Sanat Haberleri Ajansı (SaHA)

www.sanatajansi.com Test Yayını

03 Jul 2007 için Arşiv

Kadıköy’de Tiyatro Festivali

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Kadıköy 6. Çocuk Tiyatrosu Festivali, 9 Temmuz’da başlayacak festival 16 Temmuz’da sona erecek.

Kadıköy Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl 6′ncısı yapılacak festivalin, 9 Temmuz’da başlayacağı ve 16 Temmuz 2007 tarihinde sona ereceği bildirildi.

Kadıköy 6. Çocuk Tiyatrosu Festivali çerçevesinde 8 gün boyunca çocuklara, tiyatro kültürünü aşılamak için ücretsiz çocuk oyunları sergileneceği açıklandı.

Açıklamada, tiyatro oyunlarının Selamiçeşme Özgürlük Parkı Açık Hava Tiyatrosu’nda, her akşam saat 21.00′da başlayacağı belirtildi.

Yazı kategorisi: Festival, Tiyatro | » yorum bırak;

İlk Tarım Anıtı İlgi Bekliyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Konya’daki Hititlerden kalma ivriz kabartmaları yeterince bilinmiyor.

Konya’nın Ereğli ilçesindeki Hititler’den kalma İvriz Kabartmaları, yeterince tanıtılamadığı için beklenen ziyaretçi sayısına ulaşamıyor.

Ereğli Müze Müdürü Ziyaettin Taşçı, yaptığı açıklamada, Ereğli’nin, Neolitik dönemden Cumhuriyet dönemine kadar, kesintisiz bir şekilde tüm dönemlere ait kalıntıların yer aldığı ender yerleşimlerden biri olduğunu belirtti.

Taşçı, Neolitik, Eski Tunç, Asur ticaret kolonileri, Hitit Çağı, Geç Hitit Çağı, Frig Çağı, Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserlerin Ereğli Müzesi’nde bir arada görülebileceğini söyledi.

Oymalı Yer Altı Şehirleri, Koçak Kilisesi, Aziz Yahya Kuyusu gibi çok sayıda tarihi değerin de yerinde görülebileceği Ereğli’de, en önemli yapının ise milattan önce 8. yüzyıldan günümüze ulaşan İvriz Kaya Anıtı olduğunu dile getiren Taşçı, “Üzerindeki kabartmalarda tanrı figürünün bir elinde üzüm salkımı, diğer elinde ise buğday başağı bulunan anıt, dünyadaki ilk tarım anıtı olma özelliği taşıyor.” dedi.

Bu anıtın büyük bir kayaya çok büyük bir ustalıkla işlendiğini ifade eden Taşçı, şunları kaydetti: İvriz köyündeki İvriz Çayı üzerinde doğal bir kayaya figürler kabartma tekniğiyle, yazıt ise yontularak yapılmış. Hitillerden kalan İvriz Kaya Anıtı, Tuwana adlı ülkeyi yöneten Kral Warpalavas’ı ve tanrı Tarhundaş’ı betimliyor. Kral, tanrıya ellerini kaldırarak şükranlarını sunmakta, tanrı da bir elinde üzüm salkımı, bir elinde üzüm başağı tutmaktadır.”

Anıtın yazıtında ise kral, ‘Ben sarayda prensken bu üzüm bağlarını diktim ve buğday başaklarını yetiştirdim. Tanrı bunlara bereket ve bolluk versin.’ demektedir. Üzüm ve buğday başağı sembolleri, o dönemde de Konya ve çevresinde tarımın insanlar için yaygın bir uğraş ve çok önemli olduğunu gösteriyor.

Dünyada ilk defa tarım sektörünü anlatması ve belgelemesi açısından ön plana çıkan eserin yeterince tanıtılamadığı için beklenen ziyaretçi sayısına ulaşamadığı belirtiliyor.

Yazı kategorisi: Antropoloji, Arkeoloji | » yorum bırak;

Ayten Alpman ve Rüçhan Çamay’a ödül

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 14′üncü Uluslararası İstanbul Caz Festivali’nin açılışında, sanatçı Ayten Alpman ve Rüçhan Çamay’a ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ verildi.

Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen açılış gecesinde, İKSV Başkanı Şakir Eczacıbaşı, ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü Ayten Alpman ve geceye katılamayan Rüçhan Çamay’ın ödülünü ise kızı Melike Demirağ’a verdi.

Ayhan Sicimoğlu ve topluluğu Latin All Stars açılış galası konuklarına özel bir konser verdi.

Vurmalı çalgılar ustası Ayhan Sicimoğlu önderliğindeki topluluğa Latinmüziğinin Grammy ödüllü vokali Frankie Morales ve Kübalı ünlü virtüöz Alfredo De la Fe eşlik etti.

Festival, Garanti Bankası sponsorluğunda gerçekleşiyor.
Törende bir konuşma yapan Şakir Eczacıbaşı, festivalde 40′ın üzerindetopluluk ve 200′ün üzerinde müzisyenin İstanbullu müzikseverlerle şehrin 11 farklı mekanında buluşacağını, kaybedilen müzik yapımcıları Ahmet Ertegün ve Arif Mardin’in de özel programlarla anılacağını belirtti.

Törende daha sonra Şakir Eczacıbaşı festival sponsorlarının temsilcilerine birer plaket sundu.

Gecede Ayten Alpman, Ayhan Sicimoğlu ve topluluğu Latin All Stars ileorjinali bir Latin klasiği olan ‘Adoro’nun müzikseverlerin yakından tanıdığı ‘Ben Böyleyim’ versiyonunu seslendirdi.

Yazı kategorisi: Festival, Müzik | » yorum bırak;

Bodrum ve Samos’ta ortak festival

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Türk-Yunan dostluğunu geliştirmek amacıyla düzenlenecek ”1. Bodrum-Samos Kültür Etkinlikleri”, 6-7 Temmuz tarihlerinde Muğla’nın Bodrum ilçesinde, 9-10 Temmuz tarihlerinde de Yunanistan’ın Samos Adası’nda gerçekleştirilecek.

Yazı kategorisi: Festival | » yorum bırak;

Kemal Sunal Anıldı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Türk sinemasının usta oyuncusu Kemal Sunal, ölümünün 7. yılında Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı. Anma törenine, Kemal Sunal’ın eşi Gül, oğlu Ali, kızı Ezo ve annesi Saime Sunal ile sanatçılar Göksel Kortay, Perihan Savaş, Ulvi Alacakaptan ve diğer yakınları katıldı.

Törende konuşan Ali Sunal, kendisinin de oyunculuk yaptığını dile getirerek, “Daha bize öğreteceği çok şey vardı, hem insanlık, hem de oyunculuk adına” dedi.

Törende sanat dünyasından az kişinin olması ile ilgili yorumunun sorulması üzerine de Ali Sunal, “Yaz mevsimi, havalar sıcak. Herkesin işi, gücü var. Ben de buraya setten özel izin olarak geldim. Hayat kavgasında herkes kendinden sorumlu oluyor herhalde bir yerden sonra” diye konuştu.

Dedesi Mustafa Sunal’ın 10 gün önce vefat ettiğini bildiren Ali Sunal, “Burada ikisi için de dua edeceğiz. Orada buluşmuşlardır umarım” dedi.

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ezo Sunal da bir gazetecinin “Neden bu kadar az insan var?” sorusuna, “Biz bunları takmıyoruz. Çok seveni, çok dostu var. Dua nerede okunsa kabuldür. Herkes çalışıyor, bazıları kendini mezarlıkta iyi hissetmiyor. Saygı duymak lazım. Ben eminim ki, çok dua alıyordur” yanıtını verdi.

Ezo Sunal, “Oyuncu olmanıza babanız ne derdi?” sorusunu ise “Hiç bir şey demezdi. O eğitime çok önem verirdi. Ben de o yüzden ilk önce okulumu başarılı bir şekilde bitirdim. Eğitimimi bitirmeden hiç bir işe bulaşmadım ama ne annem, ne ağabeyim ne babam ileride yapacağım meslekle ilgili baskı yapmadı. ‘Herkes istediği, başarılı olacağına inandığı işi yapsın’ derdi her zaman” diye yanıtladı.

Gül Sunal ise bir şey söyleyemeyecek kadar kötü olduğunu belirterek, “Çok üzgünüm, çok zor yaşıyorum” dedi.

Sanatçı Perihan Savaş ise “İşte gerçek yaşam burası. Reytingler burada, her şey burada. Benim söylemek istediğim şey, bir sürü kavga, gürültü yaşanıyor, bunların yaşanmaması. Çünkü sonuçta hepimiz burada olacağız” diye konuştu.

Kur’an-ı Kerim ve duaların okunduğu anma töreninde, daha sonra katılanlara helva dağıtıldı. Törende Gül Sunal gözyaşlarını tutamazken, Ali Sunal babasının mezarı başına oturarak ağladı.

Yazı kategorisi: Sinema | » yorum bırak;

Yunus Emre Enstitüleri kurulacak

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Yunus Emre’nin birlik ve beraberlik için ortak bir isim olduğunu belirterek, “Bu ortak isimle güzel kültürümüzü, güzel Türkçe’mizi bütün dünyaya sunmak ve bütün dünyanın bütün güzelliklerinden faydalanmasını sağlamak için Türk dili, kültür ve sanatının en etkin şekilde tanıtılacağı Yunus Emre Enstitüleri’nin kurulmasını müjdeliyorum” dedi.
Koç, Bakanlık Emek binasında düzenlediği basın toplantısında, gelişmiş ülkelerdeki gibi yapılanmaya giderek, Yunus Emre Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü’nü kurduklarını söyledi.
Çeşitli kurum ve üniversitelerin katkılarıyla oluşturulacak yapının, dünyadaki yeni yapılanma modellerine de örnek olacağını savunan Koç, ”Yunus Emre Vakfı merkezde yapılandırılacaktır. Buradan dünyanın çeşitli kültür merkezlerinde kurulacak enstitülere ilmi ve mali destek sağlanacaktır” diye konuştu.

Yazı kategorisi: Türk Edebiyatı | » yorum bırak;

Odakule’de “Turkuaz”

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

İSO – Odakule Sanat Galerisi 3 Temmuz Çarşamba – 30 Temmuz 2007 tarihleri arasında
“Turkuaz“ adlı Resim Sergisini konuk ediyor.

Temmuz ayında çoğunuz en azından aileleriniz yazlıkta, deniz kenarında, şezlongda ama
Odakule Sanat Galerisi yine yeni bir sergi ile açık. Bu kez şehrimizi yaz aylarında ziyaret eden yabancı dostlarımızın da ilgisini çekebilecek değerli sanatçılarımızın Istanbul, gezi, deniz, tabiat formları ve gönüle ferahlık veren renk tonlarıyla özellikle Turkuazla donanmış eserleri arasında serin ortamda keyifli dakikalar ve özellikle yazlık fiyatlar sizi bekliyor.
www.asanat.com.tr

Yazı kategorisi: Resim | » yorum bırak;

TRT Çocuk Şarkıları’nın galibi Tik Tak

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

TRT tarafından düzenlenen ”TRT 2007 Popüler Çocuk Şarkıları Yarışması”nda Yavuz Durak’ın ”Tik Tak” adlı bestesi birinci oldu.

TRT’den yapılan yazılı açıklamaya göre, yarışmanın finali 1 Temmuz Pazar günü Arı Stüdyosunda gerçekleştirildi. TRT-1′den canlı yayınlanan finalin jüri üyeliğini, yaşları 8-15 arasında değişen çocuklar yaptı. Yarışmada, çalışmalarını Ankara, İstanbul, İzmir, Trabzon ve Diyarbakır Radyoları bünyesinde sürdüren 210 kişilik TRT Çocuk Korosu tarafından seslendirilen eserler arasından Yavuz Durak’ın ”Tik Tak” adı bestesi birinci oldu. Besteciye 10.000 YTL para ödülü verildi.

Yazı kategorisi: Müzik | 17 Yorum »

Japon araştırmacı Türk oyasını yazdı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Tatil için belirli aralıklarla Türkiye’ye gelen Japon Mizue İmai, ülkesinde Türk oyalarının yer aldığı bir kitap yayımladı. Beş yıl önce bir arkadaşının tavsiyesiyle Türkiye’ye gelen Japon Mizue İmai, çok beğendiği Türk el işlemelerini toplamaya başladı. Halı, kilim başta olmak üzere Türklere özgü çeşitli el sanatlarını incelemeye başlayan İmai, büyük ilgisini çeken oyalar konusunda da araştırma yaptı. “Türk kadınlarının büyük titizlikle, sabırla ve özenle yaptıkları oyalar, çok ilgimi çekti” diyen İmai, Antalya, İzmir, Aydın, Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinden eski ve yeni oyaları topladığını ve büyük bir koleksiyon oluşturduğunu anlattı.

Yapımını da öğrendi
Şu ana kadar 500’e yakın oya topladığını ve bu sırada oya yapmayı öğrendiğini kaydeden İmai, ülkesine döndüğünde sergi açtığını ve Japonlara oya yapmayı öğretmeye başladığını söyledi. İmai, özellikle 20-40 yaş arası kadınların büyük ilgi göstermesi üzerine, bunu kitap haline getirmeye karar verdiğini bildirdi.

Yazı kategorisi: El Sanatları | » yorum bırak;

Küçükçekmece Belediyesi de Fotoğraf istiyor!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Fotoğraf yarışması düzenleyerek, fotoğraf sanatına katkı sunan belediyeler arasına Küçükçekmece Belediyesi de katıldı.

Fotoğraf sanatı açısından ilçeyi cazip hale getirmek amacıyla “Küçükçekmece’de Hayat 2007 II. Ulusal Fotoğraf Yarışması” düzenliyor. Dia, negatif baskı, dijital fotoğraf dallarında yapılacak yarışmaya her yarışmacı 20 fotoğrafla katılabilecek. Yarışma sonunda birincilere 3 bin, ikinciye 2 bin üçüncüye de bin YTL ödül verilecek. Ayrıca jürinin belirleyeceği her dalda en fazla 5 adet fotoğraf sahibi de mansiyon ve özel ödül olarak 500’er YTL alacak. Yarışmaya son katılım tarihi ise 15 Ekim olarak belirlendi.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Silahtarağa Santrali artık sanat üretecek

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Osmanlı döneminde İstanbul’da kurulan ilk enerji tesisi olan Silahtarağa Elektrik Santrali, bu ay içerisinde Çağdaş Sanatlar Müzesi olarak hizmet vermeye başlayacak.

İstanbul’un en eski endüstri bölgesi olan Haliç’te kurulduğu 1911’den 1983’e kadar kente elektrik sağlayan Silahtarağa Elektrik Santrali, İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından kültür ve eğitim merkezine dönüştürüldü. Santalistanbul adıyla yeniden düzenlenen Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde; Enerji Müzesi, Kütüphane ve Bilgi Merkezleri, Uluslararası Rezidans Programı, tasarım ve sanatçı atölyeleri, 7 bin kişilik açık hava amfi tiyatrosu, kafe-restoran ve rekreasyon alanları yer alacak.

Yazı kategorisi: Müze | » yorum bırak;

Yapımcılar ve oyuncular bu sitede buluştu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Oyuncuların ve oyuncu adaylarının profesyonel tanıtımlarını yapmak için kurulan bir internet sitesi, oyuncuları yapımcılar ve yönetmenlerle buluşturdu. Cast direktörü Banu Öztürk ve prodüktör Ceyhun Canikligil tarafından kurulan www.cast-portal.com internet sitesi vasıtasıyla oyuncuların fotoğraflarına ve güncel video tanıtım filmlerine ulaşılabiliyor.

Video görüntülü oyuncu portalı olan www.cast-portal.com, bugüne kadar başta Amerika olmak üzere, Avustralya ve pek çok Avrupa ülkesinde denenmiş ve başarılı sonuçlar almış bir sistemin Türkiye’deki ilk uygulaması. Oyuncu ve oyuncu adaylarının “CastPortal”ın kendi stüdyolarında yapılan fotoğraf ve video tanıtım filmleri, internet sitesine iki gün içinde aktarılıyor ve 1 yıl boyunca bu sitede güncel kalıyor.

Bugüne kadar 100’ü aşkın üyesi bulunan CastPortal’ın üyeleri arasında ünlüler de yer alıyor. Levent Kırca, Cevat Kelle tiplemesiyle tanınan Sinan Bengier, Yağmur Zamanı dizisinde ilgiyle izlediğimiz İstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçısı Alptekin Serdengeçti ve Hırsız Polis dizisinin komiseri Gökçe Sezer sitenin üyeleri arasında yer alıyor.

Yazı kategorisi: Sinema, Tiyatro | 15 Yorum »

Minyatür değil ‘Türkari’

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

minyatur.jpg

Ressam Bülent Özgen, geleneksel Türk el sanatlarının önemli bir parçası olarak bilinen ve yüzyıllar boyunca icra edilen ‘minyatür sanatı’nın aslının Batıya ait olmadığını söyledi. Bu sanatın aslının ‘Türkari’ olduğunu belirten Özgen, “minyatür” adına da şiddetle karşı çıktı.
Belki bir çoğunuz ilk kez duydunuz “Türkari” ismini… Oysa Batılıların “minyatür” adını verdiği ve bizde de bu isimle tanınan sanatın gerçek adı “Türkari”…
Bu Türklere has resim tarzı, sanatçı Bülent Özgen’in fırçalarıyla yeniden hayat buluyor. Özgen tarafından dev boyuttaki tuvallerde canlandırılan Türkari resim örnekleri, Ankara Ticaret Odası’nın 2008 yılında bitmesi planlanan Avrupa’nın en büyük kongre salonunun duvarlarını süsleyecek.

Batı’dan kopya edildi
Türkarinin, dünyadaki üç temel resim tarzından biri olduğunu kaydeden usta sanatçı Bülent Özgen, “minyatür” adına şiddetle tarşı çıkıyor. Bu durumu ‘kendi öz değerlerini bilmemek ve batılılaşmak uğruna gerçek değerlerimizi kaybetmek’ olarak yorumlayan Bülent Özgen, şunları söyledi: “Minyatür, İncil’deki süsleme sanatının adıdır. Batılılar, Türklere has olan Türkari resim tarzını gördüler ve İncil’de kullandıkları küçük resimlere benzeterek minyatür adını verdiler. Bizim sanatçılarımız da zamanla Batı akımının etkisinde kalarak bu kopya sanatı Türkariye tercih ettiler.”

Tablodaki Mohaç
Son 15 yılını Türkari resim tarzına ayıran ve bu dalda çok seçkin eserler ortaya koyan Sanatçı Bülent Özgen, duvarlara dev boyuta Türkari resimler yapmaya başladı. Konularını genellikle, Osmanlı ve cumhuriyet tarihinden alan sanatçı, bir resminde Mohaç Meydan Muharebesini canlandırırken, diğer resminde de Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Nene Hatun’u işliyor.

320 figürlü resim
Mohaç Meydan Muharebesi resminde tam 320 figürün yer aldığını dile getiren sanatçı, “Türkiye’de 100 figürü olan bir resim bile bulamazsınız. Yaptığım resimler, tüm dünya ülkelerinin ileri gelenleri tarafından görülecek. Türkari resim yeniden tanınmış olacak” diye konuştu. Yeni nesillerin bu sanat dalıyla fazla ilgilenmediğini belirten sanatçı, gençleri Türkariye sahip çıkaya çağırdı.

Yazı kategorisi: Resim, Süsleme Sanatları | 1 Yorum »

Grup Yorum Seçimleri Değerlendirecek

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Türk protest müziğinin öncü gruplarından Grup Yorum, 4 Temmuz çarşamba günü AKM önünde bir basın açıklaması yapacak. Saat 13′de başlayacak açıklamada grup üyeleri yaklaşan 22 Temmuz seçimlerini değerlendirecek.

Grup tarafından hazırlanan çağrı metninde “Ülkemiz yeni bir seçimin arifesini yaşıyor. Yine sandıklar dizilecek hepimizin önüne. Yine seçmemiz istenecek, bizi baskı ve sömürü altında tutacak partileri… Seçimin bir çare olmadığı, halkımızın sorunlarını bugüne kadar hiçbir partinin çözüme ulaştırmadığı, aksine dertlerin, sorunların her iktidarla birlikte bir kat daha arttığı ortada… 22 Temmuz seçimlerinden sonra da aynı durumun devam edeceğini, iktidara gelecek partinin baskı, sömürü ve emperyalizme bağımlılık politikalarını sürdüreceğini biliyoruz. Bütün bunların ışığında, yarın Grup Yorum olarak 22 Temmuz seçimleri hakkındaki görüşlerimizi dile getireceğimiz basın açıklamamıza hepinizi çağırıyoruz.” denildi. (SaHA)

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

Kiralık deniz fenerleri

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Türkiye’de 420 deniz feneri var. Bazıları sarp kayalıklara, ıssız adacıklara kurulu. Ama bu ışık evlerinden bir kısmı da dünya güzeli koyların, tılsımlı körfezlerin girişinde, üzerinde sadece fenerin bulunduğu cennet adalara kurulmuş. Bazılarında, bekçilerin aileleriyle yaşadığı eski lojmanlar var. Bir kısmının bakımı da teknisyenler tarafından yapılıyor.

Ama kapıları görevliler dışında hiç kimseye açılmıyor. İşte geçen yıl, ilk kez Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Genel Müdürlüğü, bu fenerleri halka açmaya karar verdi. 2006’da beş deniz feneri arsalarıyla birlikte kiraya verildi, bu yıl da 12 fener ve 8 gayrimenkul ihale yoluyla yeni kiracılara kavuştu. Bundan böyle, bekçilerin 24 saat yaşamak zorunda kalmadığı bu fenerler, butik otel, lokanta, hediyelik eşya dükkanı, hatta ev olarak kullanılacak.

Deniz fenerleri, denizciler için yüzyıllarca en önemli can kurtarma istasyonlarıydı. İstanbul’da Sarayburnu yakınındakine boşuna Cankurtaran Feneri adı verilmemişti. Türkiye’deki fenerlerin çoğu, 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edildi. İhaleye çıkarılanlar arasında en eskisi 1863 yapımı Çeşme’deki Süngükaya, en yenisi ise 1973’te kurulan Hopa Feneri.

Fenerlerin çoğunda, 24 saat görev başında bulunan fener bekçisinin ailesiyle yaşadığı bir lojmanı var. Ama günümüzde uydu kanalıyla sinyalizasyon sistemleri gelişti, gemiler bilgisayar ağına entegre oldu. Artık bir fenercinin fenerin başında durmasına gerek yok. Tabii bu, fenerin işlevini tamamen ortadan kaldırmadı. Çünkü bilgisayar sistemindeki bir arıza durumunda fenerlerden başka gemicilere yol gösterecek bir cankurtaran yok. Kıyı Emniyeti, internet yoluyla arıza bildiren fenerlere en geç bir günde teknik ekip gönderiyor.

Teknolojinin ulaştığı bu noktada, Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Salih Orakcı, kendisine bağlı fenerleri değerlendirmek için açık artırmayla kiraya vermeyi kararlaştırdı. Kıyı Emniyeti, toplam 70 feneri kademe kademe kiraya vermeyi planlıyor. Şu anda 529 bin YTL’lik yıllık gelir elde ettiler, önümüzdeki yıl bu rakamı 2 milyon YTL’ye çıkarmayı hedefliyorlar.

Geçen yılki ilk ihalede beş deniz feneri yeni kiracılarına kavuştu. Bozcaada Batıburnu, Fethiye Kızılada, Marmaris Kadırgaburnu ve Keçiadası ile Trabzon Işıklı Feneri 10 yıllığına kiraya verildi. Kiralanan fenerler, tarihi dokularına zarar verilmeden kafe, restoran, müzeye dönüştürülebilecek. Yeni işletmeciler, fenerin tarihçesini, özelliklerini anlatan broşürler basmak ve bunları gelen misafirlere ücretsiz dağıtmakla yükümlü olacak. Tarihçenin bir özeti fenerlerin girişine koyulacak plaketlerde yer alacak. Ayrıca, yeni kiracılar, fener sönerse hemen Kıyı Emniyeti’ne bildirmekle yükümlü.

Kızılada Feneri’ne 3 milyon YTL’ye butik otel
Fenerlerden bazıları butik otel olarak kullanmaya uygun. Bir kısmı ise sadece konut, küçük bir lokanta ya da hediyelik eşya dükkanı olabilecek kadar küçük. Örneğin Çeşme’deki Süngükaya Feneri’nin, tam 21.5 dönümlük bir arazisi var. Arazide iki lojman ve gemicilerin konaklaması için bir bina daha var. Ancak, fenerlerin gördüğü ilginin arazinin büyüklüğüyle ilgisi yok. Yapılacak restorasyonun maliyeti ve fenerin bulunduğu yöre çok daha önemli. Nitekim Süngükaya için sadece iki başvuru yapıldı. Aylık 1.500 YTL ile ihaleye çıkan fener 1.600 YTL’ye kiracı bulabildi. Çünkü Süngükaya, neredeyse çökmek üzere ve restorasyon maliyetinin 2.5 milyon YTL’yi bulması bekleniyor. Buna karşın Bodrum Eskiçeşme’nin yeri turizm açısından çok iyi. Bodrum Eskiçeşme’deki 300 metrekarelik araziye sahip fener, aylık 15 bin 500 YTL’ye kiralandı.

Geçen yıl kiralanan fenerlerin en ilginçlerinden beri, Fethiye kıyılarının hemen karşısındaki Kızılada Feneri. Bu küçük adada fener ve lojmanından başka bir şey yok. Bugüne kadar sivillere kapalı kalan adanın çok güzel koyları ve iki büyük kumsalı var. Geçen yıl 103 bin YTL yıllık bedel karşılığında Kızılada Turizm ve Denizcilik AŞ tarafından kiralandı. Şirket adaya 3 milyon YTL’lik yatırım yapıyor. Butik otel ve lokanta yakında açılacak, tesise ait tekneler misafirleri Fethiye’den buraya taşıyacak. Bazı fenerler ev olarak da kiralanabiliyor. Örneğin Bozcaada Feneri, kendisine bir bağevi yapmak isteyen bir Bozcaadalı’ya ihale edildi.

Kilyos’taki iki tarihi eve talip çıkmadı
Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Salih Orakcı bu özelleştirmeden umutlu: “Türkiye’de denize ilgi yeterli değil. Türk denizcileri olarak bunu değiştirmek, halkı mümkün olduğu kadar denizle haşır neşir hale getirmek istiyoruz. En güzel bölgelerdeki fenerleri halka açarak hem atıl durumdaki kamu kaynaklarını harekete geçiriyoruz hem de fenerlerin büyüsünün de etkisiyle yeni bir deniz kültürü oluşturmaya çalışıyoruz.”

Bu yıl 5-8 Haziran’daki yeni ihalede ise 9 deniz feneri, bir dalgakıran ve iki tarihi bina için açık artırmaya çıkıldı. Ayrıca Kıyı Emniyeti’ne ait Kilyos’taki Hekim Evleri de kiraya çıktı. Bu iki tarihi binadan biri 486, diğeri 299 metrekare. İkisi için istenen toplam kira 1.650 YTL’ydi ama talip çıkmadı. Aylık kirası 2 bin YTL olan Tütünçiftlik ve 500 YTL olan İnebolu fenerleri de kiraya verilemedi. Bunlar yeniden ihaleye çıkarılacak.

Rekor fiyat Bodrum Feneri’nde
Foça Feneri: 380 metrekare. Aylık 2.100 YTL’ye kiraya verildi.

Bodrum Feneri: Eskiçeşme’deki fener 300 metrekare. Aylık 15.500 YTL’den kiracı buldu.

Turgutreis Hüseyinburnu Feneri: 3 bin 640 metrekare alanlı. 8.100 YTL’ye kiralandı.

Hopa Feneri: Arhavi Hacılar Mahallesi’nde 2 bin 3 metrekare. Aylık 1.300 YTL’ye kiraya verildi.

Perşembe Çamburnu Feneri: 2 bin 798 metrekare. Aylık 411 YTL’ye müşteri buldu.

Çeşme Süngükaya Feneri: Çiftlik Mahallesi’nde, 21.460 metrekare. Aylık 1600 YTL’ye alıcı buldu.

Şarköy Hoşköy Feneri: 2 bin 950 metrekare. Aylık 950 YTL’ye kiraya verildi.

Kadıköy Mendireği’ndeki arazi: Mendireğin ucundaki 182 metrekarelik alan 600 YTL’ye kiralandı.

Beşinci kuşak fenerde çalışabilecek mi?
Fener bekçiliği, genellikle aynı ailede kuşaktan kuşağa geçen bir iş. Örneğin şimdi kiraya verilen Perşembe’deki Çamburnu Feneri, tam 127 yıldır Koç ailesi tarafından yakılıyordu. 1880’de kurulan fenerin ilk bekçisi Mustafa Efendi, 45 yıl görev yaptı. 1925’te yerine oğlu Ahmet Koç, 1945’te ise onun oğlu Mehmet Koç geçti. 1983’te Mehmet Koç’un oğlu Hasan Koç işbaşı yaptı. Hasan Koç, işi oğlu Ayhan’a devretmeyi düşünüyordu. Ama otomatik sinyalizasyonun devreye girmesiyle ve özelleştirmeyle Koç ailesi işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Kıyı Emniyeti, feneri kiralayanlardan, yeni kurulacak tesiste bu aileye iş verilmesini istiyor. Ancak tabii, 26 yaşındaki Ayhan’ın dedeleri gibi burada çalışıp çalışmayacağı belli değil.

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Topkapı Sarayı’nda Bilim Tarihi Müzesi açılıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Geçtiğimiz yıl Topkapı Sarayı’nda sergilenen İslam bilginlerinin icatları için sarayın ‘Has Ahırlar’ında müze kuruldu. 9 Temmuz’da ‘İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ adıyla açılacak müze, 3 bina içinde, 3 bin 550 metrekareyi kapsıyor.

Müzede 8 ile 16. yüzyıl arasında Müslüman bilginlerin icat ve keşiflerinin yeniden yapılan kopya örnekleri sergilenecek. Bu eserler ise tarihî yazma eser kitaplardan çıkarıldı. Astronomi, coğrafya, deniz bilimleri, saat teknolojisi, geometri, optik, tababet, kimya, maden, fizik ve mekanik, savaş teknolojisi ve mimarlık dallarındaki eserlerin/aletlerin sergileneceği müzede, Bilimler Tarihi Kütüphanesi de bulunuyor. Müzenin teşhir ve tanzim çalışmalarını Frankfurt Üniversitesi Arap-İslam Bilimleri Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Fuat Sezgin gerçekleştirdi. Müze, Kültür ve Turizm Bakanlığının işletme kullanımında olmakla beraber, TÜBİTAK, TÜBA, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Frankfurt Üniversitesi ve Prof. Dr. Fuat Sezgin’in katkılarıyla açılıyor.

Yazı kategorisi: Müze | » yorum bırak;

Eminönü Meydanı, “Sanat Meydanı” oldu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO), Eminönü Belediyesi ile birlikte bu yıl 4.sünü organize ettiği Açıkhava Sanat Merkezi, büyük bir coşkuyla açıldı.

Açılış törenine İTO Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Tülin Ersöz, sanatçılar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ekonominin kültür ve sanatla birlikte daha başarılı olacağını belirten İTO Başkanı Yalçıntaş, kültür ve sanat olmadan ekonominin kanatsız bir kuşa benzediğini kaydetti. Daha önce Eminönü Meydanı’ndaki işportacılardan yolda bile yürünmediğini hatırlatan Eminönü Belediye Başkanı Er, 4 yıldır bu meydanın açık sanat galerisi olarak görev yaptığını söyledi. İlçedeki kuyumcu ve ayakkabı atölyelerini dışarı çıkarmaya başladıklarını anlatan Er, belirli bir süre içerisinde tüm imalatçıların ilçeyi terk etmiş olacağını vurguladı. Galeri, 15 Eylül’e kadar pazar günleri hariç saat 10.00-18.00 saatleri arasında gezilebilecek.

Yazı kategorisi: Festival | » yorum bırak;

Belen’de tarihi hamam aslına uygun olarak restore ediliyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Hatay’ın Belen geçidinde bulunan tarihi hamam Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından aslına uygun bir şekilde restore ediliyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile Belen’e yaptırılan cami, kervansaray ve hamam günümüze kadar ayakta kalmayı başardı.

Geçtiğimiz yıl tamamlanan kervansarayın restorasyonunun ardından Belen’de bulunan tarihi hamam da restore edilmeye başlandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün onayı ile Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün Irmak İnşaat firmasına 300 bin YTL’ye ihaleye verilen hamamda çalışmalar aralıksız devam ediyor. Tarihi hamamın aslına uygun bir şekilde yapılması için Irmak Restorayon şantiye şefi Vecihe Anjelin Bülbül, ekibi ile birlikte çok titiz bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Kervansarayın ardından hamamın da tamamlanması ile Belen’in turizm yönünden daha da hareketleneceği belirtilirken, hamamın restore edildiğini öğrenen vatandaşlar Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne teşekkür etti. Belen kervansarayının işletmeciliğini yapan Turizmci Ayşe Barut Keklikçi, “Belen Türkiye’yi Ortadoğu’ya bağlayan önemli bir geçit. Aynı zamanda İpekyolu üzerinde bulunması ise Belen’in önemini daha da artırıyor. ” diye konuştu.

Yazı kategorisi: Arkeoloji | » yorum bırak;

Allianoi için tuhaf öneri

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Allianoi antik kentini kurtarmak için DSİ tarafından önerilen projede, üzeri örtülerek su altında bırakılacak kalıntıların, kameralarla izlenerek turizme hizmet vermesinin planlandığı belirtildi.

1800 yıllık tarihe sahip, en sağlam Roma ılıcası olarak gösterilen Allianoi’nin yok olmaması için DSİ tarafından üretilen proje üzerine tartışmalar sürüyor. DSİ 2. Bölge Müdürü Ayhan Sarıyıldız , antik ılıcanın su altında kalacak bölümlerine yerleştirilecek kameralarla turizme hizmet verileceğini, bölgedeki kazılara sualtı arkeologlarınca devam edileceğini söyledi.

Alliaoni Kazısı Bilimsel Heyeti Başkanı Ahmet Yaraş , DSİ’nin önerdiği projeye tepki gösterdi. Projeyle antik kentin sular altında kalacağına dikkati çeken Yaraş, “Önerdikleri proje kesinlikle korumaya yönelik bir proje değildir” diye konuştu.

Yazı kategorisi: Arkeoloji | » yorum bırak;