Sanat Haberleri Ajansı (SaHA)

www.sanatajansi.com Test Yayını

07 Jul 2007 için Arşiv

Ev sineması gişenin rakibi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Film şirketlerinin seyirciyi sinema salonlarına çekebilmek için görsel efekti bol, yüksek bütçeli filmler beklendiği gibi gişe başarısına ulaşamadı. Bunun da nedeni, insanların evlerinin konforunda film seyretme isteği. ‘Spirder Man 3-Örümcek Adam-3′, ‘Pirates of the Caribbean: At World’s End-Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu’, ‘Shrek the Third-Şrek 3” gibi yüksek bütüçeli yapımların gösterime girmesiyle ‘rekorlar yazı’ beklentisine giren Hollywood stüdyolarının karşısına rakip olarak ‘ev sineması/home theater’ çıktı. Adı anılan üç film, ABD sinemalarında toplam 1 milyar dolar gişe hasılatına ulaşsa da diğer yapımların aynı başarıyı elde edememesi nedeniyle sinema salonlarındaki seyirci sayısı istenilen kadar olmadı.

Uzmanlar, özellikle geçen yılların ‘yaz bereketine’ ulaşılamamasına, gelişmiş ‘ev sineması’ sistemleri ve diğer eğlence seçeneklerinin neden olduğunu belirtti. Hollywood stüdyolarının, 2002 yazında 653 milyon adet bilet satışıyla yüzü gülerken, 2004 yılı yazındaysa sadece ABD sinemalarında 3.95 milyar dolarlık gişe hasılatına ulaşıldı. Sektörün şu andaki 1.9 milyar dolarlık hasılatının 2004 yılının 2.04 milyar dolarlık hasılatının gerisinde bulunduğu, ancak geçen yıla nazaran da biraz daha iyi bir sonuca ulaşıldığı ifade edildi.

Hollywood, üç filmden daha ümitli. Yeni gösterime giren filmlerden, Universal yapımı ‘Knocked Up’, Warner Bros şirketinin ‘Ocean’s 13′ ve Fox yapımı ‘Fantastic Four: Rise of the Silver Surfer’ filmleri, şimdiden 100 milyon dolarlık gişe hasılatına ulaştı. Ayrıca, Walt Disney yapımı animasyon ‘Ratatouille’ ve Fox’un aksiyon filmi ‘Die Hard 4.0-Zor Ölüm 4.0′ de ilgi görüyor. ‘Harry Potter’ serisinden ‘Harry Potter ve Zümrüdü Anka Yoldaşlığı’, ‘The Bourne Ultimatum’, ‘Rush Hour 2′ ile animasyon macerası ‘The Simpson Movie-Simpson Ailesi’ gün sayıyor.

Yazı kategorisi: Sinema | » yorum bırak;

Günümüz sanatçıları sergisi sürüyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Resim ve Heykel Müzeleri Derneği’nin düzenlediği ‘26. Günümüz Sanatçıları İstanbul Sergisi ‘, 27 Haziran-28 Temmuz 2007 tarihleri arasında Beyoğlu Akbank Sanat’da gerçekleştiriliyor. Kendi alanında artık klasikleşmiş olan ‘Günümüz Sanatçıları Sergisi’ başlangıcından bugüne bin 60 sanatçının bin 223 adet eserinin sergilendiği bu etkinlikte amaç, yeni çıkışlarıyla atılım yapan genç sanatçıları desteklemek ve topluma sunmak, böylelikle günümüz plastik sanatlarının nitelikli bir ortama erişmesine katkıda bulunmaktır.

Temmuz ayında Çağdaş Sanat Atölyesi’nde Resim ve Heykel Müzeleri Derneği’nin katkılarıyla çocuklarla atölye çalışmaları yapılacak. Nesli Tehlike Altında Olan Canlılar başlıklı çocuk atölyesinde karışık malzemelerden oluşan üçboyutlu yapıtlar çalışılacak. Atölyenin bu ay çocuklara yönelik bir başka çalışması da Sarkis/Su İçinde Suluboya Atölyesi. Atölye çalışmasında 6-12 yaş arası çocuklara su içinde suluboya tekniği öğretilecek.

Yazı kategorisi: Resim | » yorum bırak;

Güneydoğu’da operasyonlar sanatı da vurdu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Bölgede son dönemlerde artan askeri operasyon ve çatışmalar yaşamın her alanını olduğu gibi kültür ve sanat alanını da olumsuz etkiliyor. Bölgedeki sanatçılar da devam eden askeri hareketlilikten kaygılı.

Batman Bahar Kültür Sanat Merkezi bünyesinde tiyatro çalışmalarını sürdüren Teatre Arsen Poladof, operasyonlar, askeri hareketlilik ve Genelkurmay’ın uygulamaya koyduğu ‘Güvenlik bölgeleri’ nedeniyle bölgede yapmayı planladığı turnelerine çıkamıyor. Bu duruma tepki gösteren 12 yıllık tiyatro oyuncusu Abdullah Tarhan, bu durumun halkı da etkilediğini ve halkın geleceğe yönelik kaygılarını arttırdığını ifade etti. ‘Bir tiyatro sanatçısı olarak bunları gördüğüm zaman büyük endişe duyuyorum’ diye konuştu. Bu durumun halka ve kültür sanata ağır bir darbe olduğuna dikkat çeken Tarhan, ‘Bu durumdan rahatsızlık duyuyoruz. Herşeyi bir bütün olarak etkiliyor. Sanatsal, kültürel, sosyal faaliyetlerimizin hepsini alıp götürüyor. Bu gizli bir OHAL. 3 kent abluka altına alınmış, yüzlerce askeri araç, tank, top yığınağı yapılıyor. Sanatçılar olarak buna karşıyız’ dedi. Grubun ‘Rasti-Doğruluk’, ‘Çima Tari-Neden Karanlık?’ ve ‘Koç-Sürgün’ adlı üç oyununun bulunduğunu belirten Tarhan, 6-7 ay boyunca gece gündüz oyunlarının provalarını yaptıklarını, emek verdiklerini belirterek, şunları söyledi: ‘Operasyonlar nedeniyle Van, Şırnak, Hakkari, Bingöl gibi kentlere gidemiyoruz. Buralarda oyunlarımızı sahnelemek için turnelere çıkacaktık. Ancak verdiğimiz onca emek boşa gitti. Biz bu bölgelerde oyunlarımızı sahneleyemiyoruz. Bunu kabul etmiyoruz ve bu durumun giderilmesi için yetkililerin adım atmasını istiyoruz.’

Yazı kategorisi: Genel, Tiyatro | » yorum bırak;

Bodrum ve Samos’ta ortak festival başladı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

samos_bodrum.gif

Türk-Yunan dostluğunu geliştirmek amacıyla, Muğla’nın Bodrum ilçesi Ticaret Odası ile Yunanistan’ın Samos Adası Ticaret Odasınca ortaklaşa düzenlenen ”1. Bodrum-Samos Kültür Etkinlikleri”, törenle başladı. Kültür etkinlikleri kapsamında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası Şef Ender Sakpınar yönetiminde Yalıkavak Marina Anfi Tiyatro’da konser verdi. Konsere, sanatçı İris Mavraki de solist olarak katıldı. Kültür etkinlikleri, 9-10 Temmuz tarihlerinde Yunanistan’ın Samos Adası’nda devam edecek.

Yazı kategorisi: Kategori Dışı | » yorum bırak;

Burdur’da filin atası sayılan Mastadon Yaşamış

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

mastadon.jpg

Burdur’un Kemer ilçesine bağlı Elmacık köyü yakınlarında sürdürülen kazı çalışmalarında, filin atası sayılan ”Mastadon” adlı hayvan fosiline ait 3 metre uzunluğunda ve yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki savunma dişi ile kürek kemiği bulundu.

Yazı kategorisi: Antropoloji | 1 Yorum »

Fransız Kukla Ustası Akşehir’de

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Ünlü Fransız kukla ustası Karina Cherez, Konya’nın Akşehir ilçesinde kukla yapım kursu başlattı. Uluslararası Nasreddin Hoca Şenlikleri çerçevesinde Akşehir’e giden Fransız Karina Cherez’in kukla yapımı büyük ilgi gördü. Cherez bunun üzerine Akşehir’de “kukla yapım ve oynatma kursu” başlattı. Kursa 15 öğrenci kaydoldu. Bir hafta sürecek kursun sonunda kursiyerler, Fransız Karina Cherez ile birlikte bir de gösteri sunacaklar.

Yazı kategorisi: El Sanatları, Tiyatro | » yorum bırak;

Devlet Sözlük Yazar mı?

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Dil araştırmaları ve sözlük çalışmalarıyla bilinen D.Mehmet Doğan’ın yeni kitabı ‘Devlet Sözlük Yazar mı?’ yeni bir tartışmayı başlattı.

‘Devlet sözlük yazar mı?’ tartışması

Dil araştırmaları ve sözlük çalışmalarıyla bilinen D.Mehmet Doğan’ın yeni kitabı ‘Devlet Sözlük Yazar mı?’ (Ebabil Yayınları) yeni bir tartışmayı başlattı. Doğan, kitabında, devletin dile ilgisinin zamanında çok yanlış ideolojik müdahalelere yol açtığını ve bu yaklaşımın Türk Dil Kurumu’nun(TDK) ilk baskısı 1945′te yapılan sözlüğüyle başladığını anlatıyor.

Doğan, piyasadaki Türkçe sözlüklerin çoğunu da ‘devlet sözlükleri’ veya ‘yanaşık düzen sözlükleri’ olarak niteliyor. Bu sözlüklerin özellikle ideolojik hassasiyet gösterilen kavramların tarifinde gerçekçilik, bilim ve objektiflikten saptıklarını öne süren Doğan, devletin dile müdahalesinin, sözlüklerin kelime kadrosundan kelimelerin tarifine kadar her şeyi belirlemek istemeye kadar gittiğini iddia ediyor. Yaşar Çağbayır, Ali Püsküllüoğlu gibi sözlük yazarları, Doğan’ın görüşlerini desteklerken, TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, asıl, kurumların değil, şahısların hazırladığı sözlüklerde ideolojik yaklaşımlar görüldüğünü savunuyor.

1945 basımı Türkçe Sözlük’ün sadece 15 bin kelime ihtiva ettiğine ve ‘devlet tarifleri kataloğu’ konumunda olduğuna dikkat çeken Doğan, 1950′de iktidar değişince TDK’nın eski iktidarı temsil eder bir yapı kazandığını ve yeni yönetime karşı laiklik, Atatürkçülük gibi kelimelerin tarifini değiştirdiğini öne sürüyor. Dilin, halkın malı olduğunu vurgulayan Doğan, “Türkçenin ‘devlet dili’ olması onu her bakımdan devletin tasarrufu altına sokmaz.” diyor.

Mehmet Doğan’ın, devlet tarafından hazırlanan sözlüklerde kelimelerin anlamlarının siyasi görüş tarafından nasıl değiştiğini gösteren ilginç tespitleri de var. Örneğin Türkçe sözlüğün Alman ırkçılığının güçlü olduğu yıllarda hazırlanan 1945 baskısında, Türkler de ari ırka yakın gösterilmiş ve ‘beyaz ırkın alpli kolundan’ oldukları kaydedilmiş. Aynı baskıda din tarif edilirken mecazî olarak da olsa ‘Kemalizm Türk’ün dinidir’ denilmiş. Bu ibare 1983 baskısı sözlüğe kadar devam etmiş. En çarpıcı örneklerden biri de ‘başbuğ’ kelimesi. 1940′larda cumhurbaşkanına hitaben kullanılan başbuğ, devlet sözlüğünde uzun yıllar ‘başkumandan’ olarak yer almış. 1970′ten sonra bir siyasi lider bu sıfatı alınca tarifine ‘devlete karşı ayaklananların başı’ cümlesi de eklenmiş. Devletin kelimeleri bu şekilde anlamlandırmaya kalkışamayacağını savunan Doğan, “Fakat Türkiye’de hâlâ devlete böyle fonksiyonlar yüklemek isteyenler var. Bu çağ yanılmasının çaresi, önce hürriyetleri bilmek, sonra da onlara saygı göstermektir. Dogmacılığı besleyen fikrî devletçilik, bilimsel devletçilik, iktisadi devletçilikten daha az zararlı değildir.” diyor.

Ali Püsküllüoğlu (sözlük yazarı): Devletin dile müdahalesi bilime aykırı
Bir kelime dilde varsa vardır, yoksa yoktur. TDK’nın doğruları da vardır, yanlışları da. Geçtiğimiz günlerde bazı deyimlerin çıkarılması konusunda çalışmaları olduğunu duyduk. Devlet, dilin gelişmesine resmî alanda kullanılmasını sağlayarak katkıda bulunmalıdır. Yoksa dilden sözcükleri ve deyimleri çıkararak bir şey elde edilmez. Dilin devlet tarafından kesilip biçilmesi, kelimelerin anlamlarının ideolojik çerçeveler dahilinde tarif/tahrif edilmesi gibi şeyler olamaz. Böyle olması bilime de aykırıdır. Çünkü bilim, ideolojiler karşısında da nesneldir. Dili halk yapar, yazarlar yapar, ozanlar yapar.

Yaşar Çağbayır (sözlük yazarı) Her kelime sözlükte yer bulabilmeli
Kullanılmayacak kelimeler atılarak yeni sözlükler oluşturulmuş, buna da tasfiye denilmiş. Kelimeleri tasfiye etmek bir kültürü dışlamak anlamına gelir. Bir kimsenin yalnız kendisinin uydurup kendisinin kullanmış olduğu bir tek kelimenin bile sözlükte yer alması gerektiğini savunurum. Çünkü sözlük, okuyucunun anlamını bilmediği kelimeleri okuduğu metindeki bağlama uygun olarak anlayabilmesi için elzemdir. 29 yıllık öğretmenlik hayatım boyunca üstlerimizin, dolayısıyla devlet etme yetkisini elinde tutanların keyiflerine veya kanaatlerine göre kelime seçmek mecburiyetinde kalmamak için binlerce kelimenin fişini tuttum. O da beş ciltlik bir sözlük oldu.

Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın (TDK Başkanı): ‘Şahısların yazdığı sözlükler daha ideolojik’
Sözlükler, ’sözlük bilimciler’ tarafından hazırlanır. Batı dillerinde bu kişilere lexicographer denir. Türkiye’de ise lise mezunu bile olmayan kişiler sözlük hazırlıyor. Devlet, sözünden amaçlanan TDK ise TDK devlet değil, devletin bir bilim kurumudur. Şu anda TDK’da 200′e yakın bilim insanından oluşan çalışma gruplarında yalnızca Türkçe sözlük hazırlanmıyor. Çeşitli bilim dallarının terim sözlükleri de hazırlanıyor. TDK’nın 75 yıllık geçmişinde Derleme Sözlüğü, Tarama Sözlüğü gibi çok önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Bu çalışmaları bir kişinin yapması mümkün değil. Benim dönemimde hazırlanan 10. baskı Türkçe Sözlük’te hiçbir siyasi, resmî, ideolojik yönlendirme yoktur.

Asıl, kurumların değil, şahısların hazırladığı sözlüklerde ideolojik yaklaşımlar görülüyor. Kafasına göre tanım yapanlar ülkede siyasi karmaşaya da yol açıyor. Türkçe Sözlük, bir kişi tarafından hazırlanamayacak kadar geniş söz varlığına sahip. Sözlükte genel sözlerin dışında tıptan iktisada, matematikten kimyaya binlerce terim bulunuyor. Bütün bunları bir kişinin bilmesi mümkün mü? Oysa Türkiye’de TDK dışındaki sözlüklerin birkaçı dışında hemen hepsi tek kişi tarafından hazırlanmış! Kulaktan dolma bilgilerle tanımlar yapılıyor bu sözlüklerde.

Üstelik biz sözlüğümüzü yayımlamadan önce ağ ortamında kullanıma açarak âdeta görücüye çıkardık. Binlerce kişinin katkılarıyla, eleştirileriyle zenginleştirdik. 10. baskı sözlüğü milletçe, imece yöntemiyle hazırladık. Şimdi bu sözlüğün yoğun diski de (YD=CD) çıkıyor. YD’de de pek çok kişinin emeği var. Anlamlar, örnekler için sözlük uzmanlarımızın yanı sıra sözlerin söylenişleri için de deneyimli sunucular çalıştı. Bütün bu çabaları görmezden gelip “Devlet sözlük yazmaz” demek ticari kaygılarla hareket etmekten başka bir şey değildir.

Yazı kategorisi: Dilbilim | 1 Yorum »

Dilbilimciler Arasındaki Tartışma Büyüyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

D. Mehmet Doğan’ın geçtiğimiz günlerde yayımlanan kitabı “Devlet Sözlük Yazar mı” etrafındaki tartışmalar devam ediyor.

Doğan, Akalın’a Cevap Verdi

D. Mehmet Doğan, ‘Devlet Sözlük Yazar mı?’ isimli kitabı hakkında Zaman’da yer alan haberde görüş açıklayan TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü H. Akalın’ı eleştirdi. TDK Başkanı’nın kitabını okumadığı için kendi dönemi eleştiriliyormuş gibi tehevvüre kapıldığını belirten Doğan, “Kitapta, halen dolaşımda olmayan TDK sözlükleri üzerinde durulmuştur ve bunlar şimdiki başkanın döneminde yayınlanmış kitaplar değildir.

1945′te ‘Milli Şef’ İsmet İnönü’nün emri ile yayınlanan Türkçe Sözlük’ün gerçek yerine oturtulmaması hâlinde, Türkiye’de dil ve sözlük konusunda doğru ve ileri adımlar atmanın imkânı yoktur.” dedi. Akalın’ın sözlüklerin tek kişi tarafından hazırlanamayacağı görüşünün de doğru olmadığını belirten Doğan, “Türkiye’de olduğu gibi, dünyada da sözlükler kişiler tarafından hazırlanmış; ancak sonradan iş kurumlaşmış ve çok sayıda kişinin katkıda bulunduğu sözlükler ortaya konulmuştur.” açıklamasını yaptı.

Yazı kategorisi: Dilbilim | » yorum bırak;

İstanbul Tehlikeyi Atlattı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Birleşmiş Milletler’in Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Dünya Mirasını Koruma Komitesi, tarihî dokunun tahrip edildiği ve eserlerin yağmalandığını öne sürerek ‘Tehdit Altındaki Dünya Kültür Mirası Listesi’ne almakla uyardığı İstanbul, şimdilik tehlikeyi atlattı.

Birleşmiş Milletler’in Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Dünya Mirasını Koruma Komitesi, tarihî dokunun tahrip edildiği ve eserlerin yağmalandığını öne sürerek ‘Tehdit Altındaki Dünya Kültür Mirası Listesi’ne almakla uyardığı İstanbul, şimdilik tehlikeyi atlattı. İstanbul’da son zamanlarda yapılan çalışmaları olumlu bulan komite, 2008 yılına kadar tarihî eserlere yönelik yapılan çalışmaların kesintiye uğramaması halinde İstanbul üzerindeki tehlike uyarılarının kaldırılacağını açıkladı. Yeni Zelanda’da bir araya gelen 22 kişilik komitenin aldığı kararla, 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkentliği unvanını alan İstanbul için seferber olan Türkiye, istediği sonucu aldı.

Türkiye’den 9 eser
İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı başkanlığında Dışişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan oluşan 6 kişilik heyet, İstanbul’un liste dışında kalmaması için azami çaba gösterdi. Taşbaşı, Yeni Zelenda’da bir hafta süren toplantılar sırasında İstanbul için yapılan çalışmaların da ele alındığını açıkladı. 3 yıldır mercek altında tutulan İstanbul’un aldığı tedbirlerle göz doldurduğu belirtilerek, tarihî yarımada ve özellikle tüp geçit kazıları sırasında çıkarılan eserlerin sergilenmesi konusundaki tavırların takdir topladığı kaydedildi. UNESCO’nun listesinde halen 130 ülkeden 830 kültür varlığı, insanlığın ortak mirası olarak yer alıyor. Türkiye’den ise şu ana kadar 9 kültürel varlık listeye eklendi.

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Seramik Ürün Tasarım Yarışması Sonuçlandı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Çanakkale Üniversitesi, Çanakkale Belediyesi ve Troia Vakfı ortaklığı ile bu yıl ulusal olarak ikincisi düzenlenen 44. Uluslararası Troia Festivali “Çanakkale” temalı Seramik Ürün Tasarımı Yarışması jüri değerlendirmesi sonucunda; GSF-Seramik Bölümü ve ÇASEM’de görev yapan Uzman Necati Işık yarışma birincisi oldu. İkinci GSF-Seramik Bölümü mezunu Seyfullah Büyükçapar, Üçüncü GSF-Seramik Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Mehmet Çoşar olarak belirlendi. Yarışma eserleri 9-16 Ağustos 2007 tarihleri arasında 44.’sü düzenlenecek olan Uluslararası Troia Festivalinde, Troia Vakfı Korfmann Kütüphanesinde Sergilenecek.

Yazı kategorisi: Seramik | » yorum bırak;

Küresel Bilinç konserleri başlıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen küresel bilinç konserlerinin ilki yarın Yedikule Zindanları’nda yapılacak. Enrıco Macıas, Shakıra, Robın Gıbb, Al Bano, Randy Crawford, Julıo Iglesıas, joe satrıanı ve Nathalıe Cole’nun bulduğu sanatçılar, İstanbullu hayranlarıyla buluşacak.

Yazı kategorisi: Müzik | » yorum bırak;

İsrail askerleri camileri tahrip ediyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Yerel kaynakların aktardığına göre İsrail işgal güçlerinin silah arama bahanesiyle girdiği el-Halil şehrindeki üç camide ciddi tahribat meydana geldi..

Yazı kategorisi: Sanat Tarihi | » yorum bırak;