Sanat Haberleri Ajansı (SaHA)

www.sanatajansi.com Test Yayını

27 Jun 2007 için Arşiv

Bu yaşta polemik yapacak halim yok!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Hayat hikayesini anlatan ‘İki Kalas Bir Heves’ adlı nehir söyleşi kitabının yayınlanmasından sonra kendini bir polemiğin içerisinde bulan usta tiyatrocu Erol Günaydın son kez konuştu: “Tiyatrocular sözlerime alınmasın, hatalarından ders çıkarsın. Yoksa bu yaştan sonra demagoji ve polemik yapacak halim yok!”

Biri vardı o herkesi güldüren/ sonra bütün güldüklerine/ oturup delice ağlayan” Yakın dostlarından şair Özdemir Asaf böyle anlatıyordu Erol Günaydın’ı. Gerçekten öyle; herkes bilir ki onun sohbetinden lezzet, dudağından tebessüm eksik olmaz. Nitekim Emine Algan’la yaptığı nehir söyleşiden oluşan “İki Kalas Bir Heves” kitabının sayfalarına da bu yansıyor. Yine de sözlerinden cımbızla çekilip gazetelere taşınan bazı ifadeler, ustayı bir polemiğin içine çekmeyi başardı! Tiyatroların sıkıntılarından bahsederken andığı bir sorunu, sataşma malzemesi yapanlar hem tiyatrocuları hem de Günaydın’ı çileden çıkarttı. Kitapta, karı-kocaların kurduğu kimi tiyatroların, hakkaniyetli çalışmadığını ve bu yüzden kapandığını anlatan Günaydın, “Karı-koca tiyatrolarına garnitür olduk.” demişti. Gazetelere yansıyan bu söze Nejat Uygur, Gazanfer Özcan, Oya Başar ve Derya Baykal tepki göstermişti. Erol Günaydın, bu konu hakkında son kez konuştuğunu söyleyerek şöyle diyor: “Benim hâlen devam eden tiyatrolara bir diyeceğim yok ki! Onlar zaten ayakta kalmışlar; ne mutlu! Benim sözüm onlara değil. Otuz-kırk tiyatrodan üç-dört tane kalmış. Burada biraz hatayı kendimizde de aramamız lazım. Ben bunun derdindeyim. Yoksa bu yaştan sonra demagoji ve polemik yapacak halim yok!”

Besbelli oyuncu doğmuş, yıllarını oyunculuğa vermiş ve hâlâ oyunculuk peşinde olan bir ustayı bu kısır mevzularla değil, zengin hayat hikâyesiyle anmak daha doğru. Akçaabat’tan İstanbul’a, oradan Ağrı’ya, Londra’ya derken dünyanın pek çok yerine uzanan bir bitmez yolculuk. Ama nasılsa hep eğlenceli, hep mütevekkil. “Sonradan hatırlayınca mı böyle geliyor insana?” diyoruz, “Yok valla, yaşarken de böyleydim kızım.” diye cevap veriyor. Peki nasıl başarmıştı Galatasaray Lisesi’nden çıkıp da 1960 yılının şartlarında, iki yıl boyunca Ağrı’nın Diyadin ilçesinin Yukarı Biligan köyünün yokluğunda, kara kışında yine de şikâyetsiz yaşamayı: “Bazen üzülürdüm, sonra da onu yumuşata yumuşata matrak bir hale getirir, dalgamı geçerdim. İnsanlarla neşeyi paylaşmak hoşuma gidiyor, niye üzüntü çıkarayım ki yani?”

Osmanlı hanedanını ağlattı

Günaydın, askerden, toptan, tüfekten korktuğu için onun yerine öğretmenlik yapmak üzere gitmiş Ağrı’ya. Vazife bitince de daha Galatasaray Lisesi’nde iken öğretmenlerinin, kertenkelelerin taklidiyle başlayıp Haldun Taner’in iltifatlarıyla desteklediği tiyatroculuk derdine yeniden yollara düşmüş. Önce İstanbul, sonra Anadolu turneleri, derken Londra’da Olbridge Tiyatrosu’nda Dormen Tiyatrosu ekibiyle “İstanbul Hikâyesi”ni sahneler. Oyunu herkes çok beğenir; ama biri herkesten başka etkilenmiştir: “Oyunda Karagöz-Hacivat diyordu ki: Bu zamana kadar bu insanlar bizi oynattı, şimdi biz onların sırtına değnek takıp oynatalım. Orada Osmanlı hanedanından biri varmış; adını hatırlamıyorum, sürgün gidenlerden. Oyun bittikten sonra geldi. Karagözleri okşadı. Duygulandı, ağlamaya başladı. ‘Benim vatan hasretimi giderdin, teşekkür ederim’ dedi.”

Nüfus sayımını, masayı oynayan, uzun yıllar Akşehir’in en iyi Nasrettin Hocası olan, yazıp oynadığı “Güzel Bir Gün” filmiyle 4. Antalya Film Şenliği’nde “En İyi Senaryo” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödüllerini alan, Ramazan eğlencelerinde meddahı öğreten, klipler, reklamlar ve dizilerde gençlerle çalışan bu usta isim, son olarak da geçen yılın kasımında Polonya’da sergiledi marifetlerini: Uluslararası Varşova Hikâyeciler Festivali’nde: “İlk gece Nasrettin Hoca’yı, fıkralarını anlattım. Öldüler gülmekten. İkinci gece de Haldun Taner’in bir hikâyesini. Bir de yanımdaki tercümanın laflarıyla kendi laflarımı karıştırdım, çok eğlendim. Bir de ilk defa Kültür Bakanlığı bilet aldı bana. Bu festival sırasında bizim bakan oradaymış. Gideceğimi duymuşlar, beni aradı. Biletinizi alalım dedi. Teşekkür ettim ben de.”

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Sevenleri Kazım Koyuncu’yu unutmadı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Kanser nedeniyle ölen Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu, ölümünün 2. yıldönümünde, memleketi Artvin’in Hopa ilçesinde anıldı.

Kazım Koyuncu’nun ailesi, sabah erken saatlerde Sugören köyünde Koyuncu’nun mezarına çiçekler bıraktı. Ardından çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda kişi, bir grup Trabzonspor taraftarı ile Trabzonspor’un altyapı futbolcuları, üzerlerinde Trabzonspor formasıyla Koyuncu’nun mezarını ziyaret ettiler.

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

15. Kahta Kommagene Festivali Sönük Geçti

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Adıyaman’ın Kahta Belediyesi tarafından düzenlenen 15. Uluslararası Kahta Kommagene Festivali bu yıl sönük geçti.
Her yıl Adıyaman Valiliği tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Başbakanlık Tanıtma Fonu katkılarıyla düzenlenen Uluslararası Kommagene Festivali, yerel yönetimlere devredilmesinin ardından bu yıl Kahta Belediyesi tarafından organize edildi.

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Festival | 1 Yorum »

14. Koç Allianz Fotoğraf Yarışmasında Konu: `SU`

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Büyük çevre sorunu olan susuzluğa dikkat çekmek amacıylabu sene konusu “Su“ olarak belirlenen ve bu yıl 14. sü yapılan yarışmada, büyük ödül 5 bin YTL.

Koç Allianz`dan düzenleyeceği fotoğraf yarışmasının bu yılki konusu, en büyük çevre sorunu olan susuzluğa dikkat çekmek amacıyla “Su“ olarak tespit belirlendi.  Amatör veya profesyonel tüm fotoğrafseverlere açık olan yarışmaya, dijital fotoğraflar da katılabilecek. Yarışmaya son başvuru tarihi 31 Ağustos 2007 olarak açıklandı.
Yarışmanın seçici jürisi Sabancı Üniversitesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi Murat Germen, fotoğraf sanatçısı Faruk Akbaş, İFSAK Onur Üyesi İzzet Keribar, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Kamil Fırat, Atlas Dergisi Fotoğraf Editörü Gökhan Tan, Koç Allianz Fotoğrafevi`nin sahibi Hasan Şenyüksel ve Koç Allianz Genel Müdürü George Sartorel`den oluşan yarışmanın, her 2 kategorisinde belirlenecek birincilerine 5 bin YTL ile her bir kategori için 2 adet 2 bin 500 YTL değerinde mansiyon ödülü verilecek.

Sonuçları 18 Eylül 2007 tarihinde açıklanacak yarışmaya başvurular, “Koç Allianz Fotoğraf Yarışması 2005 Bağlarbaşı, Kısıklı Cad. No:11 Altunizade 34662 İstanbul“ adresine yapılabilecek.

Not: Yarışmaya ilişkin ayrıntılı bilgi “0 216 556 60 80“ numaralı telefon veya “ www.kocallianz.com.tr “ internet sitesinden edinilebilir.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Pamukkale’de araç yasağı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Denizli Valiliği, Pamukkale’ye araç girişini yasakladı. Karara göre, turist taşıyan otobüsler ile özel araçlar artık ören yerine giremeyecek.

UNESCO’nun dünyanın olağandışı evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal varlıkları içerisine giren ve dünya miras listesinde yer alan Pamukkale’ye araç girişleri yasaklandı. Uygulamayla, tur otobüsleri ile özel araçlar, Pamukkale’ye giriş yapamıyor.

Denizli Valisi Hasan Canpolat, yaptığı açıklamada “Ziyaretçilerden bir tek şikayet gelmedi. Tur rehberleri bizlere teşekkür mektubu gönderdiler. Çok büyük bir rahatlama oldu. Tüm dünyadaki antik kentlerde böyle gezilir. Buralara araç sokulmaz. Ancak hava şartlarına göre bizler de önlemlerimizi alırız. Şu anda Pamukkale içerisinde servisler var. Karar yerinde bir karardır” dedi.

Turizmciler ise karara tepki gösterdi. Turistlerin yaklaşık bir kilometre yürüyerek Pamukkale’ye ulaştığını söyleyen rehberler, aşırı sıcakların da olumsuz etkilere neden olduğunu belirtiyor.

Rehber Gökhan Tunç, “Bizce yanlış bir uygulama. Buraya Türkiye’nin her yerinde akın eden turistler var. Genç turist fazla olmuyor, genellikle 60, 70, 80 yaşında turistler oluyor, bunları nasıl gezdireceğiz. Devlet adeta ‘Buraya gelmeyin’ diyor. Bence bir yol yapılmalı raylı sistem veya Side de olduğu gibi konvoy halinde tren, o zaman daha iyi olur diye düşünüyorum” dedi.

Öte yandan, turistlerin bazıları ise yürümekten memnun olduklarını belirttiler.

Yazı kategorisi: Arkeoloji | 1 Yorum »

Korumacılığın Kalbi İtalya’da Atıyor!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Belirli aralıklarla yıl boyunca Anadolu’nun çeşitli kentlerinde seminer ve buluşmalar düzenleyen Tarihi Kentler Birliği (TKB), ilk olarak geçen yıl Budapeşte ve Prag’la başlattığı yurt dışı gezilerine bu yıl İtalya’yla devam etti. 27 – 31 Mayıs 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilen İtalya gezisi kapsamında Roma, Pompei, Floransa, Venedik ve Verona kentleri ziyaret edildi. TKB üyelerinin, yurt dışındaki doğal-kültürel ve tarihsel mirası koruma çalışmalarını görmeleri amacıyla yılda bir kez düzenlenen geziye, yaklaşık iki yüz kişi katıldı. Ağırlıklı olarak büyük şehir, il, ilçe, belde belediye başkanları ve eşlerinin katıldığı gezide İçişleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, Valiler ve ÇEKÜL ekibi de yer aldı.

Kalabalık bir grupla gerçekleştirilen Tarihi Kentler Birliği İtalya Gezisi; kentlerindeki, ilçe ve beldelerindeki korunması gereken doğal-kültürel-tarihi mirası ayağa kaldırmak için çaba sarf eden valilere ve belediye başkanlarına yepyeni bir açılım sağladı. Üreten kişiler, bu gezi sayesinde kent, ilçe, kasaba ve köy ölçeğinde gerçekleştirilen koruma uygulamalarını yerinde gördüler. Böylelikle, kendi yaşam alanlarında yaptıkları çalışmalarla karşılaştırma ve hayata geçirilecek yeni uygulamalar için başarılı bir koruma modelini tanıma fırsatına sahip oldular. Tarihi Kentler Birliği üyeleri için İtalya gezisi, bir anlamda ülkeler arası deneyim ve bilgi paylaşımının da önemli bir adımını teşkil ediyor.

Bir açıkhava müzesini andıran ve binlerce yıl öncesine ait yerleşim merkezlerinin kalıntılarıyla dolu olan İtalya gezisinin ilk durağı, Nemi Köyü’ydü. TKB ekibi, göl kıyısında konumlanan, yeşille mavinin hâkim olduğu bu şirin mekânı gezerken, köy halkının büyük bir çoğunluğu hâlâ uykudaydı. Karşılarında yıllara meydan okuyan, özgünlüğünü hiç yitirmemiş olan evleri ve dar sokakları meraklı gözlerle izleyen TKB ekibi, bu manzarayı fotoğraflamayı ihmal etmediler. Nemi Köyü, aynı ölçekte koruma çalışmaları yapan belediye başkanları için başarılı bir modeldi. Köy’ün en görkemli yapısı ise, hiç kuşkusuz Papa’nın yazlık sarayı olan tarihi “Castel Gondolfo”ydu.

Kent merkezi dâhil olmak üzere, tarihi dokusunu başarıyla koruyan Roma, ekibin ikinci durağıydı. Roma’daki tarihi yapıların büyük bir çoğunluğu kent merkezinde toplanmış. Roma medeniyetinin ve barbarlığın sembolü olarak da nitelendirilen elli beş bin kişilik Coleseum, Pantheon, Aşk Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri, Fori Imperiali, Foro Romano, St. Peter ve Popolo Meydanı, Roma gezisi kapsamında ziyaret edilen yerler arasındaydı.

TKB ekibinin ikinci günkü durağı, MS 80 yılında Vezüv Yanardağı’nın yok ettiği bir liman kenti, Pompei’di. 1750’lerde başlayan kazı çalışmaları sonucunda Pompei’nin bir bölümü Vezüv’ün küllerinden çıkarıldı. Şu anda kurtarılan yapıların yüzde 90’ı orijinalliğini koruyor. Söylentilere göre, Pompeililer hiçbir zaman Vezüv’ün bu kadar büyük bir yıkıma yol açabileceğine inanmamışlar. TKB ekibi, Anadolu’da yüzyıllar öncesinde çeşitli nedenlerle toprak altında kalmış yaşama alanlarının, tıpkı Pompei gibi yeniden gün yüzüne çıkarılması gerektiği görüşünde birleştiler.

TKB ekibi, gezinin üçüncü gününde Rönesans’ın merkezi olarak kabul edilen Floransa’daydı. Kentin en önemli özelliklerinden biri, Avrupa’nın en yüksek yapılarının burada inşa edilmiş olması. Kültür, sanat ve tarihle bezenmiş bu kentte 800 yıllık yapıları görmek mümkün. İtalya’nın en eski eczanesi Igresso All’Officina Profumo-Farmaceutiac Floransa’da tarihi bir yapıda konumlanıyor ve hâlâ dünyanın sayılı politikacılarına, jet sosyete olarak tabir edilen kesime özel kozmetik ürünleri hazırlıyor. Ekip, tarihi yapılara fonksiyon verme çalışmalarının en güzel örneklerini bu kentte görme fırsatı buldu. Floransa Meydanı, Santa Maria Katedrali, usta edebiyatçı Dante’nin kilisesi ve evi ziyaret edilen yerler arasındaydı.

TKB İtalya gezisi kazıklar üzerinde yükselen kent Venedik ve buram buram Ortaçağ kokan, o dönemi layıkıyla yansıtan Verona kenti ziyaretleriyle sona erdi.

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Ünlülerin El Yazmaları Müzayedede

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Londra’da dünyanın en ünlü isimlerinin elyazmaları satışa sunulacak.

Londra’da gelecek hafta yapılacak müzayedede dünyanın en ünlü isimlerinin elyazmaları satışa sunulacak.

Yaklaşık 4 milyon dolarlık gelir elde edilmesi beklenen müzayede, 3 Temmuz da Londra’da yapılacak.

Tarih, Edebiyat, Sanat, Bilim ve Tiyatro olmak üzere 5 dalda yapılacak açık artırmada dünyanın en ünlü kişilerine ait 500′den fazla el yazması belge, satışa sunulacak.

Winston Churchill, İngiltere Kraliçesi 1′inci Elizabeth, Sigmund Freud, ressam Claude Monet, yazar Charlotte Bronte ve Napoleon Bonaparte gibi ünlülere ait elyazmalarını içeren eserler, Avrupalı bir koleksiyoncu tarafından 30 yılı aşan bir sürede toplanmış.

Müzayedede satışa çıkacak parçalar arasında Gandi’nin ölmeden kısa süre önce yazdığı bir mektup da var.

Yazı kategorisi: Müzayede | » yorum bırak;

Dünya Mirasına 3 Yeni Yer Eklendi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Listede Madagaskar ve Çin’deki ormanlarla Kore’deki volkanik ada var.

Yeni Zelanda’da toplanan Dünya Mirası Komitesinin, listeye eklenmesine karar verdiği üç yeni yerden biri, Madagaskar adasındaki 6 doğal parktan oluşan Atsinanana yağmur ormanları.

Çin’in Yunnan, Guizhou ve Guangxi eyaletlerinde bir milyon kilometre karelik alanın yarısına yayılan kayalık ormanları da dünya mirası listesinin yenileri arasında.

Kore Cumhuriyeti’nin en güneyindeki Jeju Volkanik Adası da artık dünya mirası listesinde.

Dünyanın oluşumuna ait tarihi izleri taşıyan volkanik ada, mağaralardan, farklı şekillerdeki taş oluşumlarına kadar doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. ara aç

UNESCO’nun dünya mirası listesinde yer alan 830 yerden 9′u, Türkiye’de bulunuyor.

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

İzmir, ‘Sanat Merkezi’ni Bekliyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin yapımı 2008′de tamamlanacak.

İzmir’de yapımı süren Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin 2008′de hizmete açılması planlanıyor.

Sanat Merkezi’nin inşaatında incelemelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin “İzmir’in Avrupa standartlarındaki ilk kültür sanat merkezi” olacağını belirtti.

Kocaoğlu, Büyükşehir Belediyesi’nin, Güzelyalı’daki eski troleybüs atölyesinin yerinde kuracağı Sanat Merkezi’nin kentin kültür sanat yaşamında önemli rol oynayacağını ifade etti.

Kocaoğlu, Merkezin 2008 yılı içinde tamamlanmasının planlandığını kaydetti.

Merkez Üç Ana Bölümden Oluşuyor
Güzelyalı’daki merkez, “Kent Meydanı”, “Kültür Platformu” ve “Sanat Merkezi” olmak üzere 3 ana bölümden oluşuyor.

Sergi alanları, toplantı salonları, simultane çeviri odası bulunan Sanat Merkezi’nde 400 araçlık otopark, sahne ekipmanları ve sanatçılar için otobüs ve tır yanaşımına uygun ayrı otoparklar olacak.

Merkezde 250 kişilik küçük salon ve bin 280 kişilik büyük salon bulunacak.

Engelliler için her türlü olanağın bulunacağı merkezin en önemli çalışmalarından akustik düzenlemesi ise dünyada önemli projelere imza atan İngiliz ARUP firması tarafından hazırlanıyor.

Yazı kategorisi: Genel | » yorum bırak;

Askeriye Camii’ne UNESCO Desteği

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Irak’ı iç savaşın eşiğine getiren mezhep çatışmalarının başlamasına neden olan Samarra kentindeki Askeriye Camii onarılacak.

Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan caminin onarımı için Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO, 5 milyon dolar verecek.

Bağdat’ın kuzeyinde Samarra’da Şiilerce kutsal kabul edilen Askeriye Camii geçen yılki saldırıda büyük hasar görmüş, bu olay mezhep çatışmalarının da bir anlamda başlangıcı olmuştu.

Geçen yılki saldırıda altın kubbesi tahrip olan caminin 2 minaresi de 2 hafta önceki saldırılarda yıkıldı.

Irak hükümeti, caminin onarımı için Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ile anlaşma imzaladı.

Anlaşmaya göre, UNESCO, kültürel ve tarihsel açıdan önemli olan caminin onarımı için, 5 milyon dolar kaynak sağlayacak.

Geçen yıl Şubat ayındaki ilk saldırıdan sonra tamirata girişilmemesi, Şii yetkililer tarafından eleştirilmişti.

İki Şii imamın mezarlarını barındıran Askeriye Camii, Şiiler için özel önem taşıyor.

Yazı kategorisi: Mimarlık, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Bafra Müzesi Restore Edildi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Restorasyonu biten müzede İkiztepe kalıntıları da sergilenecek.

Bafra Müzesi’nin onarımı tamamlandı.

İkiztepe’deki kazılardan elde edilen bulgular, Samsun’un Bafra ilçesindeki müzede sergilenecek.

Bafra’nın geçmişine ışık tutacak olan eserlerin sergileneceği, Bafra Müzesi’nin onarımı tamamlandı. Daha önce çeşitli amaçlarla hizmet veren müze binası 3 kattan oluşuyor.

Müzede, İkiztepe Örenyeri’nde yapılan kazı çalışmaları sonucu günışığına çıkarılan bulgular sergilenecek.

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Sanat Tarihi | 1 Yorum »

Kızıl Kilise’de Restorasyon

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Dünya Anıtlar Fonu’nun “2008 Yılında Dünyanın En Fazla Tehlike Altında Bulunan 100 Tarihi Eser Listesi”nde yer alan Aksaray’daki tarihi Kızıl Kilise’nin restorasyonu için çalışmalar sürüyor.

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesi Kaymakamı Ramazan Yıldırım, merkezi New York’ta bulunan Dünya Anıtlar Fonu’nun (World Monuments Fund-WMF), Haziran ayı başında “2008 Yılında Dünyanın En Fazla Tehlike Altında Bulunan 100 Tarihi Eser Listesi”ni açıkladığını belirtti.

Hasankeyf, İstanbul Surları ve Göreme’deki Meryem Ana Kilisesi de Listede
Yıldırım, bu listede yer alan yaklaşık 60 ülkeden 100 tarihi eserin içinde Türkiye’den Hasankeyf, İstanbul’un tarihi surları, Ankara’daki Çukur Han, Kapadokya’nın Göreme bölgesindeki Meryem Ana Kilisesi ve Güzelyurt ilçesine bağlı Sivrihisar beldesindeki Kızıl Kilise’nin bulunduğunu vurguladı.

Kurtarılmayı bekleyen 100 eser içindeki Kızıl Kilise’nin kubbesinde yapısal hasar olduğunu belirten Yıldırım, yapının genel olarak bakıma ihtiyacı olduğunu söyledi.

Kızıl Kilise’nin restorasyonu için hazırlıkların sürdüğünü, Dünya Anıtlar Fonu’nun kiliseyi dünyadaki 100 eser arasında göstermesiyle kaynak sorunu da yaşamayacaklarını ifade eden Yıldırım, “Kızıl Kilise, Fransızlar tarafından kurulan Kapadokya Sevenler Derneği’nin katkılarıyla restore edilecek. Restorasyonu ise Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmet Ağaryılmaz başkanlığındaki ekip yapacak” dedi.

Yıldırım, Kızıl Kilise’de 3 yıl sürecek olan restorasyon çalışmalarının maliyetinin 400 bin doların üzerinde olacağını ifade etti.

Tanıtıma da Katkı Sağlayacak
Kızıl Kilise’nin dünyada acil olarak kurtarılması gereken ilk 100 eser arasına girmesinin Güzelyurt’un tanıtımı açısından da çok önemli olduğunu kaydeden Yıldırım, şunları kaydetti:

“Listede yer alan tarihi eserler, dünya kamuoyunun dikkatini çekiyor ve adeta turist akınına uğruyor. 5. yüzyılda Ortodoksların hac yolu üzerinde kırmızı kesme taştan yaptırılan Kızıl Kilise’nin de turistlerden ilgi görmesini bekliyoruz. Böylece, Kapadokya bölgesinin en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Güzelyurt’un da tanıtımı yapılmış olacak.”

Yıldırım, Güzelyurt’ta çok sayıda tarihi kilise ve şapel bulunduğunu, ayrıca ilçenin önemini arttıran bir başka faktörün ise Hıristiyanlığın 3 büyük kolundan biri olan Ortodoks mezhebinin Güzelyurt’ta kurulduğuna inanılması olduğunu sözlerine ekledi.

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | » yorum bırak;