Sanat Haberleri Ajansı (SaHA)

www.sanatajansi.com Test Yayını

‘Tiyatro’ Kategorisi için Arşiv

Baykal Saran Tiyatro Ödülü Beşikçioğlu’nun

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 29 Temmuz 2009

2006 yılından bu yana Devlet Tiyatroları’nın desteğiyle sunulan Baykal Saran Tiyatro Ödülü bu sene Erdal Beşikçioğlu’na verildi. Erdal Beşikçioğlu, “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyundaki performansıyla değer görüldüğü ödülü ekim ayının son haftasında gerçekleştirilecek özel bir törenle alacak.

28 Temmuz 2006 tarihinde aramızdan ayrılan Devlet Tiyatroları sanatçı ve rejisörü Baykal Saran’ın adı ve anısına verilen Baykal Saran Tiyatro Ödülü bu yıl üçüncü kez sahibini buldu. 2008-2009 sezonunda ödülü, Nikolay Vasiliyeviç Gogol’ün eserinden uyarlanan ve Cem Emüler’in yönettiği “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyundaki performansıyla Erdal Beşikçioğlu aldı. Ödül her sene Baykal Saran’ın ölüm yıldönümü olan 28 Temmuz’da açıklanıyor ve takip eden ekim ayı içerisinde düzenlenen bir törenle sahibine veriliyor.

Devlet Tiyatroları’nın desteğiyle verilen Baykal Saran Tiyatro Ödülü’ne değer görülen sanatçılar, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, Devlet Tiyatroları Baş Rejisörü Rüştü Asyalı, Tiyatrocu Selçuk Yöntem, Tiyatro eleştirmeni Atilla Sav ve Erkal Saran’dan oluşan jüri tarafından belirleniyor. Jüri her yıl tiyatro sezonunda sergilenen eserlerde rol alan sanatçılar arasından ödüle layık görülen “en iyi oyuncu”yu seçiyor. Baykal Saran Tiyatro Ödülü’nü 2006-2007 sezonunda “İki Kişilik Hırgür” adlı oyundaki performansıyla Benian Dönmez, 2007-2008 sezonunda ise “Giordano Bruno” adlı oyundaki performansıyla Durukan Ordu almıştı.

Baykal Saran “en iyi oyuncu” tiyatro ödülü, önceki yıllarda olduğu gibi, bu sene de Ekim ayında eserin temsilinden sonra, törenle Erdal Beşikçioğlu’na verilecek.

Baykal Saran, Türk Tiyatrosu’nda, üstün oyunculuk yeteneğinin yanı sıra, ilkeli, tutarlı ve ödünsüz sanatçı kişiliği ile öne çıkmış simge isimlerden biriydi. Adını taşıyan ödül, onun sahip olduğu bu değerleri yarınlara taşıyacak oyuncuları öne çıkarmak için verilmektedir.

Tiyatro yaşamı boyunca 49 oyunda oyunculuk 6 oyunda rejisörlük yapan Baykal Saran, Kurtuluş, Küçük Ağa, Kurtlar Vadisi gibi çeşitli TV yapımlarında da rol aldı. Saran, son anına dek tiyatroyla iç içe bir yaşam sürdü. Sanatçının şu sözleri de bu yaşamın bir özeti niteliğinde: “Tiyatro’daki unsurlar içinde en sevdiklerimden biri ‘perde’dir. Perdenin açılırken çıkardığı ses, dolu salondan gelen sıcak hava beni hep mutlu etmiştir. ‘En büyük sahne’yi terk edinceye kadar tiyatro perdesinin açılış sesini duyabilmeyi umut ediyorum.”

Erdal Beşikçioğlu: 5 Ocak 1970 tarihinde Ordulu bir baba ve Ankaralı bir annenin ilk çocuğu olarak Ankara’da dünyaya geldi. 1989’da Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na girdi. Konservatuar eğitimi sırasında William Guskill ile yaratıcı drama üzerine workshop çalışmalarına katıldı. 1993 yılında mezun oldu ve aynı yıl Devlet Tiyatrolarında sanatçı (oyuncu) olarak göreve başladı. 1995-1996 sezonunda Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda müdür vekili olarak görev aldı. Halen Ankara Devlet Tiyatrosu’ndaki görevine devam etmektedir.

Erdal Beşikçioğlu, son dönemde yankı uyandıran “Vali” filmindeki Vali rolüyle basının ve kamuoyunun ilgisini çekmiş olup halen TRT1 de yayınlanan Ayrılık adlı dizide Çeçen milis Abdullah Şamil karakterini canlandırmaktadır.

Baykal Saran: 1937 yılında Sarıkamış’ta doğan Baykal Saran, Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden 1960’da mezun oldu. 1958-1960 arasında Adana Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sanatçı olarak görev aldıktan sonra, 1961 yılında Devlet Tiyatroları ailesine katıldı. Aralarında Anton Çehov’un “Vişne Bahçesi”, Tarık Buğra’nın “Ayakta Durmak İstiyorum”, Tennessee Williams’ın “Yeryüzü Cenneti”, Yılmaz Karakoyunlu’nun “Sokollu” ve J. P. Sartre’ın “Altona Mahpusları”nın da bulunduğu 49 oyunda oyunculuk ve 6 oyunda rejisörlük yaptı. 1987 yılının ardından çeşitli TV yapımlarında roller üstlendi. 1985-1987 yılları arasında Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü, 1990-1992 ve 1995-1998 arasında ise Sanat Yönetim Kurulu Sanatçı Temsilciliği görevlerinde bulunan ve 28 Temmuz 2006 tarihinde “en büyük sahne”ye veda eden Baykal Saran, Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısıydı.

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

İSTANBUL DEVLET TİYATROSU ÇİN’DE

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 13 Kasım 2007

İstanbul Devlet Tiyatrosu, ”Sersemler Evi” adlı oyununu, 15 ve 16 Kasımda Çin’de sahneleyecek.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Şanghay şehrinde, Şanghay Dramatik Sanat Merkezi tarafından düzenlenen ve 30 Kasıma kadar sürecek, ”Asya Çağdaş Tiyatro Festivali”ne, İstanbul Devlet Tiyatrosu da ”Sersemler Evi” oyunu ile katılacak.
Toby Wilsher’in yazıp-yönettiği ve dekor tasarımını yaptığı oyunun ”beden dili” James Greaes’e, kostümü Medine Yavuz’a, ışığı Önder Arık’a ait oyun, 15 ve 16 Kasımda sahnelenecek.

AA

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Hoca’nın Torunlarından Hoca’ya yaraşır bir komedi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 9 Temmuz 2007

oyundan_bir_sahne.jpg

Akşehir Nasreddin Hoca Festivali Şenlikleri tüm hızıyla sürüyor. Şenlikler, Konya Gençlik Merkezi Tiyatrosu’nun sahneleyeceği Haşmet Zeybek’in Düğün Ya Da Davul oyunuyla devam ediyor. Konya Devlet Tiyatrosu sanatçısı Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönetmenliğinde çoğunlukla üniversite öğrencilerinden kurulu ekiple sahnelenecek oyun 2 perdelik bir komedi. Oyunda güncelliğin kaybolmaması için provalar sırasında ortaya çıkan esprilerin de oyuna adapte edildiğini belirten yönetmen Doğru, “oyunu her yaş kesiminden izleyicinin sıkılmadan ve dikkati dağılmadan izleyebilmesi için, oyunda 1 saate sığacak şekilde çeşitli kısaltmalar yapılmış ve bu kısaltma oyunun bütünselliğini asla bozmamıştır. Epik bir oyun olan Düğün Ya Da Davul, 14 oyuncusuyla izleyicileri güldürmekten kırıp geçirmektedir.” dedi.

Oyuncuların Büyük Özverisi

Oyunda rol alan 14 kişilik ekibin çoğunluğu üniversite öğrencisi olduğu için şu anda yaz tatilinde olmalarına karşın, Nasreddin Hoca’ya sevgi, saygı ve vefalarından ötürü, tatillerini yarıda keserek oyunu sahnelemek üzere Akşehir’e döndüler. Müziğiyle, dekoruyla, kostüm ve içeriğiyle 1 yıl üzerinde çalışılarak ortaya çıkarılan Düğün Ya da Davul oyunu, daha önce Konya’da Gençlik Haftası’nda Konya Devlet Tiyatrosu sahnesinde ve Selçuk Üniversitesi salonlarında sergilendi ve büyük bir ilgiyle izlendi. Daha sonra gelen sahneleme talepleri ise öğrencilerin tatilde olmaları nedeniyle yerine getirilememişti.

Epik Bir komedi

Oyunla ilgili yaptığı açıklamada oyunu da değerlendiren yönetmen yardımcısı Harun Karaca, “Düğün Ya Da Davul, kadın ve erkeğin oluş gerçeğini anlatıyor. Paranın gücü, ağalık düzeninin acımasızlığı, sevenlerin kavuşma çabaları, toplumun insanlar üzerindeki baskısı ve töre konularını komik bir şekilde anlatan epik tarzda bir oyundur. Köy seyirlik denilen ve seyirciyle içi içe diyalogların yer aldığı, yabancılaşma efektlerinin yer yer kullanıldığı 2 perdelik çok güzel bir komedi Düğün Ya Da Davul.” şeklinde konuştu. Karaca, herkesi 10 Temmuz Çarşamba günü oyunu izlemek üzere saat 21’de Akşehir Tiyatro salonu’na davet etti. (SaHA)

Yönetmen Bengüsu Doğru Tiyatro Ekibi

Yönetmen ve oyuncuların büyük fotoğrafı için fotoğrafa tıklayın.

Yazı kategorisi: Festival, Tiyatro | » yorum bırak;

Cevdet Kudret için geri sayım

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 9 Temmuz 2007

Bu yıl tiyatro dalında verilecek olan Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne başvuru süresi 30 Ağustos’ta sona eriyor. Ödüle, son beş yıl içinde yazılmış ve sahnelenmemiş olan eserler aday olabilecek. Katılmak isteyenlerin kitaplarını altı nüsha olarak, Amiral Fahri Engin Sok. Vaizoğlu Apt. No: 8/5 Rumelihisarı-İstanbul adresine postayla ya da aysekudret@superonline.com adresine 1 Eylül tarihine kadar iletmeleri gerekiyor.

Yazı kategorisi: Tiyatro, Türk Edebiyatı | » yorum bırak;

Devlet Tiyatroları yeni Bölge sahneleri açacak

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 9 Temmuz 2007

Devlet Tiyatroları, turne sahnesi gibi hizmet veren Gaziantep tarzı Bölge sahneleri açmayı planlıyor. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin yaptığı açıklamada, Devlet Tiyatroları’nın 13 bölgede faaliyet gösterdiğini anımsattı. Bunlardan Gaziantep’in turne sahnesi şeklinde faaliyet gösterdiğini kaydeden Bilgin, Gaziantep tarzı (çeşitli şehirlerden gelen oyunların sahnelendiği yer) Bölge sahneleri açmayı düşündüklerini söyledi. Bilgin, ‘Türkiye’nin pek çok şehrinde düzenli olarak Devlet Tiyatroları’nın oyunları sahnelenecek’ dedi. Bu sezon 20. yılını kutlayacak Trabzon Devlet Tiyatrosu’yla 10. yılını kutlayacak olan Van, Sivas, Konya, Erzurum Devlet Tiyatroları içinse Genel Müdürlüğün özel bir program çalışması içine girdiğini söyleyen Bilgin, bunun tüm şehri kucaklayan bir şenlik olacağını kaydetti.

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Güneydoğu’da operasyonlar sanatı da vurdu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Bölgede son dönemlerde artan askeri operasyon ve çatışmalar yaşamın her alanını olduğu gibi kültür ve sanat alanını da olumsuz etkiliyor. Bölgedeki sanatçılar da devam eden askeri hareketlilikten kaygılı.

Batman Bahar Kültür Sanat Merkezi bünyesinde tiyatro çalışmalarını sürdüren Teatre Arsen Poladof, operasyonlar, askeri hareketlilik ve Genelkurmay’ın uygulamaya koyduğu ‘Güvenlik bölgeleri’ nedeniyle bölgede yapmayı planladığı turnelerine çıkamıyor. Bu duruma tepki gösteren 12 yıllık tiyatro oyuncusu Abdullah Tarhan, bu durumun halkı da etkilediğini ve halkın geleceğe yönelik kaygılarını arttırdığını ifade etti. ‘Bir tiyatro sanatçısı olarak bunları gördüğüm zaman büyük endişe duyuyorum’ diye konuştu. Bu durumun halka ve kültür sanata ağır bir darbe olduğuna dikkat çeken Tarhan, ‘Bu durumdan rahatsızlık duyuyoruz. Herşeyi bir bütün olarak etkiliyor. Sanatsal, kültürel, sosyal faaliyetlerimizin hepsini alıp götürüyor. Bu gizli bir OHAL. 3 kent abluka altına alınmış, yüzlerce askeri araç, tank, top yığınağı yapılıyor. Sanatçılar olarak buna karşıyız’ dedi. Grubun ‘Rasti-Doğruluk’, ‘Çima Tari-Neden Karanlık?’ ve ‘Koç-Sürgün’ adlı üç oyununun bulunduğunu belirten Tarhan, 6-7 ay boyunca gece gündüz oyunlarının provalarını yaptıklarını, emek verdiklerini belirterek, şunları söyledi: ‘Operasyonlar nedeniyle Van, Şırnak, Hakkari, Bingöl gibi kentlere gidemiyoruz. Buralarda oyunlarımızı sahnelemek için turnelere çıkacaktık. Ancak verdiğimiz onca emek boşa gitti. Biz bu bölgelerde oyunlarımızı sahneleyemiyoruz. Bunu kabul etmiyoruz ve bu durumun giderilmesi için yetkililerin adım atmasını istiyoruz.’

Yazı kategorisi: Genel, Tiyatro | » yorum bırak;

Fransız Kukla Ustası Akşehir’de

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 7 Temmuz 2007

Ünlü Fransız kukla ustası Karina Cherez, Konya’nın Akşehir ilçesinde kukla yapım kursu başlattı. Uluslararası Nasreddin Hoca Şenlikleri çerçevesinde Akşehir’e giden Fransız Karina Cherez’in kukla yapımı büyük ilgi gördü. Cherez bunun üzerine Akşehir’de “kukla yapım ve oynatma kursu” başlattı. Kursa 15 öğrenci kaydoldu. Bir hafta sürecek kursun sonunda kursiyerler, Fransız Karina Cherez ile birlikte bir de gösteri sunacaklar.

Yazı kategorisi: El Sanatları, Tiyatro | » yorum bırak;

Kadıköy’de Tiyatro Festivali

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Kadıköy 6. Çocuk Tiyatrosu Festivali, 9 Temmuz’da başlayacak festival 16 Temmuz’da sona erecek.

Kadıköy Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl 6′ncısı yapılacak festivalin, 9 Temmuz’da başlayacağı ve 16 Temmuz 2007 tarihinde sona ereceği bildirildi.

Kadıköy 6. Çocuk Tiyatrosu Festivali çerçevesinde 8 gün boyunca çocuklara, tiyatro kültürünü aşılamak için ücretsiz çocuk oyunları sergileneceği açıklandı.

Açıklamada, tiyatro oyunlarının Selamiçeşme Özgürlük Parkı Açık Hava Tiyatrosu’nda, her akşam saat 21.00′da başlayacağı belirtildi.

Yazı kategorisi: Festival, Tiyatro | » yorum bırak;

Yapımcılar ve oyuncular bu sitede buluştu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 3 Temmuz 2007

Oyuncuların ve oyuncu adaylarının profesyonel tanıtımlarını yapmak için kurulan bir internet sitesi, oyuncuları yapımcılar ve yönetmenlerle buluşturdu. Cast direktörü Banu Öztürk ve prodüktör Ceyhun Canikligil tarafından kurulan www.cast-portal.com internet sitesi vasıtasıyla oyuncuların fotoğraflarına ve güncel video tanıtım filmlerine ulaşılabiliyor.

Video görüntülü oyuncu portalı olan www.cast-portal.com, bugüne kadar başta Amerika olmak üzere, Avustralya ve pek çok Avrupa ülkesinde denenmiş ve başarılı sonuçlar almış bir sistemin Türkiye’deki ilk uygulaması. Oyuncu ve oyuncu adaylarının “CastPortal”ın kendi stüdyolarında yapılan fotoğraf ve video tanıtım filmleri, internet sitesine iki gün içinde aktarılıyor ve 1 yıl boyunca bu sitede güncel kalıyor.

Bugüne kadar 100’ü aşkın üyesi bulunan CastPortal’ın üyeleri arasında ünlüler de yer alıyor. Levent Kırca, Cevat Kelle tiplemesiyle tanınan Sinan Bengier, Yağmur Zamanı dizisinde ilgiyle izlediğimiz İstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçısı Alptekin Serdengeçti ve Hırsız Polis dizisinin komiseri Gökçe Sezer sitenin üyeleri arasında yer alıyor.

Yazı kategorisi: Sinema, Tiyatro | 15 Yorum »

Bu yaşta polemik yapacak halim yok!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 27 Haziran 2007

Hayat hikayesini anlatan ‘İki Kalas Bir Heves’ adlı nehir söyleşi kitabının yayınlanmasından sonra kendini bir polemiğin içerisinde bulan usta tiyatrocu Erol Günaydın son kez konuştu: “Tiyatrocular sözlerime alınmasın, hatalarından ders çıkarsın. Yoksa bu yaştan sonra demagoji ve polemik yapacak halim yok!”

Biri vardı o herkesi güldüren/ sonra bütün güldüklerine/ oturup delice ağlayan” Yakın dostlarından şair Özdemir Asaf böyle anlatıyordu Erol Günaydın’ı. Gerçekten öyle; herkes bilir ki onun sohbetinden lezzet, dudağından tebessüm eksik olmaz. Nitekim Emine Algan’la yaptığı nehir söyleşiden oluşan “İki Kalas Bir Heves” kitabının sayfalarına da bu yansıyor. Yine de sözlerinden cımbızla çekilip gazetelere taşınan bazı ifadeler, ustayı bir polemiğin içine çekmeyi başardı! Tiyatroların sıkıntılarından bahsederken andığı bir sorunu, sataşma malzemesi yapanlar hem tiyatrocuları hem de Günaydın’ı çileden çıkarttı. Kitapta, karı-kocaların kurduğu kimi tiyatroların, hakkaniyetli çalışmadığını ve bu yüzden kapandığını anlatan Günaydın, “Karı-koca tiyatrolarına garnitür olduk.” demişti. Gazetelere yansıyan bu söze Nejat Uygur, Gazanfer Özcan, Oya Başar ve Derya Baykal tepki göstermişti. Erol Günaydın, bu konu hakkında son kez konuştuğunu söyleyerek şöyle diyor: “Benim hâlen devam eden tiyatrolara bir diyeceğim yok ki! Onlar zaten ayakta kalmışlar; ne mutlu! Benim sözüm onlara değil. Otuz-kırk tiyatrodan üç-dört tane kalmış. Burada biraz hatayı kendimizde de aramamız lazım. Ben bunun derdindeyim. Yoksa bu yaştan sonra demagoji ve polemik yapacak halim yok!”

Besbelli oyuncu doğmuş, yıllarını oyunculuğa vermiş ve hâlâ oyunculuk peşinde olan bir ustayı bu kısır mevzularla değil, zengin hayat hikâyesiyle anmak daha doğru. Akçaabat’tan İstanbul’a, oradan Ağrı’ya, Londra’ya derken dünyanın pek çok yerine uzanan bir bitmez yolculuk. Ama nasılsa hep eğlenceli, hep mütevekkil. “Sonradan hatırlayınca mı böyle geliyor insana?” diyoruz, “Yok valla, yaşarken de böyleydim kızım.” diye cevap veriyor. Peki nasıl başarmıştı Galatasaray Lisesi’nden çıkıp da 1960 yılının şartlarında, iki yıl boyunca Ağrı’nın Diyadin ilçesinin Yukarı Biligan köyünün yokluğunda, kara kışında yine de şikâyetsiz yaşamayı: “Bazen üzülürdüm, sonra da onu yumuşata yumuşata matrak bir hale getirir, dalgamı geçerdim. İnsanlarla neşeyi paylaşmak hoşuma gidiyor, niye üzüntü çıkarayım ki yani?”

Osmanlı hanedanını ağlattı

Günaydın, askerden, toptan, tüfekten korktuğu için onun yerine öğretmenlik yapmak üzere gitmiş Ağrı’ya. Vazife bitince de daha Galatasaray Lisesi’nde iken öğretmenlerinin, kertenkelelerin taklidiyle başlayıp Haldun Taner’in iltifatlarıyla desteklediği tiyatroculuk derdine yeniden yollara düşmüş. Önce İstanbul, sonra Anadolu turneleri, derken Londra’da Olbridge Tiyatrosu’nda Dormen Tiyatrosu ekibiyle “İstanbul Hikâyesi”ni sahneler. Oyunu herkes çok beğenir; ama biri herkesten başka etkilenmiştir: “Oyunda Karagöz-Hacivat diyordu ki: Bu zamana kadar bu insanlar bizi oynattı, şimdi biz onların sırtına değnek takıp oynatalım. Orada Osmanlı hanedanından biri varmış; adını hatırlamıyorum, sürgün gidenlerden. Oyun bittikten sonra geldi. Karagözleri okşadı. Duygulandı, ağlamaya başladı. ‘Benim vatan hasretimi giderdin, teşekkür ederim’ dedi.”

Nüfus sayımını, masayı oynayan, uzun yıllar Akşehir’in en iyi Nasrettin Hocası olan, yazıp oynadığı “Güzel Bir Gün” filmiyle 4. Antalya Film Şenliği’nde “En İyi Senaryo” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödüllerini alan, Ramazan eğlencelerinde meddahı öğreten, klipler, reklamlar ve dizilerde gençlerle çalışan bu usta isim, son olarak da geçen yılın kasımında Polonya’da sergiledi marifetlerini: Uluslararası Varşova Hikâyeciler Festivali’nde: “İlk gece Nasrettin Hoca’yı, fıkralarını anlattım. Öldüler gülmekten. İkinci gece de Haldun Taner’in bir hikâyesini. Bir de yanımdaki tercümanın laflarıyla kendi laflarımı karıştırdım, çok eğlendim. Bir de ilk defa Kültür Bakanlığı bilet aldı bana. Bu festival sırasında bizim bakan oradaymış. Gideceğimi duymuşlar, beni aradı. Biletinizi alalım dedi. Teşekkür ettim ben de.”

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Sanal Ortam Tiyatro Oyununun Konusu Oldu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Ürgüp Belediyesi kültür etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen; Avanos’ta eğitim veren tiyatro sevdalısı bir grup öğretmenin amatör ruhla kurduğu tiyatro topluluğunun oynadığı; “Doğruyum Çalışkanım İnternetteyim” adlı oyun Ürgüplü tiyatro severlerle buluştu.

Ürgüp Belediyesi kültür etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen; Avanos’ta eğitim veren tiyatro sevdalısı bir grup öğretmenin amatör ruhla kurduğu tiyatro topluluğunun oynadığı; “Doğruyum Çalışkanım İnternetteyim” adlı oyun Ürgüplü tiyatro severlerle buluştu.

İnternet ve yeni kuşak gençliğin internet tutkusunu konu alan Mehmet Esatoğlu’nun “Doğruyum Çalışkanım İnternetteyim” oyunu verdiği mesajlarla büyük ilgi gördü. Avanos’ta uzun yıllar çeşitli kültürel sanatsal çalışmaların var edilmesi için çabalar harcamış öğretmen Nimet İnce’nin girişimleriyle oluşturulan sendika tiyatrosu, geçtiğimiz kış aylarında ilk çalışmalarına başladı.

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

‘Töre’ye Bakanlık Desteği

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 26 Haziran 2007

Şanlıurfa Kent Tiyatrosu Yönetmeni Güven Cengiz’in yazdığı “Töre” adlı oyuna Kültür ve Turizm Bakanlığı 9 bin YTL’lik maddi destek sağladı.

Şanlıurfa Kent Tiyatrosu Yönetmeni Güven Cengiz’in yazdığı “Töre” adlı oyuna Kültür ve Turizm Bakanlığı 9 bin YTL’lik maddi destek sağladı.

Ocak ayından bu yana “Töre” adlı oyunlarını sergileyen Kent Tiyatrosu ekibi, son olarak geçen hafta Tatlıses Kültür Derneği’nde çok sayıda esnaf ve öğrencinin katılımı ile oyunu sahneledi.

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Bursa’da ‘Tantanalı Temaşa’ya yoğun ilgi

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 24 Haziran 2007

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun ‘Her Yerde Tiyatro’ projesi çerçevesinde sahnelediği ‘Tantanalı Temaşa’ seyircilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Kirazlı, Güzelyalı ve Gürsu’da sahnelenen ‘Tantanalı Temaşa’, yılda bir kez sadece Ramazan ayında hatırlanan Karagöz, Hacivat, Kavuklu, İbiş ve Hokkabaz gibi karakterleri seyirciyle buluşturuyor.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=554961

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Sanat Kurumu’nun ödülleri belli oldu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 24 Haziran 2007

Sanat Kurumu’nun 2006-2007 Tiyatro Ödülleri açıklandı. Bu yıl en çok ödülü Ankara Devlet Tiyatrosu kazandı.
Atila Sav, Prof. Dr. Ayşegül Yüksel, Gülşen Karakadıoğlu, Dr. Türel Ezici, Şenol Tiryaki, Filiz Elmas, H. İlker Çetin, Nurkut İlhan’dan oluşan seçici kurul, “Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi?” ile en iyi yönetmen ödülünü Yücel Erten’e, en iyi kadın oyuncu ödülünü Tiyatro Dot’un “Böcek” adlı oyunundaki başarısıyla Tülay Günal’a, “Cadı Kazanı” oyunundaki başarısıyla en iyi erkek oyuncu ödülünü Sinan Pekinton’a, “Kadıncıklar”daki başarısıyla övgüye değer kadın oyuncu ödülünü Aysel Çakar Kara’ya, “Kanlı Nigar” oyunundaki oyunculuğuyla övgüye değer erkek oyuncu ödülünü Mehmet Ali Toklu’ya vermeyi uygun buldu.
Seçici Kurul, en iyi sahne tasarımı ödülünü “Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi?” oyunundaki çalışmasıyla Sertel Çetiner’e, en iyi giysi tasarımı ödülünü “Kanlı Nigar”daki çalışmasıyla Sevgi Türkay’a, en iyi çeviri ödülünü “Modigliani” adlı oyunun çevirisiyle Yıldırım Türker’e verdi. Ayrıca en iyi yapım ödülü “Oyunun Sonu” ile Dostlar Tiyatrosu’na, seçici kurul özel ödülünü de çocuk ve gençlik tiyatrosu alanında ulusal ve uluslararası alandaki başarılı çalışmalarından ötürü Tiyatro Tem’e verildi. Ödüller, 2007-2008 tiyatro sezonunun açılışında düzenlenecek törende sahiplerine sunulacak.

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12279

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

“Devlet Tiyatroları’nın kasasında lira yok”

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 24 Haziran 2007

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, kurum kasasında hiç para kalmadığını açıkladı. Bilgin, Maliye Bakanlığı’ndan ek ödenek alınamaması durumunda Devlet Tiyatroları’nın yeni sezonda hiçbir faaliyette bulunamayacağını söyledi.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü koltuğuna 2 yıl aradan sonra mahkeme kararıyla yeniden oturan Lemi Bilgin, ANKA’ya yaptığı açıklamada, yeni sezonda Devlet Tiyatroları’nı önemli sıkıntıların beklediğini belirtti. Yeni repertuar çalışmaları için kurumun mali durumunu öğrenmek isteyen Bilgin, kendisine sunulan raporlara baktığında “gözlerine inanamadığını” açıkladı. Tiyatroda genel bir kontrol yaptırdığını ve tüm ödeneklerinin sıfırlandığını tespit ettiğini söyleyen Bilgin, yeni sezona hazırlanabilmek için kasada hiç para bulunmadığını bildirdi.

REPERTUAR ÇALIŞMALARI GECİKECEK
Bilgin, yeni oyunları belirleyecek olan koordinasyon kurulunun, ancak ağustos ayında toplanabileceğini belirterek, “Kasada para varmış gibi hazırlanacağız, ancak Maliye Bakanlığı’ndan ek ödenek alamazsak bu sezon hiçbir faaliyette bulunamayacağız” dedi. Maliye Bakanlığı’ndan temel çalışmalar için minimum para talebinde bulunacaklarına işaret eden Bilgin, normal zamanlarda 30-35 oyun için çalışma yaptıklarını, ancak bu sezon Maliye Bakanlığı’ndan para alınabilmesi durumunda bile sadece 25-30 oyun sahneye koyabileceklerini açıkladı.

“SANATÇILAR UZUN SÜRELİ TATİLE ÇIKMAYACAK”
Bilgin, tiyatroyu bu durumdan kurtarmak için sıkı bir çalışma gerektiğini ifade ederken, bu nedenle sanatçıların çoğunun uzun süreli tatile gitmeyeceğini açıkladı. Bilgin, eski yönetim döneminde sahnelenen iyi oyunların ise önümüzdeki sezonda da seyirciyle buluşacağını kaydetti.

http://haber.mynet.com/

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Ulucanlar Etkinlik Programı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 22 Haziran 2007

18-30 Haziran 2007 süresince saat 10.00-21.00 arası cezaevi halka açıktır.

Cezaevi içerisinde açık cezaevi kafeteryasından her saatte faydalanabilirler.

Tüm etkinlikler ücretsizdir.

Atölyeler 18- 30 Haziran 2007 tarihlerinde cezaevi mekanını kullanarak çalışmalarını yürütecektir.

Atölye 1           : Ulucanlar Cezaevinde yatanların anıları üzerine sözlü tarih çalışması

Suavi Aydın Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi, Doç.Dr.

Musa Toprak Avukat

Atölye 2           :”Ceza ve Mekan”

                        Işık Aksulu

Atölye 3           : Drama Atölyesi

                        Çağdaş Drama Derneği

Ankara Barosu Yaratıcı Drama Derneği

18 Haziran 2007 Pazartesi

17.00 Ulucanlar Cezaevi Değerlendirme Projesi Ulusal  Öğrenci Fikir Yarışması Sergi Açılışı

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü  Kenan İpek’in katılımıyla

18.00 Kokteyl

19.00 Konser

19 Haziran 2007 Salı

10.00    Kitap  standlarının açılışı

            Hükümlülerin cezaevlerinde ürettikleri ürünlerin sergilenmesi

            Mustafa Kantaş Resim sergisi

17.00    Söyleşi            “Özgürlük Kavramı”

                                    Mehdi Bektaş – Avukat

 Süleyman Ege  

20 Haziran 2007 Çarşamba

10.00 -15.00      Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları Merkezi  “sınır ve sınırsızlık” temalı atölye çalışması

Çocuk Festivali

17.00 İnfaz Koruma memurları ile Ulucanlar Cezaevi sözlü tarih

21 Haziran 2007 Perşembe

10.00-14.00 Sinevizyon gösterimi ve Rehber Eşliğinde Cezaevinin yerleşkesi  gezisi

22 Haziran 2007 Cuma

17.00    Film gösterimi “Beynelmilel”

Yönetmen Sırrı Süreyya Önder ve Başrol Oyuncusu Özgü Namal’ın katılımıyla

23 Haziran 2007 Cumartesi

10.00-14.00 Sinevizyon gösterimi ve Rehber Eşliğinde Cezaevinin yerleşkesi  gezisi

25 Haziran 2007 Pazartesi

10.00    Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü  Ulucanlar Cezaevi Değerlendirme Projesi Dönem Sergisi

17.00    Eskişehir  Açık Cezaevi  İnfaz Kurumu Hükümlüleri Tiyatro Grubu

“Kuvayı Milliye”

Eser .N.Hikmet

Sanat Yönetmeni: Yıldırım Fikret Urağ

Süre: 1 perde 40 dk..

Oyuncular(hükümlüler):

Levent Yüksel, İsmail Çil, Ümit Çeliker, Ercan Özbalık,Barış Yerlikaya,Bülent Özkavak,Aykut Alat

26 Haziran 2007 Salı

17.30    Belgesel Film Gösterimi

            Cumhuriyet’in basın tarihi: Rüzgarlı Sokak

            Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi

            Yapımcı: Korkmaz Alemdar

            Baş Danışman:Metin Aksoy

            Danışman: Funda Cantek

            Yönetmen: Kurtuluş Özgen

18.00    Ankara Kent Forumu

 STK, Dernek ve Birliklerin, Belediye Başkanlarının ve Ankara Milletvekillerinin  katılımıyla

27 Haziran 2007 Çarşamba

17.00  “Her şiir işlenmemiş bir suçtur”

Akif Kurtuluş, Emel Güz, Ahmet Telli

19.00 Mülkiyeliler  Birliği Türk Halk Müziği konseri

19.30 – 21.30 Destekleyen Kuruluşların Etkinliği

28 Haziran 2007 Perşembe

10.00-14.00 Sinevizyon gösterimi ve Rehber Eşliğinde Cezaevi yerleşkesi  gezisi

16.00    Av. Halit Çelenk’le Söyleşi

17.00    Mimarlık ve İdeoloji  Paneli-2


Oturum Başkanı :Güven Arif Sargın Mimarlar Odası Ankara Şube 2.Başkanı
          Bülent Batuman,Mersin Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü ,Dr.
          Ali Cengizkan, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi, Doç,Dr
          Menaf Turan, A.Ü. SBF Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi,Dr.

29 Haziran 2007 Cuma

17.00    Atölye Sunuşları

18.30    Kamu Hizmetinde Mimarlığa Tanıklık – 10

            Ceza kavramı ve Cezaevi Mimarisi

Konferans-Sergi-Kokteyl

Sevda Özcan – Y.Mimar

            Adalet Bakanlığı temsilcisi

           

20.00    Konser

30 Haziran 2007 Cumartesi

Cezaevinde kalanların aileleriyle birlikte, aydınların sanatçıların ve kentlilerin katılımıyla gerçekleşecek.

10.00-20.00  Sınırsız Buluşma: Cezaevinde Şenlik Var

Uçurtma Şenliği – Uçurtma Yapımı

Sergiler

Kitap standları

17.00    Film gösterimi “Uçurtmayı vurmasınlar”

Tunç Başaran, Feride Çiçekoğlu’nun katılımlarıyla

Ulucanlar Cezaevinin Geleceği Hakkında Açık Tartışma

Yazı kategorisi: Festival, Mimarlık, Müzik, Resim, Sinema, Tiyatro | » yorum bırak;

Yüzüklerin Efendisi sahnede

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 21 Haziran 2007

Beyaz perdede rekorlar kıran Yüzüklerin Efendisi sahneye taşındı.

Londra’nın tiyatrolarıyla ünlü Batı Yakası, tarihinin en pahalı müzikalini ağırlıyor. Ünlü yazar Tolkien’in çok satan kitabı “Yüzüklerin Efendisi”, beyaz perdenin ardından müzikale uyarlandı. Hem olumlu hem de olumsuz eleştiriler alan müzikalin en çok eleştirilen yanı kısaltılmasına rağmen uzun bulunan, 3 saatlik süresi oldu.

“Yüzüklerin Efendisi”, müzikali, 12 buçuk milyon sterlinlik dev bütçesiyle Londra’da perde açtı. Müzikal, hem iyi hem de kötü eleştiriler aldı.

Tiyatro eleştirmeni Georgina Brown “Korkarım bu müzikal ‘çok çok çok sıkıcıların efendisiydi’. Çok kötüydü. Tabii birkaç etkileyici bölümü de vardı. Kara şövalyeler ve orklar gerçekten harikaydı. Ama karakterler çok oturmamıştı. Hobitler ya çok şişman ya da çok uzun oyunculardan seçilmişti.” dedi.

En çok eleştirilen nokta, müzikalin 3 buçuk saati bulan süresiydi.

http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=251939

Eser, görsel efektlerle puan topluyor. “Orta Dünyanın” büyüleyici atmosferini tiyatroya taşıyan bilgisayar kontrollü 40 tonluk hareketli sahne büyük ilgi çekiyor.

50 oyuncu ve 19 müzisyenin görev aldığı müzikalin perde arkasında da 60 kişilik dev bir kadro yer alıyor.

Yazı kategorisi: Dünya Edebiyatı, Tiyatro | » yorum bırak;

Şehir Tiyatroları’nda Türk edebiyatı yılı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 21 Haziran 2007

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2007-2008 repertuarını dün Malta Köşkü’nde yapılan bir basın toplantısıyla açıkladı.

 

Toplantıda konuşan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Nurullah Tuncer, “Yerli oyunlarda yakın tarihimize ışık tutan eserlerin yanı sıra İstanbul teması öne çıkarılacak.” dedi. Sahnelenecek yerli oyunlar arasında Cumhuriyet’in 85. yılı vesilesiyle repertuara alınan İsmet Küntay’ın ‘Tozlu Çizmeler’i ile Sait Faik’in ‘Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye’si ve Ziya Osman Saba’nın ‘Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi’ öne çıkıyor. Mai ve Siyah (H. Ziya Uşaklıgil), Sinekli Bakkal (H. Edip Adıvar), Divane Ağaç (Yunus Emre), Yolcu (Nazım Hikmet), Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (Aziz Nesin) ile Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe (Orhan Asena) ise diğer yerli oyunlar. Çeviriler arasındaysa Beyazıt (Jean Racine), Yazlıkçılar (Maksim Gorki), Doğrular (Albert Camus), Satıcının Ölümü (A. Miller) gibi oyunlar yer alıyor. Geçen yıl 453 bin 601 seyirci sayısıyla bir rekora ulaştıklarını belirten Şehir Tiyatroları Müdürü Mehmet Acarca, yeni sezonda Şehir Tiyatrosu’nun bütün ünitelerinin Haliç’teki Tersane binasında toplanacağını, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin ise tiyatro salonu olarak hizmet vermeye devam edeceğini söyledi. Jülide Karahan
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=554137

Yazı kategorisi: Tiyatro, Türk Edebiyatı | » yorum bırak;

‘Allah vergisi Theodora’

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 21 Haziran 2007

Haşmet Zeybek, yeni yazdığı ‘Theodora’ adlı oyunu 15 bölümlük serinin ilk piyesi olarak tasarlamış. Tiyatrodaki düşünceleri ve mitoloji araştırmalarıyla da bilinen yazar, ‘Tiyatroya başladığım zaman üslupta, mimaride büyük devrimler yapılması gerektiğini, Batı taklitçiliğinden kaçmak gerektiğini ve Babil’in harman yerine dönmek gerektiğine inandım’ diyor. Zeybek, tiyatrodaki teatral düşünceleri, yeni oyunu Theodora’yı, mitolojiyi ve bugünkü aydın kavramıyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Yeni oyununuz Theodora’dan bahseder misiniz?

Theo teolojiden geliyor, dora da vergi demek. Yani Theodora Allah vergisi. Bizans kökenli bir kelime. Theodora’nın hayatı çok önemlidir. Ben bunun bilincine vardığım zaman ona çarpıldım. Şöyle bir şey: 27 sene fahişe, 20 yılda imparator çıktı. Bu coğrafyayı ve bu siyaseti çok iyi bilen birisi. Ben oyun diye yazdım, insanlar gülsünler eğlensinler diye. Ama gidin de bir siyaset görün. İstanbul’un siyaseti. Mesela şöyle: İmparator, ‘Biz de’ diyor, ‘Doğu Roma gibi ihtişamlı olalım. ‘Theodora, sakın ha,’diyor, ‘eğer öyle bir şeye kalkışırsan vergileri artıracaksın.’ Nitekim 548 yılında Theodora ölüyor, vergiler artırılıyor. Coğrafyanın siyaseti şu, bugün için de geçerli olan bir şeydir, Meseleye kültürel ve güncel bakmamız gerekiyor. Geniş ve derinlemesine bir perspektifte bakmamız gerekiyor. Jüstinyen diyor; ‘İstanbul’da oturan Ortadoğu’yu, Balkanları ve Kafkasları kontrol edebilmelidir. Yoksa,’ diyor, onlar İstanbul’u kontrol eder.’ Şimdi Bizans’ın düşüşüne bakalım; Osmanlı gelmiş, Makedonya’ya kadar sarmış. Fatih gelmiş ,Anadolu Hisarı’nın karşısına, Rumeli Hisarı’nı yapmış. Bizans’ın kıpırdayacak hali kalmamış ki. Fatih, Kostantin ile ilgili diyor ki; ‘Bana bir deri ver, orda hisar yapayım’ ve Rumeli Hisarı’nı bir buçuk ay içerisinde bitirdiklerinde, Kostantin diyor ki; ‘Bir sığır derisi kadar yer istemiştin benden.’ O da diyor; ‘derinin kesilmişini söyledik. İp haline gelmiş deriden bahsettik.’ Siyasetin güçten düşünce bir devlet böyle oyuncak haline gelir. Sonra efsaneler yaratılır. Efsanesiz yaşanılmaz.
Oyununuz Theodora’nın tematik derdi ne veya sizin oyundaki derdiniz ne?

Oyunun derdi İstanbul’u anlatmak ve İstanbul’da bir tiyatroyu anlatmak. Bir imparatoriçeyi, bir gelişimi anlatmak. ‘Kültürlerin buluşması, mitolojilerin buluşması.’ Kendim zaten seyirlik oyunlardan geliyorum. Sonra dedim ki, bu seyirlik oyunlardan mimuslara geçeyim. Sonra baktım ki, mimuslar ve hatta pandomimuslar da bizim oyunlarımız. Doğuluların oyunlarıdır. Tüm geçmiş kültürü yasaklamış Hıristiyanlık ve ortada cambazlık kalmış. Keçi oyunları gibi bunu da yapanlar Doğululardır. Mesela adam keçilere öğretmiş, çemberli taşın tepesinde boynuzunu, ayağını sallıyor. Gösteri yapıyor. Ve insanlar gülüyor, eğleniyor. Hayvanlarla böyle işler yapılmış. Oyunda da benim aldığım kaz sahnesi var. Kadın yatıyor, oraya mısır atılıyor, eğitilmiş kazlar geliyor yiyor. Böyle müthiş bir eğlence havası. İşin daha derinine girince baktım ki, Bizans’ın sahibi yok. Doğulular Batılı bir toplum diye itmişler, Batılılar ise Doğulu toplum diye itmişler. 1930 yıllarına kadar Bizansla ilgili bir enstitü bile kurulmamış. Hatta gençliğimizde bize ‘Bizans tiyatrosu diye bir şey yoktur, mimusları, şarkı sözleri vardır’ dediler. Din uygarlığı iki tarafı da bizden yok saymıştır. Çünkü baktığınız zaman Bizans Doğuludur. Komünal yaşamı Sasaniler’den almışlar. Theodora hem çok renkli, hem ritüel, hem şarkıcı, mimusçu, pandomimusçu, hem de imparatoriçe. Theodora turnelerinde, doğu toplumunun yapısını çok iyi çözmüş. Hatta imparatoriçe olarak İran Şahı Hüsrev’e bir ferman gönderir. Şah fermana bakar, Theodora’nın imzasını görünce, ‘bir kadının fermanını okumaya değmez der. Bu bizim toplumumuzun, toprağımızın kültürü.

Bu 15 bölümlük serinin ilk oyunu bildiğim kadarıyla, diğer bölümler de Theodora’nın üzerinden mi gelişecek, diğer bölümlerde konular ne olacak?

Ben her bölümünü ayrı yapacağım. Hipodrom bölümünü hipodromda, Ayasofya bölümünü Ayasofya’da, Beyazıt Meydanı’nda geçeni Beyazıt Meydanı’nda, kraliçe olduktan sonra kraliçeliğini toplayan bir nehir oyun haline getirdim. 15 ayrı mekanda, 15 ayrı oyun oldu. Oynadığımız, ilk Theodora’nın tiyatroculuk bölümü oyunudur. Küçük bir adım attırdık. Theodora’nın tiyatrodaki 17 yaş hali. Oyun karakterlerinin isimleri o dönemin isimleri. İnsanlar öykü anlatmayı unutuyorlar. İnsanların öyküleri yoksa kendileri yoktur. Her karakterin kendi içerisinde dramları ve icraatları var.

Birçok film senaryosu yazdınız, Türkiye sinemasında da çok sağlam bir yere sahipsiniz?

Ben çok Ortodoks bir tiyatrocuyum. Tüm inceliklerini bildiğim mesleğimdir tiyatro. Sinema benim için hazır para kazanılacak bir yer gibiydi. Çünkü rekl‰m yapmamaya, sistemle bütünleşmemeye baştan karar verdiğim için, kala kala elimde o kalmıştı. Onun için yaptım. İnsan başka işler yapabilir ama esas yaptığı iş vardır. Sanırım yıllar sonra Haşmet Zeybek denildiği zaman oyun yazarı olarak anılacağım. Senaryo da yazdı denilecek. Örneğin Nazım Hikmet. Nazım’ın oyunları şiirleri gibi değil. Şiire boyut getiren, hava getiren, çığır açan bir adam. Oyunları ise Fransızları taklit eden, şehir tiyatrosunda oynansın da üç-beş kuruş kazansın dediği türden oyunlardır. Nazım’ın şiirdeki tutumu daha iyidir. Çünkü şairdir. Nazım resim de yapıyor. Ona ressam mı diyeceksiniz? Meslek çok önemlidir. Sokrates’e soruyorlar doğru adam kimdir diye. O da doğru adam işini doğru yapandır diyor. Bu dünyada bir mesleğiniz olacak, onu yapacaksınız ve o meslekte pirleşeceksiniz.

Dünya tiyatro tarihinin Batılılar tarafından yazıldığını biliyoruz. Bir Doğulu tiyatrocu olarak, araştırma ve bilgilerinizden faydalanmak için, Doğulular tarih boyunca teatral olarak ne yaptılar?

Biz bu konuya kökünden başlıyoruz. Batı kültürü dediğimiz şey Antik Yunan’dan Roma’ya geçen kültürdür. Öncesi de yoktur. 19. yy’da Truva bilinmiyordu mesela. Hele çivi yazısı, Babil, Sümer hiç bilinmiyordu. Efes 1950′de bulundu. H‰l‰ bazı yerlerde Truva deyince, Yunan şehri diye biliniyor. Truva Tuşta’nın uzantısıdır. Tuşta da Van’dır. Truva Anadolu’nun bir uç şehridir. Şimdi bunlar yeni veriler, yeni bilgilerle günışığına çıkıyor. 3000 yılında yazıya geçmiş Hamurabi diye bir adam çıkmış. Yasalar yazmış. Hukukta hep Roma okunur. Roma hukukuna gelene kadar Doğu’da bazı şehirler kurulmuş, medeniyetler gelişmiş. Bir ton olay olmuş. Batılı bunun farkında değil. Olması da gerekmiyor. Mesela Irak. Komşumuz bize ırak olur mu? O İngiltere’ye ırak. Coğrafi, tarihi, politik, ekonomik, bağımsız bir literatürle bağımsız bir kültür yaratıp, yeni gözlerle ve kendi toprağımızdan bakmamız gerekiyor.

Ülke sorunlarına ne derece de mesafelisiniz, ülke sorunlarına genel bakışınız ve iktidar v.s?

Tam anlamıyla bilimsel açıdan bakmamız gerek. Hayatla ilgisi olmayan hamasetler, bunlarla siyaset yapılıyor. Her şeyin arkasında bir yalan var. Çünkü insanoğlunun özüne yabanlaştırıldı. Koskoca dünya da 3 bin 500 kişi üretiyor. Geri kalanda rekl‰mcılığını yapıyor. Birde insanoğlu bu dünyada iki oyunla karşı karşıya. Bir, doğanın insana oynadığı oyun. Bir de, insanın insana oynadığı. Artık suçlu da suç unsuru da bellidir. Bunu aydınlar da, bizi yönetenler de biliyor. Ne yazık ki korkularından söyleyemiyorlar. Bak senle ben özgürüz söylüyoruz. Tüm dünyadaki melanetin bedeli, üreticisi, belası Pentagon’dur.

http://www.ozgurgundem.net/haber.asp?haberid=37231

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

13. Alaçatı Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali italyan tiyatro grubu

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 21 Haziran 2007

Suggestioni Barocche

13. Alaçatı Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali

-

Suggestioni BaroccheOnyedinci yüzyıl tarzında şık elbiseler kuşanmış, yüzleri ve başları beyaz kille kaplı on oyuncu şehri uçarılıkla kateder. Derin bir sessizlik, hayranlık uyandıran bi sihir atmosferi yaratmayı başarırlar. Karşıtlıklar ve kaçışlar arasında oyuncular, onu yeniden yaratarak, büyülü ve zamandışı bir boyuta, mitsel ve efsanefvi bir bütüne dönüştürerek şehri yaşarlar (yollari, çeşmeleri, anıtları, binalarıyla…).Sahne sadece mekanlar ve objeler etrafında değil bir ironiyle karşıladıkları aşk, kıskançlık, öpücük, gülümseme gibi duygular ile heyecan verici eylemler etrafında da kuruludur. Duygu da, abartılı bir şekilde yapay, hareketsiz figürlerin durağalığına, abartılara, metaforlara, atılmış bi çığlık gibidir. Söz, yerini heyecanlar uyandırmaya bazen şehvetli, bazen eğlenceli, bazen de hafif ve melankolik atmosferlere yaratmaya yetkin salt hayale bırakır.

-

Bilgiler

Tarih: 25 Haziran 2007 Pazartesi – 30 Haziran 2007 Cumartesi

Saatler: 16:00 – 21:00

Yer: Alaçatı sokakları ve meydanı – ÇEŞME / İZMİR

Organize eden: Devlet Tiyatroları Opera ve Bale Çalışanları Vakvi (TOBAV) ve Ankara İtalyan Kültür Merkezi

İşbirliğiyle: 13. Alaçatı Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

13. Alaçatı Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali Başlıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 21 Haziran 2007

Alaçatı Belediyesi ve TOBAV işbirliği ile bu yıl 25-30 Haziran’da “13′ücü Alaçatı Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali” yapılacak.

TOBAV’dan yapılan açıklamada, festivale bu yıl yurt dışından İtalya, Portekiz, İngiltere ile yurt içinden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu, TOBAV İstanbul Tiyatro Topluluğu, Alaçatı Belediyesi Gençlik Tiyatrosunun katılacağı belirtildi.

Festival kapsamında İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun 27 Haziran’da açık hava tiyatrosunda bir konser vereceği de kaydedildi.

http://www.haberler.com/13-alacati-cocuk-ve-genclik-tiyatrolari-festivali-haberi/

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Vergi bilinci tiyatroya taşınıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, toplumda vergi bilincinin yerleştirilmesi amacıyla 3 dalda vergi konulu tiyatro oyunu yazma yarışması düzenleyecek. “Yetişkinler”, “Çocuk Oyunu ve “Gençlik Oyunu ” dallarında düzenlenecek olan yarışmaya, 1 Haziran – 30 Kasım tarihleri arasında Gelir İdaresi Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığına başvuru yapılabilecek.

“Yetişkinler” ve “çocuk dallarında tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, “Gençlik ” dalında ise halen üniversite öğrenimi gören tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları katılabilecek. Yarışmada birinci olan tiyatro oyunları 10 bin YTL, ikincileri 7 bin 500 YTL, üçüncüleri ise 5 bin YTL ile ödüllendirilecek. Ayrıca yarışmada başarılı görülen 3 oyuna da 2 bin 500 YTL mansiyon ödülü verilecek.

http://www.terbiye.net/haberdetay.asp?id=4278

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Erdoğan, Mevlana rolüyle Açıkhava’da

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007


BKM, Mevlana Yılı’nda Şef Orhan Şallıel’in “Rumi” projesini hayata geçiriyor. Orhan Şallıel’in 3 yılda hazırladığı eserin halka açık galası bugün yapılacak.

Mevlana’nın hayatının sema gösterileri ve şiirlerle sahneleneceği “Rumi”de, Orhan Şallıel’in yönetiminde 70 kişilik İstanbul Senfonik Project Orkestra ve Korosu’na semazenler ve müzisyenler eşlik edecek. Ayrıca Halil Neciboğlu yönetimindeki 4 kişilik hafız grubu, DJ Murat Uncuoğlu, dansçı Ziya Azazi, anlatıcı olarak sesiyle Ali Gül ve Mevlana rolüyle Yılmaz Erdoğan de “Rumi”de rol alacaklar. Gösterinin biletleri Biletix ve BKM Gişe ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu gişelerinde satışta.

http://sanat.milliyet.com.tr/detay.asp?id=5632

Yazı kategorisi: Müzik, Tiyatro | » yorum bırak;

‘Hisseli’ perde yeniden açılıyor

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Yaşı yetenler için ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’, Türkiye’deki müzikallerin en unutulmazlarından biriydi. ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası açıyor perdesini açıyor, harikalar kumpanyası burası herkese neşe saçıyor’ sözleriyle başlayan müzikal 25 yıl sonra yeniden seyirci karşısına çıkıyor.
Haldun Dormen’in yazıp yönettiği, şarkı sözlerini Çiğdem Talu’nun yazdığı ve Melih Kibar’ın bestelediği müzikalin ilk kadrosundan kimi isimler bu kez de sahnede olacak.
Erol Evgin yine başrolde, ona bu kez Nevra Serezli değil Ayça Varlıer eşlik ediyor. Eski ekipten Ayşen Gruda ve Kartal Kaan’a eşlik edecek yeni yüzler ise Ruhsar Öcal, Nuri Gökaşan, Umut Kurt, Nazlı Tosunoğlu ve Ezgi Mola… Konu yine aynı. Bir köyde bir çadır tiyatrosu gösteriye gider… Oyun 26 ve 27 Haziran saat 21.00′de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224602

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

Tiyatro Ti’den ücretsiz atölye

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 20 Haziran 2007

Tiyatro Ti, Konservatuvar Tiyatro Bölümü’nü kazanan öğrenci oranını yüzde yüze çıkartmak için kısıtlı sayıda hazırlayacağı öğrencileri seçmek amacıyla 25-29 Haziran tarihleri arasında her gün ücretsiz atölye çalışmaları yapacak.

Ses, nefes, hareket, duygu, yorum alanlarında eğitim veren ‘Tiyatro Ti Konservatuar Hazırlık Atölyesi’, bu yıl dördüncü kez kapılarını öğrencilere açacak. (0 212 244 64 95)

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=553636

Yazı kategorisi: Tiyatro | » yorum bırak;

21. Uluslararası İzmir Festivali Programı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 19 Haziran 2007

Sophokles: “Electra”
18 Haziran Pazartesi, 21:30
Celcus Kütüphanesi – IzmirTam: 30 YTL Öğrenci: 15 YTL


İngiliz Kraliyet Filarmoni Orkestrası
22 Haziran Cuma, 21:30
Efes Antik Tiyatrosu – Izmir1.Kategori / Tam: 100 YTL Öğr: 50 YTL
2.Kategori / Tam: 40 YTL Öğr: 20 YTL
3.Kategori / Tam: 20 YTL Öğr: 10 YTL


Mevlana Uluses’i
27 Haziran Çarşamba, 21:30
Alaçatı Açıkhava Tiyatrosu – Izmir1.Kategori / Tam: 30 YTL Öğr: 15 YTL
2.Kategori / Tam: 20 YTL Öğr: 10 YTL


Robin Gibb of The Bee Gees
09 Temmuz Pazartesi, 21:30
Çeşme Açıkhava Tiyatrosu – IzmirÖzel Bölüm / Tam: 100 YTL Öğr: 50 YTL
1.Kategori / Tam: 60 YTL Öğr: 30 YTL
2.Kategori / Tam: 40 YTL Öğr: 20 YTL
3.Kategori / Tam: 20 YTL Öğr: 10 YTL
Mikis Theodorakis Popüler Müzik
12 Temmuz Perşembe, 21:30
Efes Antik Tiyatrosu – Izmir1.Kategori / Tam: 100 YTL Öğr: 50 YTL
2.Kategori / Tam: 60 YTL Öğr: 30 YTL
3.Kategori / Tam: 30 YTL Öğr: 15 YTL


Sympjojazz: 20.yüzyılın Solmayanları
14 Temmuz Cumartesi, 21:30
Alaçatı Açıkhava Tiyatrosu – Izmir1.Kategori / Tam: 40 YTL Öğr: 20 YTL
2.Kategori / Tam: 20 YTL Öğr: 10 YTL

Bilet Gişeleri

İZMİR İKSEV Fuar Lozan Kapısı (232) 483 03 08
İZMİR İletişim Kitapevi Alsancak(232) 463 23 01 – 03
İZMİR Pan Kitabevi Karşıyaka (232) 369 11 99
İZMİR D&R Alsancak (232) 464 10 15
İZMİR D&R Agora, Göztepe (232) 224 81 51
ÇEŞME Migros Atatürk Bulvarı N0.133
ÇEŞME Altınkapı Restaurant A. Karataş Cad. No.20 Ilıca
SELÇUK Selçuk Efes Müzesi (232) 892 60 10
BODRUM Marina Yacht Club Neyzen Tevfik Cad. No.5
BODRUM İskele Market Dr. Alim Bey Cad. No.5
BODRUM Kale Önü

TELEFONLA BİLETİX (216 556 98 00) 08.30-21.00 saatleri arasında 216 556 98 00′dan yapılacak alımlarda kredi kartı geçerlidir. Biletler kredi kartı gösterilerek,etkinlik mekanı gişesinden teslim alınabilir. Kurye ücreti alıcıya ait olmak üzere biletler adrese teslim edilebilir.

İNDİRİMLER …Öğretmen, öğrenci, emekli ve 65 yaş üstü için % 50 indirim geçerlidir.

ULAŞIM……….Selçuk, Bergama ve Çeşme gösterileri için İzmir Büyük Şehir Belediyesi Sabancı Kültür Sarayı yanından saat 18.00- 19,30 arası ücretsiz otobüs kaldırmaktadır.

Yazı kategorisi: Bale, Dans, Festival, Müzik, Tiyatro | » yorum bırak;

Savaş Oyunu ile savaşa karşı olmak

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 19 Haziran 2007

Yusuf Sağlam
Özgür Tiyatro, “Savaş Oyunu” adlı oyunuyla, savaş karşıtı olduğunu ve anti militarist taraftan yana saf tuttuğunu, öncülüğüyle gösteriyor
Emperyalizmin, savaş şarkılarını evrenin boşluğunda hoyratça söylediği bir dönemde; Özgür Tiyatro’dan “Savaş Oyunu”… “Niye? Nereden çıktı?” demeyin. Bu öyle bildiğimiz “savaş oyunu”ndan değil. Emperyalizmin, “vatan, millet…” söylemini allayıp pullayarak, masum insanların kan gölünü kendine sermaye edinen “savaş oyunu”nu bozmaya dair, insan duyarlılığına parmak basan, bir yerde duyarlı ve savaş karşıtı yandaş arayan “savaş oyunu.”
Dünya birinciliği olan oyun
“Savaş Oyunu” Sermet Çağan’ın “Öyle Bir Oyun” adlı radyo oyunundan Özgür Tiyatro’nun doğaçlamalarla oyunlaştırdığı ve Özgür Başkaya’nın yönettiği oyun. Bu, “öyle Bir Oyunu”nun ne ilk oyunlaştırılması, ne de Ankara’da ilk sahnelenişi. 1965 yılında Ankara Deneme Sahnesi’nde Yılmaz Onay, “Savaş Oyunu” adıyla oyunlaştırıp yönetmiş. Aynı yıl, X. İstanbul Uluslararası Kültür Şenliği’nde dünya ikincisi ve Jüri Özel Ödülü’nü almış. 1966 yılında ise; Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Kürsüsü’nde, Tiyatro Kürsüsü Topluluğu’nda Özdemir Nutku ve Sermet Çağan birlikte yönetmişler. Aynı yıl katıldıkları Erlangen ile Nancy Uluslararası Tiyatro Şenlikleri’nden birincilik ödülüyle dönmüşler.
Her şey para değil!..
Genel seyircinin duygu düşlemlerini okşamayan, gişe geliri bahşetmeyen, izleyicisini bir yerde bu kirli oyuna ortak ve seyirci kalmada suç ortaklığıyla yüzleştiren, hırpalayan… savaş karşıtı bu oyunu dağarına almanın elbette Özgür Tiyatro’nun kendince geçer nedeni/nedenleri vardır. Aslında, bu tür oyunları, gişe kaygısı olmayan, geniş izleyici kitlelerine kolayca ulaşabilen ödenekli tiyatroların görev edinmeleri gerek! Ama nerede? Anladığım kadarıyla, bir tek dalın kıpırdamadığı ortamda; Özgür Tiyatro bunu kendisine görev edinmiş. Amatör ruh ahlaklarıyla profesyonelliklerini parlatarak, devlet yardımı alamadan, kalabalık oyuncu kadrosuyla (Gişe geliriyle bu oyunu çevirmek olası değil) bu işin içine girmişler. Bu, gözü karalığın ve manda gibi yürekliliğin işidir. Kutsanası bu eylemlerinden de yüzlerinin akıyla çıkmayı bilebilmişler.
Savaş çığırtkanlığını kapitalizm adına tuzu kuruların-deli değilken kendini deliliğe verenlerin- yapması, şaşılası durum değil. Bunu millet adına, millet için yapmaları da… Oysa, insanların ekmek bulamadıkları ortamda, savaş fabrikalarına dört bir koldan silaha dönüşecek hammaddenin akışını sağlamaları düşündürücüdür. Savaşta, kazananın olmadığı yalın bir gerçekken, bilinçli olarak bu yaranın sürekli kaşınması neden? Çünkü; uluslararası ve onun yerli işbirlikçileri kapitalist kartellerine, tröstlerine daha fazla para akışını bu debisi büyük akan damardan sağlarlar. Sömürüyü kendilerine erek edinenler, kaynağın devamlılığı için elinden geleni ardlarına koymadıkları gibi, yaranın kurumaması için de, sürekli kaşıma ihtiyacı duyarlar. İnsanlık için bir açmaz olan bu ortamda, kan akan gözyaşlarının bir anlamı olmadığı gibi, yürek tellerini de titretmez. Onlar, planladıkları bu kanlı senaryonun parsasını toplamayı asal erek bilirler.
Yürekleri esir almak
Oyun, fuayede başlıyor. Yüzleri örtük insan heykelcikleri, bir şekilde tanıklığımız olan savaş enstantanelerin donmuş karelerini yaftalarla bize haykırırlar. Şahitliklerimizin görecesinde; savaş tehdidinin en küçük olasılık olmuş olsa bile, ne kadar tehlikeli olduğu gerçeğiyle bizi karşı karşıya getirirler. Kararan salonda spot ışıkları sahnede yüzleri aydınlatır önce. İlk laf “süt”, ikinci laf “yok”. Anlarız savaşın oyun olamayacağını ve de acımasızlığını… Ardı ardına gelir, “patates, kırmızı lahana…” aynı mizansenlerle… Biliriz artık bunların yanıtını. Ancak, tüfekleri vardır. Yaşamı idame ettirmenin gerekliliğindeki en zaruri gıda karşısında, tüfekler vardır. Hem de, en iyisinden. “Savaş Oyunu” başlamıştır bilincimizde. Fuayede yakalandığımız utanç kıskacındaki esaretin ezikliğinde; savaşa dair bildik, tanıdık, haber görüntülerinin us’umuza düşürdüğü karelerin şahitliğindeki çaresizliklerin, açmazların kuşatmasında yaşıyormuşuz/yaşayacakmışız gibi oluruz. Tekrarlar, savaşın çirkinliklerini çakan yıldırımlar gibi çakar beynimize. Savaşın beyhudeliğinde; söylevleri, ayrılıkları, yetimlikleri, öksüzlükleri, askerin donanımsızlık içinde cepheye gönderilmelerini, açlığı, yoksulluğu, yitmişliği, nabza göre şerbetle dolduruşa getirilmeleri, dine ve ülkeye bağlılığın çıkar uğruna nasıl sömürüldüğü ve kullanıldığı yalın olarak geçer gözümüzün önünde. Oyun yine fuayede biter. Oyuncular, naif sevecenliklerinde, savaş düşüncesinden uzak, çocuk oyunu oynarlar. Mutludurlar.
Konu bir çizgi üzerinde ilerleyen olaylar örgüsü ile örgülenmiş değildir. Epizotların oluşturduğu aynı tema içerikli spot bölümlerdir. Bunların yan yana gelmesi, aynı temaya dair blokun oluşturması bağlamında katkı sağlar. “Savaş Oyunu” emperyalizmin dayatmasıyla, kadınlar, çocuklar, işçiler ve vatandaşlarca oynanır. Kapitalizmin dünyayı ele geçirdiği bu ortamda tarafsızlık yoktur. Nemalanma, bu uğurda çıkarcılara ve onların sahiplerine bir davettir. Çığırtkan kışkırtıcalar, bu ortamda bukalemun değişkenliğinde kol gezer ve yandaş toplar. Dayatmacalarla güçlü olandan yana tavır takınmasına sebep olunsa da, öğüten bu çark içinde herkes yiter. Kazananın olmadığı ortamda; kadınlar ve çocuklar en çok acı çekenlerdir. Çocuklar, saplanılan bu pis bataktan yönünü ve yolunu bulacak kadar ehil olmadıkları gibi; çıkacak güce de sahip değildirler. Acının, parçalanmışlığın katmerlisini yaşarlar.
Oyuncuların sahne üzerinde koreografik bir düzen içinde sürekli bedensel ve hareketsel bir devinim içinde olmaları; anlatıyı dinamikleştirdiği gibi, temanın anlaşılır kılınmasına, dolayısıyla bilinci uyanık tutmasına da yardımcı olduğu açık. Buna yardımcı olan diğer etmenler de tabii ki var. Kostüm, bir sunumu gerektirecek yalınlıkta ve işlevde. Müzik seçiminin; çağrıştırıcı, sarsıcı, anlamlandırmada yardımcı ve geçişlerde işlevsel olduğu aşikar. Ana rollerdeki oyuncular, üzerlerine düşen görevi yerine getirirken, diğer oyuncuların bunlara uyumu ve bütüne dair katkıda bulunma çabaları alkışa değer. Işık, bu bütünü oluşturmada üstlendiği görevle işlevsel.
Biz hangi yandayız?
Savaşın, kapitalizmde bir ticaret metası olduğu aşikarken, bunun bir salgın olarak yayılması normaldir. Çünkü; oyunlar salgındır. Hele çocuk oyunları…
Kanıksamanın, yaşananın parçasına dönüşmenin; oyun içinde oyun varyantına açılım getirmesi bağlamında önemi büyüktür. Biz, dünya üzerindeki savaşlarda payı olanlar, bu oyunu oynamaya devam mı edeceğiz? Yoksa, kendimiz aldatıp seyirci mi kalacağız? Burada, deliliğin/delilerin olması, işin deliliğe vurulmaları, ya da deliliklerini abartarak işi kotarmaya çalışılmaları normal gelmeye başlıyor olsa da, asal gerçek bu değildir. Kapitalizmin, yönetenleri, tercih kullanmada açmazla karşı karşıya bıraktığı bu ortamda; onların hangi taraftan tercih yapacakları önemlidir! Bu adres de aslında bellidir. Militarist bir tavır ve yandaş olmak mı? Yoksa, anti militarist bir tavır ve yandaş olmadan yana tavır mı takınmak?
“Özgür Tiyatro”, “Savaş Oyunu” oyunuyla, savaş karşıtı olduğunu ve anti militarist taraftan yana saf tuttuğunu, öncülüğüyle gösteriyor. Önemli olan bu safta çoğalmaktır. Oyunun yönlendirmiş olduğu açılım; ABD’nin dünyaya giydirmeye çalıştığı “Yeni Dünya Düzeni” özgürlük aldatmacasının arka planında: emperyalizmin, en verimli kaynağı olan “savaş”ı nasıl kışkırttığı ve insanlığı bir avuç kapitalist için nasıl yok ettiğidir. Bu perdeyi, bize, ucundan araladığı için başta Yönetmen Özgür Başkaya olmak üzere, tüm Özgür Tiyatro çalışanlarını kutluyor, yüreğimle alkışlıyorum.

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=12010

Yazı kategorisi: Tiyatro | Yorumlar Kapalı

Ankara Kalesi Festivali Etkinlik Programı

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 17 Haziran 2007

16 Haziran 2007 Cumartesi

Saat

Etkinlik

Yer

13:00

El sanatları Canlı Performans Gösterileri Kale İçi

 

Osmanlı Çarıkları K.Maraş–Mehmet Kopar

 

 

Avanos Çömlekçilik—Fatma Parmaksız

 

 

Ebru Sanatı–Salih Elhan

 

 

Bakır Dövme–Ertuğrul Üzümcüler

 

 

Sedef Kakma–Bülent Fıstıkcı

 

13:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Mevlevi Mutfağı Yemekleri(Gün Boyu) Vesta Restoran

13:00

Ankara Kulubü Seğmenler Gösterisi Ana Sahne

13:30

Açılış Konuşmaları ve Ödül Töreni Ana Sahne

14:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Osmanlı Dönemi Saray Kıyafetleri Defilesi Ana Sahne

14:00

Grup16 Kale Çocuklarına Yönelik Resim Atölyesi KALE İçi

14:30

Sanatolia Sahnesi Kukla Tiyatro Gösterisi Yöre Sahne

15:00

S-Fuzyon Sanat Performansı Müze Bahçesi/Şelale Yanı

 

Ali Herischi&Ulaş Kuvanç(Resim&Müzik)  

15:00

Salsa Angora Dans Show Ana Sahne

15:00

ODTÜ Orienteering(Yarışma) Kale İçi Stand

15:30

Fenafillah(Konser) Yöre Sahne

15:30

Gazi Üniversitesi M.E.F Seramik Bölümü(Sır Üstü Dekor Çalışması) Kale İçi Stand

15:30

Saadet Gözde/Hikmet Çetinkaya Canlı Resim Performansı Çengel Han

16:00

Tarih İçinde Ankara Kalesi (Panel) MÜZE/ Orta Salon

 

Bşk. Erol Karaca Ankara Kalesi Derneği Genel Sekreteri  

 

Prof.Dr. Özer Ergenç Bilkent Üniversitesi  

 

Kudret Emiroğlu Araştırmacı/Yazar  

16:00

Ankara Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı(Konser) Ana Sahne

16:30

Başkent Kukla Tiyatrosu Yöre Sahne

16:30

Gazi Üniversitesi Dağcılık Kulubü(Gösterileri) Kale İçi Stand

17:00

Bomba Etkisi(Konser) Ana Sahne

18:00

Ensemble Galatia (Ortaçağ Müzikleri Konseri) Ana Sahne

18:30

UNIMA Karagöz Hacivat Gösterileri (Serkan Öztürk) Yöre Sahne

19:00

Ankara Caz Derneği MCNKY Quintet   (Konser) Ana Sahne

20:00

Efekt Rock Grubu (Konser) Ana Sahne

20:00

Havai Fişek Gösterileri Ana Sahne

20.00

Belgesel Film Gösterimi (Ankara Mimarlar Odası, ODTÜ GİSAM) Kınacılar Evi

 

Ankara’nın Konuşan Taşları  

 

Kale İçi  

 

Sessizliğin Ritmi  

 

Seksek   

 

Sulu Boya-Ulus Boya  

 

Sanat İşte  

 

Krıks-Krıks  

 

Ankara’nın Taşına Bak  

17 Haziran 2007 Pazar

Saat

Etkinlik

Yer

13:00

Coca-Cola Eğlence Tırı (Gün Boyu)  

13:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Mevlevi Mutfağı Yemekleri (Gün Boyu) Vesta Restoran

14:00

Gazi Üniversitesi M.E.F Seramik Bölümü(Sır Üstü Dekor Çalışması) Kale İçi Stand

14:30

Kemal Yurtbilir Özel İşitme Engelliler İlkÖğretim Okulu (Flüt&Dans Gösterisi) Yöre Sahne

15:00

Cıngar Çıkıyor(Balkan Müzikleri Konseri) Ana Sahne

15:00

Fahri Çoşkun(Stand-Up Show) Yöre Sahne

15:00

El sanatları Canlı Performans Gösterileri Kale İçi

 

Avanos Çömlekçilik, Ebru Sanatı, Sedef Kakma, Bakır Dövme, Osmanlı Çarıkları

 

15:30

Soroptomistler Uçurtma Şenliği Kale İçi

15:30

Saadet Gözde/Hikmet Çetinkaya Canlı Resim Performansı Çengel Han

16:00

Divriği Semah Ekibi (Semah Gösterisi) Ana Sahne

16:30

Kukla Merkezi-Hakan Arısoy (Kukla Gösterisi) Yöre Sahne

17:00

Başkent Üniversitesi Eşli Dans Topluluğu Yöre Sahne

17:30

Bilkent İlköğretim Okulu Halk Oyunları Topluluğu Ana Sahne

18:30

Ersin Perçin Bağlama Dinletisi Yöre Sahne

19:00

Kültür Bakanlığı Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu (Şef:Mehmet Özbek) Ana Sahne

20:00

Gazi Üniversitesi Türk Müziği Dinletisi Yöre Sahne

20:00

Kültürel Emanetlerle Bulusma Hitit Film Gösterisi / COCA-COLA Kınacılar Evi

18 Haziran 2007 Pazartesi

Saat

Etkinlik

Yer

12:30

Taş Plak Gramofon Dinletisi Pirinç Han

13:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Mevlevi Mutfağı Yemekleri (Gün Boyu) Vesta Restoran

13:00

El sanatları Canlı Performans Gösterileri Kale İçi Stand

 

Avanos Çömlekçilik, ,Ebru Sanatı,Sedef Kakma,Bakır Dövme,Osmanlı Çarıkları  

15:00

Bilkent Üniversitesi Viyolonsel 4′lü Yöre Sahne

16:00

Bilkent Üniversitesi Nefesli 5′li Ana Sahne

17:30

Selçuk Keskingöz Pop Rock Konseri Ana Sahne

19:00

Sisli Ruya Rock Konseri Ana Sahne

20:00

Amatör Kısa Film Gösterimi Kınacılar Evi

 

Mavi Ekran-Terso(Ersin Eker, Yücel Öztürk)  

 

Genco( Murathan Varol)  

 

Beyin-Kadın ve Elma(Erkan Esenoğlu)  

 

Pozitif-Su ve Dalga(Mert Kökver)  

 

Herşey Yolunda (Serkan Yanık)  

 

Bay önemsizin mühim işleri (Emrah Özdemir)  

19 Haziran 2007 Salı

Saat

Etkinlik

Yer

12:30

Taş Plak Gramofon Dinletisi Pirinç Han

14:30

Cafer Tabak Resim Atölyesi (Canlı Performans) Kale İçi Stand

15:30

Bilkent Üniversitesi Solo Gitar Dinletisi Yöre Sahne

16:30

Bilkent Üniversitesi Yaylı Kuartet Dinletisi Ana Sahne

17:30

Cherokee Alternatif Rock Konseri Ana Sahne

19:00

Nuran Taş Halk Müziği Konseri ve Grup Günyüzü Etnik Müzik Konseri Ana Sahne

20:00

Amatör Kısa Film Gösterimi Kınacılar Evi

 

Saat-Terk-Trafik(Özgür Önurme)  

 

Oyun-Fetiş-Sokağın Güçleri(Özgür Duman)  

 

Zar(Aydan Kılınç)  

 

Incathering(Erinç Ulusoy)  

 

İsmail Hakkı(Asaf Erdemli)  

 

Gazap(Murat Kirişçi-Engin Baştürk)  

20 Haziran 2007 Çarşamba

Saat

Etkinlik

Yer

12:30

Taş Plak Gramofon Dinletisi Pirinç Han

13:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Mevlevi Mutfağı Yemekleri(Gün Boyu) Vesta Restoran

13:00

El sanatları Canlı Performans Gösterileri Kale İçi Stand

 

Avanos Çömlekçilik,Ebru Sanatı,Sedef Kakma,Bakır Dövme,Osmanlı Çarıkları  

15:00

ZİÇEV Fotoğraf Atölyesi Slayt Gösterisi Kınacılar Evi

17:00

Hakan Öztürk Tasavvuf Müziği Dinletisi Ana Sahne

18:00

Ankara Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu Ana Sahne

19:00

UNIMA Karagöz Hacivat Gösterileri-Nihat MÜRŞİTPINAR Yöre Sahne

 

   

21 Haziran 2007 Perşembe(Dünya Müzik Günü)

Saat

Etkinlik

Yer

12:30

Taş Plak Gramofon Dinletisi Pirinç Han

13:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Mevlevi Mutfağı Yemekleri (Gün Boyu) Vesta Restoran

14:00

Gazi Üniversitesi Seramik Bölümü (Sır Üstü Dekor Çalışması) Kale İçi Stand

14:30

Bossa Project (Konser) Ana Sahne

15:00

Burç Ocak-Onur Çağatay-Ömer Uçkaya Obua-Piccolo Trompet-Klasik Gitar Üçlüsü MÜZE/Orta salon

15:30

Pulse Of Acustic (Konser) Ana Sahne

16:30

Adil Ocak Canlı Resim Performansı Kale İçi

16:30

Sisli Rüya (Rock Konseri) Ana Sahne

17:30

Vurgun Rock Konseri Ana Sahne

17:30

Kukla Merkezi-Hakan Arısoy (Kukla Gösterisi) Yöre Sahne

18:00

Sevda Cenap And Müzik Vakfı Kadınlar Korosu Pirinç Han

18:30

Transpose (Alternatif Rock Konser) Ana Sahne

19:30

Cıngar Çıkıyor (Balkan Müzikleri Konseri) Ana Sahne

20:00

Ankara Mimarlar Odası ‘Türkiye’nin Kalbi Ankara’  Belgeseli Gösterimi Kınacılar Evi

22 Haziran 2007 Cuma

Saat

Etkinlik

Yer

12:30

Taş Plak Gramofon Dinletisi Pirinç Han

13:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Mevlevi Mutfağı Yemekleri(Gün Boyu) Vesta Restoran

14:00

Gazi Üniversitesi Seramik Bölümü (Sır Üstü Dekor Çalışması) Kale İçi Stand

14:00

Bünyamin Balamir Canlı Resim Performansı Kale İçi

15:00

Nokta Pop Rock Grubu(Konser) Ana Sahne

15:30

Fenafillah (Konser) Yöre Sahne

16:00

Meşrep Pop Grubu (Konser) Ana Sahne

17:00

Haylaz Rock Grubu (Konser) Ana Sahne

18:00

Efekt Rock Grubu (Konser) Ana Sahne

20.00

Amatör Kısa Film Gösterimi Kınacılar Evi

 

Saat-Terk-Trafik (Özgür Önurme)  

 

Oyun-Fetiş-Sokağın Güçleri (Özgür Duman)  

 

Zar (Aydan Kılınç)  

 

Incathering (Erinç Ulusoy)  

 

İsmail Hakkı (Asaf Erdemli)  

 

Gazap (Murat Kirişçi-Engin Baştürk)  

23 Haziran 2007 Cumartesi

Saat

Etkinlik

Yer

13:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Mevlevi Mutfağı Yemekleri(Gün Boyu) Vesta Restoran

14:00

Erendiz Atasu (İmza Günü) Hitit Antik

14:00

Gazi Üniversitesi Beypazarı Tek.Bil.Yük.Okulu Yöre Sahne

 

Beypazarı Geleneksel Giysi ve Takıları Defilesi  

14:00

Flying Buttons Akordeon İkilisi (Alman Kültür Merkezi) Müze İdari Bina Orta Avlu

14:30

Talent Kampus Futbol Filmleri 1. Bölüm (Alman Kültür Derneği) Müze İdari Bina Orta Avlu

14:30

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası Ana Sahne

15:00

Cafer Tabak Resim Atölyesi (Canlı Performans) Kale İçi Stand

15:00

Kukla Merkezi-Hakan Arısoy Yöre Sahne

15:30

Fenafillah (Konser) Ana Sahne

16:00

Alman Kültür Merkezi Film Gösterimi Kınacılar Evi

16:00

Ankara Gölge Oyuncuları Sokak Tiyatrosu (Öcüler) Kale İçi Stand

16.00

Mustafa Balbay / Lütfiye Aydın / Meltem Arıkan (İmza Günü) Vesta Restoran

16:00

Uzel Ametist Klarnet 5′lisi (Fransız Kültür Merkezi) MÜZE/Orta Salon

16:30

İpek Auf & Mert Eney Dans Gösterisi Ana Sahne

17:00

Fethi Tabet Müzik Dinletisi (Fransız Kültür Merkezi) Ana Sahne

17:00

El sanatları Canlı Performans Gösterileri Kale İçi Stand

 

Avanos Çömlekçilik, ,Ebru Sanatı,Sedef Kakma,Bakır Dövme,Osmanlı Çarıkları  

17:30

Vedat Ülger Bağlama Dinletisi Yöre Sahne

18:00

Dark And Light Metal Grubu (Konser) Ana Sahne

18:00

Flying Buttons Akordeon İkilisi (Alman Kültür Merkezi) MÜZE/Orta salon

19:00

Stress Rock Grubu Ana Sahne

20:00

Çankaya Belediyesi Devinimler Yaşama Sevinci Dans Gösterisi Ana Sahne

20:30

Sis Alternatif Rock Konseri Ana Sahne

20:00

Amatör Kısa Film Gösterimi Kınacılar Evi

 

Mavi Ekran-Terso (Ersin Eker, Yücel Öztürk)  

 

Genco ( Murathan Varol)  

 

Beyin-Kadın ve Elma (Erkan Esenoğlu)  

 

Pozitif-Su ve Dalga (Mert Kökver)  

 

Herşey Yolunda (Serkan Yanık)  

 

Bay önemsizin mühim işleri (Emrah Özdemir)  

24 Haziran 2007 Pazar

Saat

Etkinlik

Yer

13:00

Kukla Merkezi-Hakan Arısoy (Kukla Palyaço) Ana Sahne

13:00

Eski Kitap Mezatı Gezgin Kitap Evi (3 saat) Soroptomistler Toplum Eğitim Merkezi

13:00

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Mevlevi Mutfağı Yemekleri(Gün Boyu) Vesta Restoran

14:00

Takdir-i İlahi Pop Rock Konseri Ana Sahne

14:00

Flying Buttons Akordeon İkilisi (Alman Kültür Merkezi) MÜZE/Orta salon

14:00

Nazlı Eray / Atilla Şenkon (İmza Günü) Vesta Restoran

14:30

Alman Çocuk Filmi(Animasyon) “Hayvanların Konferansı” MÜZE/Orta Avlu

15:00

Başkent Üniversitesi Oda Müziği Topluluğu(Trio) MÜZE/Orta salon

15:30

ELM Project  ”R’n'B”  Konseri Ana Sahne

15:30

El sanatları Canlı Performans Gösterileri Kale İçi Stand

 

Avanos Çömlekçilik, ,Ebru Sanatı,Sedef Kakma,Bakır Dövme,Osmanlı Çarıkları  

16:00

Halis Bozkurt Müzik Eşliğinde Şiir Dinletisi Soroptomistler Toplum Eğitim Merkezi

16:00

Talent Kampus Futbol Filmleri 2.Bölüm (Alman Kültür Derneği) MÜZE/Orta Avlu

16:30

Gönül Turgut Özel Görme Engelliler Okulu Ritm Grubu Müzik Dinletisi Ana Sahne

17:00

Radyo Bilkent Film Müzikleri Gecesi Ana Sahne

17:30

Şükran Kozalı / Bilge Öngöre (İmza Günü) Cafe Z

19:00

Flamenko Ankara Derneği Dans ve Müzik Gösterisi Ana Sahna

SERGİLER

SAADET GÖZDE / DESTİ SANAT GALERİSİ ÇENGEL HAN
HİKMET ÇETİNKAYA / NUROL SANAT GALERİSİ ÇENGEL HAN
MUSTAFA AYAZ / ANKARA BEYAZ SANAT GALERİSİ ÇENGEL HAN
CEYHAN MURATHANOĞLU  / GÖZDE SANAT GALERİSİ HATİPOĞLU KONAĞI
SEZGİN YÜKSEL / GÖZDE SANAT GALERİSİ KINACIZADE
NURETTİN AKKAYA / GÖZDE SANAT GALERİSİ KINACIZADE
TÜLİN DEMİR / GÖZDE SANAT GALERİSİ KINACIZADE
ARDA SANAT GALERİSİ ÖZEL KOLEKSİYON ZENGER PAŞA KONAĞI
SEMA BOYANCI / ARMONİ SANAT GALERİSİ ZEN
AYNUR PEHLİVANLI / ARMONİ SANAT GALERİSİ ZEN
TUNCAY BETİL / TARA SANAT GALERİSİ İDOL CAFE
SUAT BAŞEL / KİRİŞNA SANAT GALERİSİ WASHİNGTON
GÜLAY YÜKSEL / KİRİŞNA SANAT GALERİSİ WASHİNGTON
RABİA ÇALIŞKAN  / KİRİŞNA SANAT GALERİSİ WASHİNGTON
AKDOĞAN TOPAÇLIOĞLU/ KİRİŞNA SANAT GALERİSİ WASHİNGTON
ALİ YAĞCI / KİRİŞNA SANAT GALERİSİ WASHİNGTON
ABDULKADİR GÖGÜŞ / GALERİ Z GALERİ Z
VAHAP DEMİRBAŞ/ GALERİ Z GALERİ Z
ŞÜKRAN PEKMEZCİ/ GALERİ Z CAFE Z
HASAN PEKMEZCİ/ GALERİ Z CAFE Z
HABİB AYDOĞDU/ GALERİ Z CAFE Z
İSMET YILMAZ / GALERİ Z CERİTOĞLU KONAĞI
MEHMET BAŞBUĞ / GALERİ Z SOROPTOMİSTLER
İHSAN ÇAKICI ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ
İSMET KETEN ASLANHAN CAMİİ
SOROPTOMİSTLER TOPLUM EĞİTİM MERKEZİ–ÇİNİ VE RESİM SERGİSİ SOROPTOMİSTLER
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ AYŞE ABLA OKULLARI RESİM SERGİSİ KALE İÇİ
TESK AHİ FOTOGRAFLARI SERGİSİ HATİPOĞLU KONAĞI
HAYIRSIZ EVLATLAR SANAT PLATFORMU SEVİNÇ SOKAK
H.Ü GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ FOTOĞRAF BÖLÜMÜ  
“RENK, BİÇİM, İMGE” MENEKŞE ŞEYMA KAYA KINACILAR EVİ
“ZAMANSIZLIKLAR” ÖZGÜN ŞERİF SAGDIÇ  
ZICEV FOTOĞRAF ATÖLYESİ KINACILAR EVİ
AFSAD ANKARA KALESİ DERNEK BİNASI

ANKARA KALESİ DERNEĞİ

Yazı kategorisi: Arkeoloji, Dans, El Sanatları, Festival, Müzik, Resim, Sanat Tarihi, Sinema, Tiyatro | Yorumlar Kapalı

Ege nin incisi, tarihi ve kültürel kent, Bergama da 71. Uluslararası Kermes başladı…

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 17 Haziran 2007

Nükhet Duru – Metin Arolat, Musa Eroğlu, Coşkun Sabah, Emre Aydın, Uğur Işılak ve Casablanca Müzikali ile Yeşim Salkım dan  oluşan ünlüler geçidi Bu yıl 71. si yapılacak olan Uluslararası Bergama Kermesi nde unutulmaz konserler verecek, tek kişilik gösteri de Sunay Akın kermese renk katacak.  Bergama Belediye Başkanı Raşit Ürper, kermes dolayısıyla bütün Egelileri ve herkesi  18 – 24 Haziran 2007 tarihleri arasında üç bin yıllık tarihi geçmişi bulunan Bergama yı yakından tanımaya davet etti.

     Atatürk ün direktifleriyle 1937 yılından beri aralıksız olarak yapılan ve bu yıl  71. si kutlanacak olan Bergama Uluslararası Kermesi nin hazırlıkları bütün hızıyla tamamlandı.

     Bu yıl   18 – 24  Haziran 2007 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Uluslararası 71. ci Bergama Kermesi nin gece etkinlikleri bölümünde ünlü isimlerin vereceği konserler için geri sayım başladı. Kermes programı gece konserleri, paneller, tiyatro gösterileri, resim ve fotoğraf sergiler ile dolu dolu hazırlandı.

     18 Haziran 2007 Pazartesi günü Asklepion Antik Tiyatro da Bergama Belediye Konservatuvarı Türk Halk Müziği korosunun konseri ve Musa Eroğlu konseri ile  başlayacak olan Bergama Kermes Festivali, 19 Haziran 2007 günü Nükhet Duru ve Metin Arolat konseri ile  müzik severleri Asklepion Antik Tiyatro da buluşturacak.  Kermesin 3. günü Tek Kişilik gösteride Sunay Akın 3 bin yıllık tarihi mekana konuk olacak ve sevenleri ile buluşacak. Kermesin dördüncü günü 21 Haziran 2007 tarihinde gençlik gecesinde ise Emre Aydın Asklepion Antik Tiyatro da Uğur Işılak aynı saatlerde Cumhuriyet Meydanı nda sahne alacak. 22 Haziran 2007 Cuma gecesi ise Murray Burnett ve Joan Alisonnun senaryosunu yazdığı Hakan Altınerin yönettiği  Casablanca Müzikali  ile Yeşim Salkım tiyatro  severler için sahne alacak. 23 Haziran 2007 Cumartesi günü ise Asklepion Antik Tiyatro canlı yayınla  Sayısal Gece ye ev sahipliği yapacak ve bütün dünyaya TRT 1 ve TRT-INT aracılığıyla kermesin tanıtımı yapılmış olacak  Kermesin son gecesi (24 Haziran 2007 Pazar)   Coşkun Sabah sevenleri için tarihi mekanda sahne alacak.

      Kermes festival programı hazırlanırken kültür ağırlıklı olmasına dikkat edildiğinin altını çizen Bergama Belediye Başkanı Raşit Ürper,  Bu sene 7 gün 7 gece sürecek Kermesimiz yine sanat, kültür, spor ve eğlencenin içiçe olduğu dopdolu bir programla dünyanın huzuruna çıkıyor. İlkler kentinin görkemli tarihine yakışan Kermesimizi  kuşaktan kuşağa bu günlere Hep coşkuyla, neşeyle, gururla getirdik.  71 yıldır hiç azalmayan heyecan ve hevesle bayramımız bilerek bekleyip, düğünümüz bilerek kutladığımız kermesimizi bu yıl da tüm dünya ile paylaşmaya hazırız.  Kermesimiz de gece ve gündüz etkinlikleri çerçevesinde yine birbirinden güzel sanatçılarımızın konserleri, tiyatro gösterileri ve bölgemizi ilgilendiren konular üzerine paneller düzenlenecek. Biz kermes programını hazırlarken kültür ve sanatın ön plana çıkmasına, ekonomik bir kermes olmasına   özen gösteriyoruz  dedi.

Kaynak: http://www.bergama.bel.tr/indexana.php?islem=haberdetay&id=116

Yazı kategorisi: Festival, Müzik, Tiyatro | Yorumlar Kapalı

Kültür Bakanı istifa etsin!

Yazan: Sanat Haberleri Ajansı SaHA - www.sanatajansi.com 17 Haziran 2007

Sanat kurumları, baskıları bir türlü bitmeyen Kültür Bakanı Atilla Koç’un atadığı kadrolarla birlikte istifa etmesini istiyor. Devlet Tiyatroları atamaları bardağı taşırınca, bir imza kampanyası başlatıldı.
Birçok kurumun ortak olarak yer aldığı Özerk Sanat Konseyi, Karanlığa Karşı Sanat Cephesi ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin imzasıyla yapılan açıklamada, “Kültür Bakanı’nın Devlet Tiyatrosu üstündeki kirli oyunları son bulmalıdır” denildi. İmza metni şöyle:
“Bilindiği gibi hakkındaki tüm soruşturmalardan ve açılan davalardan aklanarak, mahkeme kararı ile, Sayın Lemi Bilgin Devlet Tiyatroları Müdürlüğü’ne geri dönmüştür.
Ancak, vekil müdüre, imparatoriçeliğinin son günlerinde, kendisinden sonrasının tufan olması için gereğini yapmış, Bakan ile birlikte yeni atamalar gerçekleştirerek kurumu işlemez hale getirmiştir.
Baş Rejisörlük ve Genel Müdür Yardımcılığı kadrolarına, Bakan direktifi ile siyasi olduğu açık olan atamalar yapılmıştır.
Söz konusu atamalar; ahlaki değildir, yasal değildir. Amaç; Genel Müdürün elini, kolunu bağlamak ve kurumu iş yapamaz hale getirmektir. Yapılması gereken, bu iki kadroya atanan kişilerin hemen istifa etmesi ve alnının akıyla görevine dönen Genel Müdürün, görevini sağlıklı yapmasına olanak tanınmasıdır. Kültür Bakanlığı ve Devlet Tiyatroları hiç kimsenin babasının çiftliği değildir. Olmayacaktır. DT Baş Rejisörü ve Genel Müdür Yardımcısı istifa etmelidirler.
Bakan istifa etmelidir.” (KÜLTÜR SERVİSİ)

Kaynak: http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=11721

Yazı kategorisi: Tiyatro | Yorumlar Kapalı