Sanat Haberleri Ajansı (SaHA)

www.sanatajansi.com Test Yayını

‘Fotoğraf’ Kategorisi için Arşiv

Vapurların öyküsü sergide

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 9 Temmuz 2007

Boğaziçi’nde yaklaşık bir asırdır hizmet veren vapurların öyküsü, geçmişe ışık tutan belgeleriyle birlikte sergiye çıktı.

Karaköy Vapur İskelesi’nde açılan “Boğaziçi’nde Asırlık Seyahat: Belgelerle Şirket-i Hayriye Sergisi”nde dönemin padişah fermanları, şirketin mali yapısı, tarifeler, biletler gibi tarihe düşülen izler ile bugün sadece isimleri ve resimleri kalan dönemin ihtişamlı vapurlarına ait modeller 20 Temmuz’a kadar görülebilecek.

Yazı kategorisi: Fotoğraf, Karma Sergi | » yorum bırak;

Sudan’ın gözyaşları resim sergisi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 9 Temmuz 2007

Türk Kızılayı tarafından Sudan’ın Darfur bölgesine götürülen gazetecilerin objektiflerine yansıyan fotoğraflar sergide buluşuyor.

Türk Kızılayı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, bölgede iç savaştan etkilenen sivillerin yaşadığı dramı yansıtan, ”Sudan’ın Gözyaşları” adlı fotoğraf sergisi 12 Temmuzda Ankara Üniversitesi Kültür Sanat Evi’nde açılacak.

Kızılay ve gazetecilerin ortaklaşa düzenleyeceği sergide, Altan Burgucu (Milliyet), Arif Akdoğan (Star), Bülent Ercan (Tempo), Cem Özdel (Anadolu Ajansı), Cem Türkel (Akşam), Mustafa Özer (AFP), Osman Sağırlı (Türkiye), Selçuk Yaşar (Hürriyet), Tolga Akıner (Radikal), Uğur Can (Sabah) ve Ümit Kozan’ın (DHA) fotoğrafları yer alacak.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | 1 Yorum »

Kadınların gözünden hayat!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 4 Temmuz 2007

Bütün kadınlar objektif başına! Çünkü şimdi yarışma sırası sizde Anadolu Hayat Emeklilik, İFSAK’ın (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Aktörleri Derneği) danışmanlığını üstleneceği ‘Kadın Gözüyle Hayattan Kareler’ başlıklı bir fotoğraf yarışması düzenliyor.
Profesyonel-amatör ayrımı yapmadan herkesin katılabileceği yarışmanın amacı Türk kadınının bakış açısını anlamak ve kamuoyuyla paylaşmak. ‘Kadın Gözüyle Hayattan Kareler’ başlıklı yarışmaya 31 Ağustos tarihine kadar başvurulabilir. Yarışmada fotoğrafları Emine Ceylan, Güler Ertan, Cem Boyner, Betül Çığır, Tülin Dizdaroğlu’dan oluşan jüri belirleyecek. Birinciye 3 bin YTL, ikinciye 2 bin YTL, üçüncüye 1000 YTL para ödülünün verileceği yarışmada sonuçlar 20 Eylül’de açıklanacak. Ayrıntılı bilgi için www.anadoluhayat.com.tr

Yazı kategorisi: Fotoğraf | 2 Yorum »

Maden ocağında sergi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 4 Temmuz 2007

Kilimli beldesindeki maden ocağında, ‘Madenci’ konulu fotoğraf sergisi açıldı. Açılışta bağlama çalıp türkü söyleyen emekli madenciler, meslektaşlarına yeraltında konser verdi. Kilimli Belde Belediyesi’nce düzenlenen 10. Uluslararası Kültür Sanat Spor ve Kabotaj Bayramı etkinlikleri çerçevesinde, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun Kilimli işletmesine ait maden ocağında, ‘Madenci’ konulu fotoğraf sergisi açıldı. Zonguldak Fotoğraf Derneği üyeleri Şafak Tortu, Seher Başoğul, Can Çetin ve Nadir Özsoy’un 25 fotoğrafı, 360 metre derinlikte sergilendi. Açılışta konuşan Kilimli Belediye Başkanı Ali Arslankılıç, amaçlarının yeraltında zor koşullar altında çalışan işçilerinin sesini duyurmak ve festivalin tanıtımını yapmak olduğunu söyledi.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

‘Bir Bakışta Karamürsel’ Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 4 Temmuz 2007

Karamürsel Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen ‘Bir Bakışta Karamürsel’ fotoğraf yarışması sonuçları açıklandı. 92 fotoğrafın katıldığı yarışma sonunda Zekiye Erdem’in fotoğrafı birinci oldu. Jüri başkanlığını Kocaeli Fotoğraf Sanatçıları Derneği Başkanı Süha Kocaoğlu’nun yaptığı ve Karamürsel Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Süleyman Yamak, Murat Tören, Mehmet Uyanık, Tahsin Işık ve Selim Işık’ın yer aldığı jüri üyeleri, titiz bir çalışma sonucunda dereceye giren eserleri belirleyebildi.

Birbirinden güzel 92 fotoğrafın değerlendirmesi sırasında hiçbir jüri üyesi, hangi fotoğrafın kime ait olduğunu öğrenemedi. Jüri önüne sadece kod numaraları ile gelen fotoğraflar 4 turda jüri önünde değerlendirildi. Her turda fotoğraflar tek tek açık puanlama usulü değerlendirilirken, son tura kalan 10 eser üzerinde ise gizli puanlama yapıldı. Jüri üyeleri yazılı olarak birbirlerinden habersiz eserleri değerlendirip, 10 üzerinden not verdi. Yapılan gizli oylamada en çok puanı toplayan eser birinciliği kazandı.

Karamürsel’in en güzel fotoğraflarının belirlendiği yarışmada final turuna kalan 10 fotoğraf içinde ilk 3 fotoğraf ödül almaya hak kazandı. Yarışmada birinciliği Zekiye Erdem kazanırken, ikinciliği Mehmet Emre Sevil, üçüncülüğü de Ekrem Yavuz kazandı. Yapılan değerlendirmede 27 fotoğraf sergilemeye layık görüldü. Dereceye giren fotoğrafların ödül töreni 4 Temmuz günü Halk konseri öncesinde yapılacak.

Fotoğraf yarışmasında sergilenmeye değer görülen fotoğrafların sergi tarihleri Karamürsel Belediyesi tarafından önümüzdeki günlerde ilan edilecek.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Fotoğrafa “Genç Soluklar”

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 4 Temmuz 2007

Genç fotoğrafçıların çalışmalarını fotoğrafseverlerle buluşturmayı hedefleyen “Türk Fotoğrafında Genç Soluklar” keşif projesinin dördüncüsüne başvurular başladı. Geniş Açı Proje Ofisi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ve başvuruları 14 Temmuza kadar devam edecek olan “Genç Soluklar”, yine iki ayaklı olarak gerçekleşecek. Seçilen çalışmalar, Geniş Açı’nın 2007 sonbaharında yayımlanacak Türkçe/İngilizce 3. özel sayısında yayınlanacak ve Türkiye’yi dolaşan bir sergi aracılığıyla fotoğrafseverlerle buluşacak.

Önceki yıllardan farklı olarak bu yıl seçilen isimler, ağustos ayı başında İngiliz fotoğrafçılar Vanessa Winship ve George Georgiou ile bir atölye çalışmasına katılma şansı elde edecek. Adını fotoğrafın “Genç Soluklar”ı arasına yazdırmak isteyen 30 yaş altındaki genç fotoğrafçılar, www.gencsoluklar.com adresinden başvuruda bulunabilecek.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Küçükçekmece Belediyesi de Fotoğraf istiyor!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Fotoğraf yarışması düzenleyerek, fotoğraf sanatına katkı sunan belediyeler arasına Küçükçekmece Belediyesi de katıldı.

Fotoğraf sanatı açısından ilçeyi cazip hale getirmek amacıyla “Küçükçekmece’de Hayat 2007 II. Ulusal Fotoğraf Yarışması” düzenliyor. Dia, negatif baskı, dijital fotoğraf dallarında yapılacak yarışmaya her yarışmacı 20 fotoğrafla katılabilecek. Yarışma sonunda birincilere 3 bin, ikinciye 2 bin üçüncüye de bin YTL ödül verilecek. Ayrıca jürinin belirleyeceği her dalda en fazla 5 adet fotoğraf sahibi de mansiyon ve özel ödül olarak 500’er YTL alacak. Yarışmaya son katılım tarihi ise 15 Ekim olarak belirlendi.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

“İstanbul’da” fotoğraf sergisi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 2 Temmuz 2007

İki İstanbul aşığı olarak nitelendirilen fotoğraf sanatçıları Sina Demiral ve Özgür Çakır, ‘İstanbul’da’ ortak sergisiyle görülmesi gereken yerleri farklı bakış açılarıyla yansıtıyorlar. İki sanatçı, İstanbul’da hayatın tekdüzeliğiyle unutulan veya fark edilemeyen yerlerde görülemeyenleri sanatseverlerle paylaşıyorlar. ‘İstanbul’da’ fotoğraf sergisi, 14 Temmuz-3 Eylül 2007 tarihleri arasında içinden İstanbul geçen, dört uygarlığı içinde barındıran bin 500 yıllık Bizans Sarnıcı’nın üzerine inşa edilmiş Antik Hotel-Antik Cisterna Sergi Salonu’nda görülebilir.

1982 yılında Diyarbakır’da doğan Sina Demiral, 2004 yılında üniversiteyi bitirmesiyle fotoğrafla tanıştı. Mehmet Sina Demiral, İstanbul sevgisini çektiği İstanbul fotoğraflarıyla süslemeye başladı. İstanbul fotoğrafları ve sevgisi onu dokuz ay gibi bir dönem ‘İstanbul.com’ ve ‘In İstanbul’ dergisinde fotoğraf editörü olarak çalışmaya yöneltti. Daha önce ‘Fotofanclub’ın düzenlediği karma sergilerine ve ‘İstanbul’u Düşünüyorum Karma Sergisi’ne katıldı. Ayrıca Foreign Policy, Popüler Tarih, Chica, Go-Girl ve Ekonometri dergilerinde de fotoğrafları yayınlandı. M. Sina Demiral’ın fotoğraf ve fotoğrafçılık hakkında düşünceleri, genel olarak herkesin fotoğraf çekebileceği ama pek azının sanatsal kaygıyla deklanşöre basıldığı temeline dayanıyor. Fotoğrafı anlamlı kılacak kompozisyon öğelerinin, ‘o anı’ en iyi yansıtabilecek ışık değeriyle yaratıcı bir bakış açısı eşliğinde dondurduğuna inanıyor sanatçı. Fotoğrafta portre çalışırken, insan unsurunun sömürülmesine karşı çıktığı gibi, fotoğrafın temel öğesi insan olduğunda spontane çalışılan sokak fotoğrafı haricinde etik olarak kişilerin izniyle deklanşöre basılması gerektiğini belirtiyor. Her yerden bir fotoğraf çıkabileceğine inansa da, her mekandan çıkabilecek fotoğrafın başarılı olabileceğine inanmıyor. Fotoğrafta çekilen anın doğallığına, kurgudaysa konu gereğince absürd ya da doğal olması gerektiğine inanıyor. Fotoğrafta dijital müdahalelere karşı olmadığını, çağın bir gereksinimi olarak eğer doğru yerde doğru fotoğrafa uygulandığında sanatsal değerini artıracaksa yapılması gerektiğini de söylüyor.

Özgür Çakır, 1976 yılında Rizeli bir ailenin oğlu olarak Ankara’da doğdu. İlkokul hayatı, babasının mesleği gereği Mardin ve Dersim’de geçti. Ortaöğrenimini Bursa’da tamamladı. Tıp eğitimi için Ankara’ya, çocukluğunun artık sadece fotoğraflarda kaldığı şehre geri döndü. Üniversitede öğrenci kulüplerinde tiyatro, klasik dans ve fotoğrafla ilgilendi. Çocukluğunun ve ilk gençliğinin Anadolu’yu harmanlayarak geçmesinin fotoğraf anlamında da şimdilerde bilinçaltında olmak üzere kendisine çok şey kattığına inanıyor. İstanbul’da yaşıyor ve manyetik rezonansla insanları görüntülüyor. 1994′te HÜFK (Hacettepe Üniversitesi Fotoğraf Kulübü) ve eğitmen Mehmet Gökağaç’la tanıştığından beri ne yaptığını bilerek fotoğraf çekiyor. Üniversiteden sonra bir süre ara verdiği fotoğrafla, dijitale direncinin kırıldığı ve internette fotoğraf paylaşım siteleriyle tanıştığı 2004′ten itibaren daha yoğun ilgileniyor. ‘İstanbul’da’ fotoğraf sergisi, Sekbanbaşı Sk. No: 10 Beyazıt adresinde 14 Temmuz-3 Eylül tarihleri arasında görülebilir.

exhibitionsergi_by_sinademiral.jpg

Yazı kategorisi: Fotoğraf | 2 Yorum »

İstanbul’da Din ve Dini Mekanlar fotoğraf sergisi uzatıldı..

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 2 Temmuz 2007

Fotoğrafçı Ahmet YILMAZ’ın 2000 yılında başladığı ve yedi yıldan beri sürdürdüğü belgesel fotoğraf projesi ‘İstanbul’da Din ve Dini Mekanlar’ın ürünü olan 16 Haziran’da açılışı yapılan sergisi gördüğü yoğun ilgi üzerine 15 Temmuz’a kadar uzatıldı. Sergi Beyoğlu Fotoğrafevi’nde. Sergi de satılacak her eserin 100 YTL’si Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na bağışlanacak.

Beraber yaşayan ama birbirini tanımayan toplumlardan birinde yaşar hale geldik. Bu tanımama durumu gün geçtikçe de etkisini artırıyor. Bu bilgisizliğimiz üzerine karşı tarafı yargılama ve toplumlarda kendinden olmayan ile “öteki” şeklinde ilişkiye geçme durumu da eklenince durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Türk toplumunda konuya dini açıdan bakıldığında toplumda “öteki” olarak Gayri Müslimler görülürken Avrupa toplumlarında ise “öteki” olarak Müslümanlar görülüyor. Genelde biri diğerinin inançlarını bilmiyor hatta bunlarla ilgili önyargıları var.

Altı asırdan fazla süren Osmanlı kültürü sayesinde Türk toplumunda diğer toplumlara göre birlikte yaşama geleneği var. Ancak yine de Avrupa ve diğer toplumlarda ki kadar olmasa da özellikle kültür yozlaşmasının arttığı son yıllarda “öteki” kavramı toplumdaki etkisini gün geçtikçe artırıyor. Bu proje ile bir nebze de olsa ötekinin tanınmasına yardımcı olmak, dini yaşamları ve mekanlarını belgelemek, izleyicinin dünyayı algıladıkları pencereleri çoğaltmak ve önyargıları kırmak amacıyla yola çıkan Fotoğrafçı Ahmet Yılmaz bu proje ile bir adım attı.

İfade edilmesi hem kolay hem de zor olan din, insan ve mekan ilişkisini belgelemek amacıyla bugüne kadar onbinden fazla dia ve dijital olarak fotoğraf çeken Ahmet Yılmaz, çekimlerinde estetik, görkemli ve farklı tarzları olan dini yapıtları önplana aldı.

sergi15temmuz_2.jpg

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Üsküdar’da Zamanı Durdurun

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 30 Haziran 2007

Üsküdar Belediyesi fotoğraf yarışması düzenliyor.

Üsküdar Belediyesi, “Üsküdar’da Zaman” konulu fotoğraf yarışması düzenliyor.

Yarışma, fotoğraf sanatına katkıda bulunmak, ilçenin günlük hayatını ve tarihi dokusunu gelecek kuşaklara aktarabilmek, tarihi, kültürel ve sosyal yapısını kalıcı olarak belgelemek amacıyla düzenleniyor.

“Üsküdar’da Zaman” konulu siyah-beyaz, renkli ve dijital fotoğraf dallarında yapılacak yarışmanın, son başvuru tarihi 20 Ağustos 2007.

Yarışma sonrası dallarında dereceye girenlere para ödülü verilecek. Yarışmaya katılan eserler Üsküdar Belediyesi’nce sergilenecek.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

14. Koç Allianz Fotoğraf Yarışmasında Konu: `SU`

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Büyük çevre sorunu olan susuzluğa dikkat çekmek amacıylabu sene konusu “Su“ olarak belirlenen ve bu yıl 14. sü yapılan yarışmada, büyük ödül 5 bin YTL.

Koç Allianz`dan düzenleyeceği fotoğraf yarışmasının bu yılki konusu, en büyük çevre sorunu olan susuzluğa dikkat çekmek amacıyla “Su“ olarak tespit belirlendi.  Amatör veya profesyonel tüm fotoğrafseverlere açık olan yarışmaya, dijital fotoğraflar da katılabilecek. Yarışmaya son başvuru tarihi 31 Ağustos 2007 olarak açıklandı.
Yarışmanın seçici jürisi Sabancı Üniversitesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi Murat Germen, fotoğraf sanatçısı Faruk Akbaş, İFSAK Onur Üyesi İzzet Keribar, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Kamil Fırat, Atlas Dergisi Fotoğraf Editörü Gökhan Tan, Koç Allianz Fotoğrafevi`nin sahibi Hasan Şenyüksel ve Koç Allianz Genel Müdürü George Sartorel`den oluşan yarışmanın, her 2 kategorisinde belirlenecek birincilerine 5 bin YTL ile her bir kategori için 2 adet 2 bin 500 YTL değerinde mansiyon ödülü verilecek.

Sonuçları 18 Eylül 2007 tarihinde açıklanacak yarışmaya başvurular, “Koç Allianz Fotoğraf Yarışması 2005 Bağlarbaşı, Kısıklı Cad. No:11 Altunizade 34662 İstanbul“ adresine yapılabilecek.

Not: Yarışmaya ilişkin ayrıntılı bilgi “0 216 556 60 80“ numaralı telefon veya “ www.kocallianz.com.tr “ internet sitesinden edinilebilir.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Hayata dönüş mü?

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

F tipi cezaevlerine karşı 2000′de başlatılan ‘ölüm oruçları’ ve birçok mahkûmun öldüğü ‘Hayata Dönüş’ operasyonu günleri Gencer Yurttaş’ın 50 karelik fotoğraflarıyla tekrar gündeme taşınıyor. ULİSfotoFEST kapsamında Karşı Sanat’ta açılan ve toplumsal hafızamızı yoklayan sergi 1 Temmuz’a kadar açık.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Hayata dönüş mü?

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

F tipi cezaevlerine karşı 2000′de başlatılan ‘ölüm oruçları’ ve birçok mahkûmun öldüğü ‘Hayata Dönüş’ operasyonu günleri Gencer Yurttaş’ın 50 karelik fotoğraflarıyla tekrar gündeme taşınıyor. ULİSfotoFEST kapsamında Karşı Sanat’ta açılan ve toplumsal hafızamızı yoklayan sergi 1 Temmuz’a kadar açık.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Pera Müzesi sergileri uzatıldı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde devam eden üç serginin süresi uzatıldı.

Müzeden yapılan yazılı açıklamaya göre, 13 Nisan’da açılan ‘Bir Anıt, İki Anıtsal Kişilik, Theodoros Methokites’den Thomas Wittemora’a KARİYE’, Suna ve İnan Kıraç eski İstanbul fotoğrafları koleksiyonundan derlenen ve yaklaşık 70 fotoğraftan oluşan ‘Sur, Kemer, Kubbe/Osmanlı Fotoğrafçılarının Gözüyle Bizans İstanbulu’ ile 24 Ocak’ta açılan ‘Ali Emiri Efendi Dünyası’ adlı sergiler, gördüğü ilgi nedeniyle uzatıldı.

Her üç sergi de, 15 Temmuz’a kadar sanatseverlerin izlenimine açık olacak.

Yazı kategorisi: Fotoğraf, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Türkiye’de özgürleşen haymatlosların hikâyesi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 24 Haziran 2007

Almanya’da 1933 yılında Nazilerin iktidar olmasıyla Alman bilim adamları ve uzmanları çalışma olanaklarını kaybetmiş ve bir kısmı Türkiye’ye taşınmıştı. Söz konusu bilim adamı ve uzmanlar genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kamusal alanda yeniden organize olmasına, başta üniversiteler olmak üzere eğitim sisteminin kuruluşuna büyük katkı yapmışlardı. Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde süren ‘Haymatlos Özgürlüğe Giden Yol’ adlı sergi işte bu bilim insanlarını konu alıyor. Alman aydınların İkinci Dünya Savaşı öncesinde başlayan ve savaşın sonuna kadar devam eden serüvenleri fotoğraflarla ve belgelerle anlatılıyor. Verein Aktives Museum tarafından hazırlanan sergi, Türk Alman İşadamları Kültür Vakfı, Goethe Institut İstanbul ve Orient Institut İstanbul sponsorluğunda gerçekleşiyor. Sergi vesilesiyle yayımlanan kitap da galeriden temin edilebilir. Türkiyenin bilimsel ve sanatsal sıçramasının arkasındaki isimleri ve serüvenlerini hiç bilinmeyen görseller eşliğinde öğrenmek için iyi bir fırsat. Sergi 30 Haziran’a kadar gezilebilir. Tel: 0212 231 47 30

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224964

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

‘Geçmişten Geleceğe Artvin’ Yarışmasının Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 24 Haziran 2007

Artvin Valiliği tarafında yedi dalda düzenlenen ”Geçmişten Geleceğe Artvin” konulu yarışmada dereceye girenlere ödülleri düzenlenen törenle verildi.

Valilik tarafında düzenlenen ‘Artvin’de Hayat, İnsan ve Tabiat Manzaraları’ fotoğraf, ‘Gurbetten Artvin’e Mektup’, ‘Artvin’den Gurbete Mektup’, ‘Artvin’ anı, ‘Eski Artvin’de Hayat’ kompozisyon, “Nasıl Bir Artvin’de Yaşamak İstiyorsunuz?” kompozisyon ve Artvin Konulu Şiir kategorilerinde dereceye girenlerin ödülleri; Türk edebiyatının önde gelen yazar ve şairlerinden, Ahmet Turan Alkan, Beşir Ayvazoğlu, Ali Çolak, Mustafa Armağan,yanı sıra Nazan Bekiroğlu, Zeki Coşkun, Turan Karataş, Ömer Erdem, A.Kadir Budak ve Ali Akbaş hazır bulunduğu törende ödülleri verildi.

http://www.haberler.com/gecmisten-gelecege-artvin-yarismasinin-odulleri-haberi/

Yazı kategorisi: Fotoğraf, Türk Edebiyatı | » yorum bırak;

Ötekileştirdiklerimizi görünür kılmaya çalıştık

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 24 Haziran 2007

Memik Horuz
İstanbul Ermenileri foto-röportaj sergisini hazırlayan sanatçılarla toplumun fotoğrafı üzerine konuştuk
Fotoğraf sanatçısı Mehtap Yücel, serginin metin yazarı Tamer Altunay ve sergide fotoğrafı bulunan Terzi Artin Satan’la röportaj için Fransız Kültür Merkezi sergi salonundayız. Perişan Hanım ve Takuhi Hanım, işleri olduğundan gelemiyor. Oysa röportajımızın ilgi çekici yanı onların hikayesi olacak diye düşünüyordum.
Kınalıada’daki Yetimler Yurdu’nun hizmetlisi Perişan Hanım ile, çeşitli zamanlarda kardeşleriyle birlikte kampta kalan Takuhilerin sergi açılışındaki duygu anaforu yaratan karşılaşmalarına tanık olmuştum, ilgi çekici anıları ortaya çıkaracaktım.
Sergiye ilginin ne düzeyde olduğunu gözlemlemek ve varsa konuklarla konuşmak için erkenden oradayız. Ayağımız yine ilk önce Hrant’ın yanına götürüyor; sandalda balık tutan Hrant’ı izliyoruz. Gözümüz yanındaki metne kayıyor. Şöyle yazıyor metinde: “Agostaki köşesi ‘Şapparigçe’ başlığını taşıyordu. Hikayesini anlatmıştı. Bir gün Halit Kıvanç gelmiş yanına, Hrant her zamanki sıcaklığıyla sarılmış, şapur şupur öpmüş onu. Ahparig (Ermenicede dost arkadaş) demiş. Kıvanç, ‘Sen ahparig değil şapparigsin’ demiş ve gülüşmüşler. O çalışmaya başlarken ilk önce dostumuz Hrant’ın kapısını çalmıştık, tıpkı Ermeni toplumunu tanımak isteyen herkesin yaptığı gibi. Agos’ta mütevazı düzenlenmiş odasında kimlerle görüşebileceğimizi konuştuk. Bir sürü telefon numarasını paylaştı bizimle. Sonrasında her başımız sıkıştığında onun telefonunu çaldırdık. Bir gün o telefondan hiç yanıt gelmeyinceye kadar. Sevgili Hrant bıraktığın boşluk çok derin. Seni özlüyoruz.”
Anlamını bilemezsiniz
Sergiyi gezen misafirler için konmuş mesaj defterine ilişiyor gözüm; Nişan Yürek’in yazdıklarını okuyoruz:
“Sevgili Mehtap,
Yaptığınız çalışmadan dolayı kutluyor şahsım adına takdir ve teşekkür ediyorum, bir Ermeni vatandaşı olarak. Böyle bir zamanda bizi bu kadar iyi tanıtan bir çalışmayı bize sunmanızın anlamını bilemezsiniz. Ancak sizin gibi dostlardan gereken destekle hem kendimizi daha iyi anlayacağız hem de geçmişimizin o güzel anılarını hatırlamış olacağız. Bize bugüne kadar düşmanca öğretilen tarihin aksine içimizdeki güzellikleri ancak bu gibi çalışmalar bu aklı karıştırılmış toplumu aydınlatır. Çalışmalarınızın devamını diliyorum. Hepinize içten teşekkür ediyorum.”
Sergiye emeği geçenlerden Aycan Işık’la sohbet ediyoruz. “Keşke daha fazla katkıda bulunabilseydim. Bu serginin arkasından biraz böyle duygusal ve insani yanım, keşke daha fazla bir şeyler yapabilseydim diyor” sözleriyle anlattı duygularını.
Sergiyi gezen üç genç kız görüyoruz. Karolin Dingillioğlu, Firun Özçelik, Lidya Zincirli. Üçü de Ermeni kökenli. Firun’un ‘Şirin’ anlamına geldiğini öğreniyoruz. Sergiye ilişkin duyguları da ortak; çok beğendiklerini, içerik olarak anlamlı olduğunu, detayların iyi yakalandığını dile getiriyorlar. Böyle bir serginin yapılmasından dolayı mutlular, zaten kendilerini bu toplumda ‘ayrı’ ve ezik hissetmiyorlar. Fakat yine de anlamayanların anlamasında bu gibi çalışmaların katkısının olacağını düşünüyorlar. Sergi, 1 Temmuz tarihine kadar İstanbul Beyoğlu’ndaki Fransız Kültür Merkezi salonunda ziyaretçilere açık.


Bu tür çalışmalar yapılmalı
Fotoğrafların sahibi Mehtap Yücel ve metinlerin yazarı Tamer Altunay ile birlikte görüştük.

Bu sergiyi nasıl gündeme geldi?
Mehtap Yücel: Bu aslında Tamer’in gündeme getirdiği bir projeydi. Bir gün, “Ben Kurtuluş’ta çevremde Ermenilerle birlikte yaşıyorum, Ermeni arkadaşlarım var fakat Ermenileri pek tanımıyorum. Toplum da tanımıyor. Bunu görünür kılalım” dedi. Konuşmanın sonunda ‘bunu çalışalım’ dedik birlikte. Zaten bu benim istediğim öncelikli konulardan biriydi. Sonra GEO Dergisi’ne önerdik. Oradan da onay gelince bu bizi daha çok tetikledi; proje olmaktan çıktı harekete geçtik. Biz ‘İstanbullu Ermeniler’i çalışacaktık aslında ama bizler gibi Anadolu’nun değişik yerlerinden göç eden Ermenilerle tanıştık. Tıpkı bizler gibi. Ben Ürgüplüyüm, Tamer Trakyalı. Onlar da Trakyalılardı, Kayserililerdi, Siirtlilerdi…
Çalışmayı yaparken, içimizdeki insanları görmeme gerçeğine yakından tanık oldum ve kendimden de rahatsız oldum. Çünkü farklı bir kültüre gideyim derken benim de onları ‘dışarda bir kimlik’ olarak düşündüğümü görmekten utandım. Toplum olarak birbirimizi ‘dışında’ görme eğilimimiz var, gözlerimizi kapıyor, görmezden geliyoruz. Bizim içimizde ötekileştirdiklerimiz. Ötekileştirme yerine ‘biz buyuz’ dememiz gerekir.
Örneğin, gördüm ki bir Bitlisli nasıl yaşıyor, ne giyip-yiyorsa Bitlisli Ermeni de öyle. Kayseri’deki Kayserili, Van’daki Vanlı… Yaşadığı yerin insanıyla günlük yaşamda bir farklılık göremezsiniz. Dini ritüelleri vb. şeyleri çıkarırsanız bu böyle. Bir Trakyalı ile Kayserilinin arasındaki farklılık ne ise, Traklayalı Ermeni ile Kayserili Ermeni arasındaki fark da aynı.

Burada, eski İstanbullular neslinin devamı olarak kalan Ermenilerle görüşemediniz mi?
Tamer Altunay: Yok… ‘Eski İstanbullular’ derken kastınız Osmanlı döneminden kalanlar oluyor, maalesef onları bulamadık, yoklar. Biliyorsunuz tarihte tehcir uygulamaları var, bunun sonucunda göçler yaşanmış. Şimdi burada yaşayan Ermeniler’in tamamı Anadolu ve Trakya’dan göç etmişler. Anadolu göçleri bilinir de, Trakya’da olanlar pek bilinmez. Büyüdüğüm Tekirdağ- Malkara nüfusunun zamanında üçte biri Ermeniymiş. Bunu ben çok sonraları öğrendim. Tarihe bakmadığımız gibi çevremize de bakmıyoruz. Ben hem çevreme bakmak hem de gazetecilik merakı dürtüsüyle bu konuya meylettim. Çalışmanın çıkışı buydu. Farklı bir kültürü, farklı bir toplumu anlama ve anlatma çabasıydı. Buna biraz katkımız olduysa sevinç duyarız.

Diğer ‘azınlık’lara ilişkin de çalışmalarınız olacak mı?
T.A.: Şu anda somutlanmış bir proje yok ancak olabilir. Dedim ya toplum olarak bir birimizi tanıma ve anlama çabası yok içimizde. Çerkesler de, Türkler de, Kürtler de, Çingeneler de benim ilgimi çekiyor. Çingene sözü toplumda negatif bir yüklemle kullanıldığı için, Roman olarak ifade ediyorlar kendilerini. Bu yüklem de bir sorundur. Bir zamanlar nüfus kağıtlarında ‘Kıpti’ yazarmış. Bunlar da benim ilgimi çekiyor. İleride bütününe ilişkin projeler olabilir. Şu an, Ermenilerle ilgili yayına ağırlık veren Aras Yayınları’yla anlaştığımız bazı projeler var, onlar üzerinde çalışacağız.

Sergi başka yerlerde de açılacak mı?
T.A.: Biz dolaşsın istiyoruz. Şu anda İngiltere ve Fransa’dan böyle bir teklif var. Ancak bizim bunları ya da Türkiye’de dolaştırmayı finanse edecek durumumuz yok. Bu sergiyi de arkadaşların imece usulü katkılarıyla gerçekleştirebildik. Kurumlar da bu arkadaşlarımızın kurumları.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
M.Y.: Bizden sonra da bu gibi çalışmaların devam ettirilmesini istiyorum. Basının da bundan korkmaması gerekir bence. Ulusalcılık-milliyetçilik tartışmaları ortamında bu serginin karanlığa bir mum olduğunu yazmış bir arkadaş, ben de buna katılıyorum. Mum yakmalar devam ettirilmeli. Ermenilerle ilgili, Rumlarla, Çingenelerle, Süryanilerle, Araplarla, Yahudilerle, Çerkeslerle,.. ilgili çalışmalarla bunlar görünür kılınmalı.
T.A.: Bu topraklarda bizim hakikaten bir zenginliğimiz var. Herkes ağzını açtığında bu lafı ediyor. Ama bunun gerekleri var. Bu zenginliğin gerçekten ortak, kolektif hale getirmenin gereklilikleri neler, ötekileştirdiğimiz başkasının hayatını tanımak, kültürünü tanımak, onunla iç içe geçmek, bunları paylaşmak. Bu sergi Ermenilerle ilgili bir çalışmaydı, seve seve yaptık. Bu gibi çalışmaların diğer ötekileştiren kesimler için de yapılması gerekir. Mehtap’ın dediğine eklersek, işte Abazalar var, Tahtacılar var. Katolik, Hıristiyan, Müslüman ve bunların içinde farklı kesimler, örneğin Aleviler var. Bunları ne kadar görünür kılarsak, övündüğümüz o zenginlik anlam bulur. Gerçekten bizim zenginliğimiz olur. Bugün bence o bizim zenginliğimiz değil.


Fotoğraf bir delildir

Sergide fotoğrafı yer alanlardan biri de terzi Artin Satan. Konuyu bir de onun açısından dinledik…
“Şimdi efendim, bütün dünyada bu işler insanları tanıtmak için, azınlıklar olsun olmasın nasıl yaşadıklarını, nereden gelip nereye gittiklerini göstermek için yapılır. Fotoğraf bir delildir. Sergi olayını çok iyi gördüm, çok sevindirici. Bunların devam ettirilmesi lazım. Açılış gecesi çok mükemmel bir geceydi. Hazırlayanlar da gelenler de bence noksansız davrandılar. Fotoğraf ve yazıları ilgiyle incelediler. Müzik, oyun ve ikramlar da güzel düzenlenmişti.Ben herkese teşekkür ediyorum.” (İstanbul/EVRENSEL)

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12261

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Aspendos Festivali etkinlik programı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 21 Haziran 2007

14′üncü Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’nde piyanist Fazıl Say, konser verecek.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün bu yıl Anadolu Ateşi’nin
katkılarıyla gerçekleştirdiği festivalde Say, yarın, Antalya Devlet Opera ve Balesi
ve Korosu eşliğinde konser verecek.

Konserde Say, ‘Anadolu’nun Sessizliği’ adlı konçertosuyla ‘Nazım’ ve ‘Kumru’ adlı baladlarını seslendirecek.

Orkestra, Şef Gürer Aykal yönetiminde Beethoven’ın ‘Egmont Uvertür’ ve ‘Korolu Fantazi’ adlı eserleri sanatseverlerin beğenisine sunacak.

Şef Aykal’ın ilk kez bir opera orkestrasını yöneteceği konser, saat 21.30′da başlayacak.

‘Carmina Burana’

Antalya Devlet Opera ve Balesi, festivalde ikinci kez, Carl Orff’un ünlü eseri ‘Carmina Burana’ ile sanatseverlerin karşısında olacak.

Robert North’un koreografisi ile bale eseri olarak sahnelenecek ‘Carmina Burana’, 26 Haziran Salı gecesi Aspendos’ta sanatseverlerle buluşacak.

Ana teması yazgı, kader ve insanın alınyazısının yükselişleri ve alçalışları olan bir perdelik eserde orkestrayı Şef Alexandru Samoila yönetecek.

Duman konseri 24 Haziran’da

Rock müziğin sevilen topluluklarından Duman, 24 Haziran’da konser verecek. Topluluk, Konyaaltı Açık Hava Tiyatrosu’ndaki konserde, sevilen parçalarını seslendirecek. Konser, saat 21.00′da başlayacak.

Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisinde Benan Sümer Atölyesi Sanatçılarının karma resim sergisi 23 Haziran’da sona erecek. Galeri, 24 Haziran’dan itibaren de, Rus Kültür Yılı etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen ‘Rusya’da Yaşanan Anlar’ adlı fotoğraf sergisine ev sahipliği yapacak.

Üç Rus fotoğraf sanatçısının eserlerinden oluşan sergi, 10 Temmuz’a kadar görülebilir.

Antalya’da, ‘Atatürk ve Cumhuriyet Çocukları’ fotoğraf sergisi yarın Atatürk Caddesi’ndeki McDonald’s’ta açılacak.

Sergide, Atatürk’ün Atatürk Vakfı koleksiyonundan seçilen 21 fotoğrafı sergilenecek. Sergi, 11 Temmuz’a kadar açık kalacak.

Sergide, Atatürk’ün 6-12 Mart 1930 tarihleri arasında Antalya ziyareti sırasında
Belkıs Harabeleri’ni gezerken çekilmiş bir fotoğrafı da yer alacak.

Orkun Ozan Sanat Galerisi’nde İstanbul Imoga Grafik Sanatlar Müzesi
Karma Resim Sergisi yarından itibaren 10 Temmuz’a kadar açık kalacak.

Antalya Sanatçılar Derneği Galerisi’nde 23 Haziran’a kadar Antalya
Atölyeleri Karma Resim Sergisi ziyarete sunulacak. Galeride 25 Haziran-7
Temmuz tarihleri arasında da ANSAN Koleksiyon Sergisi görülebilir.

http://www.cnnturk.com/KULTUR_SANAT/

Yazı kategorisi: Bale, Festival, Fotoğraf, Müzik, Opera, Resim | » yorum bırak;

Hayat’ı çek, 3000 YTL ödülü kap

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 21 Haziran 2007

Küçükçekmece Belediyesi, amatör ve profesyonellere yönelik düzenlediği fotoğraf yarışmasının bu yıl ikincisini gerçekleştiriyor.

“Küçükçekmece’de Hayat 2007 II. Ulusal Fotoğraf Yarışması (Ödüllü)”nda saydam, dijital ve baskı olmak üzere 3 kategori yer alıyor. Yarışma sonunda her kategoride birincilere 3000 YTL, ikincilere 2000 YTL ve üçüncülere 1000 YTL, ayrıca jürinin belirleyeceği her dalda en fazla 5’er adet fotoğrafa da mansiyon ve özel ödül olarak 500’er YTL ödül verilecek.

Her fotoğrafçıya katılım belgesinin verileceği yarışma için 15 Ekim’e kadar www.kucukcekmece.bel.tr adresinden başvuru formunun doldurulması gerekiyor.

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=249918

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

“Yasadışı Sergi” İstanbul’da

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 21 Haziran 2007

9 sene önce dünyanın çeşitli ülkelerinde mülteci hikayeleri fotoğraflamaya başlayan Ekberzade, Yasadışı Sergi’yi İzmir’den sonra şimdi de İstanbul’da duyarlı sanatseverlerle buluşturuyor.

İstanbul’da 7 mekanda eşzamanlı olarak sürecek olan sergide, proje kapsamındaki fotoğraflar, ‘Mülteciler’ filmi, ve ‘Yasadışı’ adlı kitap 7 mekana ‘sığındırılıyor’, ve bu mekanlar bir krokiyle birbirine bağlanıyor. Böylece iltica ve sığınma teması, sadece serginin içeriğiyle değil, formuyla da yaşatılıyor.

Ekberzade’nin sergisinde Balkanlar, Azerbaycan, Pakistan, Afganistan, Türkiye ve Çad’dan toplam 70 fotoğraf bulunuyor.

Sergi Galata Fotoğrafhanesi, IFSAK, Fotoğrafevi, FotoTrek, Garaj İstanbul (Mülteciler filmi), Tezgah (Yasadışı) ve Uçan Ev mekanlarında görülebilir.

http://www.ntvmsnbc.com/news/411744.asp

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

İFSAK 145. Dönem Temel Fotoğraf Seminerleri 26 – 30 Haziran’da Başlıyor…

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

48 yıllık deneyimli İFSAK’ın 145. dönem temel fotoğraf seminerleri 40′ar kişilik iki ayrı grup olmak üzere 26 Haziran Salı ve 30 Haziran Cumartesi günü başlıyor. Salı günleri 19:30 – 21:30; Cumartesi günleri 11:30 – 13:30 saatleri arasında yapılacak ve 8 hafta sürecek olan seminerlerde ;

1. Fotoğraf Makinesi I (Gövdeler ve Örtücü Hızı, Fotoğrafta Hareket Etkisi)
2. Fotoğraf Makinesi II (Objektifler, Net Alan Derinliği)
3. Fotoğrafta Işık ve Kullanımı
4. Filtreler ve Yardımcı Cihazlar
5. I. Pratik Uygulama Eğitimi
6. I. Pratik Uygulama Değerlendirme Toplantısı
7. Çekim Teknikleri
8. Kompozisyon
9. II. Pratik Uygulama Eğitimi
10. II. Pratik Uygulama Değerlendirme Toplantısı
11. Karanlık Oda (Uygulama ve Teorik)
12. Fotoğrafın Evrimi ve Geleceği
dersleri işlenecektir.

Seminer süresince teorik dersler yanında, uygulama için 2 gezi düzenlenecek. Bu gezilerden ilki şehir içinde (Sultanahmet ve çevresi), ikincisi ise şehir dışında (gidilen yer mevsim ve ışık şartlarına göre değişmektedir.) yapılacak.

Uygulama gezilerinde çekilen saydamlar gezi sonrası düzenlenecek toplantılarda izlenip, değerlendirilecek. Bu toplantılara her katılımcının en az 5 en fazla 7 adet saydam getirmesi beklenmekte.

Seminer sonunda İFSAK salonunda katılımcıların fotoğraflarından oluşan bir sergi açılacak. Sergide isteyen her katılımcının 2 adet, 18×24 ebadında basılmış fotoğrafı yer alacak.

Sergi açılışının yapılacağı ve katılım sertifikalarının dağıtılacağı bir de kokteyl yapılacak.

Seminerin tamamlanmasının ardından seminer gurubunun adını taşıyan bir proje çalışması düzenlenmektedir. Proje çalışmasına katılım isteğe bağlıdır. İFSAK proje çalışmasının daha etkin ve düzenli yürütülebilmesi amacıyla bir Proje Danışmanı belirlemektedir. Danışman ve proje gurubu çalışacakları konuyu ve süresini, sunum şeklini kendileri belirler. Bu süre içerisinde İFSAK, olanakları ölçüsünde toplantı salonu, kütüphane ve teknik cihazlarının kullanılması gibi imkanlar sunmaktadır. Saydam gösterisi ya da sergi açarak sunulacak olan proje çalışmaları İFSAK salonlarında fotoğraf severlerle buluşmaktadır.

Eğitmenler: İzzet KERİBAR, Tufan KARTAL, Selim GÜNEŞ, Ayhan AYDIN, Yalçın SAVURAN, Hakan KIZILCIKOĞLU, Ali İhsan GÖKÇEN, Sami AKSOĞAN, Altan BAL, Loris MEDİCİ, Nadir EDE, İlkan ÖZDAĞ, Muhsin DİVAN, M.Ufuk DUYGUN, Ayşe BAĞDEMİR, Barış ŞİMŞEK, Hakan HATAY, Remziye AKÇAY, Ufuk TEKSOY

Destek veren eğitmenler:Sabit KALFAGİL, İbrahim ZAMAN

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

2. İFSAK GençFotoğrafçılar Festivali başvuruları başladı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

14-30 Eylül 2007 tarihleri arasında yapılacak olan festival, 30 yaş ve altındaki tüm genç fotoğrafçıların çalışmalarını sergileme/sunma imkanı sağlıyor.

Başvuru formu ve ayrıntılı bilgi : http://www.ifsak.org.tr/icerik.php/1650 adresinde.

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Türkiye’nin kültürel çeşitliğinden kareler

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Atilla Durak’ın beş yıl Anadolu’yu gezip çektiği farklı kültür ve yaşamlara dair fotoğraflar ‘Ebru’ adlı bir kitaba ve sergiye konu oldu

Attila Durak, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde ekonomi bölümünde okuduğu yıllarda notlarını yükseltmek amacıyla fotoğraf dersi almaya karar verir. Ama bu karar onun notlarını artırıp iktisatçı olma planlarını suya düşürür. Çünkü fotoğraftan başka bir şey yapamaz, yapmak istemez olmuştur.
Mısır’a yaptığı yolculukla farklı insanların fotoğrafını çekmekten büyük keyif aldığını keşfeden Attila Durak, mezun olunca soluğu Hindistan’da alır. Derken Türkiye turları, sonra New York yıllarında ve farklı ülkelerden ve kültürlerden gelen milyonlarca insanın bıraktığı izlenim girer kadrajına. Artık Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini anlatma arzusu, bir düş lolmaktan çıkıp bir tutkuya dönüşmüştür.
New York’ta fotoğraf eğitimi alan, pek çok gazete, dergi ve kataloglarda fotoğrafları yayımlanan, farklı kentlerde kişisel ve karma sergilere katılan Durak, 2000′lerin başında büyük projesi için çalışmalarına başlar. Beş yıl boyunca minübüsüne atlayıp gezer, farklı dinlerden hatta dillerden ailelere, yaşamlara misafir olur onların fotoğraflarını çeker. Sonra bu on binlerce kare bir kitaba ve sergiye dönüşür, adı Ebru.
Attila Durak’ın projesi, kültürel çeşitliliğin bazı kesimlerce ayakbağı olarak görüldüğü bir dönemde gün yüzüne çıkıyor. Türkiye’nin çokkültürlü yapısını ‘mozaik’ değil özellikle ‘ebru’ sözcüğüyle tanımlıyor bu proje. Çünkü Yezidilerden Çingenelere, Süryanilerden Sünnilere, Kürtlerden Alevilere kimlikler birbiri içine geçerek, birbiriyle ilişkiye girerek yaşıyor ve biçimleniyor.
Attila Durak’ın ‘Ebru’ adlı kitabında yaklaşık 300 fotoğraf var. Kitabın ön sözünü John Berger yazmış.
Aralarında Sezen Aksu, Ara Güler, Elif Şafak, İshak Alaton, Nebahat Akkoç, Murat Belge, Şeyhmuz Diken, Fethiye Çetin, Herkül Milas, Tosun Terzioğlu, Ruşen Çakır gibi isimlerin de bulunduğu 24 yazar, fotoğrafların kendilerinde bıraktığı izlenimi kaleme almışlar. Metis Yayınları tarafından hazırlanan kitapta Kalan Müzik tarafından derlenen ve müzikal zenginliği yansıtan 21 parçalık özel bir CD de yer alıyor. Projenin Moon and Stars Project, Açıktoplum Enstitüsü, Beko, İzocam, Demirdöküm, Fujifilm gibi pek çok sponsoru var.
Dün akşam, projeyi anlatan bir de sergi açıldı. Sultanahmet’te 1001 Direk Sarnıcı’nda izleyicilerle buluşan sergide büyük boyutlarda basılmış 173 fotoğraf yer alıyor. Sergi, önümüzdeki dönem İKSV tarafından dünyanın farklı ülkelerine de taşınacak.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224605

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Çocuklar için fotoğraf semineri

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

İstanbul Fototrek Fotoğraf Merkezi’nde 9 – 13 yaş arasındaki çocuklara yönelik fotoğraf seminerleri düzenleniyor. Toplam 3 gün sürecek olan “Çocuklar için fotoğraf semineri” boyunca çocuklar makinelerin nasıl çalıştığını, filmi makineye nasıl takacaklarını, ışığın etkisini, kompozisyonu, farklı fotograf konularını fotograflamayı öğrenecek.
Fotoğraf Merkezi’nin düzenlediği bu seminerde çocuklar teorik derslerle birlikte karanlık odada baskı yapacak, kolaj çalışması, ödevler ile teorik dersler pekiştirilecek. Çocuklar İçin Fotograf Semineri 2 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. İlk gün gün “Fotografçılık nedir? Fotograf makinesi nasıl çalışır? Film makineye nasıl takılır? Fotograf makinesi nasıl tutulur? Işık nedir? Aydınlatma etkileri nelerdir?” konuları işlenecek. Sonraki günlerde kompozisyon, insan, manzara, hayvan, gezi fotografları nasıl çekilir konularını özel olarak hazırlanan dialar eşliğinde işleyecek olan çocuklar ayrıca karanlık odada fotograf baskısı yaparak fotografın oluşumunu daha iyi kavrayacaklar.
Seminer tarihleri 2-4-6 Temmuz 12:00 – 15:00 saatleri arasında, toplam 3 gün.

Bilgi için: (212) 25190 14 / www.fototrek.com

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12071

Yazı kategorisi: Fotoğraf | 1 Yorum »

‘Sokağın vebalılarının’ fotoğrafları

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

İnan Kızılkaya
Ulis Fotofest kapsamında Tophane Tütün Deposu’nda birçok fotoğraf çalışması sergileniyor
Ulis Fotofest kapsamında Tophane Tütün Deposu’nda birçok fotoğraf çalışması sergileniyor. Kent-Kentlileşme Sürekli Tema kapsamındaki birçok sergi arasında, fotoğrafçı Altan Bal’ın “Sokak Toplayıcıları” foto-röportaj sergisi dikkat çekici.
“Sokak Toplayıcıları” doğal olarak, çok kimsenin aklının bir köşesinde olmayan, insanların kentin keşmekeşinde yok saydıkları insanlar. Anadolu’nun ekonomik yapısının çözülmesine bağlı olarak İstanbul’un yolunu tutmuşlar. En “parya” işlerden görünen, bir kısım insanın ‘toplayıcılık’ yapması, insanoğlunun tarihsel serüveninin ne kadar geliştiğine de ayrı bir gözle bakmamızı sağlıyor. Herkes gibi bir iş yapan “sokak toplayıcıları” kentlerde birçok kişinin bilmek, dokunmak, kesişmek ve varlıklarını hissetmek istemediği insanlar. Sanayi uygarlığının bütün ihtişamına rağmen kirliliğini ortaya koyan ve bu kirliliğin doğal sonucu olarak, tüketimin nasıl bir kamusallık yarattığını sorgulayan bir çalışma. Zira foto-röportaj, İstanbul’daki sokak toplayıcılarının bir gününün fotoğraflarla ve sosyal durumlarını yansıtan alt metinlerle anlatıldığı bir nevi sosyolojik panorama. Kentliliğin içinde metanın hızlı dolaşımının sonucu biriken çöp, hem insan-meta ilişkisine hem de insan insan ilişkisine dair de bir bakış açısı sunuyor.
Aslında doğrudan sergiye konu olan ‘fail’lerle görüşmek niyetindeydik. Boyalı burjuva basının bugüne kadar ‘sokak toplayıcıları’ hakkında yaptığı birçok haber, onların insanlara ve basına daha da uzak durmalarına sebep olmuş. Biz de sokak toplayıcılarına her ne kadar ‘farklı’ bir gazete olduğumuzu anlatmayı düşündüysek de; üzerlerine gitmeyi, çalışmanın sahibi Altan Bal’la birlikte uygun bulmadık. Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık Bölümü mezunu olan ve bağımsız çalışan, serginin sahibi Altan Bal ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bu fikir, bu proje nasıl oluştu?
Bekar Odaları projesinden sonra oluştu. Babam da benim gibi bekar odalarında kalmıştı. Bekar odalarının dış yaşantısı, ayrı bir hikayedir. Kağıt ve sokak toplayıcılarıdır. Türkiye’deki her şeyin görsel haliydi, bekar odaları. Yani tarım, hayvancılık politikasının çökertilmesinin sonucu, İstanbul’a göç ediyorlar. İstanbul’un çöplerini karıştırıyorlar, geçinmek için. Hatta kağıt toplayıcılarından biri şöyle diyordu: “İstanbul kazansa, biz kepçe değiliz. Olsa olsa çay kaşığıyız. Hep dibini kazıyoruz.” Birçok şeyin görselliği olduğunu anlayınca bu proje oluştu kafamda. 3 yıl önce okuldan mezun olduktan sonra çekmiştim.

Kağıt toplayıcılarının yaşamları nasıl?
Bütün sokak toplayıcıları nasıldır bilemem. Çünkü genelleme yapmak yanıltıcı olabilir. Beyazıt bölgesindeki kağıt toplayıcıları çektim. Benim çalıştıklarım daha çok İç Anadolu Bölgesi’nden göç edenlerdi. Konya, Aksaray’dan gelenler, ya toprakları yok ya da çok az. Biraz da İstanbul’un çekiciliğine kapılmışlar. Çoğu ilkokul mezunu bile değil ve vasıfsız. Dolayısıyla kendilerinden önce kağıt toplayan akraba ve hemşerilerinin yanına geliyorlar. Hep beraber yan yana gelip birbirlerine eklemleniyorlar. Süleymaniye etrafında bekar odalarında 10-15 kişi kalıyorlar ya da kağıt depolarda… Genelde köylerine 3-4 ayda bir gidip geliyorlar. 20-30 yıldır kağıt toplayıcılığı yapanlar var.

Yasal durumları nedir?
Çöpü karıştırmayı kimseye kolay kolay yaptıramazsınız. Çünkü kağıt önemli bir ürün. Yasal duruma gelince, izin olmasa da önceden herhangi bir sorun yoktu. Belediyeler, bu işin çevresel öneminin ve rantının farkına varınca bu işi ele geçirmek istiyorlar. Çünkü kağıtta geri dönüşüm, ekonomik olarak çok kârlı bir iş. Burda iki durum var. Belediyeler, “Kağıtçıların sağlıksız koşullarda yaşamasını istemiyoruz” diyorlar. Kağıt taplayıcıları ise “Yıllardır bu işi yapıyoruz. Her türlü yasal süreçleri yerine getirelim. Vergi vermemiz gerekiyorsa veririz” diyorlar. Sağlık, korunma eğitimi verilsin istiyorlar. “Ne yapılması gerekiyorsa yapalım, yasal süreci yerine getirelim” diyorlar. Çünkü toplayıcıların doğal bir örgütlülüğü var. Yasal olarak sıkıntı olacak. Toplayıcılar, bu işin kendilerinden alınmasına karşılar. Türkiye’de yavaş yavaş kağıt toplayıcılığı görünür hale gelince bu iş kızışacak. Çünkü birileri çöpleri toplamak zorunda. Bayrampaşa Belediyesi, kağıt toplayıcılarına hijyenik koşullar oluşturup, maske dağıtıp, eğitmiş diye biliyorum. Bu olumlu bir gelişme.

Çöp-kapitalizm ilişkisini nasıl yorumluyorsunuz?
Kapitalizm dediğimiz şey soyuttur. Fotoğrafçı olarak baktığımda, pratik hayatta görsel-somut hale gelir. Kapitalizmin en önemli özelliği kontrolsüz tüketimdir. İhtiyaç fazlası üretim, sonra da ihtiyaç yaratır. En sonunda bir tüketim çılgınlığıdır. Üretim yapıldığında bir sonraki adım yani, geri dönüşümü düşünülmüyor. Sağlıksız biriken çöplere dönüşüyor. Yani kapitalizmin tamamen görünür hale gelmesi oluyor, çöp.

Toplumun en alt katmanlarından olan toplayıcılar, tüketme şansları olmayan ürünlerin artıklarını toplarken kendi yaşamlarını da aynı zamanda kuruyorlar. Nasıl bir duygu-düşünce içindeler?
Öncelikle bir iş yapıyorlar. Daha çok İstanbul’a bakışları, gözlemlediğim kadarıyla, olanaklarından yaralanmadıkları şehrin, çöpünü kullanıyoruz diye algılıyorlar. “Çöpe düşmek” diye bir deyim var artık. Onlar için yaşamda gelebilecekleri en kötü yer bu nokta. Dolayısıyla yabancılaşma daha belirgin oluyor. Tüketmedikleri şeyin çöpünden para kazanmış oluyorlar. Ama asıl rahatsızlıkları insanların onlara bakışları. Bir mahalleye girdiklerinde, kötü koktukları için uzak duruluyor. Bazıları da toplayıcılığın Romanlar tarafından yapıldığını düşünüyorlar. Bazen çöpü karşılaştırdıklarında başlarına çöp bile atılıyor.

Sosyal yaşamları nasıl?
Pazarları ya maç yapıyorlar boş arsalarda, ya kahveye takılıyorlar. Herkes bunlara vebalı gibi davranıyor. Çok üzücü bu. Mahalle bakkalından, minübüs şoföründen esirgemediğimiz selamı onlara fazla görüyoruz. Onların belki kaskı, maskesi, önlüğü ve teknik donanımları olsa insanlar belki de daha iyi davranacaklar. Türkiye’de çöpün yüzde 23’ü geri dönüyor. Bu oranın ekonomik ve çevresel bakımdan yüzde 80’i bulması gerekiyor. Ankara, Mersin, Antalya gibi sanayinin ve mağazaların olduğu her yerde toplayıcılar var. Onlarla uzun bir zaman geçirdim. Polis gelip arama yaptığında herhangi bir suça bulaşmadıklarını, dolandırıcılık, yankesicilik ya da gasp yapmadıklarını gördüm. Ama insanların sokak toplayıcılarına karşı önyargılı olması, onların diğer insanlardan ayrı bir kategori oluşturdukları intibaını uyandırıyor. Dolayısıyla sosyal yaşamları sınırlı ve dar ilişkiler çerçevesinde oluyor.

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12069

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Türkiye’nin renkleri EBRU’da

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 19 Haziran 2007

Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini yansıtan, kitap ve bir dizi sergiyi içeren EBRU Projesi, 19 Haziran – 9 Temmuz 2007 tarihleri arasında İstanbullularla buluşacak.

Fotoğrafçı Attila Durak’ın 2001-2006 yılları arasında çektiği 173 fotoğraf, 1001 Direk Sarnıcı’nda sergilenecek. EBRU kitabı ise fotoğrafların haricinde, düşünür John Berger’in önsözü ve aralarında Sezen Aksu, Ara Güler, Elif Şafak, İshak Alaton, Nebahat Akkoç ve Murat Belge’nin de bulunduğu 24 yazarın metinlerinden oluşuyor. 

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=27689

 

Yazı kategorisi: Fotoğraf, Süsleme Sanatları | » yorum bırak;

Fotoğrafçılar’dan mimariye bir değini

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 19 Haziran 2007

İki yabancı fotoğrafçı İstanbul’un sokaklarını iki yıl boyunca arşınladı. Sebep mi? Şehir mimarisinin çevreyle uyumsuzluğunu gözler önüne sermek için.

Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi, 23 Haziran – 11 Ağustos tarihleri arasında, İsviçreli sanatçı Laurence Bonvin ve Hollandalı sanatçı Juul Hondius’un işlerinden oluşan ‘Fotoğrafçılar’ adlı sergiye ev sahipliği yapacak.

Sergide, sanatçıların 2005-2006 yıllarında İstanbul’da çalıştıkları projenin eserlerine yer veriliyor. Sergi, Pro Helvetia, The Mondriaan Foundation ve The Netherlands Foundation for Visual Arts, Design and Architecture’ın katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

Laurence Bonvin, eserlerinde daha çok yeni yapılan sitelerden yola çıkarak mimarinin çevresiyle uyumsuzluğunu gözler önüne seriyor. Sanatçı, basit yapı ve durumları ele alarak, fotoğrafları karşısında bir tür yorum yapma gereksinimi duyulmasını amaçlıyor. İstanbul’un, dinamik ve zengin içeriğiyle Batı ülkelerinde rastlanmayan bir şehir olduğunu belirten Bonvin, şehirde kendini üretmek istediği konulara yakın hissetmiş.

Juul Hondius ise bir dizi karmaşık prosedürle, ele aldığı mekânları fazla öne çıkarmadan değerlendiriyor. Fotoğraflarının büyük çoğunluğu, var olanı kaydetmekten ziyade, kurmaca üzerinden gerçek olabileceklere yaklaşıyor ve imgelerin anlamlarının daraltılmasına izin vermiyor. Sergi, ‘dışarıdan bakan’ iki çift gözün İstanbul mimarisi üzerine değinisine yer veriyor.

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=27690

Yazı kategorisi: Fotoğraf, Mimarlık | » yorum bırak;

Genç fotoğrafçılar buluşuyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 19 Haziran 2007

İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği)’ın, 20 yıldır düzenlediği “İstanbul Fotoğraf Günleri” bu yıl yerini “Genç Fotoğrafçılar Festivali” ile “Fotoğraf ve Sinema Bienali”ne bıraktı. Festivalde öncelikli amacın 30 yaş ve altındaki tüm genç fotoğrafçılara, çalışmalarını sergileme imkanı sağlamak olduğu bildirildi. Kimlik konusunun yanı sıra geçen sene olduğu gibi tema dışı, serbest konulu katılıma da açık olan festivalin başvuruları 31 Temmuz 2007 tarihine kadar devam edecek. Tüm genç fotoğrafçılar, hazır ya da tasarım aşamasındaki çalışmalarıyla www.ifsak.org.tr adresindeki “Etkinlik Başvuru Formu”nu doldurarak festivale katılmaları mümkün olacak.

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?haberid=334557

Yazı kategorisi: Fotoğraf | » yorum bırak;

Lonely Planet’in kapak fotoğrafı Murat Düzyol’dan

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 19 Haziran 2007

 
Dünyanın en saygın ülke gezi rehberi Lonely Planet, Türkiye kitabına kapak olarak bir Türk fotomuhabirinin fotoğrafını seçti.

Murat Düzyol’un ‘Kadın Semazenler’ çalışmasından bir fotoğrafın kapak olduğu kitap 2 ay içinde 10 baskı yaptı. Fotomuhabiri Murat Düzyol, ‘Kadın Semazenler’ başlıklı foto röportajını 2004 yılında World Press Photo için hazırlamış, ardından bu çalışma National Geographic Türkiye dergisinde kapak olmuş ve aynı yıl dünyanın en iyi kapak fotoğrafı seçilerek uluslarası ödül almıştı. Avustralya, ABD ve İngiltere’de basılan Lonely Planet, nisan ayından bugüne kadar 10.uncu baskısına ve milyonlarca adet satışa ulaştı.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=553190

Yazı kategorisi: Fotoğraf | Yorumlar Kapalı

Okuma sevdasının kırk sureti

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 18 Haziran 2007

Tophane Tütün Deposu, fotoğrafçı Gülnur Güner’in ‘40 Fotoğraf 40 Hikâye’ adlı fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Fotoğraf Festivali (ULİSfotoFEST) kapsamında açılan sergi sanatçının, İstanbul’un Bağcılar ilçesinde yetişkinlere yönelik uygulanan ‘Okuma Yazma Kursları’ kapsamında ortaya çıkan bir çalışması.

Güner, okuma-yazma seferberliğinde saha öğretmeni olarak çalışırken aynı zamanda Fotoğraf Vakfı’nın Belgesel Fotoğraf Atölyesi’nde ‘40 Fotoğraf 40 Hikâye: Hem Okudum Hem de Yazdım’ projesini de gerçekleştirmiş. Sanatçı, çalışması hakkında şunları söylüyor: “Bu projede yaşam okulundan aldıkları dersten yapabildikleri çıkarımlar kılavuzluğunda hayatlarını sürdüren, kimi çocuk, kimi genç, kimi de yaşlı 40 kişinin hikâyesini, 40 panoda anlatmaya çalışıyorum. Zamanında neden okula gidemediler, şimdi nasıl yaşıyorlar türünden sorularla şekillenen projede, bazılarının hikâyesi dramatik hatta trajik boyutlarda olmakla beraber okul göremedikleri için ilim sahibi olamamış; fakat genelde irfan sahibi bu insanlarla; tanışma ve karşılaşma fırsatı vermesi bakımından benim için çok özel bir yere sahip.” Sergi 4 Temmuz’a kadar gezilebilir. (0212 243 71 87)

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=552767

Yazı kategorisi: Fotoğraf | Yorumlar Kapalı