Sanat Haberleri Ajansı (SaHA)

www.sanatajansi.com Test Yayını

  • Ana Sayfa
  • www.sanatajansi.com
  • Kategoriler

    • Antropoloji
    • Arkeoloji
    • Bale
    • Dans
    • Dünya Edebiyatı
    • Dilbilim
    • El Sanatları
    • Festival
    • Fotoğraf
    • Genel
    • Grafik
    • Heykel
    • Karma Sergi
    • Kategori üstü
    • Kategori Dışı
    • Kitap
    • Müzayede
    • Müze
    • Müzik
    • Mimarlık
    • Modern Sanatlar
    • Opera
    • Resim
    • Sanat Tarihi
    • Süsleme Sanatları
    • Seramik
    • Sinema
    • Türk Edebiyatı
    • Tiyatro
  • Arşiv

    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Kasım 2007
    • Ağustos 2007
    • Temmuz 2007
    • Haziran 2007
  • Son Yazılar

    • Baykal Saran Tiyatro Ödülü Beşikçioğlu’nun
    • “KAMUSAL ALANDA SANAT”
    • Enstitülü kızlardan defile
    • İSTANBUL DEVLET TİYATROSU ÇİN’DE
    • TÜRKİYE FUARDA “HOŞGÖRÜYÜ” İŞLEYECEK
  •  

    Haziran 2007
    M T W T F S S
        Jul »
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    252627282930  
  • Popüler Yazılar

    • Hoca kolları sıvadı
    • Arguvan Türkü festivali 5. kez merhaba diyecek
    • Türkçe'de hangi dilden kaç kelime var?
    • Sultan Sarnıcı, düğün salonu olacak!
    • TRT Çocuk Şarkıları'nın galibi Tik Tak
    • Bodrum ve Samos'ta ortak festival başladı
    • 7. Munzur Kültür ve Doğa Festivali'nin programı netleşti
    • Malatya'da Roma Dönemi Mozaikleri gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor.
    • Tarihi Geyve Han Onarıldı
    • Klimt, Klee, Matisse, Warhol, Miró ve Daha Fazlası Yakında Pera`da!
  • Abone ol

    • Yazılar (RSS)
    • Yorumlar (RSS)
  • Arşiv

    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Kasım 2007
    • Ağustos 2007
    • Temmuz 2007
    • Haziran 2007

26 Jun 2007 için Arşiv

İSTANBUL’DA CAZ COŞKUSU BAŞLIYOR!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 10. kez Garanti Bankası sponsorluğunda 3 – 18 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen 14. Uluslararası İstanbul Caz Festivali başlıyor. Uluslararası İstanbul Caz Festivali 3 Temmuz Salı günü saat 18.00’de, New Orleans cazının güçlü temsilcilerinden Algiers Brass Band’in İstiklal Caddesi’nde Galatasaray Lisesi’nin önünde vereceği sokak konseriyle kenti renklendirmeye başlayacak. Algiers Brass Band, tüm hafta boyunca Maçka’dan Caddebostan Sahili’ne değişik mekanlarda verdikleri konserlerle İstanbul’un farklı semtlerinde cazseverlerin karşısına çıkacak. Uluslararası İstanbul Caz Festivali ilk haftasında; Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde iki efsane ismi ağırlayacak:
4 Temmuz Çarşamba akşamı saat 21.30’da rock tarihinin en karizmatik topluluklarından biri olan Led Zeppelin’in vokalisti Robert Plant dünya müziği eksenli grubu The Strange Sensation ile EMIRATES sponsorluğunda Açıkhava Sahnesi’nde festival seyircisinin karşısına çıkıyor… Robert Plant & The Strange Sensation’ın konserlerinde solo albümlerinin yanı sıra Led Zeppelin’in “Whole Lotta Love”, “Black Dog” gibi klasiklerine de yer verdiğini belirtelim… Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi,  5 Temmuz Perşembe gecesi ise 70’lerin en ünlü rock gruplarından Roxy Music’in vokalisti Bryan Ferry’i ağırlayacak. En son yayınladığı Dylanesque albümüyle büyük ses getiren usta sanatçının “Knockin’ On Heaven’s Door”, “Positively 4th Street” gibi Bob Dylan klasiklerini yorumlayacağı konser DOCKERS sponsorluğunda saat 21.00’de başlayacak…

Festivalin bir diğer sürpriz ismi ise 53 milyona yaklaşan albüm satış rakamı ve  Grammy’lerin de dahil olduğu sayısız müzik ödülünün sahibi pop müzik dünyasının kült ismi Michael Bolton olacak.. Bolton, Frank Sinatra klasiklerini seslendirdiği projesi “Michael Bolton Swings Sinatra” ile AVİVA HAYAT VE EMEKLİLİK sponsorluğunda 3 Temmuz Salı gecesi saat 22.00’de Sepetçiler Kasrı’nda hayranlarıyla buluşacak.

Alternatif rock alanında günümüzün en önemli toplulukları arasında sayılan Blonde Redhead ise 3 Temmuz Salı akşamı saat 21.30’da İstanbul Modern Heykel Bahçesi’nde sahne alacak. www.gittigidiyor.com sponsorluğunda gerçekleşecek konserde Japon Kazu Makino ve İtalyan ikiz kardeşler Simone ve Amedeo Pace’den oluşan Blonde Redhead canlı performanslarıyla tanınıyor…
Festivalin Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleşecek en hareketli gecelerinden biri de 4 Temmuz Çarşamba akşamı saat 22.00’de başlayacak Ayhan Sicimoğlu ve topluluğu Latin All Stars konseri olacak. DHL sponsorluğunda gerçekleşecek konserde topluluğa iki önemli konuk sanatçı eşlik edecek: Latin müziğinin Grammy ödüllü vokali Frankie Morales ve kemanın Jimmy Hendrix’i olarak ün yapmış, Kübalı ünlü virtüöz Alfredo De La Fé.

CAZ FESTİVALİNE ÖZEL CAZ KULÜBÜ: EUROPEAN JAZZ CLUB

Uluslararası İstanbul Caz Festivali bu yıl bir ilke imza atarak, İstanbul’un merkezinde, özel ve eşsiz bir mekanı bir caz kulübü haline getiriyor! İstiklal Caddesi’nin girişinde yer alan Fransız Kültür Merkezi’nin bahçesi, European Jazz Club konserlerine ev sahipliği yapıyor.

European Jazz Club’ın ilk konserinde, Türkiye’nin en iyi caz vokalistlerinden biri olan Sibel Köse ve grubu, Hollanda’nın dünyaca ünlü piyanistlerinden Michiel Borstlap ile sahne alacak. SKYTEAM sponsorluğunda 4 Temmuz Çarşamba saat 22.00’de başlayacak konser, geçtiğimiz Mayıs ayında kaybettiğimiz vokalist Nükhet Ruacan’ın anısına ithaf ediliyor.

Geçtiğimiz yıl yayınlanan “5 o’clock Tea” albümü ile İsviçre ve Avrupa’da büyük ilgi uyandıran South Maxico ekibi, 7 Temmuz Cumartesi gecesi saat 22.00’de sahne alacak. Deneyimli caz gitaristi Max Schultz’un başını çektiği bu dörtlüde davullarda da Türk müzisyen Mehmet İkiz yer alıyor.
18 Temmuz Pazar günü sona erecek 14. Uluslararası İstanbul Caz Festivali, 11 farklı mekanda, 40’ın üzerinde topluluk ile 200’ün üzerinde yerli ve yabancı müzisyeni ağırlayacak.

14. Uluslararası İstanbul Caz Festivali’ndeki konserlerin biletleri; Biletix satış noktaları,  BİLETİX çağrı merkezi (0 216 556 98 00), www.biletix.com, www.garanti.com.tr, Alo Garanti 444 0 333 ile Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi gişelerinde saat 10.00 – 18.00 arası ve konser günleri ise saat 20.30’a kadar alınabilir.

Yazı kategorisi: Festival, Müzik | » yorum bırak;

Tuluyhan Uğurlu Çin belgeselinde

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Pekin 2008 Olimpiyat hazırlıkları kapsamında, “Uygarlıklar Yolu” isimli belgeselin çekimleri için Türkiye’ye gelen Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük televizyonu CCTV (China Central Television) 60 bölümlük belgeselin bir bölümünü Tuluyhan Uğurlu’ya ayırdı.

Tuluyhan Uğurlu Çin belgeselinde

Uğurlu’nun yaşamının ve görüşlerinin müziği eşliğinde anlatıldığı belgesel için televizyon ekibi 3 gün boyunca sanatçı ile çeşitli mekanlarda çalıştı. Çin Devlet Televizyonu yapımcıları Türkiye’ye gelmeden önce Tuluyhan Uğurlu’nun albümlerini dinlediklerini ve Doğu-Batı arasında gelenekselden yola çıkarak çağdaş formlarla kurduğu güçlü köprü nedeniyle onunla çalışmak istediklerini belirttiler.

Tuluyhan Uğurlu belgesel çekimleri evinde, oturduğu Beylerbeyi sahilinde ve yeni albüm hazırlıkları yaptığı stüdyoda gerçekleştirildi. Program yapımcıları Tuluyhan Uğurlu ile yaptıkları çalışma sırasında onun sanatçı kişiliği dışında Türkiye hakkındaki görüşlerini de aldılar. “Uygarlıklar Yolu”nun içinde Türkiye altı bölümde tanıtılacak. Belgesel içinde Atatürk, Mevlana, Mimar Sinan özel bölümlerle anlatılırken İstanbul’un fethi de belgeselde geniş biçimde yer alacak. Türkiye ile ilgili tüm bölümlerde Tuluyhan Uğurlu’nun müzikleri kullanılacak. Belgesel 2008 yılı başından itibaren yayımlanacak

Yazı kategorisi: Müzik, Sinema | » yorum bırak;

AYDIN DOĞAN KARİKATÜR YARIŞMASI SONUÇLARI AÇIKLANDI

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Aydın Doğan Vakfı tarafından düzenlenen 24. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nda, Belaruslu sanatçı Marina Markevitch’in eseri birinci seçildi. Kübalı sanatçı Angel Boligan Corbo ile Brezilyalı Dalcio Machado’nun eserleri ikinciliği paylaşırken, üçüncülüğü Hindistanlı sanatçı C.B. Shibu aldı.

Yazı kategorisi: Resim | » yorum bırak;

Tarihî camiler belediyeye emanet

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Süleymaniye, Sultanahmet gibi tarihî camilerin her türlü bakımını İstanbul Büyükşehir Belediyesi yapacak. İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve müftülük arasında yapılan protokole göre tarihî ve turistik öneme sahip 22 caminin temizlik, onarım ve güvenliği belediye tarafından sağlanacak.

İstanbul’da turistlerin ziyaret etmek istediği mekanların başında tarihî camiler geliyor. Bütün dünyada Blue Mosque (Mavi Cami) olarak tanınan Sultanahmet Camii’ni bazı günler 25 bin kişi ziyaret ediyor. Bu camilerde tarihî dokunun korunması ve temizliğinin sağlanması görevini Büyükşehir Belediyesi üstlendi. Belediye meclisinden çıkan karara göre 22 caminin her türlü hizmetini belediye yürütecek.

Cami dernekleri de uygulamaya destek vereceklerini açıkladı. Eminönü Yeni Camii Dernek Başkanı Çetin Palancı, “Belediyenin tarihî camilerin her türlü bakım ve onarımını yapması büyük bir kazanç. Karar bizi sevindirdi. Belediyeye, yapacağı hizmetlerde biz de yardımcı olmaya devam edeceğiz.” dedi. Sultanahmet Camii Dernek Başkanı Ramazan Apaydın da tarihî camilere sahip çıkılması çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini belirtti. Apaydın, bu camilerde verilen hizmetlerin sabah namazı ile başladığına dikkat çekerek, “Bizim görevimiz sabah namazı ile başlayıp yatsı namazı ile sona eriyor. Belediye bunu dikkate alarak planlama yapmalı. Mesai kavramı ile bu görev yürütülemez.” diye konuştu.

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Bodrum’da Tarih, İnşaat Yağmasının Kurbanı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Bodrum’un, kontrolsüz inşaat yağmasına uğraması, bundan da en büyük yarayı sit alanlarının alması 1980 li yılların ortalarında başladı. Bodrum, bir yandan doğa, kültür ve turizm cenneti olarak tanıtılmaya; Dünya çapında bir marka olarak benimsetilmeye çalışılırken ne yazık ki söylemler hep lafta kalacakmış gibi görünüyor. Dış tanıtımlarında “Mausoleion’u geri istiyoruz’ diye yola çıkanlar ne yazık ki şu an ellerinin altındaki değerlere sahip çıkma konusunda aynı duyarlılığı gösteremiyorlar. Yakın zamanlara kadar, Bodrum Kalesi, Antik tiyatro ve Mindos kapısı gibi belli başlı yerler dışında tarihi dokunun canlandırılmasına yönelik hiç bir girişimde bulunulmadı. Bodrum ve belde belediyelerinin imar yetki ve uygulamalarının bir çoğundaki hatalı ve keyfi uygulamalar, Bodrum yarımadasında ve tümüyle bir sit alanı sayılabilecek konumdaki Bodrum’da çarpık kentleşmeyi körükledikçe körükledi. Bugün Mars Tapınağı’nın yerinde özel bir hastanenin yer alması, Antik Stadion’un, yıllar önce oldukça iyi durumda ortaya çıkarılabilecekken, Sanayi Sitesi inşaası uğruna feda edilmesi, eskiden bazı noktalarda rahatlıkla izlenebilen Halikarnas kent suruna ait kalıntıların neredeyse yerlerinde yeller esiyor olması; yüksek rant beklentilerinin, Bodrum’u her geçen gün nasıl bu çarpıklıklara mahkum ettiğinin sadece bir kaç örneği. En son örnek ise; Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde, Bodrum çıkışı yakınlarındaki doğu sur duvarı kalıntılarının bulunduğu tepenin etrafının traşlanmış olması ve neredeyse çepeçevre inşa faaliyetlerinin sürmekte olması. İlginç olan da; Bodrum İş Merkezi projesi altındaki imzanın, “Tarihi Kentler Birliği”nin de üyesi olmakla övünen Bodrum Belediyesi’ne ait olması.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl sonunda Bodrum Yarımadası’nın İmar Planı ile ilgili yetkiyi üzerine almasının ardından hazırlanmaya başlanan 1/25.000′lik Çevre Düzeni Planı tamamlandığı ve Bodrum’daki belediyelere ulaştığı haberleri gündemde. Yarımada’daki belediyelerin planı kendi bölgelerinde birkaç gün içerisinde askıya çıkartmaları bekleniyor.

Çevre Düzeni Planı olmadığı için Yarımada’nın katı atık yeri, otogar ve arıtma tesisleri gibi projeleri sonuçlandırılamıyormuş. Ama anlaşılan sit alanlarının tahrip etmek için tüm haklar, peynir ekmek gibi birileri tarafından bol keseden dağıtılıyor.

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Allianoi’de Bilimsel Kazıya Geçit Yok

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Uzun süredir  Yortanlı Barajı’nın suları altında kalması ile gündeme gelen Allianoi Ören Yeri ile ilgili Allianoi Bilimsel Kazı Heyeti bilimsel çalışmanın yapılmasına izin verilmemesi üzerine bir açıklama yaptı.

“Dünya’nın bu büyüklükte ve ayakta kalmış termal sağlık yurdu Allianoi şimdi de başka bir tehlikeyle karşı karşıya.

Verilen hukuk mücadelesinin yanında, bilimsel açıdan ivedi olarak değerlendirilmesi gereken Allianoi’da zaman ne yazık ki boşa harcanıyor.

Kültür Bakanlığı’nın her yıl verdiği Kazı Ruhsatı bu yıl baraj bitti gerekçesi ile vermiyor. Ortada ne su ne de tarlalara suyu götürecek tek bir kanal yokken üstelik bunları daha ihalesi yapılmamışken ruhsatın verilmemesinin nedeni tamamen politik.

Yortanlı Barajı’nın altında bırakmaya hazırlanan Kültür ve Turizm Bakanlığı kazı ruhsatı vermeyerek bilimsel çalışmanın da yapılmasını engelliyor.

2006 yılında kazı ruhsatı verip bugüne kadar sağlanan ekonomik destekten yoksun bırakan bakanlık kazı yapılamayacağını düşündü. Ancak duyarlı aydınların ve kurumların sayesinde kısa da olsa bilimsel bir kazı yapıldı. Ve önemli sonuçlara ulaşıldı.

2006 yılında aydınların ve STK’larının bu desteği ile yapılan Allianoi kurtarma kazılarını gören bakanlık, bu kez kazı ruhsatını – yani çalışma iznini – vermeyerek, Allianoi’u bilimsel çalışmalardan mahrum etmeye çalışıyor.

Zeugma’da bir haftanın hatta bir günle yüzlerce eser ortaya çıkartan uzmanlara, Allianoi’da bir kazı sezonu izin vermeyerek nelerin kaybına sebep olduklarını düşünemiyorlar.”

Yazı kategorisi: Arkeoloji | » yorum bırak;

Koç: Bizans bizim değil diyemezsiniz

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

“1. Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu”nu açan Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, “‘Bizans bizim değil’ diyemezsiniz. Aksi halde bu topraklarda iddianız kalmaz” dedi.

Vehbi Koç Vakfı tarafından İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde düzenlenen sempozyum dört gün sürecek ve yerli ve yabancı 90 uzman tebliğ sunacak. Büyük ilgi gören sempozyuma Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün, Topkapı Sarayı Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyeleri Semahat Arsel ve Ömer Koç’un da aralarında bulunduğu konuklar katıldı. Koç, açılışta şunları kaydetti: “Söyleyeceğim sözü yadırgayanlar belki olacak, ama bu topraklarda Bizanslılar da yaşamıştır. Fatih Sultan Mehmet’in camiye çevirdiği, bugün müze olarak kullanılan Ayasofya da Bizans eseridir. Biz yıkmamışız ve kullanmışız… ‘Bizans bizim değildir’ diyemezsiniz.

‘İddiamız kalmaz’
Aksi halde bu topraklarda iddianız kalmaz. Bu topraklar Türkündür. Bugün de, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının toprağıdır. Meseleye böyle bakalım. Osmanlı, Selçuklu eserlerine verdiğimiz önem gibi Hattuşa’ya ya da Lidya, Urartu, Frigya ve Likya’ya da aynı önemi veririm. AKP’li bir bakan olarak söylüyorum; milli birlik ve beraberlik açısından bu anlamda dikkatli olunması gerekir.”

Sunulan bildiriler arasında, ilk Türk sualtı kazısı, olan Marmara Adası açıklarında bulunan Çamaltı Burnu 1 batığı konusu ilgi gördü.

Nergis Günsenin tarafından sunulan tebliğde, 1998 – 2004 arasında yapılan kazı çalışmaları hakkında bilgi verildi.

Bizans’ın etkileri
Tuna Artun tarafından sunulan “Anadolu’nun Türkleşmesinde Bizans Dünyasının Rolü: Batı Anadolu ve Pontus Örnekleri” konulu bildiride de, 13. yüzyılda Moğol istilaları önünde sürüklenerek Anadolu’ya göç etmeye başlayan Türki unsurların Ön Asya’nın Türkleşmesi sürecini hızlandırdığı belirtildi.

Adil Özme de ‘Anadolu Selçuklu Sikkelerinde Bizans Etkileri’ konulu bildirisinde, 12. yüzyılda başlayıp 13. yüzyılın ortalarına kadar uzanan bir süreçte Selçukluların darp ettiği sikkelerde Bizans orijinli figürlerin yer almasına dikkat çekti.
Selçuklu sultanları 1. Kılıç Arslan, 1. Mesud ve 2. Kılıç Arslan’ın oğullarının darp ettiği sikkelerde cephede tasvir edilen yarım portreler, tahta oturan tasvirler ve ejderle mücadele eden atlı tasvirleri bulunduğunu kaydetti.

Üç yılda bir gerçekleştirilmesi planlanan sempozyumun amacı, “Türkiye’de ve diğer ülkelerde sürdürülen bilimsel araştırmaları uluslararası bir platformda paylaşmak, yayın aracılığıyla kamuoyuna sunarak kültürel miras bilincini arttırmak, bu alana yönelik çalışmaların yaygınlaşmasını sağlamak ve genç Bizans araştırmacılarının yetişmesine destek olmak” olarak açıklandı.

600 eser sergileniyor
Sempozyum kapsamında iki serginin de açılışı yapıldı. Marmaray kazılarından çıkan yaklaşık 500 buluntu “Gün Işığında; İstanbul’un Sekiz Bin yılı” isimli sergide ziyaretçilerle buluştu. Üsküdar ve Yenikapı kazılarından elde edilen anfora, çanak-çömlek, seramik, sikke gibi taşınabilir kültür varlıkları da bu sergide sergileniyor. “Kalanlar; 12 ve 13. yüzyıllarda Türkiye’de Bizans” isimli sergide de Anadolu’nun çeşitli müzelerinden getirilen, mimari eserler, mühür, sikke gibi 100 Bizans dönemi tarihi eser yer alıyor.

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Sagalassos antik kentinde restorasyon

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Burdur’un Ağlasun ilçesindeki Sagalassos Antik Kenti’nde restorasyon çalışmaları başladı.

Koç Holding’in sponsorluğunda yapılan kazı çalışmalarını yürüten kazı başkanı restorasyon uzmanı mimar Semih Ercan, bu yılki çalışmaların önümüzdeki ay başlayacağını, bu nedenle restorasyon çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirtti.

Ercan, Roma dönemi milattan sonra 161-180 yıllarına ait Antoninler Çeşmesi ve milattan sonra 0-25 yıllarına ait Heroon (Onursal anıt) ile iç alanda sağlamlaştırma çalışmalarına başladıklarını anlattı:
“2001 yılında kazı çalışmalarına başlanan çeşmenin eksik taşları ve kurulma çalışmaları bu yıl son bulacak. Deprem riskine karşı gelecek yıl taşlar birbirine bağlanacak. Mimari yapının restorasyonunun 2010 yılına kadar bitirilmesi hedefleniyor.

3 bin 500 parçalık üç boyutlu puzzle bu yıl içinde çözülecek ve yapı kendini göstermeye başlayacak. 2010 yılına kadar sürecek restorasyon çalışmaları sonunda Antoninler Çeşmesi’nden suyun, şelaleyi andıracak şekilde yüksekten akmasını sağlamayı hedefliyoruz.”

Ercan, Zeus Tapınağı, giriş kapısı ve meclis binasında da da çalışmaların devam ettiğini sözlerine ekledi.

Yazı kategorisi: Arkeoloji | » yorum bırak;

Balat’ta Dimitri Kantemir Müzesi açıldı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Osmanlı döneminde 22 yıl İstanbul’da yaşayan Boğdan Prensi Dimitri Kantemir’in evi, Avrupa Birliği ve Fatih Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü Fener ve Balat Semtlerinin Rehabilitasyonu Programı kapsamında restore edildi ve Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu’nun katılımıyla müze olarak açıldı. Törende İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mesut Pektaş, Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Dülger, AB Türkiye Delegasyonu Eş Başkanı Büyükelçi Marc Pierini ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir de yer aldı.

Dimitri Kantemir’in Osmanlı döneminde bir süre oturduğu Fener’deki evinde yapılan törende konuşan Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu, müzenin Türkiye Romanya ilişkilerinin daha da geliştirilmesine ön ayak olacağına dikkat çekerek restorasyon nedeniyle Fatih Belediyesi’ne ve Avrupa Birliği’ne teşekkür etti.

Fener – Balat bölgesi yenilenerek turizme açılacak
Törende konuşan AB Türkiye Delegasyonu Eş Başkanı Büyükelçi Marc Pierini de müzenin kazandırılmasından ve projenin başarılmasından memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Fatih Belediyesi’yle yürütülen rehabilitasyon projesinin tarihi binaların restorasyonu dışında sosyal amaçları da olduğuna dikkat çeken Pierini, “Bu program kapsamında katı atık yönetimi, kadınlara yönelik sosyal merkezler, çocukların oynayabileceği parklar yapılacak” dedi. İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olduğunu hatırlatan Pierini, bu nedenle yapılacak Dimitri Kantemir evi gibi renovasyon projelerinin başka yerlerdeki projelere de örnek oluşturacağını kaydetti.

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise Fener Balat Semtlerinin Rehabilitasyon Programı’nda çok anlamlı bir aşama kaydedildiğini belirtti. Fatih’in Bizans, Osmanlı kültürlerinin üzerine kurulu olduğunu, bu nedenle klasik belediyecilik anlayışının ötesinde yaklaşımlar gerektiğini dile getiren Mustafa Demir, “Kimi solmaya yüz tutmuş bu eserler, İstanbul’un siluetinden bir yıldız gibi kayıp gitmesinler ve başımızın üstünde parlamaya devam etsinler diye tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz.” dedi.

Dimitri Kantemir’in 15 yaşında İstanbul’a gelip 22 yıl kaldığını hatırlatan Demir, doğu ve batı kültürlerinin buluşmasında önemli rol oynadığını anlattı. Her iki kültürün felsefesine ve sanatına hakim olan Kantemir’in kendi icadı nota sistemiyle birçok klasik besteyi yok olmaktan kurtardığını dile getiren Demir, “Ne mutlu ki bizi batıya anlatan bu ünlü bilgini tanıtmak fırsatı da yüzyıllar sonra Dimitri Kantemir Romen Kültür Enstitüsü’nün katkılarıyla bize nasip oluyor” diye konuştu.

Törende konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Traian Basescu, Büyükelçi Marc Pierini ve Mustafa Demir Dimitri Kantemir evinin bahçesindeki maskı açtı. Protokoldekiler daha sonra da evin girişindeki kurdeleyi keserek müzenin açılışını gerçekleştirdi ve müzeyi gezdi.

Dimitri Kantemir
İstanbul’a 15 yaşındayken gelip 22 yılını burada geçiren ve 18. yüzyıl Türk musikisinin en önemli bestecilerinden olan Dimitri Kantemir, Doğu ve Batı kültürlerinin buluşmasında büyük bir rol oynadı. Her iki kültürün felsefesine ve sanatına da hakim olan Kantemir, eserleriyle İstanbul’un kültür hayatına kalıcı izler bırakmış bir şahsiyet. Kendi icadı olan nota sistemi ile birçok klasik besteyi yok olmaktan kurtardı, Türk musikisi makamlarıyla şarkılar besteledi ve ileri yaşlarını da Osmanlı kültürünü batıya tanıtmakla geçirdi.

Yazı kategorisi: Mimarlık, Müzik | » yorum bırak;

İMÇ’de Osmanlı konakları

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Cumhuriyet döneminin başarılı mimari ve kentsel uygulamalarından biri olan İMÇ bloklarının, Osmanlı konakları yapılmak üzere yıkılması planlanıyor.

Nasıl bir durumla karşı karşıyayız? Tarihi binalar bir tarafa, bu gidişle güncel mimarlığın, Doğan Tekeli, Sami Sisa, Metin Hepgüler gibi önemli ustaların dahi yaşadığımız kentte izleri kalmayacak. Mimarlara sipariş üzerine ‘bina resmi çizen’ kişiler olarak bakılacak, onlara bu rol biçilecek. Profesyonellik, yaratıcılık adına ne varsa bunların hepsi kamusal alandan çekilip zengin ailelerin, yatırımcı sponsorların, sermayenin himayesi altına alınacak. Özel alanlara izole edilecek. Mimarlar, mimarlığı hakkıyla yapmaya çalışanlar halka, esnafa, yani sıradan insana hizmet veremeyecekler. Kendilerini, profesyonelliklerini yatırımcılara, zenginlere adayacaklar. Halk ise, kendisini temsil ettiğini iddia eden siyasetçilerin basmakalıp fikirlerine, tahakkümüne terk edilecek. Ne tuhaf bir karşıtlık ve ne tuhaf bir uzlaşma bu? Belediyenin bir şirketinde hem proje müellifi, hem karar verici, hem koruma kurulu üyesi hem de “Tarihi Yarımada Grubu” yöneticisi olarak iş gören bir kişi, katıldığı toplantılarda göğsünü gere gere şunları söylüyor: “Tarihi Yarımada’da yer alacak olan yeni binalar, Osmanlı tarzında olacak. Modern bina isteyenler varsa, onlar da istediklerini yapabilirler, ama başka bir yerde. Tarihi Yarımada’nın dışında. Buraya gelen turistler bizim nasıl yaşadığımızı, bize ait olan mimariyi görmeliler”. Şimdi sıra İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’na gelmiş. “Tarihi Yarımada Koruma Projesi” kapsamında İMÇ yıkılacak ve yerine Kiptaş tarafından Osmanlı mimarisi tarzında 50 adet ahşap görünümlü villa yapılacakmış. Kiptaş’ın İMÇ’yi yıkıp yerine yaptıracağı Osmanlı Konakları, ferforje adı verilen tırtıllı demirlerle süslenecek, üstleri ahşap görünümlü malzemelerle kaplanacak, banyolarına desenli seramikler döşenecekmiş. Oysa İMÇ, Perpa ya da Kuyumcukent gibi kentsel boyutu dikkate almayan bir küçük üretim ve ticaret merkezi değil. Cumhuriyet döneminin başarılı mimari ve kentsel uygulamalarından biri. Yangın geçirmiş tarihsel bir doku içinde 1960′larda inşa edilen bloklar, kademeli, katmanlı yer alış biçimleriyle, kentsel topografyayı dikkate alarak, tepelere yerleştirilen anıt camilerle ‘kentsel morfoloji’ arasındaki ilişkileri sorgulayan, dikkate alan ilginç bir mimarlık düşüncesini sergiliyorlar. Yarışma yöntemi ile elde edilen bu projenin temel farkı, bu popülist yaklaşımda olduğu gibi sosyal dokuyu yok edici bir özellik taşımaması.

Planları okuyan yok mu?
Basında yer alan ayrıntılar şöyle: Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım, -boş bir araziye konut sitesi yapar gibi-, ilk etabın çok kısa bir süre içinde başlayacağını, İMÇ’nin tamamen kaldırılacağını açıklamış. Onbinlerce kişinin çalıştığı, iki binden fazla işyerinin bulunduğu İMÇ’nin esnafı ise soluğu mahkemede almış, kararın iptalini istemiş. Bu arada planları iki sene önce onaylayan, ancak seçimler öncesi durumu fark eden Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er, “Bu karar hatalı, düzeltmek için Kadir Topbaş’ı ikna etmeye çalışıyorum” demiş. İMÇ’nin yıkılma kararını duyunca bölgeyi tanıyan herkes şaşırıyor. Diyorlar ki, “İMÇ, Tahtakale, Sultanhamam gibi kentin kalbinin attığı bir yer. Onbinlerce insan burada çalışıyor, yüzbinlerce insan buradan faydalanıyor. Burası bölgenin gelişmesini sağlayan bir merkez durumunda. Buraya prestij konutları adı altında ‘Osmanlı Konakları’ yaptırmayı düşünenler aklını peynir ekmekle yemiş olmalı…”

Gelin de şaşırmayın. Sanki kent yönetimi bir sabah kalkmış, “acaba bugün nereyi yıkmalıyım” diye düşünürken aklına İMÇ gelmiş! İnsan şunu merak ediyor: Koskoca İstanbul’da işi, uğraşı icabı, planları okuma zahmetine katlanan kimse yok mu? Planları, projelerin hazırlanma yöntemini vatandaş mı tartışacak? Gariplik şurada ki, bunları tartışmaya açmak için çırpınan birkaç kişi dışında, kimsenin bu yönteme ve kararlara bir itirazı yok! Herkes kendi işiyle meşgul olduğu için kimse belediyenin hazırlattığı ucube planlara, projelere bakmıyor. Sıra yıkıma gelince fark ediliyor. Belediye meclisleri ve koruma kurulu tarafından iki yıl önce onaylanan “Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım Uygulama İmar Planı” çerçevesinde bölge, ‘prestij konutları alanı’ ilan ediliyor. Onaylanan bu planlarda “İMÇ’nin desantralize edilmesi” hükmü -ayrı bir bölüm olarak- yer alıyor. Yer almakla da kalmıyor, belediyeye bağlı bir şirket adına güya kentsel tasarım projeleri hazırlanıyor. Tıpkı diğer projeler gibi. Sonuçta planlardan birçok kişinin haberi var. Bir tek bölgede yaşayan, çalışan insanların yok! Osmanlı mirası da, Cumhuriyet döneminin önemli mimari örnekleri de Osmanlı tarzı binalar yapılmak üzere arsaya dönüştürülüyor. Süleymaniye’de, Zeyrek’te, Sulukule’de birtakım kişiler kamusal gücü arkalarına alıp, ‘korumacılık’ kılıfı altında kendi fikirlerini dayatıyorlar. Kültür mirasının yaratıcı bir uğraş içinde korunabileceğini, bu işin de bir mimari araştırma ve sorgulama konusu olduğunu onlara hatırlatan, aktörlere bunun yöntemlerini gösteren hiçbir kurum, kişi yok.

Modernlik deneyimi
Elbette ki bütün fikirler değerlidir. Ne kadar saçma bulursak bulalım, İMÇ’yi Osmanlı Konakları’na dönüştürmek isteyen zevatın da görüşleri değerlidir. Ancak demokratik bir yönetim biçiminde bir kişi “Ben böyle karar verdim, Tarihi Yarımada’ya ‘Osmanlı konakları’ yakışır. Bu nedenle bu konu tartışılamaz” diyemez. Bir kenti planlamak yaratıcı bir iştir, farklı fikirlere açıklık ve katılım, araştırma, gözlem, yorum gerektirir. Kamusal işlevleri profesyonelliğe, yaratıcılığa, halkın katılımına kapatanlar kamu adına yalnızca kendi fikirlerini sergiliyorlar. Demek ki bugünlerde planlama, kentsel tasarım, mimarlık gibi işlevlerin marangozluk, sıvacılık gibi uğraşlar olmadığını, yeniden hatırlamamız gerekiyor: Bu modelin berhava etmek istediği yalnızca buradaki sosyal doku değil. Aynı zamanda, kentin tarihsel yapısını yaratıcı bir deneyimle keşfetmeyi amaçlayan profesyonel bir nitelik, bir birikim. İstanbul’un kendi modernlik deneyimi.

Yazı kategorisi: Mimarlık | 1 Yorum »

Hayata dönüş mü?

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

F tipi cezaevlerine karşı 2000′de başlatılan ‘ölüm oruçları’ ve birçok mahkûmun öldüğü ‘Hayata Dönüş’ operasyonu günleri Gencer Yurttaş’ın 50 karelik fotoğraflarıyla tekrar gündeme taşınıyor. ULİSfotoFEST kapsamında Karşı Sanat’ta açılan ve toplumsal hafızamızı yoklayan sergi 1 Temmuz’a kadar açık.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

No mu çıktı? Yes

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Daha önce düzensiz de olsa dört sayı yayımlanan No edebiyat-sanat seçkisi, yepyeni bir tasarım ve içerikle yeniden okur karşısında. Şiir, öykü, oyun, deneme, inceleme, mektup, gezi yazısı gibi yazıda ifade bulan tüm sanatsal disiplinlere açık olan No dergisi Turgay Kantürk’ün yayın yönetmenliğinde hazırlandı. Yeni No’nun tasarımı ise tasarımcı Savaş Çekiç’in imzasını taşıyor. Derginin ilk sayısında Selim İleri, Sina Akyol, Jale Sancak, Orhan Alkaya, Haydar Ergülen, Seyhan Erözçelik, Oğuzhan Akay, Metin Cengiz, Altay Öktem, Gültekin Emre, Özden Çiftçi, Serdar Koçak, Enver Topaloğlu, Deniz Durukan, Levent Tülek, Kadir Aydemir, Uygar Asan, Levent Karataş, Zafer Yalçınpınar, Anita Sezgener, Onur Behramoğlu, Pelin Onay, Erkut Tokman, Mustafa Işık, Onur Tekin, Aylin Antmen, Cem Doğru ve Turgay Kantürk’ün yazılarının yanı sıra nisan ayında yaşamını yitiren Kurt Vonnegut söyleşisi yer alıyor. Ressam Temür Köran da desen ve resimleriyle No’yu zenginleştiriyor.

Yazı kategorisi: Türk Edebiyatı | » yorum bırak;

Hayata dönüş mü?

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

F tipi cezaevlerine karşı 2000′de başlatılan ‘ölüm oruçları’ ve birçok mahkûmun öldüğü ‘Hayata Dönüş’ operasyonu günleri Gencer Yurttaş’ın 50 karelik fotoğraflarıyla tekrar gündeme taşınıyor. ULİSfotoFEST kapsamında Karşı Sanat’ta açılan ve toplumsal hafızamızı yoklayan sergi 1 Temmuz’a kadar açık.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Akın’ın “Yaşamın Kıyısında” filmi ekimde

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Fatih Akın’ın Cannes’da senaryo ödüllü kazanan filmi ‘Yaşamın Kıyısında’ Türkiye’de 26 Ekim’de vizyona girecek. Nurgül Yeşilçay, Tuncel Kurtiz, Hanna Schygulla, Baki Davrak’ın rol aldığı filmde Akın, Almanya-Türkiye hattında altı kişinin bir şekilde iç içe geçen öykülerini anlatıyor. ‘Yaşamın Kıyısında’nın Antalya Film Festivali’nde açılış filmi olması da gündemde.

Yazı kategorisi: Sinema | » yorum bırak;

Hababam imdb’de bu sefer ikinci oldu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Rıfat Ilgaz’ın eserinden uyarlanan, Ertem Eğilmez’in klasik eseri ‘Hababam Sınıfı’ serisinin imdb.com sitesindeki başarısı devam ediyor. İki yıl önce, siteye üye olan seyircilerin oylarıyla belirlenen listede, serinin ilk filmi ‘Hababam Sınıfı’nın üçüncü olmasının ardından ‘Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı’ da ‘Dr. Strangelove’ filminin ardından ikinci oldu.

Yazı kategorisi: Sinema | » yorum bırak;

İstanbul Müzik Festivali’nden yerel esintiler

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

İstanbul Müzik Festivali, tasavvuf müziğinin önemli temsilcilerinden Kudsi Erguner ve Saim Akçıl yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası konserleriyle müzikseverlere ‘yerel esintiler’ sunuyor.
Tasavvuf müziğinin en önemli temsilcilerinden Kudsi Erguner, “Fener’den Saray’a” adl son projesinin dünya prömiyeri ile 27 Haziran Çarşamba akşamı İstanbul Müzik Festivali’nin konuğu oluyor. Festival 28 Haziran Perşembe akşamı da Saim Akçıl yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nı ağırlayacak.
FENER’DEN SARAY’A
Tasavvuf müziğinin ülkemizdeki ve dünyadaki en önemli temsilcilerinin başında gelen Kudsi Erguner, “Fener’den Saray’a” adlı son projesinin dünya prömiyeriyle 35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nin konuğu oluyor.

Vehbi Koç Vakfı sponsorluğunda gerçekleşen gecede Kudsi Erguner ve Topluluğu, Zaharya ve İlya Efendi gibi önemli Rum bestekârlarının Fener Ortodoks Patrikhanesi’nden Osmanlı sarayına uzanan Osmanlıca ve Rumca eserlerini yorumlayacak.

Unutulmuş müzik geleneklerini gün yüzüne çıkaran araştırmalarıyla da tanınan besteci, müzikolog ve neyzen Kudsi Erguner, 1980 yılında UNESCO desteğiyle ülkemizde gerçekleştirdiği araştırmaların ardından Paris’te Mevlana adlı bir enstitü kurdu. Dönem müziği topluluğu Hilliard Ensemble’dan rock yıldızı Peter Gabriel’a, ünlü tiyatro ve film yönetmeni Peter Brook’dan Maurice Béjart’a önemli sanatçılarla ortak projelere imza atan Erguner, 1988’de Fasl adıyla kurduğu Kudsi Erguner Topluluğu ile otuz yıla yakın zamandır Osmanlı ve Tasavvuf müziğini tüm dünyaya tanıtıyor.

RUSYA’DAN SEVGİLERLE
Yerel çalgıları klasik batı müziği orkestrasıyla buluşturan Tekfen Filarmoni Orkestrası, Saim Akçıl yönetiminde “Rusya’dan Sevgilerle” başlıklı gecede müzikseverlerle buluşuyor.

Tekfen Holding sponsorluğunda gerçekleşen gecenin solistleri ise “Domra” ustası Inna Akulinina ve günümüzün en heyecan verici kemancılarından Antal Szalai.

Festival izleyicileri, Moğol kültüründen günümüze ulaşan, Rus klasik ve halk müziğinde sıkça rastlanan müzik enstrümanı “Domra”yı Tchaikovsky, Rachmaninov ve Shenderer’in yapıtlarının seslendirileceği gecede daha yakından tanıma fırsatı bulacaklar. Henüz 26 yaşında olmasına rağmen çarpıcı tekniği ve müzikal olgunluğu ile büyük beğeni toplayan Macar kemancı Antal Szalai ise, repertuarın çok sevilen eserlerinden Tchaikovsky’nin Keman Konçertosu’nu seslendirecek.

1992 yılında Karadeniz Ekonomik İşbirliği’ne üye ülkelerin sanatçılarının bir araya gelmesiyle kurulan Tekfen Filarmoni Orkestrası, bu yıl 15. yıldönümünü kutluyor. Kurulduğu günden bu yana Saim Akçıl’ın şefliğini üstlendiği Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın kadrosu 23 ülkenin sanatçılarından oluşuyor.

35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde yer alan konserlerin biletleri Biletix satış noktaları; www.biletix.com ve Biletix çağrı merkezi (0216) 556 98 00 aracılığıyla ve Atatürk Kültür Merkezi ve Aya İrini Müzesi gişelerinden satın alınabilir.

Yazı kategorisi: Festival, Müzik | » yorum bırak;

Düz duvarda oturulur mu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Bugünlerde Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’ta yaşayanlar caddelerde yürürken hiç de sıradan olmayan görüntülerle karşılaşıyor. Bunların en çarpıcısı da binaların duvarlarına yerleştirilen sandalyelerde oturan insanlar.
Yerden en az 6 metre yüksekliğe monte edilmiş olan sandalyelerde bağlı bir şekilde oturan kimi gazete ya da kitap okuyan, kimi çevreyi seyreden hatta bazıları gelip geçene çiçek atan bu insanlar aslında Angie Hiesl Yapım Şirketi’nin tasarımı olan ilginç bir sergiye “modellik” ediyor.

Prag’da düzenlernen ve alanında en büyük sanat etkinliği olma özelliğini taşıyan ‘Prag Quadrennial 2007′ adlı yarışmalı sergi boyunca kent halkı sokaklarda böyle ilginç görüntülerle sık sık karşılaşacak.

Yazı kategorisi: Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Bursa Açık Havada Yıldızlar Geçidi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Turizm Vakfı(BKSTV) tarafından düzenlenen, her yıl dünyanın ve Türkiye’nin en önemli seslerini Bursalılarla buluşturulan Uluslararası Bursa Festivali’nin 46.’sında bir ilke daha imza atıldı.
Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Turizm Vakfı(BKSTV) tarafından düzenlenen, her yıl dünyanın ve Türkiye’nin en önemli seslerini Bursalılarla buluşturulan Uluslararası Bursa Festivali’nin 46.’sında bir ilke daha imza atıldı.

Türkiye’de ilk kez Uluslararası Bursa Festivali’nde aynı sahneyi paylaşan Türk Pop Müziği’nin eskimeyen sesi Fatih Erkoç, sesiyle müzikseverleri büyüleyen Demet Tuncer ve dünyaca ünlü Türk Tenor Hakan Aysev, Bursalılara unutulmaz bir gece yaşattı. Üç ünlü ses, sahneye Orhan Şallıel yönetimindeki İstanbul Synpony Project’in müzikleriyle “Bak bir varmış bir yok” şarkısını söyleyerek çıktı. Tansiyonun hiç düşmediği konserde üçlü, hareketli dansları ile izleyicileri kendilerine hayran bıraktılar. Erkoç, Tuncer ve Aysev, konser repertuarlarında ünlü opera parçaları, Arjantin tangoları, napolitenler, müzikal şarkılar ve Türkçe tangoların yanı sıra Türk Sanat Müziği eserleri ile türkülere de yer verdiler.

Yazı kategorisi: Festival, Müzik | » yorum bırak;

Sanal Ortam Tiyatro Oyununun Konusu Oldu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Ürgüp Belediyesi kültür etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen; Avanos’ta eğitim veren tiyatro sevdalısı bir grup öğretmenin amatör ruhla kurduğu tiyatro topluluğunun oynadığı; “Doğruyum Çalışkanım İnternetteyim” adlı oyun Ürgüplü tiyatro severlerle buluştu.

Ürgüp Belediyesi kültür etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen; Avanos’ta eğitim veren tiyatro sevdalısı bir grup öğretmenin amatör ruhla kurduğu tiyatro topluluğunun oynadığı; “Doğruyum Çalışkanım İnternetteyim” adlı oyun Ürgüplü tiyatro severlerle buluştu.

İnternet ve yeni kuşak gençliğin internet tutkusunu konu alan Mehmet Esatoğlu’nun “Doğruyum Çalışkanım İnternetteyim” oyunu verdiği mesajlarla büyük ilgi gördü. Avanos’ta uzun yıllar çeşitli kültürel sanatsal çalışmaların var edilmesi için çabalar harcamış öğretmen Nimet İnce’nin girişimleriyle oluşturulan sendika tiyatrosu, geçtiğimiz kış aylarında ilk çalışmalarına başladı.

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

‘Töre’ye Bakanlık Desteği

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Şanlıurfa Kent Tiyatrosu Yönetmeni Güven Cengiz’in yazdığı “Töre” adlı oyuna Kültür ve Turizm Bakanlığı 9 bin YTL’lik maddi destek sağladı.

Şanlıurfa Kent Tiyatrosu Yönetmeni Güven Cengiz’in yazdığı “Töre” adlı oyuna Kültür ve Turizm Bakanlığı 9 bin YTL’lik maddi destek sağladı.

Ocak ayından bu yana “Töre” adlı oyunlarını sergileyen Kent Tiyatrosu ekibi, son olarak geçen hafta Tatlıses Kültür Derneği’nde çok sayıda esnaf ve öğrencinin katılımı ile oyunu sahneledi.

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Klimt, Klee, Matisse, Warhol, Miró ve Daha Fazlası Yakında Pera`da!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Klimt, Klee, Matisse, Warhol, Miró ve Daha Fazlası Yakında Pera`da!

Pera Müzesi, önümüzdeki bir yıl içinde görkemli sergilere ev sahipliği yapacak. Müzede ağustostan itibaren Klimt, Picasso, Klee ekimde Warhol, Basquiat, Nauman gibi dev sanatçıların eserleri görülebilir. 2008′te ise Miró sergisi var.

Son dönemde Picasso’dan Rodin’e Rembrandt’dan Gursky’e sanat tarihinin yıldız isimlerini ağırlayan İstanbul, ustalara yönelik bu konukseverliğine devam ediyor. Önümüzdeki dönemde Gustav Klimt, Paul Klee, Henry Matisse, Jean Dubuffet, Andy Warhol, Roy Lichtenstein, Jean-Michel Basquiat, Joseph Beuys’un da aralarında bulunduğu farklı dönemin usta sanatçıları İstanbul’a teşrif edecek. Pera Müzesi vasıtasıyla İstanbul’a uğrayacak sanatçıların hangi eserleriyle gelecekleriyse şimdiden merak uyandırıyor.

Yazı kategorisi: Heykel, Resim, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

V. Uluslararası Gazimağusa Sempozyumu`07: Akdeniz Üçlemesi II: “KKK” : Kıyı Yerleşimleri – Kültür – Koruma

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Bir Akdeniz kıyı yerleşimi olan Gazimağusa Kenti, uygarlıklardan miras aldığı zenginlikler ve birikimlerin bıraktığı izleri anlatmak üzere sessizliğini, 1998’den başlayarak düzenlenen sempozyumlar zinciri ile bozmuştur. İlk kez uluslararası platform ise Akdeniz ÜçleMesi’nin ilki olan ‘3M: değişiM-dönüşüM- BildiriM’ / “Meditriology: 3M: Momentum, Metamorphosis, Manifesto” ile 2004 yılında gerçekleştirilmiştir. Gazimağusa Belediyesi ve Doğu Akdeniz Ünivesitesi Mimarlık Fakültesi işbirliği ile beşinci kez gerçekleştirilen bu etkinlikler; Akdeniz üçlemesi-2- ‘KKK’ Kıyı yerleşimleri – Kültür – Koruma üçlü teması ile 8-10 ekim 2007 tarihleri arasında devam ettirilerek, bu uluslararası buluşmanın sürekli kılınması öngörülmüştür.

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali

“Türkiye Mimarlar Odası” kurulduğu 1954 yılından günümüze, mimarlık kültürünün gelişmesi, tarihi mirasın korunması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi amacı ile için yoğun bir çalışma sürdürmektedir. Bu çalışmalara yeni bir boyut kazandırmak amacı ile 2007 yılından itibaren “İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali” adı altında yeni bir organizasyonu yaşama geçirmeye karar vermiştir. Bu etkinliğe, başta mimarlar olmak üzere, bu alana ilgi duyan herkesin aktif olarak katılımını sağlamayı hedeflemektedir.

Bu festivalin, “Dünya Mimarlık Günü” nedeniyle Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nce gerçekleştirilen “Mimarlık ve Kent Şenliği” etkinlikleri kapsamında programlanması planlanmaktadır. “Dünya Mimarlar Günü” tüm dünyada her yıl, Ekim ayının ilk pazartesi günü, Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA)`nin üyesi 1 200 000 kişi tarafından kitlesel olarak kutlanmaktadır.

Bilindiği gibi, Mimarlar Odası, 2005 yılında İstanbul’da, Uluslararası Mimarlar Birliği’nin “XXII. Dünya Mimarlık Kongresi”nin başarıyla gerçekleştirilmesini sağlayarak, ülkemize ve mimarlık ortamına olumlu puanlar kazandırmış ve dünya basınında geniş yer almıştır.

“İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali”

  • Ulusal
  • Uluslararası

olmak üzere iki ayrı kategoride planlanmaktadır.

Bu festival, mimarlık ve kent konularındaüretilmiş filmleri desteklemeyi, yeni yapımları özendirmeyi, beğeni kazanmış filmleri seyirci ile buluşturmayı amaçlamaktadır. Ayrıca konuyla ilgili mimar, yönetmen ve uzmanların etkinlik kapsamında İstanbul’da buluşmalarına ortam hazırlayarak ülkemizi ve mimarlık ortamımızı geniş kesimlere tanıtmayı öngörmektedir

Ayrıca festival bünyesinde düzenlenen bir de animasyon / cenlandırma yarışması bulunmaktadır.
Yarışma: Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali

Ayrıntılı bilgi: archfilmfest.org

Yazı kategorisi: Mimarlık, Sinema | » yorum bırak;

Fazıl Say’dan Floransa’da konser

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Piyanist Fazıl Say, İtalya’nın Floransa kentinde konser verecek.

Kadir Dursun Production’dan yapılan yazılı açıklamada, Fazıl Say’ın,Piazza della Signoria Meydanı’nda, Maggio Müzik Festivali’nde açıkhava konseri vereceği belirtildi.

Konserin, 30 Haziran Cumartesi akşamı gerçekleşeceği belirtilen açıklamada, İtalya’nın önde gelen orkestralarından Maggio Musicale Fiorentino’yu, tanınmış orkestra şeflerinden Zubin Mehta’nın yöneteceği kaydedildi.

Fazıl Say, konserde Çaykovski’nin birinci piyano konçertosunu yorumlayacak.

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

Pera Müzesi sergileri uzatıldı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde devam eden üç serginin süresi uzatıldı.

Müzeden yapılan yazılı açıklamaya göre, 13 Nisan’da açılan ‘Bir Anıt, İki Anıtsal Kişilik, Theodoros Methokites’den Thomas Wittemora’a KARİYE’, Suna ve İnan Kıraç eski İstanbul fotoğrafları koleksiyonundan derlenen ve yaklaşık 70 fotoğraftan oluşan ‘Sur, Kemer, Kubbe/Osmanlı Fotoğrafçılarının Gözüyle Bizans İstanbulu’ ile 24 Ocak’ta açılan ‘Ali Emiri Efendi Dünyası’ adlı sergiler, gördüğü ilgi nedeniyle uzatıldı.

Her üç sergi de, 15 Temmuz’a kadar sanatseverlerin izlenimine açık olacak.

Yazı kategorisi: Fotoğraf, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

 
WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Andreas09 by Andreas Viklund.