Sanat Haberleri Ajansı (SaHA)

www.sanatajansi.com Test Yayını

‘Modern Sanatlar’ Kategorisi için Arşiv

“KAMUSAL ALANDA SANAT”

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 17 Haziran 2009

“KAMUSAL ALANDA SANAT”

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 18-20 Kasım 2009 tarihlerinde “Kamusal Alanda Sanat” konulu bir sempozyum düzenleyecektir.

Kamusal alanlar, toplumun tüm bireylerinin özgürlük, eşitlik ve adalet gibi evrensel değerlerin varlığını hissedebileceği ve yararlanabileceği alanlardır. Bu ayrım, aynı zamanda, kamusal alanın hiç kimsenin mülkiyetinde olmadığını, ondan herkesin yararlanabileceğini de göstermektedir.

Sanatın, gündelik hayatın yoğun temposu  içindeki konumunu, sokaktaki bireyin sanat yapıtıyla kurduğu etki-tepki ilişkisini, sanatın dış mekanlarda var olabilme koşullarını, sanat ve hayat arasındaki gelgitleri, devletin, kurumların ve özel sektörün sanatın toplumsallaşması ve hayata karışması yönünde gösterdiği-gösteremediği dirençleri ve tüm bu koşullar içinde sanatçının mücadelesini, kazandığı ve kaybettiği noktaları çok boyutlu bir perspektiften büyüteç altına almayı amaçlayan sempozyum, farklı disiplinlerden oluşacak katılımcılarla Türkiye’de dinamik bir tartışma alanı yaratmayı ve sunulan bildirileri kapsamlı bir sempozyum kitabıyla belgelemeyi amaçlamaktadır.

Dünya metropollerinde kamusal alanlar, sanatsal, kültürel ve politik organizasyonların özgürce sergilendiği ve bu türden eylemlerin sergilenmesi için özel çabalar sonucunda kente kazandırılan çok önemli alanlardır. Bu alanların Türkiye’nin önemli kentlerinde özellikle başkent Ankara’da, sanat ve kültür organizasyonları için yeterince değerlendirilmemesi tartışılması gereken önemli konular arasındadır.

Konu Başlıkları:

  • Kamusal Alan, Sanat Kavramları
  • Kamusal Alan ve İletişim
  • Kent Kültürü ve Sanat Etkileşimi
  • Yerel Yönetimler ve Kamusal Alan
  • Yapısal Çevre, Sanat ve Kamusal Alan
  • Kamusal Alanın Kullanımı ve Siyaset
  • Politika ve Sanat

Buna bağlı olarak;

  • İnanç özgürlüğüne açık kamusal alanlar, sanatsal, kültürel ve politik eylemlere neden kapalıdır ve sanatla ilgili toplumsal teamüller nelerdir?
  • Kamusal alanda bireylerarası iletişimde sanatın rolü nedir?
  • Kamusal alanda kent bilinci için sanatçılar ne yapmalı?
  • Yerel yönetimlerin (belediyeler, kaymakamlık ve valilik) kamusal alanda sanata yaklaşımı nedir ve nasıl olmalıdır?
  • Kamusal alanda -küresel bakış açısı ile- birey, toplum, sanat ve kent ilişkisi nasıl olmalıdır?
  • Sanat eğitimi veren kurumların kamusal alana, kente ve sanata yaklaşımları nedir?

Soruları tartışmaya açılacaktır.

Sizlerin değerli katkılarıyla gerçekleştireceğimiz bu sanatsal ve bilimsel etkinliğimizin ülkemizin kültür ve sanat yaşamına azımsanmayacak değerler katacağına yürekten inanıyoruz. 30 Haziran 2009 Sempozyum için son başvuru tarihidir. Söz konusu sempozyumla ilgili olarak basılacak kitapta da yer almak üzere bir bildiri ile bu etkinliğimize katilmaniz, değerli birikimlerinizden yararlanabilmek açısından kültür ve sanat ortamımıza önemli katkılar sağlayacaktır.

Sempozyum Düzenleme Kurulu Adına

Doç.Dr. Meltem Yılmaz

Hacettepe Üniversitesi

Güzel Sanatlar Fakültesi

Dekan Yardımcısı

Tel No: (312)2976840

sanatsempozyumu@hacettepe.edu.tr

İletişim Adresi:

Araş.Gör. A. Selin Mutdoğan

Hacettepe Üniversitesi

Güzel Sanatlar Fakültesi

İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü

Tel No: (312)2978850

GSM: 05373684019

sanatsempozyumu@hacettepe.edu.tr

Sempozyum Takvimi

Bildirilerin son başvuru tarihi: 30 Haziran 2009

Seçilen Bildirilerin Duyurulması: 10 Temmuz 2009

Bildiriler  sanatsempozyumu@hacettepe.edu.tr e-mail adresine gönderilecektir. Bildiri formatına www.gsf.hacettepe.edu.tr/sempozyum ulaşabilirsiniz.

Sempozyum kayıt ücreti: 200TL

Seçilen Bildiri Sahiplerinin Sempozyum katılım ücretini en geç 15 Eylül 2009 tarihine kadar Ziraat Bankası Beytepe Şubesi 11325319-5003 nolu hesaba yatırmaları gerekmektedir.

Düzenleme-Yürütme Kurulu

Prof. Hüsnü Dokak (Dekan)

Prof. Ayşe Müge Bozdayı

Prof. Dr. İncilay Yurdakul

Prof. Nazan Sönmez

Doç.Dr. Meltem Yılmaz (Dekan Yrd.)

Doç. İsmail Ateş

Doç. Turhan Çetin

Yazı kategorisi: Genel, Heykel, Mimarlık, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Düz duvarda oturulur mu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Bugünlerde Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’ta yaşayanlar caddelerde yürürken hiç de sıradan olmayan görüntülerle karşılaşıyor. Bunların en çarpıcısı da binaların duvarlarına yerleştirilen sandalyelerde oturan insanlar.
Yerden en az 6 metre yüksekliğe monte edilmiş olan sandalyelerde bağlı bir şekilde oturan kimi gazete ya da kitap okuyan, kimi çevreyi seyreden hatta bazıları gelip geçene çiçek atan bu insanlar aslında Angie Hiesl Yapım Şirketi’nin tasarımı olan ilginç bir sergiye “modellik” ediyor.

Prag’da düzenlernen ve alanında en büyük sanat etkinliği olma özelliğini taşıyan ‘Prag Quadrennial 2007′ adlı yarışmalı sergi boyunca kent halkı sokaklarda böyle ilginç görüntülerle sık sık karşılaşacak.

Yazı kategorisi: Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Pera Müzesi, ikinci yaşını çağdaş ustaların eserleriyle kutluyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 25 Haziran 2007

Dünyanın en önemli modern ve çağdaş sanat koleksiyonuna sahip kuruluşlardan biri olan JP Morgan Chase’den 70 parçalık bir seçki İstanbul’a geliyor. “Collected Visions-Çağdaş Ustalardan Seçmeler” isimli sergi, 27 Ekim 2007′de sanatseverlerle buluşacak

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde sergilenecek yapıtlar, aralarında Jean Dubuffet, Jasper Johns, Andy Warhol, Jean-Michel Basquiat, Joseph Beuys, Keith Haring, Jeff Koons, Cindy Sherman, Gilbert and George, Bruce Nauman, Nam June Paik ve Zaha Hadid gibi dünyaca ünlü isimlerin de olduğu 59 sanatçıya ait. İki yılda 190 bin ziyaretçi ağırlayan Pera Müzesi’nin yakın zamanlı projeleri, JP Morgan Chase koleksiyonunun ağırlanmasından ibaret değil. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü Özalp Birol ile yeni projeleri konuşup, eskilerini değerlendirdik.

6 Ocak 2008′e kadar görülebilecek “Collected Visions-Çağdas Ustalardan Seçmeler”e dair akla gelen ilk soru “1,4 trilyon dolarlık aktif büyüklüğe sahip bir finans devinin, koleksiyonunun bir parçasını Türkiye’de sergilemeye nasıl karar verdiği.” Özalp Birol, soruyu şöyle cevaplıyor: “Bu, yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığımız bir projeydi. Dünyanın belli başlı müze, galeri ve koleksiyoncularıyla işbirliği yapmak ve ziyaretçilerimizi klasik, modern ve çağdaş sanatın örnekleriyle buluşturmak stratejimizin bir parçası. JP Morgan Chase yetkilileri, kurucularımızın ve vakfımızın felsefesi ile işletmemizin yönetim kalitesine baktılar. İstanbul’a gelip Pera Müzesi’ni incelediler. Bir dizi toplantının ardından mutabakata vardık ve Haziran 2007′de anlaşma imzalandı.”

Koleksiyonu oluşturan yüzlerce eser arasından seçim yapılırken müzenin fiziki koşulları göz önünde tutulmuş. “Çok büyük olanlar dışında isteyip de alamadığımız yapıt yok.” diyen Birol, “Ne kadara mal oldu bu sergi?” sorumuza oldukça politik bir cevap veriyor: “Rakam söylememe konusunda karşılıklı anlaştık. Ama 100 bin dolarlarla ifade edilen bütçeleri olan ciddi sergilerden biri bu. İki kurum masrafları karşılıklı paylaşıyor.”

Kat edilen yol arpa boyunu geçti

İkinci yaşını yeni dolduran Pera Müzesi; az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti; ama geride kalan yol bir arpa boyunu çoktan geçti. Müze; 3 kalıcı, 18 süreli sergi, 25 katalog, 50′nin üzerinde etkinlik ve 190 bin ziyaretçiye ulaştı. 3, 4 ve 5. katlarında ulusal ve uluslararası sanatın tüm renklerine açık bir galeri işlevi gören müze; bilimsel çalışmalar yapmak ile kültür mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gibi yükümlülüklerini de unutmadı. “Ali Emiri Efendi ve Dünyası” sergisi bunun örneklerinden. “Sergiden önce Ali Emiri hakkında internette ancak 100′lerle ifade edilecek giriş vardı, şu an ise 35.000′in üstünde…” örneğiyle çabalarının meyvelerini topladıklarını ve kamuoyunun dikkatini onlarca yıl sonra yeniden Ali Emiri Efendi’ye çekmeyi başardıklarını söyleyen Birol, işlerinin sergi ve katalogla bitmediğini; Millet Yazma Eserler Kütüphanesi’ne destek vermeyi sürdürdüklerini hatırlatıyor. Yok olmaya yüz tutmuş pek çok değer, bu çalışmalarla yeniden hatırlanıyor. Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü girişindeki ziyaretçi defterinde çok kez tekrarlanan “Keşke eski yazı bilseydim” serzenişleri bir örnek bu duruma. “Ali Emiri Efendi ve Dünyası” ile birlikte 15 Temmuz’a kadar görülebilecek “Bir Anıt İki Anıtsal Kişilik Theodoros Metokhites’ten Thomas Whittemore’a Kariye” sergisi de olumsuz koşullar nedeniyle duvar resimleri bozulan yapıya dikkat çekmek için açılmıştı.

Yeni projelerden bazıları

Mart 2007′de açılan İstanbul Araştırmaları Enstitüsü şehrin mekânlarına, insanına ve kültürüne yönelik projelere odaklanmış vaziyette… Enstitüde İstanbul topografyasıyla ilgili ciddi bir araştırma yapılıyor. Güz 2007′de Istanbul Mevleviliğini konu alan bir sergi ve konferans düzenlenecek.

Pera Müzesi’nde 1 Ağustos’tan itibaren, 1862-1918 yılları arasında yaşamış Gürcü naif ressam Niko Pirosmani’nin gün ışığına pek çıkmamış eserlerinden oluşan bir sergiyle Avusturya’dan Otto Mauer koleksiyonundan Picasso, Klimt, Schiele ve Giacometti gibi ustaların baskı, desen ve sulu boyalardan oluşan küçük bir sergi izlenebilecek. 4 ve 5. katları yaz boyunca Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi ögrencilerinin çalışmalarına ayıran Pera Müzesi, “Collected Visions-Çağdaş Ustalardan Seçmeler”in hemen ardından Ocak 2008′de yaşayan en büyük fotoğraf ustalarından Josef Koudelka’nın retrospektif sergisini açacak. 2008 yılının diğer önemli sergileri için Özalp Birol’dan bilgi istedik. Birol, “Detaylarını daha sonra konuşuruz, ancak şimdiden, Fransa Maeght Vakfı ve galerileri ile renkli bir “Miro” sergisi üstünde çalıştığımızı; sonrasında ise İngiliz sanatı ve İslâm dünyası ekseninde dünyada son 20 yılın en görkemli oryantalist resim sergilerinden birini açacağımızı ve bu konuyla ilgili olarak Tate Britain ve Yale Üniversitesi’yle işbirliği yaptığımızı söylemek isterim.” dedi.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=555684

Yazı kategorisi: Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Sanat mekânının duvarlarına müdahale!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 24 Haziran 2007

Sokaklarda sayıları her geçen gün artan grafitilerin, şablonların, posterlerin, yazılamaların, sticker’ların yaratıcıları, ilk kez bir sergide bir araya geldi. Sokak sanatçıları, Hafriyat Karaköy’ün duvarlarına müdahale ederek ‘Müdahale’ sergisini ortaya çıkardı.

Çiçeği burnunda alternatif sanat mekânı Hafriyat Karaköy’ün son sergisi, mekânın içinde değil sokakta başlıyor. Türkiye’nin ciddi anlamda ilk grafiti grubu olan S2K’nın Necatibey Caddesi’ndeki mekânın tam karşısında bulunan dükkânın kepeklerine yaptığı grafitiyle… Grafitiyle başlayan bir sergide haliyle, galerilerden alışkın olduğumuz tuval resimleri, heykeller ya da videolar vs… bulunmuyor. Çünkü bu bir sokak sanatı sergisi. Sergi, duvarlara müdahaleyle yapılmış grafitilerden, stencil’lerden (şablon), sticker’lardan, yazılamalardan oluşuyor.
Memleketin her köşesinden
Sergiyle birlikte ilk kez memleketin farklı köşelerinden, farklı kuşaklardan, farklı türde işler yapan sokak sanatçıları ilk bir araya gelmiş oluyor. Sokağın tozunu bir kez kapmış olan, yaşadıkları şehirleri açıkhava galerilerine dönüştüren, işlerinde muhalif ve ironik dili vazgeçilmez gören bu sanatçıların hepsinin ayrı bir hikâyesi var. Örneğin en genç sokak sanatçılarından 18 yaşındaki Rad’ın… Sergiye üst katta yer alan, geçen 1 Mayıs’taki polisin tavrından yola çıkarak hazırladığı sıkı işiyle katılan Rad, yaklaşık dört yıl önce resim ve hip hop’a olan ilgisinin sonucunda sokağa çıkmaya başlamış. Taksim çevresinde işler yapan Rad, kendi deyimiyle rahatsız olduğu konuları dile getirmek için sokak sanatı icra ediyor. Spreyi ve şablonu bazen daha matrak nedenlerle kullandığını ekliyor:
“Bazen komiklik olsun diye arkadaşlarımın portrelerinin stencillerini yapıyorum. Beş senedir sevgilime doğum gününde hediye almıyorum. Hediye olarak onun stencilini yapıyorum!”. Yine Taksim yakasının sanatçılarından, sinek amblemiyle tanınan, askerden henüz dönen flypropaganda da serginin katılımcılarından. 31 yaşındaki sanatçı, icraatını ‘insanlara bir şey söylemek’ diye özetliyor. Son olarak sarkık bıyıklı, altı tarafı sinek olan maymun kafası çalışmasıyla İstanbulluların karşısına çıkan fly’ın yeni projesi duyanda merak uyandırıyor: “Çok daha fazla insanın görebileceği belki bir seferlik büyük bir iş yapacağım.”
Serginin en fazla göze çarpan sanatçılarından biri de Cins. Kadıköy yakasının ortalıklarda görünmeyi pek sevmeyen, Cins, mutantlarını mekâna taşıyarak ilk kez Avrupa yakasından izleyicilerle buluşuyor. Serginin ikinci katındaki kaos duvarı adlı ortak iş, ’sürrealist eylem Türkiye grubu’ üyelerine ait. Fotoğraflardan şiirlere oradan sloganlara dopdolu olan uzun duvarla ilgili olarak gruptan Rafet Arslan konuşuyor: “Estetik değil, ruhsal bir şey yaptık. Düşlerimizin rengini sokağın ruhuyla birleştirmeye çalıştık. Popüler kültürün MTV’yle, GençTurkcell’le sistem içine çekmeye çalıştığı noktada, tank paletleriyle kara çarşaf arasına sıkıştırılmaya çalışılan bir ülkenin düşlerini ve kâbuslarını yansıtmaya çalıştık.” diyor. Bu arada serginin yine üst katında sokağın sanatının vazgeçilmezlerinden envai çeşit fanzin ile basılı sanat malzemeleri, kullanıma hazır sticker’lar ve rozetler de bulunuyor.
Yukarıdaki isimler dışında ilk nesil Türkiyeli grafiticilerden Turbo; Ari Alpert, Bora Akıncıtürk, Caner Duyar, Cype, DasMetal, Deniz Örnek, Esat Başak & Tampon, Fransizka Schaum, Gökçe Sümerkan, İlhan Sayın, Kırdök, Kop-Art, Leo, Met, Murat Başol, Nalan Yırtmaç, Onur Uyar, Özgür Özersin, Pars, Sedat Türkantoz, Tab, Upsaki ve Wyne’in işlerinin yer aldığı, en alt katı buram buram sprey kokan ‘Müdahale’ sergisi 15 Temmuz’a kadar açık, ama sokaklardaki sergiler yılın 365 günü, günün 24 saati sizi bekliyor, gezmek için sadece ‘görmek’ yeterli. Tel: 0212 245 31 68



Sokak sanatı dergiye girdi
Karaköy’deki sergiyle tesadüfen aynı dönemde yayımlanan ‘tesmeralsekdiz’ dergisi de sokak sanatını kapağına taşıyarak bu konuyu merak edenler için dimağ açıcı bir hizmet sunuyor. Rafet Arslan’ın hazırladığı dosyada Arslan’ın ‘Sokak Nereye Düşer’?, ‘Banksy ya da Sokağın Ruhu’; Cemal Akyüz’ün ‘Grafiti Sözlüğü’, ‘Çırartma şehri Stockholm’, ‘Sokaklar geçiyorum… Lizbon’; Emre Koyuncu’nun ‘Sokak Sanatı Terennümleri’; Eren Bağış’ın ‘Y’oluşlarda Sokak Sanatı’ başlıklı yazıları göze çarpıyor. Turbo, Burak Delier, Fatih Balcı, Erman Akçay, Cins, Ayşe Özkan, Halil Vurucuoğlu, Serhat Köksal, COBİ, Onur Akyıl’la söyleşilerin bulunduğu dergide ‘Gilles Deleuze ve sinema teorisi’ başlıklı bir dosya da yer alıyor.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224965

Yazı kategorisi: Karma Sergi, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Çağdaş sanatın ustaları sonbaharda İstanbul’da

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 24 Haziran 2007

İstanbul, ekim ayında modern sanatın önemli isimlerine ev sahipliği yapacak. Pera Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak olan sergide Jean Dubuffet, Jasper Johns, Andy Warhol, Roy Lichtenstein, Jean-Michel Basquiat, Cy Twombly, Joseph Beuys, Keith Haring, Jeff Koons, Cindy Sherman, Joseph Kosuth, Nam June Paik, Zaha Hadid gibi dünyaca ünlü 59 sanatçıdan 70 eser yer alacak.

1959 yılında David Rockefeller tarafından oluşturulmaya başlanan JP Morgan Chase koleksiyonundan derlenen ‘Collected Visions-Çağdaş Ustalardan Seçmeler’ adlı sergi, 26 Ekim 2007-6 Ocak 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’yle imzaladıkları anlaşmadan sonra JP Morgan Chase koleksiyonunun direktörü Lisa Erf, “Modern ve çağdaş sanata yönelik bu sergiyi, JP Morgan’ın 100 yılı aşkın bir süredir iş yaptığı Türkiye’de, Pera Müzesi’nde açmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü Özalp Birol ise “Bu sergi, özel sektör kuruluşlarını sanata yönlendirecek.” diye konuştu.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=554963

Yazı kategorisi: Karma Sergi, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, René Block ve Hale Tenger’den Açıklama

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Yapı ve Kredi Bankası 1944’te kuruluşundan bu yana bankacılık hizmetlerini kültür alanındaki öncü nitelikli çalışmalarla birlikte sürdürmektedir. Uluslararası seviyede yayıncılık faaliyetlerini, yerel ve dünyadan sergilerle sanata katkılarını – Türkiye’nin mirasını tanıtmanın ve korumanın yanı sıra edebiyat, sosyal bilimler ve sanat alanlarında çağını yakalayan, dünya kültürünü kapsayan bir anlayışla– sürekli genişletmiştir. Yayın alanında başyapıtları Türkçeye kazandırırken, ülkemizde ilk kez sergi kataloglarını yayımladığı, “salı toplantıları” gibi kültürel etkinlikleriyle desteklediği, Türkiye’den ve dünyadan önemli sanatçıların sergilerini (ve tematik, arkeolojik ya da arşiv sergileri) Kâzım Taşkent Sanat Galerisi, Sermet Çifter Galerisi ve Vedat Nedim Tör Müzesi’nde açmıştır.

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, benimsediği interdisipliner yaklaşımla (1954’de Herbert Read gibi dünyanın en önde gelen sanat eleştirmenlerini, Aliye Berger gibi nice sanatçıyla “İstihsal” yarışmasında bir araya getirmesi gibi); en nitelikli çevirilerle ilk kez okurlara ulaştırdığı James Joyce’un Ulysses’i, Cervantes’in Don Kişot’u gibi dünya klasikleri; Yaşar Kemal, Sait Faik gibi usta yazarları, Katullus gibi şairleri; nitelikli süreli yayınlarıile; Hoca Ali Rıza’dan Türk soyut ressamlarına, Bellini’den Andy Warhol’a, Otto Dix’e, “Bir Beyoğlu Fotoromanı” gibi gencinden yaşlısına sanatçıları tarih ve sanat anlayışıyla şehirle buluşturduğu sergileri ile ülkemizin kültür tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur.

YKKSY, 2006 Eylül’ünde dünyanın en ünlü küratörlerinden René Block ile çalışmaya başlamış ve “Türkiye’de Güncel Sanat” başlığı altında monografi ve sergi dizisiyle faaliyetlerinde yeni bir kanal açmıştır. Türkiye’in ilk özel müzesi  Sadberk Hanım Müzesi ve daha pek çok kültürel oluşumu gerçekleştiren Vehbi Koç Vakfı desteğiyle YKKSY bu dizide küratör ve editör olarak René Block’un yönetiminde; bilgisi ve birikimi ile uluslararası tanınırlığa sahip Melih Fereli’nin danışmanlığında, yurtdışında çoktandır kabul görmüş güncel sanatçılarımızın özgün yapıtlarına Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nin takviminde öncelikli yer vermeye ve bu sanatçılar hakkında ilk kez kapsamlı monografiler yayımlamaya başlamıştır.

Joseph Beuys gibi öncü sanatçılarla çalışarak, Fluxus gibi sanat faaliyetlerinin yolunu açarak  dünyada çağdaş sanatın yönünü değiştiren ve  1995’te küratörü olduğu 4. Uluslararası İstanbul Bienali’nden itibaren Türk sanatçılarına yurtdışında kapılar açan ünlü küratör René Block, Hale Tenger gibi Türkiye’nin önde gelen güncel sanatçılarıyla Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ta başladığı çalışmalarla yepyeni bir sanat tarihinin sayfalarını da ülkemizde yazmaya başlamıştır.

Hale Tenger monografisi ve sergisi ile başlayan “Türkiye’de Güncel Sanat” sergi ve monografi dizisi genişleyerek devam edecektir.

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, eserini/çalışmalarını yayımladığı/sergilediği tüm yazarlarını, küratörlerini ve sanatçılarını kurumun baş aktörleri olarak görmektedir. “Türkiye’de Güncel Sanat” dizisinde küratör René Block ve serinin ilk sanatçısı Hale Tenger, 5 Nisan-5 Mayıs 2007 tarihleri arasında Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nde yer alan “Lahavle” başlıklı sergi ile ilgili basında yer alan ve küratör ve sanatçıyı suçlayıcı tartışmalara son noktayı koyacak cevapları aşağıda görüldüğü gibi vermektedirler:

Yapı Kredi Yayınları için hazırladığım Türkiye’de Güncel Sanat monografileri dizisini, Kâzım Taşkent Galerisi’nde bu diziye eşlik eden sergilerle birlikte yürütmekteyim.

Söz konusu sergiler,  bu mekâna özel projeler üretmeleri için sanatçılara yapılan çağrılarla gerçekleştirilmekte ve Vehbi Koç Vakfı tarafından desteklenmektedir. İlk monografi ve ilk sergi, orta kuşağın en ciddi ve en  seçkin sanatçılarından biri olan Hale Tenger’e ayrılmıştır. Tenger Lâhavle adlı yerleştirmesinde mekânı, tavana kadar uzanan devasa boyutta bacak ve ayakkabılarla doldururken, buna tezat olarak tekerlekli arabalar yardımıyla hareket eden, bacaksızmış gibi gözüken insanların yer aldığı ve mekânda sürekli dönmekte olan video projeksiyonları kullanmıştır.

Tenger, değer verdiği sanatçı Ilya Kabakov’un da bir yerleştirmesinde devasa boyutta bacak ve ayakkabılar kullandığını bilmiyordu. Sanat tarihi bu tarz birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkan biçimsel benzerliklerle doludur. Dikkatlice bakıldığında iki yapıtın hareket noktalarının birbirinden tümden farklı olduğu görülecektir. Her biri kendince birer başyapıttır.

Hale Tenger’i ve çevresini hedef alan aşağılamalar gülünçtür ve büyük oranda anonim kalınarak, yani korkakça, dile getirilmeleri beni hiç şaşırtmıyor. Monografi dizisi sürecek, sadece o değil, sanat dostlarının yüzünü güldüren sansasyonel bir çalışmayla, Hale Tenger’in Lâhavle’siyle başlayan sergiler de devam edecek.
2 Haziran, Venedik
René Block

17 yıldır sürdürdüğüm sanat kariyerim boyunca ürettiğim yapıtlar aracılığı ile ortaya koyduğum estetik, sosyal ve politik yaklaşımlarımdan anlaşılabileceği üzere, en çarpıcı, hatta zaman zaman sanırım kimilerine göre itici olan başlıca karakteristik özelliğim düşüncelerimi dürüstçe ve sözümü dolandırmadan dile getirmemdir. Bazı basın organlarının sorumsuzca yaptıkları, sanatımı ve kişiliğimi küçük düşürücü yayınlarında iddia edildiği gibi bir eserden “intihal” yapmak, ya karakter olarak buna müsait olmayı gerektirir ya da zekâ olarak yetersizliği. Bugüne kadar ürettiğim yapıtlara ve/veya kişiliğime aşina olanların da bildiği gibi bunun mümkün olmadığı ve olamayacağı çok açıktır. Lâhavle sergisi ile birlikte şahsım ve René Block’a karşı sürdürülmüş karalama kampanyalarının, aslen çağdaş sanata ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteği ile Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından Türk çağdaş sanatında önemli bir dönüm noktası olarak başlatılan bu kıymetli girişime karşı yapıldığını ve kimilerince sahip olunduğu düşünülen statükoların her ne pahasına olursa olsun korunması amacı ile yürütüldüğünü düşünüyorum.
Hale Tenger

Yazı kategorisi: Karma Sergi, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Sınırlar Yörüngeler Yarışması Sonuçları Siemens Sanat’ta

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Güncel sanat merkezi Siemens Sanat’ın, genç sanatı ve sanatçıyı desteklemek amacıyla, Türkiye’de üniversite öğrencileri arasındaki güncel sanata dair eğilimleri bulup çıkartmaya yönelik düzenlediği “Sınırlar – Yörüngeler” yarışması sonuçlandı.

Tüm Türkiye’den 25 gün içerisinde 85 öğrencinin 120′nin üzerinde eserle katıldığı yarışmada, sergilenmeye hak kazanan eserlerin ilk bölümü 13 Haziran – 13 Temmuz tarihleri arasında Siemens Sanat’ta görülebilecek.

Güncel sanat merkezi Siemens Sanat, Mustafa Kula, Sibel Yıldız, Semra Karahan, Özgür Demirci, Sümer Sayın, Kerem Ozan Bayraktar, Alpaslan Karaaslan ve Sinem Ilgıt Baykal’dan oluşan sanatçıların eserlerine, “Sınırlar – Yörüngeler 1″ sergisinde, 13 Haziran – 13 Temmuz arasında ev sahipliği yapacak.

Beral Madra, Ferhat Özgür, Handan Börüteçene, İnci Eviner, Mürteza Fidan, T.Melih Görgün ve Alp Yörük’ten oluşan Sergi Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen, diğer sekiz sanatçının eserleri ise 25 Temmuz – 25 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek “Sınırlar – Yörüngeler 2″ sergisiyle sanatseverlerle buluşacak.

http://www.dexigner.com/sanat/haberler-g11184.html

Yazı kategorisi: Karma Sergi, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Sanat için, Hepimiz için, Eğlenmek için CowParade İstanbul

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Sanat için, Hepimiz için, Eğlenmek için
Sanat için, Hepimiz için, Eğlenmek için

İstanbul, 01 Ağustos – 31 Ekim 2007 tarihleri arasında, sanatçılar, ünlüler ve halk tarafından dekore edilmiş, rengarenk boyanmış fiberglastan yapılma gerçek ebattaki inek heykellerinin Nişantaşı’ndan Maslak’a kadar caddeler, müze bahçeleri ve alışveriş merkezlerini süsleyeceği, dünyanın en büyük halka açık sanat etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Ve elbette şehir de 12 hafta boyunca unutulmaz ve sihirli bir atmosfer yaşanacak…

CowParade bugüne kadar, Paris, Londra, Şikago, New York, Stockholm, Buenos Aires, Atina, Edinburg ve Lizbon gibi dünyanın birçok büyük şehrinde başarıyla gerçekleştirildi. Bugün gittiği her yerde kendisini takip eden istikrarlı, uluslararası bir hayran kitlesine sahip. CowParade İstanbul, İstanbul ve Türkiye’de bugüne değin düzenlenmiş en popüler sanat etkinliği olmakta iddialı. Dünya şehirlerindeki örnekleri gibi bu serginin İstanbul’a önemli ekonomik ve kültürel etkiler bırakacağına hiç şüphe yok.

Sanatçılar ve sponsorlar, kültür ve farklı iş sektörleri, halka açık alanlarda sergilenmek üzere şahane sanat eserleri yaratmak için ortaklaşa çalışacaklar. CowParade İstanbul, sanatçılara işlerini binlerce yeni sanat izleyicisine gösterebilmeleri için alışılmışın dışında ve ilginç bir tuval sunuyor. Sponsorlara ise başarılı promosyon için yaratıcı imkanlar sunuyor.

http://www.etkinliktakip.org/etiket/cowparade-istanbul/

Yazı kategorisi: Heykel, Modern Sanatlar | » yorum bırak;

Alman müzeleri bir Türk’e emanet

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 19 Haziran 2007

Almanya’da açılacak iki müzenin müdürlüğünü yapacak olan Tayfun Belgin, “Almanya’da müzeler çok ilerici değil, Türkiye’de ise bu anlamda önemli adımlar atılıyor” diyor

Alman vatandaşı ve sanat tarihçisi olan Tayfun Belgin, yıllardır Almanya’da müzecilikle ilgileniyor ve şu ana dek birçok müzenin küratörlüğünü yapmış. Klasik-modern dönemin uzmanı sayılan Belgin, Almanya Hagen Karl-Ernst-Osthaus ve Emil Shumah müzelerinin müdürlüğünü yapacak. Çağdaş sanata önem veren ve gelişmesi için birçok yenilik yapan Belgin’in, seçilme nedeni de Almanya’da müzecilik adına yaptığı faaliyetlerin beğenilmesi. Belgin, müzecilikle ilgili görüşlerini anlattı.

HEM KLASİK HEM DE ÇAĞDAŞ

Daha önce Avusturya’da da müdürlük yaptığına dikkat çeken Belgin, 13 sene Almanya’da Dortmund Müzesi’nde küratör olarak çalıştığını, ardından Avusturya Krems’te Karlshure Sarayı’nda 3.5 sene görev yaptığını belirtti. Belgin, “Şimdi ise Almanya’nın çok önemli sanatçılarından olan ve 1999 yılında ölen Emil Shumah adına açılacak olan çağdaş sanat müzesiyle 1902′de açılan Hagen Karl-Ernst-Osthaus Müzesi’nin müdürlüğünü yapacağım. Çok mutlu ve aynı zamanda da heyecanlıyım” dedi. Müdürlüğünü yapacağı Hagen Karl- Ernst-Osthaus Müzesi’nin iki seneden beri kapalı olduğunu ve restorasyon yapıldığını anlatan Belgin, müzenin 1902′de kurulduğunu belirtti. Belgin, “100 sene evvel zengin insanların bu müze için çeşitli atılımları oldu. Daha sonra şehrin himayesine girdi bu müze. Çağdaş sanata önem veriliyor burada. Tam benim istediğim şey. Aynı zamanda zengin bir klasik koleksiyon var. Benim için enteresan olacak. Çünkü bugün çağdaş sanat alanındaki sanatçılar da Akdeniz kültürüyle uğraşıyorlar. Yalnız Türkler ya da Araplar değil, Batı Avrupa’dan insanlar da uğraşıyor. Önemli bir atılım olacak benim için. İki üç sene sonra Türk sanatçılarının eserlerini de sergileriz. Türk, Yunan, İsrail, Suriye de olabilir. İrlanda’da da enteresan sanatçılar var. Onları deneyeceğim zamanla. Ama Alman çağdaş sanatı ve Batı Avrupa çağdaş sanatı önemlidir” dedi.

DEVLET HİMAYESİ

Almanya’da müzeciliğin devlet himayesinde olduğu için çok ilerici olmadığını belirten Belgin, aynı zamanda müzelerin rayına da oturmadığını ifade etti. “Avusturya’da böyle bir durum yok. Orası Almanya’dan çok daha gelişmiş bir durumda. Oradaki müzelerde holding sistemi var. Devlete bağlı değil. Burada biraz yavaş gidiyor. Ama Almanya’da da müzeler çok zengin. Çünkü Almanya daha büyük. Çok da geniş bir koleksiyona sahip. Özellikle Fransız İhtilali’nden sonra birçok müze açıldı Almanya’da. Geniş bir kitleye sunuldu. Türkiye de müzecilik konusunda önemli adımlar atıyor. Çağdaş Sanat alanında önemli atılımlar gerçekleşti” diyen Belgin, Koç, Sabancı, İstanbul Modern, Eczacıbaşı’nın Sanal Müzesi gibi müzelerin kurulmasıyla önemli adımların atıldığını ifade etti.
http://www.bugun.com.tr/haberler/190607/p54031.asp

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Modern Sanatlar, Sanat Tarihi | » yorum bırak;

Kervansaray’da sanat

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 18 Haziran 2007

 
1946′da yapılan Büyükçekmece Kervansarayı yıllarca birçok gezgine ev sahipliği yaptıktan sonra şimdi sanat için kapılarını aralıyor. Beykent Üniversitesi öğretim üyeleri önderliğinde 25 Haziran’a kadar açık kalacak sergide pek çok sanat disiplininden eser yer alıyor.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=552770

Yazı kategorisi: Fotoğraf, Grafik, Heykel, Modern Sanatlar, Resim | Yorumlar Kapalı

Bu sergi için biraz oksijen gerekecek

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 17 Haziran 2007

Denizi Pişirdik Grubu, 4. Uluslararası Bodrum Film Festivali kapsamında, geçtiğimiz günlerde dalış turizmi için batırılan TCSG 115 adlı askeri gemide ‘geri dönüşüm’ temalı sergi açacak.

Denizi Pişirdik Grubu’ndan Alp Çağpar, yaptığı açıklamada, Bodrum Karaada açıklarında batırılan ve 30 metre derinlikte bulunan askeri gemide açılacak olan sergide, çeşitli malzemeler kullanarak ortaya konan sanat eserlerinin sergileneceğini söyledi.

Sergiyi askeri gemide açmalarının amacının, geri dönüşümün önemine dikkat çekmek olduğunu belirten Çağpar, “Sergide, çöp dağlarının geri dönüşüm projeleriyle nasıl kazanılabileceği konusu gündemdeyken, bunun ciddiyetini kavrayamayan tüketim toplumuna alaycı bir gönderme yapacağız” dedi.

Çağpar, 4.5 dakikalık kısa metrajlı bir sualtı filmi çektiklerini ve bu filmi 4. Uluslararası Bodrum Film Festivali’nin açılışında göstereceklerini kaydetti.

Deniz Kuvvetleri tarafından Bodrum Sualtı Derneği’ne bağışlanan 28.9 metre uzunluğunda, 4.70 metre genişliğindeki ‘TCSG 115 Sahil Güvenlik Gemisi’ Bodrum Karaada açıklarında 16 Mayıs tarihinde yapay resif oluşturularak dalış turizmine katkı sağlanması amacıyla batırılmıştı.

Türkiye’de turizm amaçlı batırılan ilk askeri gemi olduğu bildirilen geminin, Bodrum’un Karaada Hırsız koyundaki batırma işlemini çok sayıda turist izlemişti.

Denizi Pişirdik ekibinde, İnci İyibaş, Alp Çağpar, Bengiz Özdereli, Nezir İçgören ve Saner Gülsöken’in ortak çalışması ile açılan sergi 16-21 Haziran tarihlerinde açık olacak.

Kaynak: http://www.birgun.net/bolum-70-haber-43257.html#haber_basi

Yazı kategorisi: Modern Sanatlar | Yorumlar Kapalı