensemble Galatia adlı topluluk.

GALATLAR HEM ANKARAYA HEM ONLARA ADINI VERDİ

Ensemble Galatia, Türkiye’nin ortaçağ müziği yapan tek topluluğu. Ankaralı grup, arşivlerden ulaştığı Ortaçağ şarkılarını, elyazmalarından yola çıkarak çizilmiş planlarla yapılan “Ortaçağ enstrümanları” ile seslendiriyor. Galatia, repertuarındaki 10’uncu ve 16’ncı yüzyıl şarkılarını ilk söylendiği biçimiyle yorumlarken, ezgileri yaratan öyküleri de dinleyicine anlatıyor. Grup adını, Ankara Kalesini kuran ve bölgeye Ankira adını veren Kelt kavmi Galatlar’dan alıyor.

Türk bayrağının dalgalandığı ve bazı tarihi eserleri de barındıran Akkale’den, festival süresince Ankaralıların kontrollü biçimde manzara izleyebilmesi için çalışmalar sürüyor.

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=249795

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Müzik, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

I. Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu Programı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

25 Haziran 2007, Pazartesi

AÇILIŞ
09:30-10:45

SALON – 1. OTURUM
11:00 – 12:15
Oturum Başkanı: Peter Schreiner

Johannes Koder
Geç Orta Çağ’da Doğu Akdeniz’in Tarihsel Coğrafyası – Kaynakların Sorunları

Ertuğrul Danık
Yukarı Fırat Bölgesi’nde 12 ve 13. Yüzyıllara Devredilen Bizans Tarihi Coğrafyası

SALON – 2. OTURUM
13:30 – 14:45
Oturum Başkanı: Ruth Macrides

Jonathan Harris
1204’teki Konstantinopolis Yağması Bir Dizi Kaza Eseri miydi?

Joanne Lekea – Nikolaos S. Kanellopoulos
13. Yüzyıl Bizans’ında Savaşın Takdiri: Latin Etkisinin Varlığı Üzerine

Katerina Mitsiou
Ioannes III Vatatzes’in (1222-1254) Politikasında Ekonomi ve İdeoloji

SALON – 3. OTURUM
15:00 – 16:15
Oturum Başkanı: Zeynep Mercangöz

Nergis Günsenin
Çamaltı Burnu I Batığı: Marmara Denizi, 13. Yüzyıl Deniz Ticaretine Bir Yolculuk

Ece Turnator
Demetrios Khomatianos ve Ioannes Apokaukos’un Metinlerinde Kırsal Ekonomi: Üç Davanın İrdelenmesi

Pagona Papadopoulou
Bizans Dünyasındaki Küçük Değişimin Büyük Problemi (12.-13. yy)

SALON – 4. OTURUM
16:30 – 17:45
Oturum Başkanı: Vera Bulgurlu

Adil Özme
Anadolu Selçuklu Sikkelerinde Bizans Etkileri

Hatice Özyurt Özcan
Trabzon Müzesi’nde Bulunan Komnenoslar Dönemi’ne Ait bir Grup Sikke

Ceren Ünal
Anaia Buluntusu Bir Sikkenin Hatırlattıkları: 12. Yüzyılda Bizans Tahtındaki Askeri Aristokrasinin Sikke İkonografisine Yansıması

KÜTÜPHANE – 5. OTURUM
11:00 – 12:15
Oturum Başkanı: Brigitte Pitarakis

Jean-Claude Cheynet
Sigillografya Belgeleri Işığında 11.-12. Yüzyılda Konstantinopolis Aileleri Kökenli Devlet Memurlarının Adları

Alice-Mary Talbot
Erken 13. Yüzyıldan Ünik Bir Aziz Yaşamöyküsü: Akakios Sabbaites’in Aziz Barnabas ve Sophronios Vitası

Alicia Simpson
12. ve 13. Yüzyıllarda Bizans Tarihsel Kendi Farkındalığının Değişimi

KÜTÜPHANE – 6. OTURUM
13:30 – 14:45
Oturum Başkanı: David Perry

Meryem Acara Eser
12.-13. Yüzyıl Bizans Liturjisi ve Liturjik Eserlerinde Değişimin Tanıkları

Mevlude Bakır
Bizanslılar Deprem ve Etkilerinin Üstesinden Nasıl Geldiler?

Buket Kitapçı Bayrı
Genç Niketas’ın Martyr Edilmesi: Selçuklu Sultanı II. Mesud Döneminde Zorla Din Değiştirme Kanıtı mı? Yoksa, İmparator II. Andronikos Dönemi Bizans Politikalarının Bir Yansıması mı?

KÜTÜPHANE – 7. OTURUM
15:00 – 16:15
Oturum Başkanı: Aynur Durukan

Scott Redford
Antalya Ayaklanması ve Kentin Selçuklular Tarafından Aralık 1215 – Ocak 1216 Tarihinde Geri Alınışı

Antony Eastmond
13. Yüzyılda Kültürlerarası Evlilik ve Bunun Anadolu Sanatına Etkisi

Tuna Artun
Anadolu’nun Türkleşmesinde Bizans Dünyasının Rolü: Batı Anadolu ve Pontus Örnekleri

KÜTÜPHANE – 8. OTURUM
16:30 – 17:45
Oturum Başkanı: Hülya Tezcan

Sabahattin Türkoğlu
Onikinci ve Onüçüncü Yüzyıllarda Bizans Kıyafetlerinde Türk ve Doğu Etkileri

Mustafa Daş
Bizans Kaynaklarında Türkleri İfade Etmek için Kullanılan Sıfatlar

Koray Durak
Bizanslılar Neden Gerçek Adları Kullanmıyorlardı? 11.-13. Yüzyıllarda Bizans Kaynaklarında Türklerin Tanımı

26 Haziran 2007, Salı

SALON – 9. OTURUM
09:30 – 10:45
Oturum Başkanı: Nevra Necipoğlu

Angeliki E. Laiou
Bizans Ekonomisi; Talep Modelleri

David Jacoby
13. Yüzyılda Ege’de Ticari Etkileşimler: Süreklilik ve Değişim

SALON – 10. OTURUM
11:00 – 12:15
Oturum Başkanı: Angeliki E. Laiou

Konstantinos Smyrlis
İznik İmparatorluğu Vergi Sistemi ve Finansmanı. 1204 Sonrasında Süreklilik ve Yenilik

Zeliha Demirel Gökalp – A. Tolga Tek
12. Yüzyıl Bizans Dünyasında Para

SALON – 11. OTURUM
13:30 – 14:45
Oturum Başkanı: Ayla Ödekan

Zeynep Mercangöz
Kommerkion ve Emporion Olarak Anaia’nın Değişken Tarihsel Yazgısı

Engin Akyürek
Onikinci Yüzyılda Batı Pamphylia’da Bizans Varlığı: Arkeolojik Buluntular Işığında Bir Değerlendirme

Rozmeri Basic
Bizans İmparatorluğu, Venedik ve Latin Batı Arasında: Zara Kenti Örneği

SALON – 12. OTURUM
15:00 – 16:15
Oturum Başkanı: Eunice Maguire

Nilay Çorağan Karakaya
12.-13. Yüzyıllarda Kayseri’nin Yeşilhisar İlçesi Erdemli Vadisi’ndeki Bizans Yerleşimi

Ayşe Ç. Türker
12.-13. Yüzyıllarda Çanakkale Boğazı

Vahit Macit Tekinalp
12-13. Yüzyıllarda Kilikya Bölgesi’nde Kırsal Bir Yerleşim: Minnetpınarı

SALON – 13. OTURUM
16:30 – 17:45
Oturum Başkanı: Paul Magdalino

Fahameddin Başar
13. Yüzyılın İkinci Yarısında Türk-Bizans Sınırları

Mehmet Kahyaoğlu
12.-13. Yüzyıllarda Batı Anadolu Liman Kentleri

Thomas Drew-Bear
Frigya Pentapolisinde Bir Bizans Kentinin Lokalizasyonu: Otrous

KÜTÜPHANE – 14. OTURUM
09:30 – 10:45
Oturum Başkanı: Antony Eastmond

Aynur Durukan
Bizans, İlk Beylikler ve Selçuklular

Muzaffer Doğanbaş
Amasya’daki Selçuklu ve Osmanlı Devri Mimari Eserlerinde Görülen Bizans Devrine Ait Devşirme (Şipolien) Malzeme

Gönül Öney
Anadolu Selçuk Sanatı Sentezinde Harmanlanan Bizans Unsurları

Muradiye Bursalı
Bir Sembol Olarak Bizans ve Selçuklu Döneminde Hayat Ağacı Motifi

KÜTÜPHANE – 15. OTURUM
11:00 – 12:15
Oturum Başkanı: Melek Delilbaşı

Erdoğan Merçil
Sultan Sencer’in Bizans İmparatoruna Mektubu

Melek Delilbaşı
13. Yüzyıl Anadolu’sunda Ticaret ve Türk Kançılaryasında Diplomatik Dil Olarak Yunanca

Rustam Shukurov
Şeyler ve Adları: Bizans Yunanca’sında Doğu’dan Alıntılar (12.-15. Yüzyıllar)

Cesim Avcı
Selâhaddîn Eyyûbî (1173-1193) ve Bizans

KÜTÜPHANE – 16. OTURUM
13:30 – 14:45
Oturum Başkanı: Rozmeri Basic

Henry Maguire
İskender ve Kuzular: Venedik San Marco’da İmitasyon Bizans Devşirme Malzemesi

David M. Perry
Korumak mı? Yağma mı? Bizans Rölikleri ve Venedik, 1261-1453 Arası ve Sonrası

B. Yelda Olcay Uçkan
Frigya (Phrygia) Bölgesi Kaya Mimarisinde Norman Sanatının İzleri

KÜTÜPHANE – 17. OTURUM
15:00 – 16:15
Oturum Başkanı: Filiz Yenişehirlioğlu

Anthony Cutler
12. ve 13. Yüzyıl Konstantinopolis’inde Sanat Endüstrileri

Nancy P. Sevcenko
Yas Tutan Meryem Kanonları

Buket Coşkuner
İstanbul ve Anadolu’dan Örneklerle 12. ve 13. Yüzyıllarda Bizans Duvar Resminde Teknik Gelişmeler ve Üsluba Yansımaları

KÜTÜPHANE – 18. OTURUM
16:30 – 17:45
Oturum Başkanı: Günsel Renda

Robert Ousterhout
Eski ve Yeni Bulgular Işığında Pantokrator Kilisesi (Zeyrek Camii) Bezemeleri

M. Sacit Pekak
Niğde, Aktaş’taki Konstantin ve Helena Kilisesi Duvar Resimleri

Nilüfer Peker
Gülşehir (Zoropassos) Karşı Kilise Duvar Resimleri

27 Haziran 2007, Çarşamba

SALON – 19. OTURUM
09:30 – 10:45
Oturum Başkanı: Scott Redford

Denis Sullivan
12. Yüzyılda Bizans Askeri Kuvvetleri Gerçekliklerinde ve Algılamalarında Değişimler

Sema Doğan
Alanya’da Kızılcaşehir Kalesi ve 12. Yüzyılda Akdeniz

SALON – 20. OTURUM
11:00 – 12:15
Oturum Başkanı: Ebru Parman

William Aylward
Pegae: Marmara Denizinde Bir Bizans Kalesi

Emine Tok Bayrakal
12.-13. Yüzyılın Sosyopolitik Ortamında Yeşeren bir Savunma Ağı: Neokastra

SALON – 21. OTURUM
13:30 – 14:45
Oturum Başkanı: Robert Ousterhout

Sotiris Voyadjis
Mesenya, Hıristiyani’deki İsa’nın Başkalaşımı (Metamorphosis) Kilisesi Mimari Tarihçesi Üzerine Yeni Notlar

Yalçın Mergen
Bizans Uygarlığı Özelinde Orta Çağ Sanat Yaşantısı, 12. ve 13. yy Bizans Mimari Formlarının Oluşturulmasında Etkin Estetik Öncelikler

A. Ceren Erel
Kıbrıs’ta 12. ve 13. Yüzyıllarda Bizans Mimarisi ve Görülen Değişimler

SALON – 22. OTURUM
15:00 – 16:15
Oturum Başkanı: İsmail Karamut

Şehrazat Karagöz
Üsküdar Marmaray Kazılarında Yeni Bulunan Bir Bizans Manastırı

Metin Gökçay
Yenikapı Metro ve Marmaray Kazıları

Suna Çağaptay Arıkan
Ne Kadar Batılı? Nymphaeum Sarayı ve Mimari Özellikleri

Güner Sağır
Kars Kızıl Kilise (Karmirvank/Dprevank) Tarihlendirme Sorunu üzerine bir Deneme

SALON – 23. OTURUM
16:30 – 17:45
Oturum Başkanı: Engin Akyürek

Michel Kaplan
12. ve 13. Yüzyıllarda Bizans Dünyasında Manastırlar Niçin Kuruldu?

Pamela Armstrong
Konstantinopolis Manastırları ve Birbirleri Arasındaki Bağlar

Elizabeth Fisher
Konstantinopolis’te Keşişler, Manastırlar ve Latin Dili

Michael Angold
Bizans Kimliği : 1204 Öncesi ve Sonrası

KÜTÜPHANE – 24. OTURUM
09:30 – 10:45
Oturum Başkanı: Sacit Pekak

Elmon Hançer
12. ve 13. Yüzyıllarda Kilikya Minyatür Okulu ve Çevre Kültürlerle İlişkiler

Tolga Uyar
Kapadokya’da 13. Yüzyıl Bizans Resim Sanatına İlişkin Yeni Bulgular

Sercan Yandım
13. Yüzyıl Bizans Resim Sanatında Kanatlı Vaftizci Yahya Figürünün Ortaya Çıkışı

Brigitte Pitarakis
13. Yüzyıl Sanatında Kurtuluşun Kanatları

KÜTÜPHANE – 25. OTURUM
11:00 – 12:15
Oturum Başkanı: Anthony Cutler

Urs Peschlow
Bizans Sürgünü Öncesinde ve Sonrasında Konstantinopolis Yontu Sanatı

Beatrice Caseau
Heykellere Karşı Tavırların Değişimi

S. Yıldız Ötüken
Myra’daki Arslanlı Levha ve 12.-13. Yüzyıl Ortaçağ Taş Eserlerinde Üslup ve İkonografik Değişimler

KÜTÜPHANE – 26. OTURUM
13:30 – 14:45
Oturum Başkanı: Nergis Günsenin

Lale Doğer
12.-13. Yüzyıllarda Bizans Sırlı Seramik Sanatında Form ve Uslup Değişimlerine ait Bazı Gözlemler

Belgin Demirsar Arlı
II. Dönem İznik Çini Fırınları Kazısından Bizans Dönemi Keramik Örnekleri

Ebru Fındık
Myra-Demre Aziz Nikolaos Kilisesi 12-13. Yüzyıl Sırlı Seramik Buluntuları

KÜTÜPHANE – 27. OTURUM
15:00 – 16:15
Oturum Başkanı: Jale Dedeoğlu

Zeynep Oral
12.-13. Yüzyıl Bizans Cam Bileziklerinde Bezeme ve Biçim Değişimleri

Özgü Çömezoğlu
Demre Aziz Nikolaos Kilisesi Cam Buluntuları

KÜTÜPHANE – 28. OTURUM
16:30 – 17:45
Oturum Başkanı: David Jacoby

Vera Bulgurlu
Bizans Kurşun Mühürleri Seçkisinde Yansıdığı Üzere Bizans İmparatorluğu İdaresi

Haluk Perk
Bir Kısım Ağırlıklar Işığında Bizans Ağırlık Sistemine Katkı

Gülgun Köroğlu – Haluk Perk
Halûk Perk Müzesi’ndeki Örnekleriyle Bizans’ta Ekmek Damgaları

Mine Kadiroğlu
12-13. Yüzyıllarda Doğu Anadolu’da Üretilen Gürcü-Ermeni Maden Eserlerinde Bizans Ögeleri

28 Haziran 2007, Perşembe

SALON – 29. OTURUM
09:30 – 10:45
Oturum Başkanı: Evangelia Hadjitryphonos

Thomas F. Mathews – Örgü Dalgıç
Peribleptos Kilisesi ve Orta Bizans Mimarisi İçindeki Yeri Üzerine Yeni Bir Yorum

Alessandra Ricci
Manzaralı Bir Bizans Hapishanesi mi? İstanbul Ayvansaray’daki Anemas Zindanları

Aygül Ağır
Konstantinopolis’te Locus Venetorum (1082-1261): Yapılar ve Olası Yerleri

SALON – 30. OTURUM
11:00 – 12:15
Oturum Başkanı: Baha Tanman

Ayla Ödekan
Kültürler Arası Etkileşim ve Mukarnas

Fırat Diker
12. ve 13. Yüzyıllarda Ayasofya

Marina Mihaljevic
Taşrada Konstantinopolisli Mimarlar

KÜTÜPHANE – 31. OTURUM
09:30 – 10:45
Oturum Başkanı: V. Macit Tekinalp

Bülent İşler
Bizans ve Gürcü Kiliselerinde 12-13. Yüzyıllara Tarihlenen Ek Mekanlar ve U-Biçimi Ambulatorium

Esra Güzel Erdoğan
II. Andronikos Döneminde Konstantinopolis Kenti ve Manastırları Arasındaki İlişkiler

Ayça Tiryaki
Kisleçukuru Manastırı: Antalya’da 12. Yüzyıla Ait bir Bizans Manastırı

KAPANIŞ
12:30-13:00

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | 1 Yorum »